Bu metin, Latin Amerika ve ABD emperyalizmi ile ilgili bir kitabın parçasıdır

 

¨

Bolivya'da darbeyi hazırlayan pşaramiliter fapşist güçler Nazi selamı verirlerken

 

not: Aşağıdaki Bolivya ve “Küçük Adam” ve Evo Morales başpılklı metne, 2019.11. 23 Cumartesi günü bazı yeni bilgiler, Lithium ile ilkgili bilgiler eklenmiş ve bazı görülebilen imla hataları düzeltilmipştir. İyi okumalari- Y usuf Küpşeli

Bolivya ve “Küçük Adam” ve Evo Morales

Yusuf Küpeli

(...) Alfredo Ovando, Gulf Oil Company adlı holdingi millileştirmişti... İktidar artık sol eğilimli General Juan José Torres’de idi...  Bánzer (Küçük Adam), 22 Ağustos 1971 günü Juan José Torres’i devirip, cumhurbaşkanı olacaktı. ABD’nin askeri ve mali yardımları Hugo Bánzer Suárez (Küçük Adam) diktatörlüğüne akarken, Bolivya’da faşist devlet terörü yükselecekti...

(...) Darbenin nasıl gerçekleştiği ve darbenin başında kimin olduğu da artık açıklık kazanmaya başlamıştır... Darbeyi, CIA ile birlikte Luis Fernando Camacho adlı aşırı sağcı bir mülti-milyoner örgütlemiştir.  ABD’nin birlikten ayrılması için kışkırttığı Santa Cruz’daki faşist örgütlenme ile bağlantılı Luis Fernando Camacho, Kolombia’nın ve Brezilya’nın neo-liberal etiketli aşırı sağcı hükümetlerinin ve ABD’yi ülkesini işgaletmesi için davet eden Venezuela muhalefetinin yardımları ile darbeyi gerçekleştirmiştir. “Bolivya İsa’ya bağlıdır” sloganı ile hareket eden kökten dinci Hristiyanlar ile ayrılıkcı zengin Santa Cruz bölgesinde örgütlü ırkçı- faşistler, birlikte başkanlık sarayına

´´(...)  Darbenin ertesi günü Trump, Beyaz sSray’dan, Bolivya darbesi için, “demokrasi için dikkate değer bir an” ve  “Venezuela’nın ve Nikaragua’nın yasadışı rejimleri ne güçlü bir uyarı”, şeklinde konuşmuştur

 

Bolivya ve “Küçük Adam” ve Evo Morales

 Yusuf Küpeli

 

Kısaca tekrarlamak gerekirse... İspanya’ya yönelik bağımsızlık savaşı sırasında en son kurtarılan topraklar, “Yukarı Peru” olarak ta adlandırılan bazı Bolivya toprakları olmuştu. . Güneydoğu Andlar’da, Bolivya’da, deniz seviyesinden 2790 metre yükselklikte kurulu Sucre kenti dışındaki yerler kurtarılmışlardı. İleride, 1839 yılında Bolivya’nın başkenti olacak olan Sucre, Nisan 1825’de kralcı İspanyol güçlerden temizlenecekti. Bolivya, aynı yıl bağımsızlığını resmen ilanedecekti... İspanya’nın askeri güçlerini 1825 yılında Bolivya’dan tamamen kovmayı başarmış olan Bolivarcı ordunun komutanı ve ulusal kahraman Antonio José de Sucre (1795- 1830) anısına bu başkente Sucre adı verilecekti. “Yukarı Peru” olarak ta anılan bu toprakların tümüne, Simón Bolivar’ın anısına Bolivya denilecekti... Sonradan, 1898 yılında başkent, Sucre’den La Paz’a taşınacaktı... “Yukarı Peru” diye anılan yerler, Peru’nun doğusundaki Andlar coğrafyası, Bolivya toprakları olmaktadır...

