NOT: Yayınlanmadan önce, aşağıdaki metinde, sinbad.nu tarafından düzeltmeler yapılmıştır. Bu değişikliklerin doğal sonucu olarak, metne eklemeler gerçekleştirilmiştir- sinbad.nu

 

Kaya Karan, BP’nin suç ortağı Halliburton, Savaştan Kar Sağlayan Tekeller

Geçtiğimiz günlerde yoğun olarak gündeme gelen Meksika Körfez faciası kimilerince unutuldu, unutturuldu bile. Oysa ki bu çevre felaketi  2010 Nisan'ında, bundan 5-6  ay kadar önce meydana gelmişti. 

(...) Bu felaketin sorumlularından olan Halliburton şirketinin sicili kabarık. Öyle ki...

 

Geçtiğimiz günlerde yoğun olarak gündeme gelen Meksika Körfez faciası kimilerince unutuldu, unutturuldu bile. Oysa ki bu çevre felaketi  2010 Nisan'ında, bundan 5-6  ay kadar önce meydana gelmişti. 

Meksika Körfezi’ndeki petrol kuyusunun patlaması sonucunda yaşanan facianın sorumlularından biri oldukça tanıdık; Halliburton şirketi. Gündeme hiç getirilmedi, sanki üzerinde bir koruma kalkanı vardı… Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan bilgilere göre, Meksika Körfezi’nde yaşanan patlamanın sebebi, sonadajcı arkadaşların dile getirdiği gibi,  BP'nin sorumluluğunda hafif çimento kullanılmasıydı. Eğer yeterli ağırlıkta  bir çimento kullanılmış olsaydı, büyük bir olasılıkla patlama olmayacakdı. Yani bu büyük felaket daha az ucuz  petrol üretme sevdalısı kapitalist tekellerin kar hırsı uğruna gerçekleştirilmiştir. 

Bu felaketin sorumlularından olan Halliburton şirketinin sicili kabarık. Öyle ki bu şirketin tarihi büyük suçlarla doludur. Bu suçlar arasında ise nice kirli pazarlıklar, yolsuzluklar ve katliamlara katkılar var.

Dick Cheney’in 1995 yılında Halliburton’un baş yöneticisi ( CEO’su) olmasının ardından, aynen Halliburton gibi uluslararası bir enerji şirketi olan Dallas merkezli Dresser Industries ile Halliburton 1998 yılında birleştiler- sözkonusu şirketler 2001 baharında yeniden ayrılmışlardır.  Dresser Industries, Nazi işbirlikçisi Bush ailesi ile bağlantılı ve Nazi Almanyası’na yatırımlar yapmış olan bir şirketti. Baba Bush’un (George Herbert Walker Bush) başkanlığı yıllarında (1989- 93), 1. Körfez Savaşı sırasında (1991) Savunma Bakanı olarak Irak’a yönelik ”Çöl Fırtınası” operasyonunun ve ayrıca Panama işgalinin emirlerini veren Dick Cheney, “Watergate skandalı”nın (1974) ardından devrilen Nixon’un yerine başkanlık koltuğuna oturan G. Ford’un baş uygulamacısı (chief executive officer, kısaltılmış ifadesi ile CEO’su) olacaktı... Savunma bakanı olan Dick Cheney’in insiyativi ile ABD ordusunun yiyecek, içecek, temizlik gibi ihtiyaçları özelleştirilecekti. Yapılan ihaleyi kazanan, Halliburton şirketi olacaktı…

Vietnam Savaşı yıllarında ABD ordusunun gereksinim duyduğu alt yapı yatırımlarının yüzde 85 kadarını Halliburton gerçekleştirecekti. Kısacası Halliburton, savaştan, yıkımdan büyük kazançlar sağlayacaktı- aslında, bir enerji şirketi olarak Halliburton’un Vietnam’da varlığı halen sürmektedir ve baş ofisi Ho Chi Minh kentindedir... Cheney ve ailesi Irak işgalinin ilk üç yılında büyük para transferleriyle gündeme gelecekti. Firmaya sunulan imkânlar bununla sınırlı değil. Irak işgaliyle elde edilen petrol kaynakları ihalesiz olarak bu şirkete verilmiştir. Şirket de çıkan petrolü yüksek fiyatlarla ABD’ye satarak önemli kazançlar elde etmiştir.  Savaşa desteği ve savaştan sağladığı kazanç uzun süredir konuşulan ve dünyanın en büyük petrol şirketlerden biri olan Halliburton'un eski Başkan yardımcısı Dick Cheney, 2004'te Irak'ın yeniden yapılandırılması ihalelerinden 8 milyar dolar kar elde etti.

