Yusuf Küpeli, Bazı silahlı kuvvetlerden ve askeri darbelerden örneklerle ordu-siyaset bağı ve “Ordu siyasetin dışında kalmalıdır!” yalanı üzerine notlar

 

6- b) Guatemala, United Fruit Company, ve halkcı Cuhurbaşkanı Arbenz’e karşı CIA dabesi

 

ABD Başkanı Dwight Eisenhower’in ilanetmiş olduğu “Haçlı Seferi”nin ikinci kurbanı, küçük Orta Amerika ülkesi Guatemala’nın yoksul halkı olacaktı. CIA darbesi’nin hedefi olan Guatemala’nın seçilmiş Cumhurbaşkanı Jacobo Arbenz Guzmán’ın (1913- 71; cumhurbaşkanlığı, 1951- 54) en büyük günahı, Guatemala topraklarının büyük kısmını elegeçirip muz plantasyonları haline getirmiş olan, ve buralarda Guatemala halkından işçileri karın tokluğuna çalıştırarak ABD halkına ucuz muz yetiren ABD merkezli meyva tröstü United Fruit Company’nin birkısım topraklarını millileştirerek 200 bin kadar aileye dağıtmış olmasıydı...

 

Guatemala yerlisi bir anne ile İsviçre göçmeni bir babadan doğmuş olan bu yakışıklı ve yurtsever adam, Jacobo Arbenz Guzmán, Guatemala tarihinde gerçekleşen ilk barışcı dönüşümle, uluslararası arenada tanınan demokratik bir seçimle, 15 Mart 1951 günü Guatemala’nın cumhurbaşkanlığına seçilecekti... Jacobo Arbenz Guzmán, 1935 yılında Guatemala Askeri Akademisi’ni asteğmen rütbesi ile bitirmişti. Ve O, 1937 yılında aynı askeri okula bilim ve tarih öğretmeni olarak dönmüştü... Jacobo Arbenz, 1939 yılında, toprak sahibi varlıklı bir aileden gelen ama, sosyalist düşüncelere sahibolan Maria Christina Vilanova ile aşk evliliği yapacaktı. İdeolojik olarak kocası Jacobo Arbenz’i etkilemekte gecikmeyecek olan bu aydın kadın, Maria Christina Vilanova, Şilili komünist önderlerden Virginia Bravo, ve Salvador politik göçmeni komünist Matilda Elena ile yakın dostluk içindeydi. Bu üç hanım, Arbenz ailesinin evinde sık sık tartışma toplantıları düzenlemekteydiler...

 

Guatemala, o yıllarda, “Dadı” takma adıyla da anılan rüşvetci ve acımasız diktatör Jorge Ubico tarafından yönetilmekteydi. Bu moralsiz sürüngen, 13 yıl süren düktatörlüğü (1931- 44) boyunca, -karın tokluğuna köle gibi kullanılan- Guatemalalı tarım işçilerinin terleri ve kanları ile beslenen meyva tröstü United Fruit Company’nin en büyük hissedarı Sam Zemurray’ın yakın işbirlikçisi, kullandığı biri, “dadısı” rolünü oynamıştı. Sam Zemurray, maliyeti sonderece düşük Çikita (Chiquita) muzlarını ucuza ABD pazarına sürerken, “Dadı” Jorge Ubico’da komisyonunu alıp kişisel kasasını doldurmaktaydı. Bu -daha fazla kazanç peşindeki acımasız- tiplerin her ikisinin de Guatemala halkına yönelik en ufacık bir duyarlılıkları yoktu... Gerçek anlamıyla bir “muz cumhuriyeti diktatörü” olan Jorge Ubico, 1930’lu yıllarda United Fruit Company’e vergi muhafiyeti sağlamıştı. Ayrıca O, muz plantasyonları kurması için, ülkenin topraklarının yüzlerce mil karesini aynı meyva tröstünün emrine vermişti. Diğer yandan ülkenin tek demiryolu, yine ülkenin elektrik ve telgraf sistemi, Atlantik kıyısındaki tek limanı Puerto Barrios, United Fruit Company’nin sahipliğinde, kontrolu altındaydı.

