Sinbad, bilgi denizinde bir yelkenli

2006- 2015 yıllarında Sinbad'ı 1 250 468 kişi tıkladı. Sinbad'ı 2016 Ocak'da 12 984, Şubat'ta 10 998, Mart'ta 11 216, Nisan'da 11 198, Mayıs'ta 11 958, Haziran'da 11 693, Temmuz'da 12 532 kişi ziyaret etti

    http://www.sinbad.nu/        yusufk@telia.com     

Türkiye- politika- ekonomi- tarih  Kültür  Kol ve kafa emekçileri Irkçılık, Faşizm Sovyet DevrimiKAFKASLAR Direnen Irak  & Iraq-english and other languages Filistin Memleketimdir Asya, Çin, Vietnam, Japonya  ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon Latinamerika & Afrika İnsan Hakları Kürtler Türkler, Osmanlı, Balkanlar ve Ortadoğu   Türkiye'den yazılar Basından Söylesiler  Kriminalite, hırsızlık, haksızlıkSinbad'ı hazırlayan Küpeli hakkında çok kısa bilgi linkler  dünya saati-world clock

not: "Linkler " katagorisinden, ingilizce, Kuba, Hint, İran, Çin, Rus, Mısır basınına ve ilginç politik analizler bulabileceğiniz Centre for Research on Globalization gibi sayfaların, Irak direnişinin, insan hakları bildirgelerinin adreslerine ulaşabilirsiniz...

Yusuf Küpeli, "Malumun ilanı": Gazze halkına ait doğal gazın gaspedilip pazarlanmasında ortaklık

"Malumun ilanı", diyorum, çünkü, Michel Chossudovsky'nin 8 Ocak 2009 tarihinde Global Research sitesinde yayınlanmış olan "War and Natural Gas: The Israeli Invasion and Gaza’s Offshore Gas Fields" başlıklı yazısını, "Savaş ve Doğal Gaz: İsrail İşgali ve Gazze’nin Denizde Kıyıya Yakın ve Kıyı Boyunca Karadaki Gaz Alanları" başlığı ile çevirip bundan tam iki yıl önce, 19 Tmmuz 2014 tarihinde, sinbad.nu adresinde, yani bu sitede yayınlamıştım. Aynızamanda ingilizce orjinalini de yayınlamış olduğum bu metne ek olarak, "ÜÇ KURUŞLUK PETROL VE DOĞAL GAZ UĞRUNA SATILAN, KATLEDİLEN FİLİSTİN HALKI VE POLİTİKACILARIN SAHTE SÖZLERİ" başlığı ile bir metin hazırlayıp yapmış olduğum çevirinin yanına yerleştirmiştim... Sözkonusu her iki metinde de, İsrail'in Gazze halkınının doğal gazına -şiddet yoluyla- nasıl karşılıksız elkoymuş olduğu ve bu gazı Türkiye üzerinden Batı'ya ulaştırma planlarının nasıl yapıldığı, anlatılmaktaydı. Şimdi olan, 2000 yılında keşfedilen Gazze gaz yataklarının ve en az 2008 yılında beri Türkiye ile sürdürülen gaz nakli pazarlıklarının ilanedilmesidir... 

metnin tamamı için tıkla   ayrıca bak: Filistin Memleketimdir

 

Ön not:  Birbirleri ile bağlantılı iki ayrı metinden oluşan aşağıdaki yazıların ilki, ulusal değerlerin, inançların istismarı ve tepeden aşağıya işlenen nefret suçları ile ilgilidir. Bu yazıda, aşağılanıp ”kitapsız” olarak gösterilmeye çalışılan zengin bir kültür, Zerdüştlük (Zoroastrianism) üzerine çok kısa bilgiler de verilmektedir… İstanbul’u henüz Bizans olmadan önceki geçmişiyle, Grek kolonisi oluşuyla, Roma dönemiyle ve II. Mehmed tarafından fethi ile kısaca anlatan ”Geçmişten günümüze Byzantinium, Konstantinoupolis, İstanbul” adlı ikinci metin... (ikinci metin kısa süre sonra sinbad.nu adresine yerleştirilecektir) Yusuf Küpeli,  2016-06-07

 

Yusuf Küpeli, Dinin, ulusal değerlerin, İstanbul’u fethetmiş olan II. Mehmed’in istismarı, ırk ve din ayrımcılığı ve nefret suçları üzerine çok kısa notlar

Tarihçiler tarafından çağının en aydın hükümdarı olarak anlatılan II. Mehmed’in (Fatih Sultan Mehmed’in) günlük politikaya alet edilmesi, at üzerinde bile duramayan ve kulağına fısıldananları konuşmaktan öte bir bilgisi olmadığı hissedilen yasa tanımaz bir laf ebesi tarafından kullanılmaya kalkılması, beni bunları yazmaya ve yayınlamaya zorladı. Kendisini ulusun ”önder”i (führer) ilanetmiş, ikide-birde kendisini ”başkomutan” olarak tanıtan bir dikta heveslisi tarafından İstanbul’un alınışının güncel politikaya malzeme yapılmaya kalkışılması,  kutlama gösterilerinin  iktidar partisinin mitingine dönüştürülmüş olması, -biraz geç te olsa- beni, aşağıdaki metni yayınlamaya zorladı… (metnin tamamına ulaşmak için tıkla)

 

ayrıca bak: Türkiye- politika- ekonomi- tarih 

 

Yusuf Küpeli, OLAĞAN ve OLAĞANÜSTÜ, KORKU FİLMLERİNİ SIRADAN KOMEDİLERE DÖNÜŞTÜREN GERÇEKLER, DOĞAYA ve İNSANA NÜKLEER- BİYOLOJİK- KİMYASAL SALDIRI

a- Olağan ve olağanüstü

b- Stockhom’de bir konferans ve önce “portakal gazı”

b- 1. Bilimi insana karşı kullananlar üzerine genel kısa notlar

b- 2. Vietnam, portakal gazı ve Dr Hoang Trong Quynh’in verdiği bilgiler

c- Tüketilmiş Uranyum (DU- Depleted Uranium) içeren mermilerle gelen ölüm

c-  c c- 1. DU nedir, nasıl kullanılır? DU üzerine genel bilgiler

c- 2. DU ve 1991 Birinci Körfez Saldırısı’nda olanlar üzerine kısa notlar

c- 3. DU ve Balkanlar

c- 4. ABD ordusu Radyoloji Labaratuarı eski şefi Doug Rokke’ın tanıklığı

c-  5. Atom  ve “seks gücünü arttıran” radyasyon

c- 6. Basra’dan Dr Cevad al- Ali’nin 1991’den 2003’e uzanan süreç ve sonrasında DU’nun Irak’ta yaratmış olduğu ölümcül etkiler üzerine anlattıkları ve DU cephanesinin Afganistan’daki etkileri üzerine çok kısa notlar Bak: İnsan Hakları + Irkçılık, Faşizm 

 

“SİZİ ÇOK SEVİYORUM, ÇÜNKÜ DÜŞLERİMİ SEVİYORUM”

“I love you Nelson Mandela!”

** Türkiye hükümetinin verdiği “Atatürk Barış Ödülü”nü almamakla yaşamınızdaki en iyi işlerden birini yaptığınızı size söyleyebilirim. Türk ve Kürt halklarının aldatılmalarına izin vermediniz. Size çok teşekkür ederim.

** Ben burada diplomasinin diliyle konuşmuyorum. Halktan biri olarak, halkın diliyle konuşuyorum ve sizi bütün kalbimle seviyorum! Siz, tüm haksızlıklara karşı özgürlük savaşımının simgesisiniz. Sizi bu nedenle seviyorum.

Yusuf Küpeli

metnin tamamına ulaşmak için tıklayın  

ayrıca bak: Irkçılık, Faşizm  & İnsan Hakları & Sinbad'ı hazırlayan Küpeli hakkında çok kısa bilgi

 

Yusuf Küpeli, Barbara Olson, ya da “9/ 11 Hakkındaki Tüm Yalanların Anası”

+

Yusuf Küpeli, 11 eylül konspirasyonu, USA, İsrail  

 

Yusuf Küpeli, Dünyada ve Türkiye’de Kadınlarının durumları üzerine kısa notlar

Savaşlar, yoksulluk, açlık, doğal felaketler, en çok çocukları ve kadınları vurur...

(...) Tam bir yoksulluk içinde yaşamakta olanların, ya da günde 1 (bir) ABD dolarından az geliri olanların yüzde 70’ini kadınlar oluşturmaktadır. Savaşlarda ateşli silahlarla kurban verilenlerin yüzde 80’ini kadınlar oluşturmaktadır.

ayrica bak: İnsan Hakları

 

Yusuf Küpeli, Dini ve etnik çatışmaların kışkırtıldığı, baskı ve şiddetin egemen olduğu uluslarüstü tekellerin dünyasında kadın haklarından söz edilemez

 

Yusuf Küpeli, ATAERKİL BASKICI KÜLTÜRÜN EGEMEN KILINDIĞI KOŞULLARDA “KADIN HAKLARI” YALANI VE 8 MART ÜZERİNE

1) Kadın haklarının durumu üzerine bazı notlar

2) Kadınların ve tüm toplumun “başına

3) “İleri demokrasi” yalanı, ve kadına yönelik cinayetler

 

Yusuf Küpeli, Uluslararası Kadınlar Günü 8 Mart’ı Selamlarken

 

Yusuf Küpeli, Her türden sömürünün, baskının, iki-yüzlülüğün ve yalanın dünyasında uluslararası kadın günü üzerine kısa notlar

 

Yusuf  Küpeli, İlerlemekte olan postmodern faşizmin hedef tahtasında öncelikle kadınlar durmaktadır

 

Yusuf Küpeli, büyük köle ayaklanmasının önderi Spartaküs üzerine notlar

Spartakus, Rodoplar’da özgür bir Trak olarak doğmuş, Roma ordularına esir düşmüş, gladyatör olarak satılmış ve İsadan Önce 73’de 70- 80 kadar diğer gladyötör arkadaşı ile kaçmayı başararak Roma’yı temellerinden sarsacak... Spartaküs’ü 70- 80 bin kadarı silahlı olan ve diğerleri ile birlikte sayıları yüz bini aşan kölenin başında bak: Kol ve kafa emekçileri

 

Sovyetler’in doğuşu, 24 Ekim (6 Kasım) 1917 Ekim Devrimi, Sovyet Devrimi’nin Kafkaslar’da yayılması, V. I. Lenin- Mustafa Kemal Atatürk ilişkileri ve Sovyetler Birliği’nin yıkılışı üzerine kısa notlar Ekim 2003

Bölümler:

1.     1905, Sovyetler’in doğuşu; 1917, Şubat burjuva demokratik devrimi  ve Ekim Devrimi’ne doğru

2.     Ekim Devrimi’nin zaferi ve Batı kapitalizmi tarafından kışkırtılan içsavaş

3.     Ekim Devrimi’nin Kafkaslar'da yayılması, Moskova- Ankara/ Mustafa Kemal Atatürk- Lenin  ilişkileri üzerine notlar

4.     Sovyetler Birliği’nin çözülme süreci, Gorbaçov ve Birleşik Devletler Topluluğu’nun şekillenişi

 

İşçi, asker, bahriyeli delegelerden oluşan üç farklı temeldeki Sovyet adlı meclislerin rusçadaki asıl anlamı, salık verme, tavsiye, çağrı olmaktadır. Salık verme veya çağrı anlamına gelen Sovyet, ilk kez 1905 devrimi sırasında St. Petersburg’da kendiliğinden doğmuştur...

Ekim Devrimi ile ilgili diğer metinlere ulaşmak için tıkla: Sovyet Devrimi

 

YALAN, BASKI  ve ŞİDDET ELELE

 

Yusuf Küpeli, 15- 16 HAZİRAN 1970 BÜYÜK İŞÇİ DİRENİŞİ ÜZERİNE KISA NOTLAR

a- 15- 16 Haziran 1970’e uzanan süreç üzerine çok kısa anımsatmalar,

b- 15- 16 Haziran 1970 büyük işçi direnişi,

 

Yusuf Küpeli, 1 MAYIS 2016’yı selamlarken Türkiye’de işçilerin ve çocuk işçilerin durumları üzerine kısa notlar Kol ve kafa emekçileri

 

- Yusuf Küpeli, Führer dedi: "İşte bu kuvvetler ayrılığı denen olay var ya, o geliyor, sizin önünüze engel olarak dikiliyor!"

