Türkiye- politika- ekonomi- tarih 

 

Kültür 

 

Kol ve kafa emekçileri

 

Irkçılık, Faşizm

 

Sovyet Devrimi

 

KAFKASLAR

 

Direnen Irak  & Iraq-english

 

Filistin Memleketimdir

 

Asya, Çin, Güneydoğu Asya, Vietnam, Japonya

 

ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon

 

Latinamerika & Afrika

 

İnsan Hakları

 

Kürtler

 

Balkanlar

 

Türkiye'den yazılar

 

Basından

 

Söylesiler

 

Sinbad'ı hazırlayan Küpeli hakkında çok kısa bilgi

 

linkler

 

Türkiyeli maden işçilerinin mücadelesi

Yusuf Küpeli

Bolu’ya bağlı Mengen- Gökçesu kömür ocaklarında yeraltında çalışan 2000 civarında işçi ayda en çok 250 milyon TL kazanmaktadır. Aynı işçiler işlerinin ağırlığı nedeniyle yasalara göre 7.5 saat çalışmaları gerekirken, fazla mesai ödenmeden günde 10- 12 saat çalıştırılmaktadırlar.

 

 +

 

GÖKÇESU MADEN İŞÇİLERİ SENDİKAL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ İÇİN YENİDEN YOLLARDA Direnişlerini 4 Nisan’dan itibaren kurdukları çadırda sürdüren Gökçesu Maden İşçileri, işverenin ocağı... Ayrıca İsveç’te Yusuf Küpeli kendi çabasıyla bir kampanya yürütmekte, bu kampanyayı İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya’da yayınlanan gazetelere makale yazarak ve... Bugüne kadar gerçekleşen kampanyalar içinde SES Ankara Şubenin yaptığı

 

Yusuf Küpeli, Çalışanların sorunları politik mücadele arenasında çözülebilir Kamu emekçilerinin 14 Aralık 2006’da başlattıkları grevlerle birlikte, sendikal mücadelenin yükselişe geçtiği günümüz koşullarında, çalışanların sorunlarının çözüm yolu ile ilgili temel önermeleri anımsamakta yarar vardır. Sendikal mücadele, veya işçilerin yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla işpazarında verdikleri kavga haklı ve doğru olmakla birlikte, çalışanların sorunlarının çözülebilmesi için yeterli değildir. Sorun ancak politik mücadele arenasında daha kalıcı çözümlere ulaşabilir. Bu ise, işçilerin kendilerine yönelik bir haksızlığa karşı çıkmalarının ötesinde, toplumdaki tüm haksızlıklara karşı mücadeleleri ile mümkündür. İşçilerin sorunlarının çözümü, tüm haksızlıklara birleşik, örgütlü ve demokratik yöntemlerle yığınsal olarak karşı çıkmaları ve toplumda haksızlığa uğramış diğer insanlarla, kesimlerle, sınıflarla birleşmeleri ile mümkündür...

Bağlantılı sendikal haberler:

 

TÜRK-İŞ Haber Bülteni

26 Kasım 2008

AÇLIK ve YOKSULLUK SINIRI

“ARTIK YOKSUL DEĞİL AÇIZ”

AÇLIK SINIRI 738.- YTL, YOKSULLUK SINIRI 2.404.- YTL

GIDA FİYATLARINDA DURGUNLUK VAR AMA HALKIN ALIM GÜCÜ YOK…

MUTFAK ENFLASYONU BU AY YÜZDE -0,52 ORANINDA GERİLERKEN YILLIK ARTIŞ YÜZDE 12,63 OLDU.

GEÇİM DARLIĞINDAN HALK KARNINI DOYURAMIYOR!.. ESNAF DURGUNLUKTAN ŞİKAYETÇİ…

 

İş güvencesi yasası ertelendi, işverenler memnun 

 

Halkın durumu, G Uras 

 

Bir kilo kıyma için 8 saat iş

 

Yoksullaşma, sürekli yükselen açlık sınırı, bozulan gelir dağıllımı

Türk- İş'in 27 nisan 2002 tarihli açıklamasına göre, Türkiye'de dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 987 milyon TL ve açlık sınırıda 325 milyon TL olarak belirlenmişti. Şüphesiz bu daha önceki tarihlere göre artan bir sayı idi ve artış sürekliliğini korudu. Aynı sendikanın son 27 mayıs 2003 tarihli açıklamasına göre ise yoksulluk sınırı 1 milyar 378 milyon TL'ye ve açlık sınırıda 451 milyon TL'ye yükselmiştir. Bunun temel nedeni, herşeyden önce Türkiye'deki demokratik süreçlerin yemiş olduğu ağır darbedir.