 

Bolivar tarafından kaleme alınmış anayasa çerçevesinde ilk Bolivya hükümetini kuran Antonio José de Sucre, 4 Temmuz 1830 günü bir süikaste kurban gidecekti..  Antonio José de Sucre, aynızamanda Ekvador’un bağımsızlığını sağlamış olanların en önemlilerindendi. O, 15 yaşından itibaren, Venezuela’nın ve Kolombia’nın bağımsızlıkları için de savaşmıştı

 

Bolivya’da, 1940’lı yılların başında, geniş toplumsal tabanı olan iki güçlü parti doğmuştu. Bunlardan Milliyetçi İhtilalci Hareket (Movimiento Nacionalista RevolucionarioMNR), daha çok orta sınıflara dayanan faşist bir örgütlenmeydi. İhtilalci Sol (Partido de la Izquierda RevolucionariaPIR) adlı parti ise, Marksist ideolojiye sahip Sovyetler Birliği yanlısı bir örgütlenmeydi. Her iki parti de, 1940- 44 yıllarında, parlemento da güç sahibi idiler... ABD destekli cunta, 1943 yılında sivil hükümeti devirecekti.  Faşist parti MNRAlbay Gualberto Villaroel başkanlığında yeni hükümeti (1943- 46) kuracaktı...

 

Başlayan ayaklanma ile Albay Gualberto Villaroel 1946 yılında devrilecek ve başkanlık sarayının önünde idam edilecekti... Gelecek altı yıl boyunca PIR, değişik partilerle koalisyon denemeleri yapsa da, politik istikrarsızlık bitmeyecekti. Sonunda, başkanlık seçimi sırasında, 1951 yılında, yeniden ABD destekli askeri müdahale olacaktı. Darbeci orduya karşı işçilerin ve köylülerin mücadeleleri, 1952 yılında zafere ulaşacaktı. Bu süreç boyunca (1952- 56), Ulusal İhtilalci Hareket’in (MNR’nin) lideri Víctor Paz Estenssoro cumhurbaşkanı olacaktı. Paz Estenssoro devrilirken, 1956 yılında, ABD’den büyük mali destek alan sağcı Hernando Siles Zuazo cumhurbaşkanı olacaktı. O’nun döneminde sosyal yardımlar ve sosyal hizmetler kesilirken, ABD petrol şirketleri yeniden Bolivya’ya gireceklerdi. Víctor Paz Estenssoro 1964 yılında yapılan seçimi kaybederken, 1952- 56 yıllarının başkanı Paz Estenssoro, 1964 seçimlerini yüzde yetmiş civarında oy ile kazanacaktı. Fakat, Kasım 1964’de, CIA destekli bir askeri darbe ile Paz Estenssoro devrilecek ve Peru’ya kaçmak zorunda kalacaktı... Che Guevara’nın (1928- 67) 1966 sonbaharından itibaren Bolivyalı köylüleri gerilla savaşı için örgütleme çabası, 1967 sonbaharında başarısızlıkla sonuçlanacaktı. Ekim 1967’de yaralı olarak yakalanan Che GuevaraWashington’dan gelen emre uyan bir CIA ajanı tarafından vurularak öldürülecekti...

 