Halliburton'un taşeron firması Kellogg Brown & Root’da Irak'a güvenlik ve askeri yardım yapıyor. Taşeron firma 2004'ün Ocak ayında Irak'ın bakımsızlıktan harap olmuş petrol tesislerini tamir etme ihalesini almıştır. Mahkemelik olan olayda, sözkonusu şirketin yüksek miktarda haksız kazanç elde ettiği iddia edilmektedir… Yine benzer iddialar, Irak’ın yeniden inşası ile ilgili ihaleler elde etmiş olan Bechtel Corporation için de mevcuttur… Bechtel'e usulsüz ihale ile verilen görevlerden bir kısmı, savaş sırasında hasar gören havaalanlarını, kanalizasyon sistemlerini, yerel su sistemleri ve elektrik santrallerini yeniden inşa etme işidir.

Sivil hizmetlerinin yanı sıra Apaçi helikopterleri ve "akıllı" bombalar da üreten Boeing, 2004 senesinde savaşla ilgili hizmet ve destekleri için 17.1 milyar dolar kazanmıştır. Boeing Lockheed Martin'den sonra Pentagon'a lojistik ve askeri destek sağlayan ikinci en büyük şirketir.

Özel Ordu ve Uçak Bakım şirketi olarak tanınan DynCorp International, Afganistan ve Irak polis güçlerinin çoğunu eğitmektedir. Amerikan hükümeti DynCorp'la 2004 senesinde 2.4 milyar dolarlık bir anlaşma imzalamıştır. Anlaşma karşısında DynCorp'tan beklenen, Irak hükümet güçlerini kanunların yaptırımını sağlamak, ve etkili cezaevleri kurmak gibi konularda eğitmesi. Aynı şirket, Amerika-Meksika sınırında çalışmak üzere güvenlik personeli kiralamaktadır… Diğer yandan, sözkonusu şirketin uyuşturucu kaçakçılığı işlerine, ve 12- 15 yaş civarındaki çocukları seks kölesi olarak kullanmak gibi işlere karıştığı iddia edilmektedir… Aslında, 1998 yılında Halliburton ile birleşip 2001 yılında ayrılmış olan Dresser Industries’in de İran’da ve Irak’ta bulunan bazı Kürt grupları ile birlikte uyuşturucu ticareti işine karışmış olduğu hakkında iddialar vardır…

Petrol şirketlerinin dokunulmazlığı

Irak savaşına lojistik destek ve paralı asker sağlayan şirketlerin yanı sıra çıkarları için destek veren ExxonMobil, Texaco, British Petroleum gibi petrol şirketleri de  "savaş suçluları" listesinde yer alıyor.

22 Mayıs 2003 tarihli bir başkanlık talimatı ile Irak'ta iş yapan petrol şirketlerine dokunulmazlık tanındı. Başkanlık talimatı ile bu şirketler hakkında yasal işlem yapılması yasaklandı ve yapılan işlemlerin de geçersiz sayılacağı belirtildi. Bu sefil dokunulmazlık talimatı halen geçerliliğini koruyor. 

Dünyaca ünlü Newsweek dergisinin yapmış olduğu araştırmada, Halliburton şirketinin amaçlarına ulaşmak için Amerikan Cumhuriyetçi Partisi’nin kadrolarından eyalet yönetimlerine kadar birçok üst düzey görevliyi himaye ettiği ortaya çıkmıştır. Bu durum sayesinde şirket palazlanmaktadır. Savaşların hem sponsoru hem de finansörü olan bu şirket, kana susayan canavar gibi dünyamızı kirletmektedir.

Meksika’daki petrol faciası bu kanlı ve kirli tarihin yeni bir sayfası olmuştur sadece. Bu facianın sorumluluğundan kurtulabilmek için Halliburton ve BP şirketleri birbirlerini suçladılar, suçluyorlar. Hesap henüz kapanmış değil. Ama gerçek şu ki her iki şirket de sadece kar amaçlı, bile bile hafif çimento kullanma sonucu bu patlamadan sorumludurlar.