 

haber & video: ONBİN MİMAR MÜHENDİS YÜRÜDÜ

 

Tamer Uysal, KÜBA HAKKINDA VE KÜBA'YI GÖRMEK İSTEYENLER İÇİN BAZI YARARLI BİLGİLER  ABD'de binde 12, Türkiye'de binde 80 olan çocuk ölüm oranlarını binde 6'ya kadar düşürmüş bir ülke. Koruyucu hekimlik dalında çok ileri bir noktada olan Küba'da, ortalama yaşam süresi erkeklerde 75, kadınlarda 77'ye kadar yükselmiştir. Küba'da okuma yazma oranı %100 olup, dokuzuncu sınıfa kadar okumak zorunludur. Oy verme yaşı 16, sendikalaşma oranı yüzde 95'tir.

 

HALKIN DURUMU: Güngör Uras, 14 milyon aç + yoksullaşma + hırsızlar

 

Kaçak işçiye sıkı takip (haber x)

Türkiye'de yaklaşık 11 milyon kişi, sigortasız çalışıyor...

 

ILO: Hergün 5 bin kişi iş kazası nedeniyle ölüyor     

 

İş sağlığı ile ilgili gelişmeler, açıklamalar

 

Rahmi Yıldırım, SERMAYENİN 1 MAYIS KİNİ

(...) Türkiye’de ise bugüne değin tatil şöyle dursun, 1 Mayıs anısına ve anlamına uygun şekilde kutlanamadı. Sermayedar sınıfın tüm etkinliklerine alabildiğine açık olan meydanlar emekçilerin bayramına kapalı tutuldu, işçilerin bayramı sermayedar sınıfın resmi - gayri resmi örgütlerince korku ve dehşet günü haline getirildi. 1 Mayıs dendiğinde hâlâ akıllara 1977 yılında Taksim Meydanı’nda gerçekleştirilen katliam geliyor. O günden bugüne işçilerin 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama istekleri terörle karşılanıyor. Emekçilerin bayramını terörize etme çabalarına bu yıl hakaret de eklendi. Başbakan Tayyip Erdoğan 1 Mayıs'ı anısına ve anlamına uygun şekilde kutlamak isteyen emekçileri provokatörlükle suçlarken, “Ayaklar baş olursa kıyamet kopar” dedi…

 

Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,  KÖY ENSTİTÜLERİ Ve ÜRETKEN İNSAN YETİŞTİRMEK

Türkiye'nin Eğitim Sorunu Ciddi Olarak Yeniden Tanımlanmalıdır

Planlı Yaşamı Sağlayamadık

Enstitüler Vizyon Kazandırıyor

Enstitü Sorumluluk Kazandırmaktadır

Enstitüler Coşkulu ve Mutlu İnsanlar Yetiştirmiştir

Üretici Olmayan Hiçbir Kişi ve Toplum Başarılı Olamaz

 

Prof. Dr. İbrahim ORTAS, Nasıl Bir Üniversite Toplantısı ve Hacettepe Üniversitesi

Özet:
12 Kasım 2009 tarihince Hacettepe Üniversitesinde "Nasıl Bir Üniversite" konulu bir panel düzenlendi. Panele katılan konuşmacılar üniversite yöneticilerinden öğrenci temsilcisine kadar herkes üniversitelerin sorunlarını kendi penceresinde işlediler. Hacettepe üniversitesi yöneticileri, öğrenci kontenjanlarının artırılması ve uzman yetiştirmede yaşadıkları sorunları işlediler. Özellikle TUS'ta başarılı olan uzman adaylarının üniversite yerine Araştırma hastanelerini tercih etmeleri geleceğe yönelik kaliteli eğitim ve bilim insanı bulma konusunda kaygıları olduğu görülüyor. Panele dinleyici olarak katılan değişik üniversitelerden öğretim üyeleri ve öğrenciler ile üniversitelerin sorunlarını dinleme ve tartışma fırsatı duyduk. Üniversitelilerin artan düzeyde idari ve maili özerklik konusunun önemi konuşuldu. Üniversitelerin iradelerine saygı duyulması, yeni bir yüksek öğretim yasasının artık zorunlu olduğu ifade ediliyor. Panelin katılımcılarından Prof. Dr. Taner Timur üniversite kavramı ve özerkliğinin önemin…

 