Hugo Bánzer Suárez (lakabı, Kisa Adam veya Küçük Adam), Bolivya ordusuna bağlı askeri kolejde okumuş ve daha sonra da ABD’de askeri eğitim almıştı. Bánzer (Küçük Adam), Eylül 1970’de, Cumhurbaşkanı Alfredo Ovando’ya karşı yapılan darbeye destek verecekti. Alfredo OvandoGulf Oil Company adlı holdingi millileştirmişti... İktidar artık sol eğilimli General Juan José Torres’de idi...  Bánzer (Küçük Adam), 22 Ağustos 1971 günü Juan José Torres’i devirip, cumhurbaşkanı olacaktı. ABD’nin askeri ve mali yardımları Hugo Bánzer Suárez (Küçük Adam) diktatörlüğüne akarken, Bolivya’da faşist devlet terörü yükselecekti... Suárez’in yedi yıllık iktidarı boyunca işçi hareketi ezilecek, işçi sendikaları ve üniversiteler kapatılacaklar, madenlere askeri birlikler sokulacak, köylü sendikaları yasaklanacak, tüm demokratik medeni haklar yokedileceklerdi. Bánzer Suárez’in (Küçük Adam’ın) iktidarı boyunca binlerce kişi işkenceden geşirilecek, öldürülecek veya kaybolacaktı... Hugo Bánzer Suárez, Temmuz 1978’de Arjantin’e kaçacaktı... Faşist iktidarlar devrilirken, Paz Estenssoro, 5 Ağustos 1985’de, meclis tarafından yeniden Bolivya’nın cumhurbaşkanlığına seçilecek ve 1989 yılına dek görevini sürdürecekti...

 

Bolivya’nın Ayamara yerli halkından olan ve yerli halktan olma ilk cumhurbaşkanı olan Evo Morales’e(1959-)  karşı bir CIA darbesi gerçekleşmişptir. Evo Morales, sadece yerli halktan olma ilk cumhurbaşkanı değildi, aynızamanda O, .2005 yılında, Bolivya tarihinde yüzde 50nin üzerinde oy alarak seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olmuştur. Evo Morales, üçüncü kez seçilmiş olduğu 12 Ekim 2014 seçimlerini, yoksul halktan yana yapmış oldukları nedeniyle, yüzde 60.97 oy oranı ile kazanmıştır.... Emekçi yoksul halktan yana cumhurbaşkanılığı yapan ve Filistin halkının safında yeralan Morales, ülkenin petrol ve doğal gaz endüstrisini millileştirecekti. Sonuçta, Evo Morales’e yönelik darbenin CIA ve yerli işbirlikçileri tarafından örgütlenmiş olduğu açıkça belli olmaktadır. Faşist haç embolleri taşıyan paramiliter güçlerin yıkıcı saldırganlıklarının ve politik kargaşa yaratmalarının ardından, aşırı sağcı güçlerle birlikte davranan ordu komutanları, 2019 yılının 10 Kasım Pazar günü Evo Morales’e karşı askeri bir darbe gerçekleştireceklerdi....

 

Jo Tuckman’ın yazdığına göre, Meksika’ya sığınmak zorunda kalan Morales, “generallerin kellesi için 50 milyon dolar ödül koyduklarını” söylemişti... Anlaşılan, Evo MoralesChavez’in Vevezuela güvenlik güçleri ve ordusu üzerinde sağlamış olduğu kontrolun benzerini Bolivya ordusu içinde sağlayamamıştı. Yine anlaşılan, CIA darbecisi  Hugo Bánzer Suárez’in (Küçük Adam’ın) hayaleti Bolivyalı generallerin arasın varlığını hep korumuştu ve CIA bu aralıktan içeriye sızmıştı, ya da zaten hep vardı... Leonardo Flores’in yazdığına göre, darbeyi ABD ile birlikte ABD’nin kontrolu altındaki Amerika Devletleri Örgütü (Organization of American StatesOAS)  hazırlamıştı. Peter Koenig’in ifadesiyle ABD, Bolivya halkına yönelik yalana dayalı propogandaya ve Bolivya’nın içişlerine müdahaleye hiç ara vermemişti. Bolivyalı bakan Juan Ramón Qintara, Bolivya seç.mine yönelik ABD sabotajları ile ilgili olarak Bolivya Devlet Televizyo’nunda, “ABD’nin Bolivya’nın iç işlerine karışmadığı tek bir gün bile olmamıştır”, demişti. Aynı bakan, “Son elli yıl içinde ABD, kirli ellerini, Bolivya’nın tüm seçim süreçlerinin içine sokmuştur...”, diyerek sözlerini sürdürmüştü... (bak: Peter Koneing, Bolivia at the Crossroads: Choosing Between Continued Success or Handover to US Hegemony, Global Research, October 21, 2019 https://www.globalresearch.ca/bolivia-continued-success-handover-us-hegemony/5692596 ve  Leonardo Flores, Bolivia: The US and OAS Help Ovethrow Another Latin American Government, Global Research, November13,2019, https://www.globalresearch.ca/oas-us-help-overthrow-another-government/5694850)