 

Ülkede tarıma elverişli toprakların yüzde 72 kadarını nüfusun sadece yüzde 2 kadarı denetlemekteydi. Ve bu üst sınıf, sözkonusu yüzde 72’nin sadece yüzde 12 kadarını işlemekteydi... Kısacası, Guatemala’da “latifunda” olarak adlandırılan devasa çiftlikler çoğunlukta idi. Bu “latifunda”lardan olan United Fruit Company’nin muz plantasyonlarında 40 bin tarım işçisi, herhangi bir sigortaya, sendikaya, güvenliğe sahibolmadan günde 12 saat 50 cent gibi sonderece düşük bir ücretle çalıştırılmakta idiler. Kişi başına ulusal gelir ortalaması rakamlarında, 1950’li yılların başındaki değerlerle, Guatemalalı bir tarım işçisinin payına yılda 100 ABD dolarından fazla düşmüyordu. Anlaşılmış olacağı gibi bu durum, kölelik düzeninden dahi kötüydü...

 

Guatemala halkının ezici çoğunluğu, Guatemalalı tarım işçileri cehennemi yaşarken, United Fruit Company, -sadece Guatemala’dan- yılda 65 milyon dolar kâr elde etmekteydi. Bu miktar, günümüzün değeri ile çok daha büyük bir sayıya tekabül etmektedir... Guatemala halkına yaşatılan bu cehennemin karşılığında Amerikalılar, ucuza Çikita muzları yiyebiliyorlardı. United Fruit Company’nin kasası milyarlarla dolarken, yönettiği ülkenin halkına düşman, bu halkı pazarlayarak komisyonunu alan diktatör Jorge Ubico’da, kendi küçük cennetinde keyif çatıyordu...

 

Sonunda, 23 Haziran 1944 günü ülkede, diktatör Jorge Ubico’ya karşı genel grev başlayacaktı. Jorge Ubico, öğretmenlerin başlatmış oldukları grevin ve göstericilerin üzerlerine askeri birlikleri sürecekti. Aralarında öğretmenler sendikası başkanı Maria Chinchilla’nın da bulunduğu 200 gösterici öldürülecekti. Sözkonusu katliamın ardından gösteriler genişleyecek ve bunlara askerler, yurtsever subaylar da katılmaya başlayacaklardı. Bu gelişmenin ardından, içinde Jacobo Arbenz Guzmán’ın da yeraldığı sol eğilimli bir grup yutsever subay, halk yığınlarının geniş desteği ile, rüşvetçi zalim diktatör Jorge Ubico’yu devirecekti. Bu yapılan, geniş halk yığınlarının yararları açısından sonderece doğru, yüzde yüz haklı, ve olması gereken bir askeri müdahale idi. Bu kez askerler, subaylar, politika da doğru safta, halkın safında yeralmışlardı ve halkın desteği arkalarındaydı...

 