Sinbad, bilgi denizinde bir yelkenli  http://www.sinbad.nu/ 

SİNBAD, GELECEĞE OLAN TÜM İNANCIYLA İŞÇİ SINIFININ, ÇALIŞANLARIN ULUSLARARASI BİRLİK VE DAYANIŞMA GÜNÜNÜ 1 MAYIS’I KUTLAR! SADECE AÇLIĞIN, YOKSULLUĞUN, BİREYLER VE ULUSLAR ARASINDA BÜYÜYEN EŞİTSİZLİĞİN, KANLI EMPERYALİST SALDIRILARIN DEĞİL, AYNIZAMANDA GERİ DÖNÜLEMEZ BİÇİMDE GELMEKTE OLAN DOĞAL FELAKETLERİN DE TEHDİDİ ALTINDAKİ GEZEGENİMİZİN YAŞANABİLİR HALE GETİRİLMESİ İÇİN GEREKLİ ULUSLARARASI DAYANIŞMANIN ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA VURGULAR!  www.sinbad.nu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, işçilerin birlik ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta demokratik gösteri hakkı işteyen sendikacılara, “Ayakların başları yönettiği bir yerde kıyamet kopar!”, yanıtını verdi.  Bu yanıtıyla başbakan, tüm çalışanları, oy aldığı yığınları ve demokratik sistemi ne ölçüde ciddiye aldığını, aslında yığınları nekadar aşağıladığını, gerçek safını belgelemiş oldu. Yine O, dünyanın 135 ülkesinde tatil olan 1 Mayıs gününün Türkiye’de de tatil olmasına ve 1 Mayıs’ın geleneksel kutlama alanı Taksim Meydanı’nda kutlanmasına kesin ifadelerle karşı çıktı.

23 Mayıs 2008 tarihli gazete haberlerinden aktaran: www.sinbd.nu

 

Türkan Saylan'ı kaybettik

(Milliyet'ten)

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü'nde tedavi gören Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği...

 

TÜRKAN SAYLAN KİMDİR?

Türkan Saylan 13 Aralık 1935'te İstanbul'da doğdu. 1944-1946 yıllarında Kandilli İlkokulu ve 1946-1953 yıllarında Kandilli Kız Lisesi'nde okuyan Saylan, 1963'te İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. Saylan, 1964-1968 yılları arasındaSosyal Sigortalar Nişantaşı Hastanesi'nden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığını aldı.
1968 yılında İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başlayan Saylan, 1971'de...

 

devamı için tıkla

Yusuf Küpeli, Çalışanların sorunları politik mücadele arenasında çözülebilir Kamu emekçilerinin 14 Aralık 2006’da başlattıkları grevlerle birlikte, sendikal mücadelenin yükselişe geçtiği günümüz koşullarında, çalışanların sorunlarının çözüm yolu ile ilgili temel önermeleri anımsamakta yarar vardır. Sendikal mücadele, veya işçilerin yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla işpazarında verdikleri kavga haklı ve doğru olmakla birlikte, çalışanların sorunlarının çözülebilmesi için yeterli değildir. Sorun ancak politik mücadele arenasında daha kalıcı çözümlere ulaşabilir. Bu ise, işçilerin kendilerine yönelik bir haksızlığa karşı çıkmalarının ötesinde, toplumdaki tüm haksızlıklara karşı mücadeleleri ile mümkündür. İşçilerin sorunlarının çözümü, tüm haksızlıklara birleşik, örgütlü ve demokratik yöntemlerle yığınsal olarak karşı çıkmaları ve toplumda haksızlığa uğramış diğer insanlarla, kesimlerle, sınıflarla birleşmeleri ile mümkündür...

 

Bağlantılı sendikal haberler:

K E S K   MERKEZ YÜRÜTME KURULU, Değerli Kamu Emekçileri, Kamu Emekçilerinin Dostları, Sevgili Mücadele Arkadaşlarım, (...) Şu anda tüm Türkiye’de yüz binlerce kamu emekçisi alanlarda ve yüz binlerce yürek birlikte atmaktadır. Bunun verdiği coşkuyla tüm emekçileri buradan bir kez daha selamlıyorum. Bugüne gelinmesinde 2007 bütçesine yaptığımız itirazların ve taleplerimizin dikkate alınmaması... (14/12/2006)

YAPI-YOL SEN MERKEZ YÖNETİM KURULU (...) 14 EYLÜL, 13 ARALIK VE 14 ARALIK EYLEMLERİNE KATKILARINDAN DOLAYI İŞKOLUMUZDAKİ TÜM ÇALIŞANLARA TEŞEKKÜR EDİYORUZ. (14/12/2006)

'Kamu emekçisi ve ailesi % 31-38 daha yoksul'

IMF EMRETTI, HÜKÜMETLER ZULMETTİ- 13 YILLIK KAYIP 149 YTL

En mutsuz çalışanlar Türkiye'de + Çalışanlar mutsuz...