Artık ustalık dönemini de aşıp “ermişlik” mertebesine uçmuş olan ve göklerle temas halinde tebasının "menfeatleri" için çalışan Hz. Führer, göklerden gelen sese uyarak, “kuvvetler ayrılığı denen olay”ın halkın menfaatlerinin üzerinde olamayacağını açıkça buyurdu. Böylece sonunda, resmi rakamlara göre yüzde dokuzu bulan, gerçekte ise çalışabilir nüfusun yaklaşık yarısını kapsayan işsizliğin gerçek nedeni anlaşılmış oldu. İmalat sektöründe artık uluslararası sıralamaya giremeyen Türkiye’de yaşanan üretimsizliğin, kağıttan ete, tahıla ve samana dek artan ithalatın sorumlusu bulundu. Yoksulluğun, eksi beş-on derecede kar üzerinde paltosuz ve ayağında terliklerle okula gitmeye çalışırken kameralara yakalanan kız çocukların çaresizliklerinin sırrı çözüldü. Sonuçta, uzun bir liste oluşturacak tüm kötülüklerin baş sorumlusunun, yüce Füfrer’e zincir vuran, O’nun halka hizmetlerini engelleyen “kuvvetler ayrılığı denen olay” olduğu anlaşıldı…

 

- Peki bu “kuvvetler ayrılığı denen olay” nedir, tarihi kökleri nerelere uzanmaktadır?

 

- not: Aslında başbakanın düşünce yapısı daha baştan belli idi...

metnin devamı için tıkla                                            ayrıca bak: Türkiye- politika- ekonomi- tarih 

 

 

 

Yusuf  Küpeli, Birilerinin "özgürlükler" adına savunmakta oldukları sıkmabaş modasının ve kara çarşafın tarihi kökleri ve toplumsal anlamı

Kadınları kefen gibi örten kara çarşafın, kafayı ve boynu sımsıkı sarıp sadece yüzün bir bölümünü açıkta bırakan sıkmabaş modasının İslamiyet ile doğrudan bağı olmadığı gibi, hele hele özgürlüklerle uzaktan yakından bağı yoktur. Tam tersine -kadının birinin malı olduğunu simgeleyen- bu tip giysiler, kadınlardan başlayarak tüm toplumu köleleştirmenin ilk büyük adımıdır. Günümüz Türkiye'sinde, kara çarşafın ve türbanın "özgürlüklerin" sembolü olduğunu iddia etmeye kalkanlar, öncelikle nüfusun yarısını köleleştirerek ülkeyi binlerce yıl geriye götürüp tamamen teslim almak isteyen emperyalist güçlerin ajanlarıdırlar, hiçbir değer yargısı olmayan din tüccarı satılık kişiliklerdir, karakter bozukluğu olan tipik psikopatlardır. Bu katagorilerin dışında safca sözkonusu oyuna gelenler varsa eğer, onlarda kör cahillerdir... Türban, kara çarşaf ve benzeri kadın giysileri ile ilgili kurallar, İsa'dan önce yaklaşık 1500'lü yıllarda tarih sahnesinde gözüken ve yine İ. Ö. 1000- 800'lü yıllarda büyük militarist bir güç olan acımasız Asuri İmparatorluğu'nun yasalarında vardı...  devamı

 

Yusuf Küpeli, Libya, “İnsan hakları” ve “demokrasi” bahane

- Kapitalism, savaş ve kanla beslenen çürümüş sistem

- Afrika, ABD, Çin, AFRICOM, Libya, ve  petrol uğruna Haçlı Seferi

- “Şeytanlaştırılan” Libya yönetimi ve saldırı, ülkesinin bombalanmasını isteyen “özgürlük” savaşçıları, seyreltilmiş uranyumlu mermiler, yıkılan ülke

 metnin tamamı için tıkla         ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon + Latinamerika & Afrika

 

Nazi Almanyası ve Siyonist Irkçı İsrail'den -birbirini çağrıştıran- karşılıklı fotoğraflar, inkaredilemez benzerlikler, görmek için tıkla


 

 

Yusuf Küpeli, Soykırımlar, sömürgecilik, ırkçılık ve Batı toplumları; Soykırım suçlamaları ve gerçek soykırımlardan kısa notlar; gaz odalarında öldürülenler, yahudiler, çingeneler, ABD, İsviçre; Belçika, Ruanda katliamı ve Katolik Kilisesi; Latin Amerika, Afrika, Kongo, Angola, kısa kısa diğer örnekler ve Batı’nın üst sınıflarının derin ikiyüzlülükleri...

 

D Gününden/ Normandiya Çıkartması’ndan önce Ruslar Almanları yenilgiye uğratmışlardı + Sovyet Devrimi

 

Yusuf Küpeli, Nazi Almanyası ve Polonya, Büyük Biritanya, ABD, Sovyetler Birliği, Varşova ayaklanması ve yalanlar  üzerine kısa notlar

a. Avrupalılar, Polonyalılar ve Türkiyeliler üzerine kısa notlar

b. Hitler’i iktidara taşıyan Alman ve ABD tekelleri, pusuda bekleyen İngiltere ve Fransa, Sovyetler Birliği ve Nazi Almanyası, Polonya’ya saldırı ve II. Dünya Savaşı

c. Nazi işgali altındaki Polonya, toplama ve ölüm kampları, Alman tekelleri ile birleşmiş ABD tekelleri, “Üç Maymunları” oynayan ABD yönetimi

d. Varşova Ayaklanması, Büyük Biritanya ve Sovyetler Birliği

e. Kısa bir gerçek öykü; Polonya, Papa, Reagan, Roberto Calvi ve tarih halen yazılmaktadır

f. Notlar

g. Kaynaklar

ayrıca bak: Irkçılık, Faşizm

 

Yusuf Küpeli, Truman Doktrini ve Doğu Akdeniz’de sahnelenen trajedilerden bazı örnekler  Truman Doktrini, Sovyetler Birliği’nin dağılmasına dek geçecek olan yaklaşık kırk yıl içindeki “Soğuk Savaş” sürecinde varolan saldırgan ABD dışpolitikasının temel çizgilerini en genel anlamıyla belirleyecekti. Bu doktrin, ABD yönetimlerinin Hitler’den daha güçlü biçimde dünyaya egemen olma hırsının en karakteristik çizgilerini biçimlemiş olmakla birlikte, asıl olarak Yunanistan’da ve Türkiye’de varolan siyasi rejim sorunları üzerine odaklanmıştı.  bak: ABD- AB- Türkiye- 11 Eylül ve diğer konspirasyon yazıları + Türkiye- politika- ekonomi- tarih

 

Yusuf Küpeli, Provokatörü dışarıda aramayın

(...) Eğer başbakan -dini inançları da sözlerine alet ederek- yandaşı gördüğü yığınlara, “bizlere bidon kafalı” dediler; “bizlere göbeğini kaşıyan adam” dediler; “köylü diyerek bizi aşağıladılar”; “biz bu ülkenin zencileriyiz”; “inançlarımızı hor gördüler”; “tüm kutsallarımıza saldırdılar”, biçiminde konuşmalar yapıyorsa, provokatörü dışarıda aramaya gerek yoktur. Anlaşılabileceği gibi Başbakan, kendisinden saydığı yüzde elliyi, karşısında gördüğü yüzde elliye karşı açıkça kışkırtmakta, iktidarını yitirmemek amacıyla bir iç çatışmayı başlatmaktan çekinmeyeceğini açıkça ifade etmektedir... Aslında bu kışkırtmaları sıradan biri yapsa...

metnin bütünü için tıkla

ayrıca bak: Türkiye- politika- ekonomi- tarih 

 

not: Aşağıdaki metin, değişik Türk halkları ve bu halkların dilleri üzerine bilgiler veren bir kitabın küçük parçalarındandır. Büyüklüğü 12 punto ile 11 A-4 sayfası tutan bu metni ayrıca yayınlamanın yararlı olabileceğini düşündüm. Umarım işinize yarar. İyi okumalar dileğiyle- Yusuf Küpeli, 17 Temmuz 2012

 

Yusuf Küpeli, ŞEYH BEDREDDİN, BÖRKLÜCE MUSTAFA, TORLAK KEMAL, VE AYRICA BEDREDDİN-MANİ PARALELLİKLERİ ÜZERİNE KISA NOTLAR

Osmanlı yönetimi tarafından derin bir nefret duygusu ile varlığı, düşünceleri, ve yaptıkları ile ilgili tüm izler yokedilmeye, silinmeye çalışılmış olan Şeyh Bedreddin hakkında tam doyurucu bilgiler verebilmek pek mümkün gözükmese de, ya da benim için gözükmese de, anlatılacak birşeyler vardır şüphesiz. Ve ben, Nazım Hikmet’in “Simavne Kadısı oğlu Şeyh Bedreddin Destanı”nın ilk bölümünü aşağıya yerleştirerek anlatımıma başlamak istiyorum...

ayrica bak: Kültür 

 

yine ayrıca bak: Nazım Hikmet, Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı

kaynak: http://siir.gen.tr/siir/n/nazim_

hikmet/seyh_bedrettin_destani.htm

 

Yusuf Küpeli, Büyük yutsever, anti-emperyalist, demokrat ve bu düşünceleri ile büyük asker Hugo Chavez yaşamını yitirdi

 

Yusuf Küpeli, KÜBA EKONOMİSİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER VE ALBA ÜZERİNE KISA NOTLAR

Bundan bir yılı aşkın süre önce, 2009 yılı Nisan ayının son haftası ve Mayıs ayının ilk iki haftası boyunca, tam 21 gün Küba’da kalmıştım. Devrimin 50nci yılında yapılan ve yaklaşık bir milyon kişinin katılmış olduğu 1 Mayıs geçitini izlemiştim ...

Küba’nın geleceği ile ilgili olarak ta, “Sözü uzatmadan birşeyler ifade etmek gerekirse, beş-altı yıl içinde Kuba’yı önemli değişikliklerin beklediği söylenebilir.”, demiştim.  (metnin devamı için tıkla)

 

OBAMA FREE THE CUBAN FIVE NOW!!!

 

Nazım Hikmet'in kendi sesinden  & Nazım Hikmet’in Menderes’i uyaran  şiiri & bir anı   ayrıca bak:  Kültür

 

HAVANA (LA HABANA) RÖPÖRTAJI, NAZIM HİKMET'in KENDİ SESİNDEN KÜBA DEVRİM TARİHİ. ANADOLU'dan ve DÜNYAMIZIN DİĞER HALKLARINDAN ÇAĞRIŞIMLARLA KÜBA DEVRİMİ VE KAZANDIRDIKLARI ÜZERİ GERÇEKLER. + Nazım Hikmet'ten diğer bazı şiirler ayrıca bak: Kültür  + Latinamerika & Afrika  

 

NAZIM HİKMET'in kendi sesinden bazı şiirleri, NAZIM HİKMET hakkında yazılar, NAZIM HİKMET'ten bazı şiirler, Louis Aragon'un NAZIM HİKMET hakkında yazısı (başka sitelerden ödünç)

 

NAZIM HİKMET'İ 48 YIL ÖNCE BUGÜN, 3 HAZİRAN 1963 GÜNÜ YİTİRDİK

 

Martin Garat, Bolivya’da Kübalı Hekimler

Sağcı güçler ne ölçüde öfkelenirlerse öfkelensinler, yoksullar ancak bu şekilde sağlık yardımı alabilmektedirler. Gerçekte, Küba toplumunun diğer halklara yönelik hekim yardımı, daha birçok Latinamerika, Afrika ve Asya ülkelerinde sürmektedir. Tamamen karşılıksız, bedava hizmet... ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

Y Küpeli, Dünya ve Türkiye tehlikeli delilere emanet

 

Yusuf Küpeli, Demokrasi, faşizm, inanç sömürüsü, Köşk'te türban ve Mango, ve kadınların ve çocukların gerçek durumları üzerine notlar

- Kadınlar günü laf günü, “Köşk’te türban”, kadınlara ve laikliğe emperyalist tuzaklar

- Çökertilmiş sosyalist ve demokratik akımlar, erkeklerin ve kadınların sorumlulukları

- Üniter devlet, ABD’de “yeni tutucular” ve “İsa kampı”, Türkiye’de varolan taklitçileri ve faşizm üzerine kısa notlar

- Emperyalizmin tutsağı dünyamızda kadınların ve çocukların gerçek durumları üzerine kısa notlar

ayrıca bak: Türkiye- politika- ekonomi- tarih

 

bağlantılı metinler:

 

SİNBAD, YENİ KÖŞK MODASINI TÜM OKUYUCULARINA TANITIR.  (fotoğraflarla birlikte haberi hazırlayan: Y. Küpeli, 2006.10.21)

 

Yusuf Küpeli, Yaşananlardan çocuklarla ilgili bazı küçük kareler, ya da geleceğimizi kurşunlarken

 

Yusuf Küpeli, PROLETARYANIN DEVRİMCİ ENTERNASYONAL MÜCADELESİNİN VE DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN IŞIĞINDA TÜRKİYE PROLETARYASININ MÜCADELESİNDEN KESİTLER VE 15- 16 HAZİRAN 1970 İŞÇİ DİRENİŞİNİ DOĞRU ANLAMA VE ANMA ÇABASI

 

Yusuf Küpeli, Bazı yerli faşist yalanlar, Thomas More, Ütopya, Vatikan ve Hitler üzerine kısa notlar

(...) Yalancının, faşistin yerlisi veya Avrupalısı olmaz ama, Batı’nın patronları benzer tezgahları çok daha büyük bir incelikle kurmakta, yalanı daha ustaca söylemektedirler... (...) Evet beklenemez ama, Papa XI. Pius (= XI. “inanmış”, veya XI. “mu’tekid”), 1935 yılında Thomas More’i Vatikan’ın “azizler” listesine almıştır. Papa tarafından inancın kutsal “şehidi” mertebesi ile taçlanan More’in “küçük altın kitabı” Ütopya...bak: Kültür & Irkçılık, Faşizm

 

Yusuf Küpeli, Radyasyon yüklü mantar bulutunun altında ani, yavaş, tarifsiz acılarla ölümün adı: Hıroşima ve Nagazaki! Ve sürmekte olan tehlike!

