GABOR STEINGART,

BARACK OBAMA’YA NOBEL SAVAŞ ÖDÜLÜ  

Obama kendisinde hiçbir şeyi değiştirmedi, değişen, onu değerlen-dirmeye tutan ölçüydü. Başkanlar için geçerli olan ölçü birimi gerçek yaşamdır...

 

BARACK OBAMA’YA NOBEL SAVAŞ ÖDÜLÜ  

 

GABOR STEINGART

 04 Aralık 2009

Obama kendisinde hiçbir şeyi değiştirmedi, değişen, onu değerlen-dirmeye tutan ölçüydü. Başkanlar için geçerli olan ölçü birimi gerçek yaşamdır...


ABD lideri Barak Obama, yeni Afganistan savaş stratejisini açıklarken, şimdiye kadar hiç bu kadar inandırıcılıktan yoksun olmamıştı. Konuşan bir Nobel Barış Ödülü taşıyıcısı değil, ‘savaş ödülü’ sahibiydi sanki. Obama, söylemleriyle kendisinden önceki başkan George W. Bush’tan farksız olmadığını gösterdi. 


Pentagon’un ve ABD ordusunun üst birimleri, Obama’nın ve Ulusal Güvenlik Kurumu Başkanı’nın uygun bir şekilde sahneye çıkmaları için ellerinden geleni yaptılar.


Obama’nın West Point’te bulunan General Eisenhower Salonu’na girişinden birkaç dakika önce, orda bulunan askeri okul öğrencileri Obama’nın konuşmasına coşkulu bir şekilde reaksiyon göstermeleri konusunda uyarıldılar. Ancak bu uyarı etkisiz kaldı. Askerler oldukça soğuktu.


Huzursuzluğu hissetmek için kimsenin askeri okul öğrencisi olmasına gerek yoktu. Bu konuşma, şimdiye kadar Obama’nın yaptığı, inandırıcılığı en az olan konuşmaydı. Obama sorumluluktan bahsetti. Ancak her cümlede işgal taktiğinin kokusu vardı. Kurban istiyordu Obama, ama bu kurbanları ne için istediğini temellendiremiyordu .


30 bin Amerikalı askerin daha Afganistan’a girmesi ve hemen geri dönmesi gerekiyor. Amerika savaşa ve işgale devam ediyor, sözüm ona barışa ulaşmak için. Bunu uygulamaya sokan ise bir ‘Nobel Savaş Ödülü’ taşıyıcısı. 


Her iki birliğin de nasıl hareket edeceği konusunda  Obama’nın elinde uygun sayılar var. Bush dönemine kıyasla Afganistan’da bulunan asker sayısı dörde katlandı. Bu artış ülkedeki şahinleri etkilemeli. 18 ay sonra yani yeni başkanlık seçimlerinin kampanyaları başlamadan önce, savaşın kirli yüzü bitirilmeli ve geri dönüş başlatılmalı. Bu kez ötecek olan barış güvercinleri olmalı.


Obama konuşmasının metnini sanki eski Başkan Bush’un kütüphanesinden aldığı konuşma metinleri ile birleştirmişti. Aşırı uç radikaller inançları gereği masum insanları asıp kesse de İslam mükemmel bir din. Çok yakın bir zamanda önce ülkedeki sorumluluk yeni seçilen Hamid Karzai’ye verildi. Taliban tehlikeli ve her geçen gün güç kazansa da ABD, Karzai’ye seçimleri kazanması yönünde verdiği desteği savaşın bitmesi konusunda da göstermeliydi.


OBAMA’NIN ‘TILSIMLI’ BÜYÜSÜ TÜKENDİ


Böyle hızlı bir şekilde başlamak ve bitirmekten, bir ülkeye girip çıkmaktan kim olursa olsun başı döner. Bu tarz bir yürüyüşü şimdiye kadar sadece Fransız devrim tiyatrosundan tanıyoruz. Birlikler sağdan giriyor, zor bir top fırtınası  öte yandan ise soldan geri çekilme. Ve sonunda ölüler bile sahnenin kenarından el sallıyorlar.


Bu sefer seyirciler dahi büyülenmedi, tam aksine şaşkınlık içindeydi. Bu durum geçtiğimiz haftalarda birçok bölgede fark ediliyordu. Obama artık eskisi gibi büyülü bir iz bırakmıyordu insanların üzerinde. Sözlerinin çekiciliği artık yavaş yavaş gücünü kaybediyor. 


Obama kendisinde hiçbir şeyi değiştirmedi, değişen onu değerlendirmeye tutan ölçüydü. Başkanlar için geçerli olan ölçü birimi gerçek yaşamdır.
Hükümetin başında yer alan biri için belirleyici olan ilk şey kendi yurttaşlarının ülke içindeki rahatı ve huzurudur. İlk adres ülke içidir ve ülke içinde yaşayan yurttaşların ekonomik zorlukları, aile bütçeleri, mutluluğu çektiği acılarıdır.


İkinci yaşam adresi ise çok uzaklarda olan, politik rüyaların ve özlemlerin imparatorluğudur. Burası bir nevi tatil adresi. Bu ikinci adres cazibeli Obama’nın seçmenlerini ayarladığı yerdi. Bu bulutların arasında kuşlar tarafından inşa edilen yer, tüm seçim kampanyası çalışanlarının fanteziler diyarıydı. Hele birde ağzı iyi laf yapanlar için kocaman ve teşekküre değecek bir arazi. Obama bu diyarda, taraftarlarını n "Umut" dediği büyük seçim çadırını açmıştı.


Obama, yeni Afganistan stratejisi konusunda yaptığı konuşmasında, her iki yaşam adresinde bulunan insanlara haklılığını anlatmaya çalıştı. Obama bu nedenle bir değil iki konuşma yapmış oldu aslında. Bu yüzden inandırıcı değildi. Hem hayalperestler hem de realistler şaşkınlık içinde.
 

Obama’nın şimdilik karşıtına ihtiyacı yok, kendi varlığı yeter. 

 

Çeviri: Nurcan Dikme (www.spiegel. de)

not: Yukarıdaki haber, "kızılyıldız" haberleşme grubu (
kizilyildiz@yahoogroups.com) aracılığı ile gelmiştir.

 

http://www.sinbad.nu/