Türk-İş verileriyle: AÇLIK ve YOKSULLUK SINIRI, EYLÜL 2006 + AĞUSTOS 2006 + TEMMUZ 2006

günlük basından: Asgari ücrete, 1.5 simit parası zam- Asgari ücret, net 403.03 YTL olarak belirlendi (Milliyet vs.)

İstanbul Tabip Odası, Sağlıkta Neo-liberal Dönüşüm! "SSK'ya Sahip Çıkalım!" eylemleri sürerken, İstanbul Tabip Odası SSK'ların devrinin gerçek anlamını irdeleyen ve sağlıkta özelleştirmenin durdurulması için çözüm önerilerini sunan bir broşür hazırladı. Halkın Sağlık hakkı için mücadele yürüten emekçilerin yararlanacağını düşündüğümüz broşürü aynen yayınlıyoruz. Ülke genelindeki 6.000 sağlık ocağı ve 12.000 sağlık evinin tasfiyesi ve her türlü zor koşullara karşın buralarda hizmet sürdürmeye devam eden 20.000’i hekim 60.000 sağlık çalışanının mağduriyetine, yarıya yakınının işsiz kalmasına... Amaç Sağlık Hizmetlerini Tek Elde Toplamak Değil; SSK Sağlık Kurumlarını Tasfiye Etmek... + SSK'lı hasta kurban

Yusuf Küpeli, SEKA'da UZLAŞMAMI UYUTMAMI? Umarız işçilerin ve ailelerinin yararına bir uzlaşma olmuştur ama, imzalanan protokolde fabrikanın çalıştırılacağı maddesi yeralmamaktadır. Bu satırları yazanın kanısına göre, siyasi iktidar bazı sendikacılarla elaltında anlaşarak zaman kazanmıştır. Olayın kamuoyundaki yankısı kaybolduğu...

Sinbad SEKA işçilerinin haklı direnişlerinin safındadır. SEKA'nın kapatılmasına direnen işçiler sadece kendi ekonomik haklarını değil, Türkiye'nin tüm çalışan insanlarının, Türkiye halkının haklarını savunmaktadırlar. SEKA işçileri, direnişleri ile Türkiye ve benzeri ülkelerin endüstrilerini, üretimlerini, ekonomilerini çökerterek ve bu ülkeleri sürekli borçlandırarak faizle şişen, dünya da rant düzenini/ mafya düzeninin hakim kılan emperyalist zengin ülkelerin mali merkezlerinin oyunlarını bozmaktadırlar. Unutulmasın, dünya ticaretinin sadece yüzde 5- 10 kadarı gerçek mallar üzerinedir. Gerisi paranın ve değerli kağıtların el değiştirmesidir. Bu rantiye veya üretimsiz emeksiz kazanç sağlama düzeni, dünyanın tüm çalışanlarının, gelişmekte olan ülkelerin ve yoksul ülkelerin zararına işlemektedir. Zararına işlemektedir, çünkü, paranın ve senetlerin el değiştirmesi ile elde edilen kolay kârlar asla üretime yönelik yatırımlara akmamakta, endüstrileşmenin önündeki en büyük engeli oluşturmaktadır. SEKA'nın kapatılması oyunu bu mafya düzeninin, rantiye ekonomisinin bir parçasıdır. Aynı nedenle SEKA işçilerinin direnişi, basit bir ekonomik hak kavgası olmanın çok ötesinde tüm Türkiye halkının yararlarını savunan politik bir mücadeledir. Özellikle bu nedenle toplumun en geniş kesimleri tarafından desteklenmelidir... + SEKA direnişinden basın ve sendika haberleri + Dünya kadın yürüyüşü + Irak'ın işgalinin ikinci yılında protesto