- Bundan 60 küsur yıl önce

- Neden Hıroşima ve Nagazaki?

- Günümüzde nükleer tehlike azalmış değil, artmıştır

"Saçlarım tutuştu önce, 
gözlerim yandı kavruldu. 
Bir avuç kül oluverdim, 
külüm havaya savruldu. 

Benim sizden kendim için 
hiçbir şey istediğim yok. 
Şeker bile yiyemez ki 
kâat gibi yanan çocuk."

 

Atom bombasına uzanan bilimsel araştırma sürecini, bombanın yapılışını, kullanılmasını ve yayılmasını özetleyerek anlatmaya çalışan “Yaşamın ve ölümün emrinde nükleer enerji” başlıklı kitabın ilk bölümlerini Sinbad’da yayınlamaya karar verdim. Başlangıçta, kitabı bitirdikten sonra tüm bölümleri birlikte topluca basmayı düşünmüştüm. Sonra baktım, her bölüm ayrı ayrı okunabilir. Bu nedenle tamamlanan bölümleri sırasıyla Sinbad'a yerleştireceğim. Sanırım sözkonusu kitap çok yakında tamamlanacaktır. Ve yararlanılan kaynakların listesi kitabın bütünüyle birlikte verilecektir. İyi okumalar dileğiyle.- Yusuf Küpeli, 12.05.2006

 

Yusuf Küpeli, Yaşamın ve ölümün emrinde nükleer enerji

a- Hıroşima, Nagasaki, Nükleer enerji  ve rakipsiz  dünya egemenliği düşleri

b- Geçmişin felsefi atom teorisinden modern atom teorisine geçişi sağlayan bilimsel buluşlar,  sözkonus buluşlarda kullanılan bazı adlar ve bilim adamlarının sorumlulukları üzerine

c- Atomun parçalanabilirliğinin anlaşılması, nükleer teknoloji de bazı ilk adımlar ve yeniden bilim adamlarının ağır sorumlulukları üzerine

d- Savaş alanında kullanılamayan Nazi bombası  

e- Zamana karşı Atom Bombası imali yarışı, Manhattan Projesi, Los Alamos Bilimsel Labaratuarı, “Küçük Oğlan” ve “Şişman Adam” (15.05.2006)

f- “Soğuk Savaş”ı başlatan ABD yönetiminin saldırgan politikaları, aynı süreç içinde Los Alamos Bilimsel Labaratuarı, Hidrojen Bombası ve bu bombanın yapımına karşı olan Oppenheimer üzerine (29 Mayıs 2006)

g- Sovyetler Birliği’nin ilk atom bombası deneyi, ABD’nin nükleer tekelinin yıkılışı ve “Çar Bombası” üzerine notlar  4 Haziran 2006

h- Soğuk Savaş’ın en ağır günleri, yeni faşist örgütlenmelerin ürettikleri komünizm korkusu, Senatör Joseph McCarthy’nin “komünist” avı, nükleer istihbarat, Kore Savaşı’nın gölgesinde nükleer casusluk duruşmaları ve Rosenberg çiftinin idamları (en son, yeni bölüm, 4 Temmuz 2006  devamı var) ayrıca bak: İnsan Hakları + Kültür

 

Yusuf Küpeli, Nedenleri ve sonuçlarıyla Peygamber Muhammed karikatürleri, provokasyonlar ve İslam toplumlarının gereksinimleri üzerine

bak: ABD- AB- Türkiye- 11 Eylül ve diğer konspirasyon yazıları

 

 

 

Yusuf Küpeli, Hedefteki Müslüman Halklar ve İslam

 

EMPERYALİST BASKILAR ALTINDA MÜSLÜMAN HALKLAR, İSLAM İNANCININ KÜLTÜREL KÖKLERİ VE ANA KOLLARI ÜZERİNE KISA NOTLAR

 bak: Kültür

 

 

 

 

 

'Aşağıdaki iki uzun metin, Çin tarihi ve kültürüyle ilgili olarak hazırlanmış ve henüz basılmamış olan 18 bölümlük bir kitabın 2nci ve 3ncü bölümleridirler. Umarım anlatılanlar okuyucularına yardımcı olabilir.- Yusuf Küpeli, 2 Aralık 2005   

2- Çin mitolojisi, inançları, eski düşünce sistemi ve Çin klasikleri üzerine çok kısa notlar

3- Çin’de Çin kökenli olmayan inançlar: Budizm, Hıristiyanlık, Manicilik ve İslam bak: Kültür

Aşağıdaki metin, Çin tarihi ve kültürüyle ilgili olarak hazırlanmış ve henüz basılmamış olan 18 bölümlük bir kitabın 4ncü bölümüdür.

Yusuf Küpeli, 4- Dört bin yıl boyunca Çin’i yönetmiş olan hanedanların sıralanışları, geçmişte Doğu'nun ve Batı'nın sınırlı ilişkileri, Çin dili ve modern Çin toplumu hakkında genel bilgiler  bak: Asya, Çin, Güney ve Güneydoğu Asya, Vietnam, Japonya

Aşağıdaki metin, Çin tarihi ve kültürüyle ilgili olarak hazırlanmış ve henüz basılmamış olan 18 bölümlük bir kitabın 5nci bölümüdür.

Yusuf Küpeli, 5- Çin adının kökeni Ch’in imparatorluğu, “Ch’in’in İlk Mutlak İmparatoru”, merkezi bürokratik yapının şekillenişi ve diğer bazı eski imparatorluklar ve hükümdarlar üzerine kısa notlar 

Not 16: I. Darius’un iktidarı gaspediş öyküsü üzerine kısa sözler.

Not 17: Bazı eski merkezi imparatorluklar ve yıkılış nedenleri üzerine kısa sözler.

Not 18: Ch’in Hanedanı’nın yıkılış öyküsünün benzerleri tarihte çok yaşanmıştır ve Med hükümdarı Astyages’in serüvenini üzerine kısa not  bak: Asya, Çin, Güney ve Güneydoğu Asya, Vietnam, Japonya

Çin Halk Cumhuriyeti 1 Ekim 1949 günü resmen kurulmuştur. Her yıl aynı gün ülkenin ulusal bayramı olarak kutlanmaktadır. Bu güne ulaşmak Çin halkı için hiçte kolay olmamıştır... Çin halkının emperyalist güçlere karşı vermiş olduğu acılarla dolu uzun ve olağanüstü zor mücadele tarihinden dört bölümü aşağıda bulacaksınız. Bunlar, Çin tarihi ve kültürüyle ilgili olarak hazırlanmış ve henüz basılmamış olan 18 bölümlük bir kitabın sadece dört bölümüdürler. Umarım anlatılanlar okuyucularına yardımcı olabilir.- Yusuf Küpeli, 2005-09-29     

11- Milliyetçiler, Sun Yat-sen, Kuomintang ve yeni doğmuş Sovyetler Birliği üzerine kısa notlar

- Y. Küpeli

12- Uzun Yürüyüş’e dek Çin Komünist Partisi’nin serüveni; partinin kuruluşu, 1927 katliamı ve Çin Sovyet Cumhuriyeti üzerine kısa notlat

- Y. Küpeli

13- Aşılamaz gözüken engellerle dolu Uzun Yürüyüş, Tatu/ Dadu Nehri veya Liu Köprüsü kahramanlığı, karlı dağlar ve Çin Seddi’nin eteklerinde, Shensi Bölgesi’nde yeni kızıl üs

 - Y. Küpeli

14- Shensi Sovyeti’nin kuruluş öyküsü, aynı sovyetin mimarı Liu Chih-tan’ın serüvenlerle dolu dramatik yaşam öyküsü ve Uzun Yürüyüş başlarken geride bırakılanların başlarına gelenler üzerine kısa notlar

.- Y. Küpeli  bak: Asya, Çin, Güney ve Güneydoğu Asya, Vietnam, Japonya

 

Yusuf Küpeli, Tolkien’in “Yüzük” üçlüsü, “Kıralın Dönüşü”, bolkeseden verilen Oscar ödülleri ve W. Bush’un “Haçlı Seferi” Tolkien’in bu ikiye bölünmüş olan ve sembolleriyle birlikte birbirlerine karşı savaşan gerçekdışı “siyah” ve “beyaz” dünyasında... (...) Rudyard Kipling (1865- 1936), “Batı batıdır, Doğu ise doğu; bu ikisi savaş alanı dışında asla karşılaşmazlar!”, demiştir. Tolkien’in verdiği mesaj da bundan başka birşey değildir ve “Kıralın Dönüşü” filmindeki o -kurgu- savaş alanında yokedilen Doğu’nun dünyasıdır. Şüphesiz Batı’nın insancıl bir kültürü, insancıl yazarları da... bak: Kültür

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yusuf Küpeli, Afganistan’ın işgali yedinci yılını, Irak’ın işgali beşinci yılını doldururken, emperyalist planlar, saldırganlıklar, yalanlar üzerine notlar

5) Irak halkının trajedisinin farklı aşamaları, İngiliz işgali, monarşi, cumhuriyet, iktidar kavgaları, İran ile savaş, Kuveyt’in işgali üzerine notlar

6) Kuveyt’in işgali ile başlayan “çöl” ve yalan “fırtınası”, 12 yıllık sürekli yıkımın taşları ile döşenen işgal yolu

7) İşgalin beşinci yılında Irak halkının trajedisi ve işgal gücünün zulmü üzerine...

 

ayrıca bak: Direnen Irak  + ABD- AB- Türkiye- 11 Eylül ve diğer konspirasyon yazıları

 

"Türkiye'de 90 nükleer başlık var, def edin!"

CHP'li Elekdağ'ın Türkiye'deki nükleer başlıklarla ilgili konuşması şöyle:

Sinbad   ayrıca bak: ABD

Yusuf Küpeli, ABD yönetiminin İran politikaları ve İsrail devletinin rolü üzerine kısa not  İsrail Genelkurmay Başkanı’nın 2006 başındaki Türkiye ziyareti ile birlikte, “karlı kış koşullarında operasyon yapabilecek dağ komandosu eğitimi için İsrail ordusunun Türkiye coğrafyasını kullanma istemleri” üzerine...  bak: Filistin Memleketimdir

 

not: Aşağıdaki metin, değişik Türk halkları ve bu halkların dilleri üzerine bilgiler veren bir kitabın küçük parçalarındandır. Umarım işinize yarar. İyi okumalar dileğiyle- Yusuf Küpeli, 28 Temmuz 2012

Yusuf Küpeli, OĞUZ TÜRKÇESİ KONUŞAN “AZERBEYCAN” HALKINA NEDEN “AZERİ” DENİLMEKTEDİR?, VE “AZERBEYCAN” ADININ ANLAMI ÜZERİNE KISA NOTLAR 

(...) Sonuçta bu coğrafi ad, “ateş toprağı” veya “ateş ülkesi”, veya “Ateşin Bekçisi’nin Ülkesi” anlamına gelmektedir ama, günümüzde aynı topraklar üzerinde yaşamakta olan halk, yaklaşık 900’lü yıllardan itibaren bölgeye yerleşmiş olan Oğuz Türkleri’dir... 

ayrıca bak: Kültür 

 

not: Dede Korkut öyküleri ile ilgili aşağıdaki metin, aslında, yakında sinbad.nu'ye yüklenecek olan TÜRK DİLLERİ VE BU DİLLERİ KONUŞAN HALKLAR ÜZERİNE bilgiler veren bir kitabın bölümlerinden birisidir. Bu metin, 1 Ağustos 2012 (2012. 08. 01) günü gözden geçirilip bazı eklemeler ve dilde düzeltmeler yapılarak yeniden yazılmıştır. Sözkonusu metnin bağımsız olarak ta okunabileceğini düşündüğüm için, önceden Sinbad'a yüklemeyi uygun buldum. Sanırım ilginizi çeker. İyi okumalar dileğiyle- Yusuf Küpeli

Yusuf Küpeli, TÜRK HALK EDEBİYATININ EN GÜZEL ÖRNEKLERİNDEN “DEDE KORKUT ÖYKÜLERİ” VE BU ÖYKÜLERİN HOMEROS’UN ODYSSEIA (ODYSSÉEN) DESTANI  İLE BAĞLARI ÜZERİNE ÇOK KISA NOTLAR