Meksika Körfezi’ndeki faciadan sonra tüm dünyanın tepkisini çeken BP, Meksika Körfezi’ndeki temel geçim kaynağı balıkçılık olan yerel halkın zararı için yüklü tazminatlar ödeyeceğini açıkladı. Yayılan binlerce varil petrolü temizlemek için milyar dolarlık bütçe ayırdı. Fakat körfezin eski haline döndürülmesi belki hiç mümkün olmayacak ya da  oldukça uzun bir zaman,yıllar alacaktır.

Bu arada ise, petrol atıklarının etkisini azaltabilmek için kullanılan kimyasal maddeler de çevredeki halkların yaşamlarını tehlikeye sokmaktadır. Kullanılan kimyasal maddelerden bazıları, birçok kişiyi, kan kusacak kadar etkilenmektedir. Bunun için petrolü inceltip çevreye verdiği zararı azaltmak adına yapılan bütün çabalar aslında birer göz boyamadır. Kullanılan incelticiler BP’nin stoklarındaki yeterli kaliteye sahip olmayan ve elde kalan kimyasallardır. Daha pahalı ve belki de daha etkili olan kimyasalları kullanmaktan kaçınan şirket hala da insanların yaşamlarını kar adına tehlikeye atmaktadır.

2010 yılının ilk altı ayında BP’nin yapmış olduğu kar milyarlarca dolardır. Oysa ödenen tazminatlar ve sorunun giderilmesi için harcanan paralar bu karın yanında cüzi bir miktar olarak kalmaktadır. Bu kapitalist tekel, dünya pazarında büyük zararlara uğramış gibi gözükse bile karını maksimize etmek adına her türlü yolu meşru görmektedir. ABD başkanı Obama’nın BP şirketine yönelik bütün tehditleri gerçeği yansıtmayan birer aldatmacadan ibarettir.

Yaşanan bu facianın üstünden geçen bunca zamana rağmen soruna kalıcı bir çözüm bulunamamıştır. Halliburton şirketinin düşük yoğunluklu  çimento sağladığı ve BP’nin de bunu bile bile kullandığı ortaya çıktığından beri bu şirketler suçlarını başkalarına atmaya çalışmaktadır.

Oysa BP’nin insanları ve çevreyi katledişinin ilk ürünü değildir bu olay. Son beş yılın tablosu şöyledir: 2005 yılında Teksas’daki BP'ye bağlı bir rafinerisinin patlaması sonucunda 15 işçi öldü, yüzlercesi yaralandı. 2006 yılında Alaska’daki petrol borularının "pipe line" patlaması sonucunda 800 bin litre petrol çevreye yayıldı. 2009 yılında ise yine rafineri patlaması gerçekleşti ve bunun sonucunda BP’ye 87 milyon dolar ceza kesildi. Şirketin 327 milyar dolarlık geliri düşünüldüğünde ise bu cezanın bir caydırıcılığı olmadığı açıktır.

Dünyayı hoyratça tahrip eden, kana bulayan  bu kapitalist tekeller ve onları himaye eden sermaye devletlerinden  hesap sorulmalıdır. Aksi halde dünya her geçen gün yaşanmaz bir hale gelecektir.

Kaya Karan

10.11.2010

Türkiye- politika- ekonomi- tarih   

 

Kültür 

 

Kol ve kafa emekçileri

 

Irkçılık, Faşizm

 

Sovyet Devrimi

 

KAFKASLAR

 

Direnen Irak  & Iraq-english

 

Filistin Memleketimdir

 

Asya, Çin, Güneydoğu Asya, Vietnam, Japonya

 

ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon

 

Latinamerika & Afrika

 

İnsan Hakları

 

Kürtler

 

Balkanlar

 

Türkiye'den yazılar

 

Basından

 

Söylesiler

 

Sinbad'ı hazırlayan Küpeli hakkında çok kısa bilgi

 

linkler

 

Yusuf Küpeli, Evren’de bir nokta olan küçük mavi gezegenimizin yokedilişi üzerine

 

yusufk@telia.com

http://www.sinbad.nu/