TÜRKİYE’DEKİ BÜTÜN TÜM BEL-SEN ŞUBELERİNDE AYNI ANDA YAPILAN ORTAK BASIN AÇIKLAMASIDIR : KAMU ÇALIŞANLARININ TOPLU SÖZLEŞMELERLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI (...) Sendikamız, Toplu Sözleşme hakkını bütün engelleme çabalarına karşın, uzun bir süredir kullanmaktadır. Toplu sözleşme hakkımızı bundan sonra da kullanmaya devam edeceğiz...
EMEK PLATFORMU, İNSANCA YAŞANACAK BİR TÜRKİYE İÇİN HALKIMIZA ÇAĞRI ...Emeklilik, yaşlılığımızın bir güvencesi olmaktan çoktan çıktı. Emeklilik ücretleri yetersiz. Maaş kuyruklarında ömür tüketiyoruz. Yaşlılıkta dahi çalışmak zorunda kalıyoruz. Sağlık kuruluşlarında, poliklinik önlerinde, kuyruklarda daha da hastalanıyoruz. Ameliyatlar için aylar sonrasına randevular veriliyor. Sosyal güvencemiz olmasına rağmen ek para ödemelerine maruz bırakılıyoruz. Sosyal güvencesi olmayanlar büyük bir çaresizliği yaşıyorlar. SSK Hastanelerinin devri ile sanki sağlık hizmetlerinin düzeleceği imajı verilmek isteniyor. Oysa gerçekte planlanan sağlık tesislerinin yerel yönetimlere devri ile sağlık hizmetlerinin paralı hale getirilmesidir... + SEKA'ya panzerli baskın  + Sigara fabrikası işçileri yolu kapatarak  + gelir uçurumu ve yoksulluk tablosu  + AKP yukardakilere daha yararlı
Türk- İş: SATINALMA GÜCÜNDEKİ GERİLEME HARCAMALARA OLUMSUZ YANSIYOR + KESK: hükümetin şu anda uyguladığı ekonomik programın, istikrar değil, istikrarsızlık programı 2003 ve 2004 yıllarında kamu çalışanlarının ücretlerinde enflasyona göre yüzde 3, son 10 yılda ise yüzde 14.3'lük gerileme olduğunu belirten

724 bin memur açlık sınırının altında yaşıyor + İzmir'de KESK'ten, 'maaş zammı' protestosu + Yoksulluk ve açlık sınırlarında azalma yok +

Asgari ücret sadece karın doyuruyor

Rahmi Yıldırım, Hem yoksul hem mutlu! DİE, iki yıldır ‘Yaşam Memnuniyeti Anketi’ düzenliyor. Amerikalıların tespit ettiği kadar mutsuz olmadığımızı(!) tespit ettik. ...bizim insanımız kendisini mutsuz hissetse bile bunu saklar. Elaleme karşı yüzü yıkık, boynu bükük görünmek istemez. “Nasılsın?” diye sorulduğunda “İyiyim iyiyim, şükür Allah’a yaşıyoruz” der. Biraz daha deşelendiğinde ise “Yav, iyiyiz dediysek lafın gelişi. Benimki de hayat mı!” deyip döker içini.
Dev.Maden-Sen: İSTANBUL’DA YAŞANAN ŞİDDET VE ÖLÜMLER EMPERYALİZME HİZMET EDİYOR

 

tarih 11.01.2004 "Açlık Sınırı"nın altında ücretle çalışan memur oranı yüzde 37!"

tarih 10.01.2004, Eğer cebinize her ay 594 milyon lira giriyorsa; AÇ'sınız

tarih 08.11.2003,Yoksulluk sınırı 1 milyar 610 milyon...

tarih 28.09.2003, Yoksulluk sınırı 1 milyar 346 milyon...

 

DİSK/DEV.MADEN-SEN GENEL KURULU SONUÇLANDI

 

KESK Genel Başkanı Sami Evren'in Uzlaştırma Kurulu Raporu değerlendirmesi + KESK haberleri

MADENCİLİK ALANLARINDA ORGANİK TARIM PROJESİ + İşsizlik ve Yoksulluğa Karşı "Organik Tarım" Dev. MADEN-SEN

15/ 16 HAZİRAN İŞÇİ DİRENİŞİ YOLUMUZU AYDINLATIYOR

Dev. Maden- Sen

 

Yoğun tepkilere karşın Meclis'ten geçen İş Yasası ve DİSK'in açıklaması

Emekçiler 12 Eylül 1980 darbesinden sonra ikinci büyük saldırı dalgasıyla yüzyüze bırakıldı. En temel haklar birer birer yok ediliyor.