 

Evo Morales’in kellesi için konmuş olan 50 milyon dolar ödül, anlaşılan, CIA’nın kasasından çıkacaktır. Darbeci generallere nelerin vadedilmiş olduğu, gerçekleştirmiş oldukları darbe için hangi maddi kazançları sağlamış oldukları, darbeyi hangi ABD merkezli mineral şirketlerinin ve Bolivyalı iş ortaklarının finanse etmiş olduğu ileride daha inet biçimde anlaşılacaktır.  Bilindiği gibi Allende’ye yönelik CIA darbesinin gerisinde, Şili’nin zengin bakır madenlerini kontrol eden ITT tekeli vardı...

 

Bolivya mineral zengini bir ülkedir . Latin Amerika’nın ikinci büyük doğal gaz rezervlerine sahibolan Bolivya’da, endüstride kullanılan minerallerden çinko, kurşın, kalay, altın, gümüş bakır, tungsten, sülfür, potassiun, borax, yarı-değerlitaşlar ve en önemlisi zengin lithium yatakları vardır. Kimyasal bir element olan ve genellikle eloktronik ile bağlantılı endüstrilerde, pil (bateri) yapımında kullanılan lithium,  -aynen hidyrokarbon endüstrisi gibi- devletin, Evo Morales’in kontrolu altına alınmıştır. Eldeki verilere göre dünyanın en zengin lithium reservleri Bolivya’dadır ve dünyanın en büyük lithium pazarı ise Çin’de bulunmaktadır. Çin, 2018 yılında, lithium baterileri ile çalışan bir milyon civarında taşıt üretmiştir ve bu sayının 2025 yılında üçe katlanması beklenmektedir. Bolivya ile Çin arasında 2019 başında, lithium ile ilgili olarak, kazan-kazan esasına dayalı bir anlaşma için görüşmelere başlatılmıştı. Hisselerin yüzde 51’i Bolivya’ya, yüzde 49’u Çin’e  ait olacakbir üretim merkezi, lithium baterisi ve bağlantılı ürünleri üreten bir fabrika  kurma konusunda prensip anlaşmasına varılmıştı.  ABD merkezli tekellerle Çin arasında lithium üretimini ve pazarını elegeçirme konusunda syratejik bir mücadele  verilmekte olduğu dikkate alınırsa, Bolivya’da gerçekleşmiş olan CIA darbesinin asıl nedenlerinden birisi de rahatça anlaşılabilir… (bak: China- Bolivia- A Lithium Deal, No More?, By Peter Koenig, Global Research, November 21, 2019, https://www.globalresearch.ca/china-bolivia-lithium-deal-no-more/5695530 ve China, USA and the Geopolitics of Lithiun, By F. William Engdahl, Global Research, November 19, 2019, https://www.globalresearch.ca/china-usa-geopolitics-lithium/5695377)

 

Evo Morales (1959-), Bolivya tarihinde ilk kez, ülkenin zenginliklerini halkına ulaştırmaya çalışan, yoksul halkın yaşam standardını yükseltmek için uğraşan bir başkan olmuştu.. Morales, 18 Aralık 2005 günü sosyalist parti MAS’ın (Movimiento al Socialismo) lideri olarak  ülkenin 80nci cumhurbaşkanı olduğunda yüzde 60 oranında olan derin yoksulluk oranını, yüzde 30’un altına çekmeyi başarabilmiş bir liderdir...