(...) Bazı bilgilere göre Dede Korkut öyküleri, 1700’lü yıllarda, fransızca, ingilizce, ve rusca dillerine çevrilmiştir. Dede Korkut’un almanca çevirisi ise, H. F. Von Diez tarafından Dresden Kraliyet Kütüphanesi’nde bulunan orjinal metinden 1815 yılında yapılmıştır. İşte asıl bu çeviriden sonra Dede Korkut öyküleri Batı dünyasının aydınları arasında tanınır hale gelmiştir. Dresden Kraliyet Kütüphanesi’nde bulunan nüsha, oniki (12) öyküden ve bir de giriş bölümünden oluşmaktadır... Sonradan, 1950 yılında İtalyan türkolog Ettoro Rossi, Vatikan Kütüphanesi’nde bir Dede Korkut kitabı daha keşfetmiştir. Bu son bulunan nüsha ise, altı öykü ve bir giriş kısmı ile birlikte yedi bölümden oluşmaktadır...

metnin tamamı için tıkla   ayruca bak: Kültür

 

Yusuf Küpeli, Emperyalist Batı ve özellikle ABD tarafından kışkırtılan silahlanma harcamaları ve açlık

Bir önceki yılın, 2008'in sayıları ile dünyada yaklaşık 1 trililyon 500 milyar dolar değerinde silahlanma harcaması yapılmıştır. Yaklaşık 1,5 trililyon doları bulan silahlanma harcamalarının...

metnin devamı için tıkla 

 

Yusuf Küpeli, Politik anlamda renk körlüğü ve körlüklerinden memnun bilgiçlerin zevzeklikleri üzerine (...) Renk körlüğü rahatsızlığının henüz tedavi edilememesi olgusuna karşın, insan soyu için bu rahatsızlıkla kıyaslanamayacak ölçüde tehlikeli olan toplumsal- politik anlamda renk körlüğünün -yaşanan çağın gelişmişlik düzeyine göre- göreceli tedavisi vardır. Vardır ama, sözkonusu tedavi olayı doğrudan doğruya politik iktidar sorunuyla ve ayrıca aydınların entellektüel gelişmişlikleri ve namus düzeyleri ile bağlantılıdır... (...) Emperyalist merkezlerin propoganda makineleri ile beslenen toplumsal- politik anlamdaki renk körlüğü sorununun gerisinde Vatikan’dan başka merkezler de vardır... (...)Bu bağlamda “koordinatör” ünvanıyla bölgeye gelen emekli ABD generali için sözkonusu silahlı örgüt sadece bir bahanedir, Türkiye yönetimini İran karşıtı bloğa çekebilmenin araçlarından birisidir... Kısacası, resmin bütününde, Türkiye’nin emekçi halkından gelen askerleri ABD’nin bölgedeki kanlı oyunlarına alet etme, özellikle İran’a karşı kullanma planı gözükmektedir ve bu resme uyum sağlayan renk körü AKP dışişleri bakanının sözleri Türkiye halkı açısından özel olarak utanç ve endişe vericidir... Bu kanlı tezgahın daha ilerisinde gözüken tablo ise... (...) Yukarıdaki paragrafta özetlenerek açıklanan tüm gerçeklerin ötesinde, bir dışişleri bakanının ağzından çıkan “Bu ABD’nin başındaki bin işten sadece birisidir, ama Türkiye’nin en önemli birinci sorunudur(!)”, gibisinden bir söz, bakanın -şeklen de olsa- temsilettiği halk açısından, ulus açısından sonderece aşağılayıcı ve utanç vericidir..   ayrıca bak: Türkiye- politika- ekonomi- tarih

 

Direnen Irak  IRAQ, English, French, Italian, Russian, Arabic a.s.o.

 

yusufk@telia.com

 

not: Metinden alıntılar hariç, yedi bölümden oluşan aşağıdaki yazı, 14 punto ile 56 sayfa tutmaktadır. Bölümlerden en uzunu, -yabancı basından alıntılarla- Suriye'de terör örgütlerinin nasıl üretildiklerini, kimler tarafından silahlandırıldıklarını ve Suriye savaş alanında ABD ile Rusya arasında başlayan tehlikeli tırmanışı anlatan son bölümdür... Bu metin, şüphesiz biraz uzundur, ama içinde yoğun ve doğru bilgiler vardır. Ayrıca, farklı bir sayfaya, Suriye'de silah akışını gösteren harita ile birlikte Netanyahu'nun ve Amerikalı senatör McCain'in teröristlerle çekilmiş fotoğraflarını yerleştirdim. Diğer yandan, sayfaya, ingilizce bilenler için bazı ilginç metinleri de koydum... Tavsiyem, uzun olamasına karşın yoğun bilgi içeren aşağıdaki metnin tümünü baştan sona okumanızdır. Kaynaklar metnin içindedir. İyi okumalar dileğiyle- Yusuf Küpeli, 2015/ 11/ 05

Yusuf Küpeli, Irak’ta ve Suriye’de yaşanmakta olan kanlı trajediye ortak olanlar, kendi ülkelerine de terörü davet ederler ve  işlerine gelince teröre yol verirler!

-En genel anlamı ile Ankara katliamının sorumlusu, sorumluları üzerine

-Çılgın piyonlar, kullanıcıları ve acıyı çekenler: “IŞİD” adıyla yeniden kullanıma açılan “Türkiye Hizbullah”ı, kullanıcıları ve acısını çekenler üzerine kısa notlar

-Ortadoğu’yu kaosa sürükleme, Lübnanlaştırma planlarının fikirbabaları: Bernard Lewis, Richard Perle,  Ordu-fonu RAND ve kullanılanlar üzerine

-Kışkırtılan terörle birlikte artan silah satışları ve bayram yapan silah üreticileri üzerine

-Provokasyonlar yoktan varedilemezler, gerçek maddi temeller üzerine inşa edilebilirler. Cihadcı köktendinciliğin tarihi eylemsel ve ideolojik kökleri vardır. Bu gerçeği bilen emperyalist merkezler, cihadcıları manupule edebilmektedirler.

-Suriye’de yaşanmakta olanları daha iyi anlayabilmek için, ABD’nin, CIA’nın Afganistan’da işlemiş olduğu günahlara, Mücahidin, Taleban, El Kaide gibi kökten dinci örgütlerin üretilişlerine kısa bir gözatış

- Suriye’yi kana bulayan kökten dinci kriminal örgütlerin yaradılışları, beslenişleri, kullanılışları, ABD’nin, İngiltere’nin ve diğer Batı’nın, İsrail’in, Suudi Arabistan’ın, Katar’ın, Türkiye’nin süreçteki rolleri üzerine notlar

Suriye'deki terör örgütlerine silah akışını gösteren harita ve bazı fotoğraflar (An Arms Pipeline to the Syrian Rebels)

Metnin tamamına ulaşmak için tıkla

 

   ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon

 

   bazı ingilizce metinler

- Israeli Military Support to Syria Al Qaeda Terrorists, Operating out of the Golan Heights

- The Western Coalition and ISIS: Benign State Violence vs. Barbaric Terrorism

- Twenty-six Things About the Islamic State (ISIL) that Obama Does Not Want You to Know About

- U.S. Prepares War Against Russia in Syrian Battlefield

not: Aşağıdaki metin, 12 punto ile 15 A-4 sayfası tutmaktadır. Tamamının okunması yararlı olacaktır. İyi okumalar dileğiyle.- Yusuf Küpeli, 2015- 06- 29

Yusuf Küpeli, Öldürmeye gelmiş olanlar, “Perdeleri aç orospu çocuğu!”, diye bağırıyorlar ve darbe atışları yapıyorlardı... 

Döğülmekte olan demirin seslerine, birden, başka sesler de karışmaya başlayacaktı... “Çat, çat, çat...” biçiminde üst üste gelen, birkaç saniye kesilip yeniden başlayan bu sesleri, ilk anda, birilerinin, muhtemelen çocukların pencereye atmakta oldukları küçük taşların sesleri sanacaktım. Fakat, sözkonusu seslere, “Perdeleri aç orospu çocuğu!”, bağrışmaları karışınca, durumu kavrayacak, eğilerek yan odanın penceresine koşacaktım....

metnin tamamına ulaşmak için tukla

 

ayrıca bak: Sinbad'ı hazırlayan Küpeli hakkında çok kısa bilgi + Türkiye- politika- ekonomi- tarih

not: 12 punto ile 54 A-4 sayfası tutan bu metnin sonuna dek okunmasının yararlı olacağını düşünmekteyim. Metne herhangi bir arabaşlık koymuş olmamakla birlikte, olayların bütünsellik içinde anlatılmış olduğu kanısındayım. Ayrıca hemen belirtmeliyim ki, bu metinde anlatılanlar, yaşamımdan sadece bazı karelerdir. Yaşamım burada anlatılanlardan defalarca daha zengindir...

İyi okumalar dileğiyle, Yusuf Küpeli, 19 Haziran 2015

Yusuf Küpeli, “Politikacı” olmadığım; Türkiye’yi 1983’de değil, 1980 baharında gizlice terkettiğim; ve ayrıca, bazı kirli karanlık işler, yaşamımdan bazı ilginç kareler üzerine

(...) Ortada gerçekten bir parti olmadığı halde, henüz böyle bir yapı oluşmamış olduğu halde, mahkemede, duruşmalar sırasında, “uydurma genel yönetim kurulu üyesi” adları sayan kişiye, kaçırılmasının ardından, “Neden böyle birşey yapmış olduğunu?”, soracaktım... Yanıtı, “Fenamı yaptım; işte ortada güçlü bir parti varmış gibi gösterdim!”, diye histerik çığlıklar atmak olacaktı...

(...)Türkiye’de baskıları arttırmak, demokratik süreçleri bitirmek isteyenlerin istemleri de bu yönde idi zaten. Onlar da, “karşılarında güçlü bir düşman varmış ta, o nedenle baskıları sürdürmek zorunda imişler”, görünümü vermeye çalışmaktaydılar.

(---) O kişinin, Sibel Erkan’ın rehin alarak üç gün boyunca müthiş bir anti-komünist propogandaya neden olmuş kişinin cebinden çıkarttığı fotoğraf, Filipinler’de yaşanmış bir olayı yansıtmaktaydı... Sözkonusu fotoğraf  karesinde, kriminal bir serseri, küçük bir kız çocuğunun kafasına kocaman 45’lik bir tabanca dayamıştı ve böylece kendisini kurtarmaya çalışmaktaydı... O, Sibel’i rehin almış olan kişi, işte bu fotoğrafı göstererek, “Bak bak, dünyanın heryerinde gerillalar aynı işi yapıyorlar!”, diye bağırmaya başlayacaktı...

metnin tamamına ulaşmak için tıkla

ayrıca bak: Sinbad'ı hazırlayan Küpeli hakkında çok kısa bilgi + Türkiye- politika- ekonomi- tarih

 

Yusuf Küpeli, BİLİNEN İLK TÜRK YAZITLARI, DAHA SONRA KEŞFEDİLEN ORHUN YAZITLARI, GÖK (KÖK) TÜRKLER, GÖK TÜRK KÜLTÜRÜ VE ŞAMANİZM ÜZERİNE KISA NOTLAR

ayrica bak: Türkler, Osmanlı, Balkanlar ve Ortadoğu + Kültür 

Yusuf Küpeli, UYGURLAR, UYGUR DEVLETİNİN MANİCHAEİSM’İN RESMİ DİN OLARAK KABULÜ, BU DİNİN UYGUR TOPLUMU ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ, KAŞGARLI MAHMUD VE “DİVAN- U LUGAT- I TÜRK” ÜZERİNE KISA NOTLAR

ayrica bak: Türkler, Osmanlı, Balkanlar ve Ortadoğu + Kültür 

Yusuf Küpeli, HUN KONFEDERASYONU, HUNLAR’IN ÇİN’E VE BATI’YA AKINLARI, HUN GÖÇEBELERİ’Nİ ÇEVRELEYEN MEDENİYETLER VE DİĞER HALKLAR, “FLAGELLUM DEI=TANRI’NIN KIRBACI” ATTİLA VE HUN KÜLTÜRÜ HAKKINDA KISA NOTLAR

ayrıca bak: Türkler, Osmanlı, Balkanlar ve Ortadoğu  

 

Yusuf Küpeli, GÜNÜMÜZ BULGARİSTAN’INA ADINI VEREN VOLGA BULGARLARI, BULGAR DEVLETİ VE MACARLAR HAKKINDA KISA NOTLAR

a)      Volga Bulgarları ve modern Bulgar toplumu hakkında kısa bilgiler

b)      Macar toplumu hakkında kısa bilgiler

ayrıca bak: Türkler, Osmanlı, Balkanlar ve Ortadoğu  

 

 