Jacobo Arbenz, Juan José Arévalos başkanlığında kurulan yeni kabinede savunma bakanlığı görevini üstlenecekti. Sözkonusu gelişmenin ardından, Guatemala tarihindeki ilk özgür demokratik seçimler gerçekleşecekti. Jacobo Arbenz, hilesiz-hurdasız bu seçimlerin galibi olarak çıkacak, 15 Mart 1951’de Guatemala’nın -seçilmiş demokratik- cumhurbaşkanı olacaktı... İdealist bir insan olan Jacobo Arbenz Guzmán, kendisine oy vermiş olan geniş halk yığınlarının talepleri doğrultusunda, ülkedeki Latifunda sistemine, büyük toprak sahiplerinin ve United Fruit Company’nin kazançlarına önemli ölçüde darbe vuracak bir toprak reformu başlatacaktı. Arbenz, United Fruit Company’nin topraklarının yüzde 85 kadarını, toprak reformunun kapsamı içine sokmuştu. Daha önce de ifade edilmiş olduğu gibi Arbenz, 200 bin aileyi toprak sahibi yapacaktı. Yine O, Arbenz, eşi Maria Christina Vilanova’ya ait yedi kilometre karelik toprağı da aynı reformunun kapsamı içine sokarak topraksız köylülere dağıtmıştı... Diğer yandan Arbenz, yıllardır vergi ödemeyen United Fruit Company’nin vergi sorumluluğunu doğru ve haklı bir düzeye getirmişti. Tüm bu yapılanlar, Arbenz’in 200 bin aileyi toprak sahibi yapıyor olması, Washington’da hiç te hoş karşılanmayacaktı. Washington, Arbenz’e “komünist” damgasını vuracak ve harekete geçecekti...

 

United Fruit Company’nin en büyük hissedarı Sam Zemurray, adeta çılgına dönmüştü. O, Washington’da bulunan dostlarını ve ABD basınını alarma geçirecekti. Sam Zemurray’ın etkili dostları da, o yıllarda CIA Direktörü olan Allen Dulles ile bu kişinin ağabeyi olan dışişleri bakanı John Foster Dulles’i uyaracaklardı. Bu iki eski Nazi işbirlikçisi kardeş, ülkenin cumhurbaşkanı konumundaki Dwight (David) Eisenhower’i (yönetimi, 1953- 61) harekete geçirecekti. ABD yönetimi, “United Fruit Company’nin bu ülkedeki yatırımlarının ve ABD bankalarının Guatemala hükümetine vermiş olduğu borçların tehdit altında olduğu”, yaygarası ile karşı saldırıyı başlatacaktı. Aslında açıkça ifade etmekten çekindikleri, ve onları herşeyden çok korkutan muhtemel gelişme, Guatemala’da yaşananların, ABD’nin arka bahçesi konumundaki diğer Orta ve Latin Amerika ülkelerini etkileyecek olması idi... Başkan Eisenhower’in emri ile 1953 yılında CIA, Arbenz’e yönelik operasyonu, darbe planını geliştirmeye başlayacaktı. CIA, Arbenz’i devirme operasyonuna, bu kirli karanlık komploya (konspirasyona) “Operation Success” (“Başarı Operasyon”) adını verecekti... Başkan Eisenhower, sözkonusu gizli karanlık komplo için gizlice 20 milyon dolar tahsis edecekti- günümüzün değeri ile bu çok daha yüksek bir meblağ tutmaktadır...

 

CIA, Arbenz’e yönelik darbe için, -1936 yılından beri adamları konumundaki diktatör Anastasia Samoza’ın yönetiminede olan- Nicaragua’da küçük bir hava gücü oluşturacaktı. Sözkonusu hava gücünün pilotları, maaşlarını CIA’dan alan Amerikalı uçuculardı. Aynızamanda Guatemala’nın güneydoğu sınırındaki Honduras’ta, Albay Castillo Armas komutasında CIA’ya bağlı bir askeri birlik oluşturulacaktı. Plana göre, Nicaragua’dan kalkan CIA uçakları Guatemala’nın stratejik noktalarını ve başkanlık sarayını bombalarken, Albay Castillo Armas komutasındaki 200 kişilik özel birlikte Honduras sınırından Guatemala’ya girerek ülkeyi işgaledecek, darbeyi sonuca ulaştıracaktı. Guatemala’nın ciddiye alınacak güçlü bir ordusunun olamayışı, işlerini kolaylaştırmaktaydı anlaşılan...