 

Morales’e karşı organize edilmiş protestolar, 20 Ekim 2019 genel seçimlerinin hemen ertesi günü başlatılmıştır... Oyların yüzde 47’sini alarak -anayasaya göre- ilk turda seçilmiş olan Evo Morales, kendisine en yakın rakibi Carlşs Mesa’dadan yüzde 10 (on) daha fazla oy almıştı. Çünkü, yoksul halk ve sendikalar O’nunl yanında idil... Latin Amerika’da halkının çoğunluğu, yüzde Evo Morales, iktidar koltığuna oturur oturmaz, 2006’da, ülkenin  petrol ve doğal gaz kaynaklarını ve endüstrisini millileştirmiştir... Sosyalizm için Eylem (MAS)  partisi ile birlikte Morales, çoğunlüğü yerli halktan olan işçi sınıfı için ekonomiyi geliştirmeye ve ülkeyi hızla değiştirmeye başlamıştır. Yerli halktan ilk cumhurbaşkanı olan Morales, ırkçı yönetici elite karşı savaşım vermiştir. Kısacası, ABD destekli askeri darbe,  aynızamanda azınlıktaki ırkçı faşist güçlerin .darbesidir. (bak: PSL Statement: We Condemn Military Coup; US Hands of Bolivia, By Party for Socialism and Liberation, Global Research, November 11, 2019 https://www.globalresearch.ca/we-condemn-military-coup-us-hands-off-bolivia/5694640)... Bolivya, nüfusunun yüzde 60’ı, yanlış biçimde “Hintli” (“Indian”) olarak adlandırılmış yerli halktandır. Nüfusu yeni 11 milyonu geçmiş olan Bolivya, yerli halkın çoğunlukta olduğu tek  Latin Amerika ülkesidir. Melezlerle birlikte Bolivya halkının yüzde 90 kadarı yerli kökenlidir.. .. 

 

Evo Morales yönetiminde Bolivya’nın ekonomik gelişme hızı  yüzde 4 ile yüzde 6 arasında olmuştur. Bolivya, 2002 yılında hydrocarbon endüstrisinden 173 milyon ABD doları kazanç sağlamışken, hydrocarbon endüstrisinden devletin kontroluna alınması sonucu 2006 yılında Bolivya’nın aynı endüstriden geliri 1.3 milyar dolara yükselmiştir.  Ardından, maden, elektrik, telefon ve demiryolları endüstrilerinin millileştirilmeleri süreci başlamıştır... Dünya çapında yaşanmış olan 2007- 2008 ekonomik krizi sırasında Bolivya, gelişmesini en hızlı biçimde sürdüren ender ülkelerden olmuştur. “Bolivia Economic Autlook” (https://www.focus-economics.com/countries/bolivia) başlıklı ve 5 Kasım 2019 tarihli habere göre, 2013 yılında kişi başına ulusal gelir ortalaması 2.948 ABD doları iken, nüfus artışına karşın bu sayı 2017 yılında 3.388 ABD dolarına yükselmiştir. Aynı yıllarda enflasyon da yüzde 6.5’dan yüzde 2.7’ye düşmüştür.... ABD yünetimini ve yerli ırkçı-faşist ortaklarını sonderece rahatsız etmiş olan millileştirmeler ve ülkenin bu ekonomik gelişme süreci, faşist bir darbenin gerekçesi olmuştur... Darbe öncesi, ABD kamuoyunu ve Batı’nın kamuoyunu darbeye hazırlayabilme amacıyla, “liberal” ve “özgürlükçü” etketli en büyük ABD gazeteleri,  Evo Morales’e karşı yalana dayalı yıkıcı bir karalama kampanyası başlatmışlardır...