Yusuf Küpeli, SELÇUKLU İMPARATORLUĞU ÖNCESİ İSLAM DÜNYASI, VE ABBASİ HALİFELİĞİ ÜZERİNE ÇOK KISA NOTLAR

 

Yusuf Küpeli, MÜSLÜMAN ARABLAR İLE TÜRKLERİN İLK TEMASLARI VE TÜRKLERİN MÜSLÜMAN OLMALARI ÜZERİNE KISA NOTLAR

 

ayrıca bak: Türkler, Osmanlı, Balkanlar ve Ortadoğu

 

 

Yusuf Küpeli, BÜYÜK SELÇUKLU İMPARATORLUĞU ÜZERİNE ÇOK KISA NOTLAR

 

Yusuf Küpeli, ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ, YA DA “RUM SULTANLIĞI” VE İLK HAÇLI SEFERLERİ ÜZERİNE KISA NOTLAR

 

ayrıca bak: Türkler, Osmanlı, Balkanlar ve Ortadoğu

 

Yusuf Küpeli, BABA İSHAK AYAKLANMASI, ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ’NİN MOĞOL İLHANLI (İL-KAĞANLIĞI) DEVLETİ’NİN VASALI HALİNE GELMESİ VE DAĞILARAK BEYLİKLERE AYRILMASI ÜZERİNE KISA NOTLAR

 

a) Baba İshak, ya da Babai ayaklanması üzerine kısa notlar

 

b) Moğollar’ın kuzeyden ve güneyden ilerleyişleri, Anadolu’da Moğol istilası, Erzurum’un düşüşü, Kösedağ savaşı, Anadolu Selçuklu Devleti’nin Moğol İlhanlı Devleti’nin vasalı (kölesi) haline gelmesi, Altın Ordu (Kıpçak Kağanlığı) ile ilişkiler, çalkantılı yıllar, dış güçlerin de müdahil oldukları iç çatışmalar üzerine kısa notlar

 

c) Anadolu (Rum) Selçuklu Devleti’nin ve Moğol İlhanlı Devleti’nin yıkılışları ve ilk Anadolu beyliklerinin şekillenişleri üzerine çok kısa notlar

 

ayrıca bak: Türkler, Osmanlı, Balkanlar ve Ortadoğu

 

Yusuf Küpeli, Irkçı Siyonist ve faşist İsrail devletinin Filistin halkını sistematik olarak yoketme ve kalanını anayurdundan kaçırma eylemleri üzerine notlar

(...) Albert Einstein ve arkadaşı Hannah Arendet, İsrail devletinin kuruluş aşamasında, 4 Aralık 1948 günü, ünlü New York Times’in editörlerine yazdıkları mektupla, “İsrail’de faşizmin yükselebileceği” konusunda uyarıda bulunmuşlardır. Onlar, İsrail’de Menachem Begin önderliğinde yeni kurulan “Özgürlük Partisi”nin (Tnuat Haherut), felsefesi ve kullandığı yöntemlerle Nazi ve Faşist partilere benzediğinin altını çizmişlerdir...

 

Prof Michel Chossudovsky, İsrail Askeri Stratejisi: “Onları Tamamen Yoketmek”. Ezici Soykırımın Kanıtları, Gazze’deki Tüm Kesin Ölüm ve Yıkım Verileri  (türkçesi: Yusuf Küpeli)

“ (...) Gazze ülkemizin bir parçasıdır ve biz oraya sonsuza dek yerleşeceğiz,... Ardından, Gazze’den kaynaklanan terörü yokedebilme amacıyla, orası (Gazze), egemen İsrail’in bir parçası olacak ve Yahudilerin yerleşimine açılacaktır. Keza bu durum İsrail’in konut krizine rahatlık, çözüm sağlayacaltır.”

ayrıca bak: Filistin Memleketimdir

 

Prof Michel Chossudovsky, Israel’s Military Strategy:”Obliterate Them Completely”. Overwhelming Evidence of Genocide, Precise Data on Death and Destruction in Gaza

Yusuf Küpeli, ÜÇ KURUŞLUK PETROL VE DOĞAL GAZ UĞRUNA SATILAN, KATLEDİLEN FİLİSTİN HALKI VE POLİTİKACILARIN SAHTE SÖZLERİ

(...) Bu satırlar yazılırken, İsrail ordusunun Gazze şeridindeki Filistin halkına karşı başlatmış olduğu “Bıçağın Koruyucu Ağzı Operasyonu” adındaki saldırısı, ağır bonbardımanları, 12nci gününü, kara harekatı ise 2nci gününü doldurmuş durumda. (metnin tamamı için tıkla)

 

Prof Michel  Chossudovsky, Savaş ve Doğal Gaz: İsrail İşgali ve Gazze’nin Denizde Kıyıya Yakın ve Kıyı Boyunca Karadaki Gaz Alanları

(...) Ocak 2009’da, ilk kez, Global Research sitesinde basıldı.

Filistin’in doğal gaz alanları, işgal süreci içinde, uluslararası yasalar çiğnenerek İsrail tarafından de facto (emrivaki ile, illegal olarak) elegeçirildi... Türkçesi: Yusuf Küpeli

( metnin tamamı için tıkla )

ayrıca bak: Filistin Memleketimdir

 

War and Natural Gas: The Israeli Invasion and Gaza’s Offshore Gas Fields

 

Önsöz yerine: Ukrayna’yı geçmişten günümüze anlatan, özellikle Ukrayna’nın batısında, Katolik Ukrayna’da yoğunlaşmış olan faşist, Neo Nazi örgütlenmeleri tarihsel kökleri ile sergileyen bu çalışma, -metne yerleştirilecek fotoğraflar dışında- 12 punto ile 70 A-4 sayfasi tutmaktadır... Yusuf Küpeli (önsözün devamı ve metnin ara başlıkları için tıkla)

 

           Yusuf Küpeli, Geçmişten günümüze Ukrayna, Batı’nın desteklediği Neo-Naziler, Kırım ve toplumsal politik kriz üzerine kısa notlar

1)     

1) N                (önsözün devamı ve metnin ara başlıkları için tıklaAYRICA BAK: Irkçılık, Faşizm

 

Yeni NOT: 21 Mayıs 2014 Çarşamba günü, bu metne, birbuçuk sayfa kadar ek bilgi yüklendi. İyi okumalar diğiyle.- Yusuf Küpeli

not: Aşağıdaki 12 punto ile 10 A-4 sayfası tutan bu metin, aslında, türkçe konuşan halkların dilleri ve tarihleri üzerine yazılmış oldukça geniş kapsamlı bir kitabın bölümlerinden birisidir. Kitabın tümü yayınlandığı zaman, zengin kaynak listesi de basılacaktır. Y. K.

 

Yusuf Küpeli, ALTIN ORDU (GOLDEN HORDE) YA DA KIPÇAK KAĞANLIĞI ÜZERİNE NOTLAR

 

(...) Macarlar’ın “Kûn” olarak adlandırdıkları Kıpçaklar, Güney Sibirya’da, Moğolistan’ın kuzeybatısındaki Altaylar yöresinde, büyük Ob Nehri’nin doğduğu alanlarda yaşamakta olan Kimek Türklerine mensup idiler. René Grousset’in anlatımı ile Kimekler, aslında, Oğuzlar ile yakın akraba idiler. Hakında daha önce kısaca bilgi verilmiş olan Kaşgarlı Mahmud’a göre, bunların (Kimeklerin) dilleri, diğer Türk topluluklarının dillerinden, kelime başlarındaki “y” harfinin “c”ye dönüşmesi ile ayırt edilmekte idi... Yine René Grousset’in anlatımı ile, ilk kez 1054’de Rus tarihçiler, Oğuzlar’ı önlerine katmış olarak gelen Kıpçaklar’dan, Oğuzlar ile birlikte sözedeceklerdi...

 

(...) Kıpçak Kağanlığı, başlangıçta, büyük Cengiz-Moğol İmparatorluğu’nun batı kolunu oluşturmaktaydı. Sözkonusu devlet, 1240’lı yıllarda, Karpatlar’a dek uzanan tüm Ukrayna’yı, günümüz Rusyası’nın çok büyük kısmını, Kuzey Kafkasya’yı, Hazar Denizi’nin kuzeyini, ve Aral gölünü içine alan bir imparatorluk konumundaydı... Yeryüzünün en büyük kara imparatorluğunu kurmuş olan Cengiz Kağan’ın torunu ve Kıpçak Kağanlığı’nın kurucusu Batu (ölümü, yaklaşık 1255), 1235 yılında, Cengiz İmparatorluğu’nun batı kolunun önderliğine seçilmişti. Moğollar’dan ve Kıpçak türkçesi konuşan Türkler’den oluşan, ve içinde göçerlerin ağırlıklı olarak yeraldıkları bu birlik, birçeşit “askeri demokrasi” ile yönetilmekteydi. Bu koalisyon’da, kurulacak imparatorluğa adını verecek olanlar, kuruluşundan kısa süre sonra imparatorluğun tek egemeni olacak olan ve Kıpçak türkçesi konuşan Türkler’den başkası değildi. Kıpçak türkçesi konuşanlar arasında, daha önce ayrıntılı olarak sıralamış olduğum gibi, Tatarlar, Sibirya Tatarları, Kırım Tatarları, Kazakhlar, Kırgızlar, Karaçaylar vs. gibi Türk halkları bulunmaktadır...  metnin tamamı için tıkla

 

ayrıca bak:Türkler, Osmanlı, Balkanlar 

Yusuf Küpeli, ALTAY DİL GRUBU VE TÜRK DİLLERİ VE KÜLTÜRÜ ÜZERİNE KISA GENEL BİLGİLER

Konunun uzmanı tarihçilere göre, Türklerin bilinen en eski yurtları...

BAZI DİLBİLİMCİLER TÜRKÇEYİ ALTI KOLA AYIRMAKTADIRLAR

Yaşayan türkçeyi, Kıpçak (Kipchak) Türkçesi ve Oğuz Türkçesi olarak iki ana kola ayıran dilbilimciler olmakla birlikte, bazı dilbilimciler...

metnin tamamına ulaşmak için tıkla

 

ayrıca bak:Türkler, Osmanlı, Balkanlar  Kültür 

Yusuf Küpeli, I. Süleyman (Kanuni Süleyman, Muhteşem Süleyman) dönemi, Macaristan'ın alınışı, ilk Viyana kuşatması, diğer seferler, ayaklanmalar, İran Safavi Hanedanı ile savaşlar, ve Kürdistan olarak anılan coğrafyada yapılan idari düzenlemeler üzerine notlar  

 

  metnin ilk bölümü için tıkla

METNİN DEVAMI: Kanuni Süleyman 2 (trajedilerin Kahramanı)

2. BÖLÜMÜN DEVAMI: Kanuni Süleyman 3

 

ayrıca bak:Türkler, Osmanlı, Balkanlar

Yusuf Küpeli, MISIR TOPLUMUNUN AÇMAZI, TÜRKİYE’NİN BAŞBAKANI, VE “ÇÖZÜM” SÖZCÜĞÜNÜN ANLAMI ÜZERİNE KISA DÜŞÜNCELER

Bazı tarihi süreçlerde, bazı toplumlarda, yaşanmakta olan çağın ruhuna, toplumsal gelişmişlik düzeyine uygun çözümler bulunamayacağı, geçici de olsa toplumsal kaos süreçleri yaşanacağı gibi, sosyal gelişmenin tersi yönde geriye, geçmişe doğru gidişler de olabilir. Örneğin,...metnin tamamına ulaşmak için tıkla

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika + Türkiye- politika- ekonomi- tarih + Türkler, Osmanlı, Balkanlar

 

Yusuf Küpeli, MISIR’IN KISA GEÇMİŞİ, İSLAMLAŞMASI, FATIMİ MISIR, MISIR’DA TÜRK HANEDANLAR, ZENGİ HANEDANI, EYYUBİ MISIR, MEMLUKLULAR, VE BİR KIPÇAK TÜRKÜ OLAN BAYBARS ÜZERİNE KISA NOTLAR

 

İnsan soyunun en eski dört medeniyetinden biri olan, medeniyet geçmişi beş bin yıl geriye uzanan Mısır’da, İ. Ö. (İsadan Önce) yaklaşık 3 100 yılında medeniyet, ilk hanedan, firavunlar dönemi başlamıştır...