 

Güney Asya'daki felaketi unutmayalım diye...: Okyanus Yazı, Gelenler hep aci getirdi bize hep yikim. Gidenler hep yasli koydu bizleri. Bugun dalgalar gelir üstümüze, Dünse toplu tufekli ordular. Gelenler hep aci getirdi bize. devamını okumak için tıkla

James Petras'tan bir yılbaşı öyküsü: index.php-option=com_content&task=view&id=128&Itemid=2

 

Stockholm Sosyalist Forumu Globalizmin işçi ve emekçilerin yaşamlarında yolaçtığı kötüleşmeler, Avrupa Birliği’nin izlediği emperyalist politikalardan... ...gerçek ücretlerinin düştüğünü ve yoksulluğun arttığını  ABD’nin Irak’ın altyapısını yok ettiğini belirten yazar daha sonra...

 

AVRUPA BİRLİĞİ SONUÇ BİLDİRİSİ, BRÜKSEL, 16- 17 ARALIK 2004, (İKV tarafından yapılan gayrıresmi çeviri)  

Murat Kuseyri İsveç’in uyuşturucu politikasında liberal rüzgarlar

Murat Kuseyri Asalak mıyız? göçmen işçilere yönelik ırkçı yaklaşımlar

 

tarih 11.01.2004 "Sigaraya her gün 17 milyon dolar ödüyoruz!" Peki ya sigara ile bağlantılı hastalıklara nekadar ödüyoruz?

Dev.Maden-Sen: Özelleştirmelere hız verildi, iş cinayetleri can almaya devam ediyor; AŞKALE’DE KÜKÜRTLÜ LİNYİT OCAĞI 9 İŞÇİYE MEZAR OLDU 

Dev.Maden-Sen: 12 EYLÜL HUKUKU  KALDIRILMALIDIR + GÖKÇESU’DA BİRLİK

SSGSS karşıtı yürüyüş coşkuyla tamamlandı!

"Kar, boran, fırtına işte geldik Ankara!"

SSGSS Yasa Tasarısı'na karşı İstanbul'dan başlayan yürüyüş bugün (17.01.08) Ankara'da sona erdi. Saat: 11.00'da Kurtuluş Parkı'nda... (...) Yürüyüş kolu 'Dikkat! emekliliğimiz ve sağlığımız tehlikede! Herkese sağlık ve güvenli gelecek için Ankara'ya yürüyoruz' şiarlı TEB, TÜRMOB, BASK, KESK, DİSK, TMMOB, TTB ve TDHB imzalı pankart ve dövizlerle birlikte...  (...) "Sağlık haktır, satılamaz!", "Parasız eğitim, parasız sağlık!",  "AKP sağlığa zararlıdır!", "Emekçiye değil, çetelere barikat!", "Genel grev, genel direniş!" sloganları atıldı...

Prof. Dr. İbrahim Ortaş, Türkiye'de İşsizlik Oranı ve Nitelikli İş Gücü Arayan Sektörler

Türkiye'nin İşsizlik Durumu Nedir?

Konu Bilimsel Olarak İncelendi

Gelişmiş Batı Ülkelerinde Durum Nedir

Türkiye'nin Eksiği Nitelikli İşgücü Eksikliğidir

Ne yapılabilir?

Yeni Bir Eğitim Ve Kalkınma Hamlesi Başlatmak Gerekir

Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Bilimsel Etik Kurullarının Gerekliliği Bilim Etiği uzun tartışmalardan sonra özellikle de son zamanlara bilimsel aşırmaların yaygınlaştığı bir dönemde TÜBİTAK bünyesinde bir merkez kuldu ve TÜBA 1 Aralık 2001 tarihinde yaptığı toplantıda Bilimsel Araştırmalarda Etik ve Sorunları başlıklı raporda 6 temel ilke açıklamıştır.
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,  Çukurova Üniversitesi, Türkiye'nin Bilim Dallarına Göre Bilimsel Yayın Potansiyeli ve Dünya İle Karşılaştırması ULAKBİM yakın geçmişte “Türkiye Bilimsel yayın Göstergeleri (I) adı altında 1981-2006 yılları arasında dünyada ve Türkiye’de yapılan bilimsel makale üretimini ve buların atıf sayısı ve etki değerlerini belgeleyen bir kitap yayınladı...
EĞİTİM SİSTEMİNİN, EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN, ARAŞTIRMACILARIN, ÜNİVERSİTELERİN SORUNLARI, Prof. İbrahim Ortaş'ın yazıları + basında eğitim sorunları, okula gidemeyen kız çocukları, açlık sınırında eğitmenler, üniversitede okumanın maliyeti, aç gezen öğrenciler ve sorunlar sorunlar

http://www.sinbad.nu/