 

Sosyalizm için Eylem (MAS)  adlı partinin ve Evo Morales’in Bolivya ve Bolivya’nın yoksul halkı için gerçekleştirmiş oldukları, ABD emperyalizmine ve bu gücün yerli ırkçı-faşist ortaklarına karşı başkaldırıları, Morales’e yönelik darbenin tek nedeni olmamıştır. Yukarıda da ifade edilmiş olduğu gibi, stratejik kimyasal element lithium için verilen stratejik mücadele, Bolivya’da yapılan yapılan darbenin başlıca nedenlerinden biri olmuştur.  Başta Bolivya olmak üzere Arjantin ‘de ve Şili’de devasa lithium yatakları bulunmaktadır ve bunların hepsi de verilmekte olan stratejik mücadelenin nedenleridir.  Bolivya’nın başını belaya sokan,  Evo Morales’in, ülkedeki devasa  lithium yataklarını kendi kontroluna, devletin kontroluna almış olması ve Lithium baterisi üretme konusunda Çin ile yapmış olduğu anlaşmadır..  Uluslarüstü firmaların lithiuma ortak olma çabalarının Evo Morales tarafından durdurmasının ardından, daha bir hafta geçmeden darbe gerçekleşmiştir. (daha geniş bilgi için bak: The Strategic Battle for Lithiun. Huge Reserves in Bolivia, Argentina, Chile, By Enzo Pellegrin, Global Research, November 14, 2019, https://www.globalresearch.ca/take-lithium-stay/5694951)

 

Darbenin nasıl gerçekleştiği ve darbenin başında kimin olduğu da artık açıklık kazanmaya başlamıştır... Darbeyi, CIA ile birlikte Luis Fernando Camacho adlı aşırı sağcı bir mülti-milyoner örgütlemiştir.  ABD’nin birlikten ayrılması için kışkırttığı Santa Cruz’daki faşist örgütlenme ile bağlantılı Luis Fernando Camacho, Kolombia’nın ve Brezilya’nın neo-liberal etiketli aşırı sağcı hükümetlerinin ve ABD’yi ülkesini işgaletmesi için davet eden Venezuela muhalefetinin yardımları ile darbeyi gerçekleştirmiştir. “Bolivya İsa’ya bağlıdır” sloganı ile hareket eden kökten dinci Hristiyanlar ile ayrılıkcı zengin Santa Cruz bölgesinde örgütlü ırkçı- faşistler, birlikte başkanlık sarayına saldırmışlardır. Luis Fernando Camacho, darbenin hemen ardından, iki yanında faşist izleyicileri ile, başkanlık sarayının içinde İncil ile poz vermiştir... Evo Morales’in millileştirmelerinin ardından, ülkenin dogal gaz rezervlerinin önemli kısmı üzerindeki kontrolunu yitiren ve servetinin önemli kısmını kaybeden Luis Fernando Camacho’nun amacı, tekrar eski gücüne kavuşabilmektir. “Bolivya İsa’ya bağlıdır, söylemi, kişisel yarar uğruna söylenen kocaman bir yalandır... Darbenin ertesi günü TrumpBeyaz sSray’dan, Bolivya darbesi için, “demokrasi için dikkate değer bir an” ve  “Venezuela’nın ve Nikaragua’nın yasadışı rejimleri ne güçlü bir uyarı”, şeklinde konuşmuştur. (bak: Bolivia Coup Led  by Christian fascist Paramilitary Leader and Millionaire – with Foreign Support, By Max Blumenthal and Ben Norton , Global Research, November 13, 2019 https://www.globalresearch.ca/bolivia-coup-led-christian-fascist-paramilitary-leader-millionaire-foreign-support/5694852Anlaşılmış olacağı gibi Trump, benzer sonun Venezuela ve Nikaragua için de gerçekleşeceğini söylemiştir. Yine anlaşılmış olacağı gini Bolivya darbesi, aynızamanda ALBA (Bizim Amerika’nın Halkları İçin Bolivarcı Birlik) örgütlenmesine yönelik bir saldırıdır...

 

Bolivya halkı, Latin Amerika halkları yaşadıkça, faşist darbelerin başarıları uzun sürmeyecektir...

 

Yusuf Küpeli

 

2019. 11. 16

 

yusufk@telia.com

 

http://www.sinbad.nu/