(...) İslamiyet Mısır’a, “Adil, doğru yönetici” anlamında “Rashidun” olarak anılan ilk dört Halife (Muhammed’in vekilleri) döneminde, Sünni İslam dünyasında adaleti ile ün yapmış olan Ömer’in (Ömer ibn al- Hattap, halifeliği, 634- 44) halifeliği yıllarında girmiştir (Şia inancına bağlı olanlar tarafından hiç sevilmeyen Ömer, 644 yılında, Abu-Lu’lu’ah adlı İranlı bir kölenin hançer darbeleri ile yaşamını yitirmiştir...)... Bizans ile yapılan yaklaşık üç yıllık bir savaşın, ve 641 yılında imzalanan bir anlaşmanın ardından...

metnin tamamına ulaşmak için tıkla

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika + Türkler, Osmanlı, Balkanlar

Yusuf Küpeli, Yalanlarla taçlanan emperyalist saldırganlıklar ve Suriye halkının trajedisi üzerine notlar

(...) Günümüzde, başta İngiltere, ardından Fransa, hatta Ürdün ve Suudi Arabistan dahi geri adım atar, Suriye’ye saldırı konusunda Beyaz Saray’ı yalnız bırakırlarken, İsveç devlet televizyonunun da ifade etmiş olduğu gibi, Suriye’ye müdahale konusunda Washington’un yanında bir tek Tayyip Erdoğan kalmıştır. Hem de O, Tayyip Erdoğan, Nobel “Barış” ödüllü savaş kışkırtıcısı Obama’yı bile geride bırakmaktadır. Obama, “müdahaleden yana olduğunu,” söylemesine karşın sorunu Kongre’ye götürme kararı alırken, “demokrat” tiyatrosu oynayan Tayyip Erdoğan, müdahale ile ilgili kararı TBMM’ne sormak istememektedir. Tayyip Erdoğan ve “komşularla sıfır sorun” gevezeliğinin sahibi dışişleri bakanı, 78 gün sürmüş olan Kosova bombardımanında olduğu gibi Suriye’nin yerle-bir edilmesini istemekte, saldırganlık taleplerinde Washington’u fersah fersah geçmektedirler... Esad’ın kalıcı olmasına ve kendilerinin gidici olmalarına yönelik korkuların ürünü olduğu anlaşılan bu savaş kışkırtıcılığının demokrasi ile, “demokrasi” gevezelikleri ile, Suriye halkı adına dökülen sahte gözyaşları ile herhangi bir bağı olmadığı bellidir.  Savaşın demokrasiye ebelik ettiği şimdiye dek görülmediği gibi, Suriye halkının acılarını arttıracağı da gün gibi ortadadır. Ayrıca Suriye’ye “demokrasi”, elleri kanlı silahlı köktendinci çetelerle, El-Kaide ve benzeri ortaçağ kalıntıları ile gelmeyecektir herhalde... Irak’ta yaşanmış olanlar, sözkonusu gerçeğin yakın zamandaki en somut kanıtıdır...  metnin tamamına ulaşmak için tıkla

 

ayrıca bak: Türkiye- politika- ekonomi- tarih  & ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon

Yusuf Küpeli, CIA, geçen gün, 1953 yılında İran’da Musaddık’a karşı örgütlenmiş olan askeri darbenin kendi işi olduğunu itiraf etti ve darbe ile ilgili ayrıntılı bilgiler yayınladı... Bu bilgileri olduğu gibi, ingilizce aslı olarak sinbad.nu ye yerleştiriyorum. Sözkonusu bilgilere gözattığınız zaman göreceğiniz gibi, ben tüm bu bilgileri, Bazı silahlı kuvvetlerden ve askeri darbelerden örneklerle ordu-siyaset bağı ve “Ordu siyasetin dışında kalmalıdır!” yalanı üzerine notlar başlıklı yazımın İran, Musaddık, CIA ve MI-6 darbesi başlıklı bölümünde, 2011 yılı ağustos ayı başında vermiştim. “Ajax Operasyonu”nu kod adlı darbeyi yöneten Kermit “Kim” Roosevelt’in kimliği hakkında oldukça geniş bilgiler aktarmıştım. Vaktiniz olursa, hem CIA’nın raporuna ve hem de vaktiyle benim yazmış olduklarıma gözatar, iki metni karşılaştırır ve sinbad.nu sitesinin nekadar güvenilir olduğunu bir kez daha anlarsınız... Aslında, aynı darbe ve Kermit Roosevelt hakkında doğru bilgileri, kısa da olsa, 7 Mart 2005 günü sinbad.nu ye yerleştirmiş olduğum Kiralık bir iktisatçının itirafları   başlıklı çevirimin açıklayıcı notlarına da koymuştum...

İyi okumalar dileğiyle

CIA raporuna ulaşmak için tıkla           ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon

 Yusuf Küpeli, Yalanın gölgesinde insan kanı ile yazılan politikalar

(...) İlginç olan, “gevezelik” olarak tanımlanabilecek yorumlar sırasında, Suriye muhalefetini temsileden bir konuşmacı, sözkonusu bombalamaların, içinde olduğumuz ayın ortasında Washington’a gidecek olan başbakanın, Tayyip Erdoğan’ın elini güçlendireceğini, rahatca ifade etti. Doğrusu Suriye hükümeti, kendilerine karşı düşmanca davranan Tayyip Erdoğan’ın elini güçlendirmek için mi bu bombalamaları yapmıştı? Hem’de Washinton’un Moskova’ya yaklaştığı ve Moskova ile birlikte Suriye için uluslararası bir konferans toplanmasını kabulettiği sırada Suriye hükümetinin böyle kirli bir işe kalkışmış olmasının ne anlamı olabilirdi?.. Yalan sırıtmaktaydı...

ayrıca bak: Türkiye- politika- ekonomi- tarih 

Çevirmenin ön notu: Yusuf Küpeli, “ayak öpme gösterileri” ile birlikte yürütülen yalan kampanyası hakkında

(...) Bergoglio’nun görevi, Katolik inancına bağlı yoksul Latin Amerika halklarını ABD dış politikasının ve Wall Street’in hesaplarına uygun olarak yönlendirmektir. Bu nedenle, rolünü iyi oynayabilmek amacıyla O, tutucu Cizvit kimliğini geri plana iterek -hem erkeklerin ve hem de kadınların tarikatı olan ve yoksullara yakın duran- Franciskan (Franciscan) mezhebinin kurucusu St. (Aziz) Francis’in (1181/ 82- 1226) adını almıştır. Rolünü daha iyi oynayabilmek, yoksul halkı aldatarak Washington’a daha iyi hizmetler sunabilmek için O, kameralar önünde ayak yıkama gösterileri yapmaktadır...

 

“Washinton’un Papası”? Papa I. Francis Kimdir? Kardinal Jorge Mario Bergoglio ve Argentin’in “Kirli Savaşı”

yazar: Prof Michel Chossudovsky

Global Research, 14 Mart 2013

türkçesi: Yusuf Küpeli

Vatikan, Papayı seçen Kardinaller Kurulu’nun özel toplantısında (conclave), Kardinal Jorge Mario Bergoglio’yu Papa I. Francis adıyla seçti.

Jorge Mario Bergoglio kimdir?

“Kondor Operasyonu”

Wall Street ve Ulusal Ekonomik Gündem

Wall Street ve Katolik Kilisesi Hiyerarşisi

“Kirli Savaş”: Kardinal Jorge Mario Bergoglio’ya yönelik Suçlamalar

Diktatörler için kutsal ilişki

Katolik Kilisesi: Şili karşıtı Arjantin

“Kondor Operasyonu” ve Katolik Kilisesi

Jorge Mario Bergoglio: “Vatikan’da Washington’un Papası”

Washington’un ve Wall Street’in Papası Vatikan’da?

Yazarın Notu

çevirmenin bilgi notları:

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika  + Irkçılık, Faşizm

not: 12 punto ile 31 A4 sayfası tutan aşağıdaki metnin tamamının okunmasının yararlı olabileceğini düşünüyorum. İyi okumalar dileğiyle.- Y. K.

Yusuf Küpeli, Türkiye’de şiddet kültürü; seçimden seçime demokrasi; Türkiye halklarına, Türklere ve Kürtlere ihanet; “barış” yalanı, “başkanlık” tezgahı, yalanlar ve ikiyüzlülükler üzerine

1) Demokratik denetimsizlik, terör, hile, ikiyüzlülükler ve kurulan “başkanlık sistemi”  tezgahı üzerine

2) Gizli servislerce manupule edilen kitlelerden kopuk terör guruplarının yığınsal demokratik mücadeleye zararları, bu konuda söylenen yalanlar, “demokrasi” yalanı,  sahte “barış”, Türkiye’ye, Türk ve Kürt toplumuna ihanet üzerine kısa kısa

3) Dünyada demokrasinin yokluğu, şiddetin egemen olduğu bir dünya, terör üzerine ikiyüzlülükler, yalanlar

4) Geçmişe dönüşlerle yaşamın her alanında terör, terör yöntemlerinin topmlumsal mücadeleden dışlanmasının gereği, ve “başkanlık” tezgahına basamak yapılmak istenen “İmralı” üzerine

 

ayrrıca bak: Türkiye- politika- ekonomi- tarih  & Kürtler

not: Birçok yerde doğru yazılmış olmakla birlikte, aşağıdaki metnin biryerinde, Bartolomeu Dias adı yerine dalgınlıkla Vasco da Gama adı yazılmıştır. Yine kendi kendime tesadüfen farkettiğim bu hatayı düzeltir, özür dilerim. Yusuf Küpeli, 2014.01.05

 

not: 13 Kasım 2012 günü saat 12:00'den sonra aşağıdaki göreceli uzun metne bazı yeni bilgiler eklendi ve görülebilen imla hataları düzeltildi. Metnin uzunluğu, 12 punto ile 73 A-4 sayfasına ulaştı. İyi okumalar dileğiyle- Y. Küpeli

- Yusuf Küpeli, Barbaros kardeşlerin, Oruç Reis’in ve Hızır Reis’in (Barbaros Hayrettin) olağanüstü başarıları üzerine notlar

ayrıca bak: Türkler, Osmanlı, Balkanlar

 

Yusuf Küpeli, “Türklüğü, cumhuriyeti, ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni korumak” yalanı üzerine

“Türküm, doğruyum, çalışkanım...”

“Türklüğü, cumhuriyeti, ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni koruma” yalanının gölgesinde kalan bazı gerçekler üzerine

Mali-sermaye güçlerinin diktatörlüğü faşizm, sürekli tekrarladığı “ulusal birlik” söylemlerine karşın, birliği onulmaz biçimde tahribeder ve halkı aşağılar

“Türklüğü koruyan” 301. madde ve aslında olması gereken hakkında

ayrıca bak: Türkiye- politika- ekonomi- tarih

 

Yusuf Küpeli, Savaşa hayır!

metnin yamamına ulaşmak için tıkla  ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon

 

not: aşağıdaki metinler, çeviri, 8 Haziran akşamı İsveç saati ile 23:15'de (Türkiye saati ile 00:15) gözden geçirildi, ve görülen bazı hatalar düzeltildi.- Y.K.

Yusuf Küpeli, Yangın yayılırken

Türkiye’nin yakın çevresinde, özellikle güneyinde ve güneydoğusunda -tüm Ortadoğu’yu, hatta dünyayı sarabilecek- tehlikeli gelişmeler yaşanmaktadır ama, yazılı ve görsel basın bunların çok çok azından, o da sokak gösterileri ile sınırlı olanlarından sözetmektedir sadece...  metnin tamamı için tıkla

 

Anglo-Amerikan askeri ekseni: Arab Dünyası’nda ve Basra Körfezi’nde Kontrolu Sağlama Amacıyla Batı, Geçmişin Kutsal İttifakına Dönüyor

Yazar: Rick Rozoff

Türkçesi: Yusuf Küpeli

Global Research, 26 Mayıs 2011 http://campaign.r20.constantcontact.com:80/render?llr=o8b4necab&v=001ok9oKmGhv2V4iM4Bc9xseyV6N1qiXDdiVTg0YDqSKA6PKOoZsulPjm0h9TlB8FaUmB-w5ZyWF4YeWzLBWi92SOwY67-fmEBDDPAN8xJ2ens%3D

Stop NATO

Dönemin Anglo-Amerikan emperyalizminin bayraktarları, Başkan Obama ve Başbakan David Cameron, Afganistan’a ve Libya’ya yönelik olarak Washington’un ve Londra’nın önderliğindeki NATO kumandasında sürdürülen dünyanın iki saldırı savaşını tartışmak üzere 25 Mayıs günü Londra’da buluştular... çevirinin tamamına ulaşmak içintıkla

ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon

 

The Anglo-American Military Axis: West Backs Holy Alliance For Control Of Arab World And Persian Gulf

By Rick Rozoff

Yusuf Küpeli, “Demokrasi” mavalı ve İran’a ve Suriye’ye yönelik saldırının gerisinde duran emperyalist düşler üzerine

(...) Ortadoğu’da yeralan ortaçağ kalıntısı dini monarşilerin yakın müttefiki ve dostu olan ABD ve NATO açısından, Suriye ve İran’ın, özellikle İran’ın, ekonomik kaynaklarının ve stratejik öneminin ötesinde hesaba katılacak yanları yoktur. “Demokrasi” ve “insan hakları” söylemleri, emperyalist askeri bir müdahalenin bahaneleridirler sadece...

ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon

Yusuf Küpeli, Çorbaya kaçan sirke sineği, ya da bir komik yalancı, ve Filistin’in Kurtuluşu İçin Demokratik Cephe üzerine gerçek notlar

 

1) Özünde muhatabım olmayan, sadece gerçeklerin anlatılması için aracı olan Selehattin Okur adlı komik kişinin kuyruklu yalanları üzerine kısa kısa

 

2) Önce, bir diğer yalancının uydurmaları ve Filistin örgütüne gidiş öncesi yaşananlar, işgal, TUSLOG eylemi ve diğerleri üzerine kısa kısa

 

3) Yolculuk sırasında ve “eğitim kampı”nda yaşananlar üzerine kısa kısa

 

4) Savaş kampında tek Türkiyeli olarak yaşadıklarım ve Türkiye’de kitlelerden kopuk bireysel terör üzerine kısa kısa

 

not: Topalamı 12 punto ile 65 A-4 sayfası tutan bu metin, yaşamımım bir yıldan daha az bir kısmını kapsamaktadır. Umarım buradaki gerçekler ilginizi çeker ve sonuna dek okursunuz- Y. Küpeli

 

ayrıca bak:Sinbad'ı hazırlayan Küpeli hakkında çok kısa bilgi

Yusuf Küpeli, Bazı silahlı kuvvetlerden ve askeri darbelerden örneklerle ordu-siyaset bağı ve “Ordu siyasetin dışında kalmalıdır!” yalanı üzerine notlar

 

1) Genel bir bakış ve Clausewitz

 

2) Fransız devrimi, Paris Komünü, ve ordu

 

3) Amerikan kurtuluş savaşı, içsavaş, ve ordu

 

4) Sovyet devrimi ve ordu

 

5) Çin devrimi, ve silahlı kuvvetler

 

6) Askeri müdahaleler üzerine kısa notlar

 

6- a) İran, Musaddık, CIA ve MI-6 darbesi

 

6- b) Guatemala, United Fruit Company, ve halkcı Cuhurbaşkanı Arbenz’e karşı CIA dabesi

 

6- c) Endonezya, Sukarno, Suharto, CIA ve MI-6 darbesi

 

6- d) Kongo (Zaire), Lumumba, Mobutu, CIA darbesi ve Lumumba’nın vahşice öldürülüşü

 

6- e) Yunanistan, anti-Nazist mücadele, İngiliz tuzağı ve içsavaş, NATO ve yasadışı Kontragerilla, Lambrakis cinayeti, CIA-Papadapoulos darbesi

 

6- f) Latin Amerika, Şili, Allende, CIA ve Pinochet darbesi üzerine notlar

 

6- g) Pakistan, Zülfikar Ali Butto, Zia-ul-Hak darbesi, CIA ve ISI’nin Afganistan işleri üzerine kısa notlar  

6- h) Sözü bağlarken ahmakça ve denetim altında bazı terör eylemlerinden ve provokatörlerden örneklerle 12 mart ve 12 Eylül müdahaleleri üzerine kısa notlar  (Bu son bölüm ve beraberinde kaynaklar ileride yüklenecektir.)

 

 ayrıca bak: Kültür 

Not: İçinden bazı paragrafları aşağıya yerleştirmiş olduğum göreceli uzun metin, 12 punto ile 33 A4 sayfası tutmaktadır. Aslında, broşür olarak ta adlandırılabilecek bu metne ara başlıklar yerleştiremedim. Uzunluğuna ve ayrıca bazı farklı başlıklarla anlatılması gerektiği düşüncesi verebilecek paragraflar barındırıyor olmasına karşın, metnin her satırının birbiri ile bağlantılı olduğunu, anlatımın tam bir bütün oluşturduğunu, ve yazılanların tümüyle okunmasında yarar olabileceğini düşünüyorum. Ayrıca şüphesiz, buradaki bilgilerin mümkün olduğu kadar çok kişiye yayılmasında büyük fayda olacağına inanıyorum. Dilerim metni sonuna dek okur, arkadaşlarınıza, tanıdıklarınıza salık verirsiniz. Saygılarımla.- Yusuf Küpeli

 

Yusuf Küpeli, Evren’de bir nokta olan küçük mavi gezegenimizin yokedilişi üzerine

(...) Yeni yaşanabilir gezegenler bulup oralarda koloniler kurma fikri genel olarak doğru olmakla birlikte, bilgilerine ve anlayabildiğim kadarıyla evrenin yaradılışı ile ilgili düşüncesine derin saygı duyduğum Hawking’in sözkonusu -dünyayı en geç ikiyüz yıl içinde terketme- düşüncesindeki eksiklik ve çarpıklık, yukarıdaki paragrafta açıklanan gerçekte gizlidir... Gelecek yüz veya en çok ikiyüz yıl içinde bu dünyadan kaçarak başka gezegenlerde koloniler kurabilecek olanlar, aslında, ısınma ve sera etkileriyle gezegenimizde yaşanmakta olan doğal felaketlerin birinci derecede sorumlusu olan varlıklı yönetici elitten, ve yine nükleer bir yokoluş korkusunu insan soyuna yaşatmakta olan aynı emperylist yönetici elitten, azami kâr motivasyonu ile doğayı acımasızca yoketmekte olan yönetici elitten başkası değildir...

(...) Örneğin, dünyanın kaynaklarını vahşice sömüren ve tüm pazarları denetleyen bir avuç tekelin asıl politik merkezi olan ABD’nin, günümüzün en büyük emperyalist gücü ABD’nin, nüfusu yeni 300 milyonu biraz aşmış ABD’nin  petrol tüketimi, ve dolayısıyla atmosfere Karbon salınımı, Japonya’nın, milyarlık Çin’in, yine milyarlık Hindistan’ın, Rusya’nın, Almanya’nın, Brezilya’nın toplam tüketimine ve salınımına eşittir yaklaşık olarak. Yani ABD, tek başına bu ülkeler kadar dünyamızı, atmosferi kirletmektedir, ve buna ek olarak ABD’nin nükleer silah kapasitesi, dünyamızı defalarca yokedebilecek güçtedir. Yine ABD, uzayı nükleer başlıklarla doldurduğu gibi, şimdi bir de, kısaca HAARP adını alan bir proje ile doğayı yokedici, yıkıcı bir silaha dönüştürmeye çalışmakta ve bu işin gelecek on yıl içinde tam kapasite ile kullanılabileceğini hesaplamaktadır...

(...) German Watch’ın Aralık 2009’da basıp yayınlamış olduğu Global Climate Risk Index (Küresel İklim Riski Cetveli) başlıklı araştırmaya göre, 1990- 2008 yıllarında iklim değişikliği sonucu yaşanmış olan doğal felaketlerden sırası ile en çok zararı Bangladesh, Myanmar (Burma), Honduras, Vietnam, Nicaragua, Haiti, Hindistan, Dominik Cumhuriyeti, Filipinler, ve Çin görmüşlerdir. Siz bunlara, 2008 Ağustos sonuna doğru...

(...) Bunun ötesinde, aynı üsteki Amerikalı yetkililer, “The Asian Human Rights Commission”un ve Pakistanlı subayların bildirdiklerine göre, denetimlerindeki hava üssünü nehir taşkınından koruyabilmek için, suları insanlarla meskun alanlara yönlendirmişlerdir...

(...) “Kaza” adı verilen tüm bu cinayetlerin en korkuncu, içinde olduğumuz 2010 yılının 20 Nisan günü, yaklaşık 09:45 sularında, Meksika Körfezinde, Mississippi Deltası’na yakın bir yerde, denizin 600 metre derinliğinde başlamıştır, ve halen, bu satırların yazılmakta olduğu 2 Eylül günü felaket sürmektedir... (...) Hemen hemen dört ay, ya da yaklaşık 120 gün boyunca, -canlı zengini- Meksika Körfezine hergün 5.000 varil ham petrol karışmıştır, ve bunun yüzde 80’i halen...

 metnin tamamı için tıkla

 

not: Aşağıdaki metin, 7 Ağustos 2010 akşamı, İsveç saati ile 23:30 (Türkiye zamanı ile, 08-08-2010, 00:30) sularında baştan sona gözden geçirildi, görülebilen tüm imla hataları, ve cümle bozuklukları düzeltildi. Ayrıca, anlatımı kolaylaştıran ve zenginleştiren birkaç yeni cümle metne eklendi- Y. Küpeli

 

Yusuf Küpeli, GEÇMİŞE DÖNÜŞLERLE İSRAİL ve IRKÇILIĞIN LANETLİ YOLUNDA İŞLENEN CİNAYETLER

(...) Yukarıda özetlenmiş olan nedenlerin ışığında, İsrail ile ilgili yazmaya kalkışınca, söze nereden başlıyacağınızı bilemezsiniz. Ben yine de son günlerde basına yansımış olan bir olayı örnek olarak alıp, İsrail’de egemen ırkçı düşünce yapısı ve İsrail devletinin cinayetleri üzerine bazı bilgiler vermeye çalışacağım. Bu işi yaparken, zaman zaman gerilere gidecek, olayın İsrail tarihindeki ve Yahudi dinindeki köklerine inmeye çalışacağım. Böylece, parça parça da olsa, Yahudi toplumunun geçmişi hakkında birlikte birşeyler öğrenebileceğiz... (metnin tamamı için tıkla)

 

fanatik saldırgan Amerikalı Yahudi ve Karl Marks ile ilgili bir anım

 

Yusuf Küpeli, 1 Mayıs Müfrezesi ile Kuba gezisi 2009

a) ICAP, Julio Antonio Mella Enternasyonal Kampı, 1 Mayıs Müfrezesi, ABD’de hapiste beş Kubalı  ve Kuba gezisi üzerine kısa genel bilgiler

b) ALBA, Camilo Cienfuegos Petrol Rafinerisi ve Kuba ekonomisi üzerine geziden kısa notlar

c) Matanzas, tarla da iş, Devrim Müzesi, Dostluk Evi’nde mükemmel akşam yemeği, müzik ve dans ziyafeti

d) Devrimin 50nci yılında 1 Mayıs kutlaması, ve Kuba ile dayanışma toplantısı

e) Cienfuegos, lüks otel, sanat okulu ziyareti, ve Cienfuegos sokaklarında gezinti 

f) Cienfuegos’da Rafineri işçilerinin mahalleleri, Devrimi Koruma Komiteleri, yeniden iş, Trinidad, poliklinik ziyareti ve Kuba’da tıbbi hizmetler üzerine notlar

g) Santa Clara; savaş ganimeti müze tren; Che Guevara’nın anıt mezarı, anıtı, ve Devrim Tarihi Müzesi; ICAP lokantasında öğle yemeği; Havanaya, kampa dönüş

h) Uluslararası gece,  farklı ülkelerin katılımcılarından yemek örnekleri, müzik dinletileri ve dans gösterileri, Havana’da özgürce geçen son gün, Anneler Günü ve kampta son gece eğlencesi

i) Havana’da otelde geçen beş bağımsız gün, çevrenin adım adım keşfi, Capitol Binası, Santa Maria plajı, Havana turu ve dönüş

+

FOTOĞRAFLAR & açıklayıcı not:

metne ulaşmak için tıkla  ayrıca tıkla: Latinamerika & Afrika

Yeniden önsöz yerine:

Daha önce, 22 Nisan 2009 günü, tüm bölümleri baştan yazmış olduğum notunu buraya yerleştirmiştim. Şimdi, 21 Mayıs 2009 sabahı, Kuba ile ilgili aşağıdaki metne yeniden bazı ufak eklemeler yaptım. Bu arada metnin bazı yerlerinde çok ufak düzeltmeler...