 

Yalnız, dışarıdan yapacakları bu yasadışı askeri müdahaleye, uluslararası arenada geçerli bir “mazeret” üretmeleri gerekmekteydi. Bu nedenle, Washtup (çamaşır teknesi) Operasyonu kod adıyla bir başkan konspirasyon, kirli karanlık bir komplo daha hazırlamışlardı. Bu “mazeret” üretme komplosunun gereği olarak, Çekoslavakya’dan aldıkları Skoda fabrikası ürünü iki bin ton piyade silahını ve hafif topu, İsveç bandıralı Alfhem şilebi ile Guatemala’nın Atlantik kıyısındaki Puerto Barrios limanına taşıyacaklardı. Aslında kendileri tarafından satınalınıp nakledilen Çek yapımı bu silahları, “Arbenz yönetiminin Sovyetler Birliği ile ortak çalıştığı, Sovyetler’den silah yardımı aldığı”, yaygarasını kopartmak için kullanacaklardı. Şüphesiz ne böyle bir ortaklık vardı, ve ne de sözkonusu silahlar Arbenz yönetimi tarafından satınalınmışlardı ama, müdahaleye karar vermiş olanlar gerekçelerini üretmek, olmayan vicdanlarını “haklı” çıkartmak zorunda idiler... İleri de daha başka benzer işler de yapacaklar, örneğin, Saddam Hüseyin’in elinde nükleer-biyolojik-kimyasal silahlar olduğu yalanını yayacaklardı...

 

Arbenz’e yönelik olarak dışarıdan gerçekleşen askeri müdahaleye, diktatör Anastasia Samoza’ın elindeki Nicaragua’dan kalkan kimlikleri belirsiz CIA uçaklarının bombardımanları ile başlanacaktı (Anastasia Samoza, ülkeyi çelikten bir elle 1936- 56 yıllarında; Samoza ailesi ise Nicaragua’yı, Sandinist ihtilale, 1980 yılına dek, 44 yıl yönetmiştir.). Diğer yandan, CIA’ya bağlı Albay Castillo Armas komutasındaki çok iyi eğitilmiş 200 yeşil bereli kontras gücü, Honduras sınırından Guatemala’ya girecekti...

 

Sonuçta yaratılmak istenen kaos gerçekleşmiş, ve darbe başarıya ulaşmıştı. Halkının sevgilisi Cumhurbaşkanı Jacobo Arbenz Guzmán, 27 Haziran 1954 günü Meksika elçiliğinden sığınma hakkı istemek zorunda kalacaktı... Motosikleti ile Latin Amerika gezisine çıkmış ve son durağı Guatemala’da iki yıl kadar mola verip, Peru doğumlu bir sosyalist iktisatçı olan ilk eşi Hilda Gadea Acosta ile yaşamaya başlamış olan Che Guevara (1928- 1967), sözkonusu darbe sırasında Guatemala’da idi. Bir gençlik gurubuyla birlikte kısa süre direnmeye çalışan Che Guevara’da sonunda Meksika’ya, Mexico City’e sığınmak zorunda kalacaktı. Orada O, Che Guevara, -gizlice askeri eğitim görmekte olan- Fidel Kastro ve yoldaşları ile tanışacaktı...

 

Guatemala halkına yönelik askeri saldırıyı yönetmiş olan Albay Castillo Armas, özel muhafızı tarafından 1957 yılında vurulup öldürülünceye dek Guatemala’nın yeni zoraki cumhurbaşkanı olacaktı. Nüfusu yaklaşık 11 milyon olan küçük Guatemala’da 1996 yılında olaylar durulmaya başladığı zaman, 200 bini aşkın insan yaşamını yitirmişti, ve 50 bini aşkın insan da kayıptı. Birleşmiş Milletler Gerçegi Ortaya Çıkartma Komisyonu, tüm katliam ve işkence olaylarının yüzde 93’ünün sorumluluğunun CIA tarafından örgütlenen hükümet güçlerine ait oldugunu kanıtlayacaktı. Kayıplar listesindeki 50 bin kişiyi yokedenler de aynı güçlerdi... 