 

Yusuf Küpeli, Kuba devrimi 50. yılını doldururken Kuba tarihinden notlar

1- Keşfedilmiş kıtayı Avrupa’nın keşfi, ve yeni toplumsal trajedilerin başlayışı

1 a- Amerika Kıtası’na ilk yerleşimler üzerine kısa notlar

1 b- Amerika Kıtası’na ilk ayakbasan Avruparılar, Eirik Raude (Kızıl Erik) ve oğlu Leif Eriksson üzerine çok kısa notlar

1 c- Piri Reis haritası ve Kolomp’tan 71 yıl önce Amerika Kıtası’nın her iki yanını ve Avustralya’yı keşfetmiş olan Çinli amiral Zheng He üzerine çok kısa notlar (devamı için tıkla)

Aşağıdaki metin, yakında Sinbad’a yerleştireceğim Balkanlar ile igili kitabın içinden alınıp yeni bir başlıkla ayrıca basılmıştır. Umarım ilginizi çeker. Y. Küpeli, 4 Aralık 2008

Yusuf Küpeli, Mani, Manicheizm, Bogomilizm, Ban Kulin ve Şeyh Bedreddin üzerine çok kısa notlar

(...) İzleri Osmanlı devleti tarafından ne ölçüde silinmiş olursa olsun, Şeyh Bedreddin’in tasavvuf anlayışının temelinde asıl olarak Mani inancının, düalist Manicheizm felsefesinin ve kozmolojisinin durduğunu yeniden ifade etmek istiyorum... Hernekadar Mani’nin izleri İran (Sasani) egemenlik alanı içinde dahi silinmeye çalışılmış olsa da, Manicheizm ile ilgili en önemli metinler Kahire’de bulunmuştur. Ve Bedreddin, Medrese eğitimini, teoloji eğitimini, Memluklu Devleti’nin (1250- 1517) merkezi Kahire’de görmüştür... Yine O’nun, Balkanlar’da varlığını sürdürmekte olan Bogomilizm inancı yandaşlarıyla, Bogomil Kilisesi ile bağı olduğu anlaşılmaktadır. Bu kilise, Bedreddin’in idam edilmiş olduğu 1416 veya 1420 yılından çok sonralara, 1400’lü yılların sonuna dek yaşamını sürdürebilmiştir...  ayrica bak: Kültür 

Not: Aşağıdaki “Stenka Razin, ve Pugachev ayaklanmaları, ve A. Pushkin, ve Dekabristler üzerine çok kısa notlar” başlıklı metin, yakında Sinbad’a yüklenecek Balkanlar ile ilgili bir kitabın alt notlarından birisidir. Bu metnin ayrıca okunabileceğini de düşündüğüm için, kitaptan önce Sinbad’a yerleştiriyorum. Umarım yararlı olur. Yusuf Küpeli, 30 Kasım 2008

Giriş

Aslında, 1300’lü ve 1400’lü yıllar boyunca tüm Batı Avrupa’da köylü ayaklanmaları yaşanacaktı. Toprakla birlikte alınıp satılabilen ve Serf adını alan toprak kölesi konumundaki bu köylüler, dini ideolojilerle ayaklanacaklardı. İngiltere’de, 1381 yılında büyük bir köylü ayaklanması olacaktı. Balkanlar’da Sloven köylüleri, 1400’lü ve 1500’lü yıllarda Habsburg hanedanına karşı isyan bayrağını yükselteceklerdi. Habsbur yönetimi 1700’lü yıllarda sistemde reform yapmak zorunda kalacaktı. Güney Almanya ve Avusturya, 1524- 26 yıllarında köylü isyanları ile sarsılacaktı. Yine aynışekilde, 1648- 53 yıllarında Fransa’da, yüksek vergilere karşı köylü isyanları olacaktı. Yine bir Balkan ülkesi olan ve Transilvanya’yı da içine alan Macaristan’da başlayan köylü ayaklanması, Avusturya Habsburg hanedanının gölgesinde kral olan Janos Zapolya (1487- 1540) tarafından 1514 yılında kanlı biçimde bastırılacaktı. Sonradan, 1526’da itibaren O’da Avusturya Habsburg hanedanına karşı başkaldıracaktı... Bu ayaklanmalara, Rusya’da yaşanan Stenka Razin ayaklanmasını (1670- 71) ve Pugachev ayaklanmasını (1773- 75) eklemek gerekir. Y. K.

Yusuf Küpeli, Stenka Razin, ve Pugachev ayaklanmaları, ve A. Pushkin, ve Dekabristler üzerine çok kısa notlar

Stenka Razin (1630- 1671) önderliğinde birkısım Güney Don havzası Kazağı (Cossack) 1670 yılında ayaklanacaktı. İlginçtir, halk şarkılarında yaşıyan Razin’in babası bir Kazak atamanı, Kazak askeri önderi olmakla birlikte, annesi Türk asıllı idi... ayrica bak: Kültür 

yeni not: Aşağıdaki metne, 15 Aralık 2008 geceyarısı, iki yeni paragraf eklenmiştir!

Aşağıdaki metin, yakında Sinbad’a yerleştireceğim Balkanlar ile igili kitabın içinden alınıp yeni bir başlıkla ayrıca basılmıştır. Umarım ilginizi çeker. Y. Küpeli, 25 Kasım 2008

Yusuf Küpeli, Devletler, azınlıklar, “devşirmeler”, Osmanlı, diğerleri, ve Obama üzerine kısa notlar

Osmanlı için Balkan kökenlilerin, veya genel olarak farklı azınlık guruplarından gelenlerin, “devşirme” konumunda olanların, toplum içindeki genel durumları ile orantısız biçimde kazandıkları bireysel başarıları ve devlet kurumları içinde yükselişleri, -nedensellikleri ile- özel olarak incelenmelidir herhalde. Fakat yine de bilinmelidir ki, bu durum, sadece Osmanlı İmparatorluğu’na özgü bir gerçek değildir... ayrica bak: Kültür 

Yusuf Küpeli, Kuzey steplerinin korkusuz suvarileri İskitler, Sarmatlar, ve torunları Alan (Osset) halkı üzerine notlar

a- Darius ve İskitler üzerine Herodotus’tan bir anlatım

 b- Osset veya Alan halkının kimliği ve tarihi üzerine kısa bilgiler

c- Kuzey ve Güney Ossetya üzerine kısa bilgiler

notlar:

- Ordzhonikidze

- Nagorno-Karabağ

- savaşın kaderini berirleyen Stalingrad ve Kursk muharebeleri

Kaynaklar:

ayrıca bak: Sovyet Devrimi ve Savaş Alanı KAFKASLAR

Yusuf Küpeli, Günümüzün bilimsel-teknolojik gelişmelerinin ışığında Montrö anlaşması üzerine yeniden düşünmek

(...) Yukarıda özetlenen bilgilerin ışığında, kendisinden daha hafif olan Breslau zırhlısı ile birlikte Ağustos 1914’de Karadeniz’e girip Rus limanlarını bombalayarak Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşa girmesine yolaçmış olan -25 bin ton ağırlığındaki ve 186.6 m uzunluğundaki- Alman Akdeniz Filosu’nun sancak gemisi ağır zırhlı Goeben (Yavuz), Ağustos 2008’de Karadeniz’e girerek Gürcistan’ın Batum limanına demirlemiş olan -dolu haliyle- 8,915 ton ağırlığa ve 154 m uzunluğa sahip USS McFaul destroyerinden kıyaslanamayacak kadar az tahrip gücüne sahip idi....

ayrıca bak: Sovyet Devrimi ve Savaş Alanı KAFKASLAR

 

Yusuf Küpeli, Kafkaslar’da körüklenen ateş ve sonuçları üzerine

 

a- “iyi aile çocuğu” ve ölçülen refleksler

 

b- geçmişten miras gerilim ve emperyalist hesaplar

 

c- olayın Türkiye açısından önemi üzerine

 

d- karşılıklı hamleler, tırmanan gerilim ve nereye dek

.

 

ayrıca bak: Sovyet Devrimi ve Savaş Alanı KAFKASLAR

Yusuf Küpeli, “Tüm nehirler pislik akıyor!”

(...) tüm bu sözde “demokrasi” kahramanı ülke yöneticileri, ABD’nin Batı Pasifik’teki yararları için, Meclis’e bile sormadan, genç “vatan” evlatlarını Kore’ye yollayıp öldürttüler. “Bu politika yanlıştır!”, diyenleri yaka-paça içeri tıktılar…

(...) Anıtkabir’i (Atatürk’ün mozolesi) bombalatmaya ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük provokasyonunu yaratmaya çalışırken, birden...

(...) Birleşmiş Milletler buradan elde edilen UNITA elmaslarının Batı’da ticaretini yasaklamıştı ama, Mucahidin nasıl Batı pazarlarını eroine doyuruyorsa, UNITA’nın da aynı Batı’yı elmasa doyurmaması için bir neden yoktu. Her işin bir inceliği, ve bu incelikleri bilen uzmanları vardı... Gizli karanlık işlerde İsrail şirketleri uzmanlaşmışlardı. İsrail şirketleri ile elmaslarını sorunsuz Batı pazarlarına süren Savimbi, buradan elde ettiği tatlı kazançlarla istediği kadar silah ve cephane alabiliyor, ve yıkımını kesintisiz sürdürebiliyordu...

Savimbi, tam hedefe yaklaştığını, Angola’nın dalından düşen olgun bir meyva gibi eline teslim edileceğini düşlerken, ülkede, hükümetin denetlediği alanlarda, zengin petrol yatakları keşfedilecekti. Ülkenin bağımsızlığını sağlamış, devrimi gerçekleştirmiş iktidar partisi MPLA, Angola hükümeti, ABD şirketleri ile petrol anlaşmaları imzalar imzalamaz, Jonas Savimbi, aralarında iki generalinin de bulunduğu 21 askeriyle birlikte 22 Şubat 2002 günü delik deşik edilerek öldürülecekti...

(...) Sonunda kalkacak, ve kulağıma fısıldar gibi, Amerikalılar buna, “Tüm nehirler pislik akıyor!”, derler deyip, evine gitmek üzere metro istasyonuna doğru yürüyecekti...  (metnin tamamı için tıkla) ayrıca bak: Türkiye- politika- ekonomi- tarih + ABD- AB- 11 Eylül ve diğer konspirasyon yazıları

Farklı bölümlerden oluşan aşağıdaki göreceli uzun metin aslında 2003 yılı içinde çok daha büyük bir bütünün parçası olarak kaleme alınmıştır. Fakat araya giren diğer işler nedeniyle unutulup basılmamıştır. Metni, günümüzdeki yeni bilgilerle birmiktar zenginleştirerek Sinbat'a yerleştiriyorum.. Önce metnin birinci bölümünü yerleştiriyorum. Yarın ikinci bölümünü yerleştireceğim ve ardından sırasıyla diğer bölümler gelecekler. Birbirleri ile bağlantılı olmakla birlikte her bölüm ayrı bir yazı olarak okunabilir.- Yusuf Küpeli, 13 Nisan 2007

Yusuf Küpeli, ABD’nin askeri gücü, toprakları dışındaki askeri üsleri, yayılması ve dünya egemenliği düşleri üzerine notlar

1- ABD’nin askeri gücü, yayılması, askeri harcamaları ve yeniden kışkırtılan silahlanma yarışı üzerine bazı genel bilgiler

2- Rio Paktı, ABD’nin Latin Amerika üsleri ve Latin Amerika’yı sömüren ticari bağlar üzerine bazı notlar

 

geliyor:

3- ABD’nin Avrupa üsleri üzerine kısa notlar

not: “Dünya imparatorluğu yolunda denizlerde egemenlik” başlıklı aşağıdaki 12 punto ile 10 sayfa (normal A4 dosya sayfası) tutan metin, aslında çok daha geniş bir bütünün parçası olarak 2003 yılında kaleme alınmıştır ama...

Yusuf Küpeli, Dünya imparatorluğu yolunda denizlerde egemenlik

- Egemenliğe doğru ve kısaca jeoplitik teoriler

- Denizlerde egemenliğin aygıtları, ABD filoları

- Türkiye’yi de yakından ilgilendiren 6. Filo ve ABD- Türkiye ilişkileri üzerine bazı notlar

 ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül ve diğer konspirasyon yazıları

Bir çeviri ve oniki not

İsveç Komünist Partisi (SKP) adlı örgütün Riktpunkt adlı merkezi yayın organının 16 Ağustos 2006 tarihli 4ncü sayısında yayınlanmış olan... - Yusuf Küpeli, 18/ 11/ 2006

Peter Cohen, Sionistler naziler gibi davranmaktadırlar

- Bir terörist nedir?

- Sionist-Nazi işbirliği

- İsrail’e yönelik tehdit yoktur

- Barışa ilk adım

ayrica bak: Filistin Memleketimdir

Yusuf Küpeli, Halkın ekmeğine ve özgürlüklerine saldıran 12 Eylül darbesi; hazırlık tatbikatı 12 Mart darbesi ve dünyanın en ünlü ajanprovokatörlerinden biri üzerine kısa notlar

- 12 Eylül 1980 darbesi üzerine notlar

a. “Ahtapot operasyonu” ve devletin  teröristi

b. Darbeye döşenen yoldaki faşist terörden bazı kısa örnekler

c. Askeri müdahaleyi gerekli kılan, NATO açısından gelişmenin darbesiz atlatılmasını engelleyen nedenler

- 12 Eylül’ün basamağı ve hazırlık tatbikatı olarak 12 Mart 1971 askeri darbesi üzerine kısa notlar

a. 12 Mart’ı 12 Eylül darbesinden ayıran temel özellikler üzerine not

b. Batur’un altının oyulması üzerine çok kısa bazı notlar

c. sivil kesimdeki ayrışma üzerine çok kısa notlar

d. Erim hükümetinin tasviyesi üzerine çok kısa notlar

e. İz silme cinayetlerinden bazı örnekler

f. 12 Mart Darbesi’nin 12 Eylül Darbesi’ne başılaca katkıları

- Düşünmeye çalışan insanlara yardımcı olmak amacıyla Çarlık Rusyası’nın gizli polisi Okhrana ve gerçek bir ajanprovokatör olan Azev üzerine kısa notlar  bak: Irkçılık, Faşizm

yusufk@telia.com