 

Kuba’da 1959 yılbaşında devrimi başarıya ulaştıran Fidel Castro Ruz (13 Ağustos 1926/ 27-), ülkesinin kapılarını Jacobo Arbenz’e açacaktı. Birsüre Kuba’da yaşıyacak olan Jacobo Arbenz, kızının Kolombia’da inteharı üzerine bu ülkeye gidecek, ve 27 Ocak 1971 günü Mexico City’deki evinin banyosunda şüpheli biçimde ölmüş olarak bulunacaktı...

 

Guatemala’da yaşanan CIA darbesi, Batı’nın “demokrasi” havarisi emperyalist merkezlerinin gerçek yüzlerini, demokrasiye verdikleri değeri bir kez daha gösterecekti. ABD ve İngiltere gibi dünyaya “demokrasi” dersi verme iddiasındaki ülkelerin demokrasiye verdikleri gerçek değer, Arbenz’e yönelik darbe ile gözler önüne serilirken, silahlı kuvvetlerin politik mücadelede oynadıkları tayinedici rol de bir kez daha anlaşılacaktı. Silahlı kuvvetlerin ne ölçüde politikanın içinde oldukları, politikada ne ölçüde tayinedici rol oynadıkları gerçeği, bir kez daha anlaşılacaktı. Özellikle emekci halkın güvenliği açısından, halktan yana düşüncelerle donatılmış güçlü bir silahlı kuvvetin önemi, gözler önüne bir kez daha serilecekti. Eğer Jacobo Arbenz böyle güçlü ve ideolojik donanımı mükemmel bir orduya sahibolsa idi, karşı-devrimci güçler O’nu kolayca deviremezlerdi. Belki’de hiç deviremezlerdi...

Yusuf Küpeli

20 Ağustos 2011

yusufk@telia.com

 Başa dön                                                                   sonraki bölüm

 

 

Yusuf Küpeli, Bazı silahlı kuvvetlerden ve askeri darbelerden örneklerle ordu-siyaset bağı ve “Ordu siyasetin dışında kalmalıdır!” yalanı üzerine notlar

 

1) Genel bir bakış ve Clausewitz

 

2) Fransız devrimi, Paris Komünü, ve ordu

 

3) Amerikan kurtuluş savaşı, içsavaş, ve ordu

 

4) Sovyet devrimi ve ordu

 

5) Çin devrimi, ve silahlı kuvvetler

 

6) Askeri müdahaleler üzerine kısa notlar

 

6- a) İran, Musaddık, CIA ve MI-6 darbesi

 

6- b) Guatemala, United Fruit Company, ve halkcı Cuhurbaşkanı Arbenz’e karşı CIA dabesi

 

6- c) Endonezya, Sukarno, Suharto, CIA ve MI-6 darbesi

 

6- d) Kongo (Zaire), Lumumba, Mobutu, CIA darbesi ve Lumumba’nın vahşice öldürülüşü

 

6- e) Yunanistan, anti-Nazist mücadele, İngiliz tuzağı ve içsavaş,NATO ve yasadışı Kontragerilla, Lambrakis cinayeti, CIA-Papadapoulos darbesi

 

6- f) Latin Amerika, Şili, Allende, CIA ve Pinochet darbesi üzerine notlar

 

6- g) Pakistan, Zülfikar Ali Butto, Zia-ul-Hak darbesi, CIA ve ISI’nin Afganistan işleri üzerine kısa notlar  

 

6- h) Sözü bağlarken ahmakça ve denetim altında bazı terör eylemlerinden ve provokatörlerden örneklerle 12 mart ve 12 Eylül müdahaleleri üzerine kısa notlar  (Bu son bölüm ve beraberinde kaynaklar bir ay içinde yüklenecektir.)

 

http://www.sinbad.nu/