Sabahattin Önkibar, İhlas Finans olayında ABD ile Tayyip bakın ne yaptı

 

AKP tahkikat komisyonunun sinsi amacı!

 

Hasan bey, Hande olayını 28 Şubat ile örtemezsin!

 

İhlas Finans olayında ABD ile Tayyip bakın ne yaptı

http://www.gazetevatanemek.com:80/index.php/sabahattin-onkibar-diger-yazilari/6439-hlas-finans-olaynda-abd-ile-tayyip-bakn-ne-yapt-sabahattin-oenkibar.html

Sabahattin Önkibar sonkibar@gmail.com

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ

Aydınlık, 03 Kasım 2012

Önce İhlas Finans Kurumu hakkında birkaç bilgi:   

İhlas Finans Türkiye’de kurulan ilk faizsiz finans kurumudur ve sahibi İhlas Grubu’ydu.

Bu kurum 2001’de battı ve 88 bin civarı mudinin Başbakanlık Teftiş Kurulu raporuna göre toplam 750 Milyon doları hortumlandı.

Hortumlandı diyorum zira İhlas Finans mudilerinin yüzde 90’ına, diğer batan bankaların mağdurlarına yapıldığı gibi paraları hiçbir zaman geri ödenmedi.

İhlas Finans Kurumu’nun  patron olarak en tepedeki ismi Mücahit Ören’di.

Oğul Ören hayatında bir gün bile ilkokula gitmeyen ve diplomayı dışarıdan sınavlara girerek alan, Cemaatine göre İmam-ı Rabbaniden sonra bin yılda gelmiş en büyük evliyadır!

Bin yılın mücedditliğine yakıştırılan Mücahit’in iyi bilinen özelliği ise namaz bile kılmaması ve ABD vatandaşı olmasıdır.

ABD’de gayrımenkulleri olan ve TGRT’de her gün ABD’den bültenler yayınlatan Mücahit, İhlas Finans’a el konulunca tutuklanma korkusu ile birkaç yıl Türkiye’ye hiç uğramadı ve yeni vatanı ABD’de yaşadı.

Gelelim İhlas Finans’ta olanlara:

Yeniçağ’da yazmıştım. İhlas Finans battığında Tayyip Erdoğan beni aramış ve “Sebo söyle Enver Ören’e, parası yenen o garip müminlerin ahı onu boğar” demişti.

Bu sözlerden kısa bir süre sonra Bahçeli sayesinde AKP iktidar ve Tayyip Erdoğan Başbakan oldu.

Peki sonrası mı?

Bunu İhlas Finans’ın ilk kurucu Genel Müdürü ve daha sonra AKP’nin Sanayi Bakanı olan Ali Coşkun’un ağzından sunalım:

“Tayyip bey Başbakan olur olmaz bana, ‘Ali Bey İhlas Finans olayını en iyi bilen sensin. Senden sonra bu kurum battı. Büyük mağduriyetler ve feryatlar var. Kolları sıvayalım ve temizleyelim’ dedi ve ben hazırlıklara başladım. Tam düğmeye basacak iken Tayyip Bey bana Ali Bey dur, İhlas Holding’in sahiplerine dokunamayız zira dışarıdan baskı altındayım dedi ve sorumlular bu şekilde kurtuldu

Peki baskı yapan kim miydi?

İhlas Finans için hesap sorulacak denildiği AKP iktidarının ilk günlerinde, dönemin ABD Ankara Büyükelçisi bu kurumu medyaya açık bir şekilde ziyaret ederek açık desteğini ilan etmişti.

Buna paralel olarak aynı tarihte ABD’nin bir önceki Ankara Büyükelçisi olan ve CIA Ortadoğu sorumlusu olarak tanımlanan Mark Grossman da İhlas Grubu’na resmi danışman yapıldı ve borsaya bildirildi ki bu konu o gün büyük gazetelerde haber bile oldu.

Görüyorsunuz, ABD bırakın Türk devletinin yönetimine karışmayı, vatandaşı olan bin yılın en büyük evliyası (!) Mücahit için bile bakın neler yapıyor?

Yarın yapılacak iki seçime dair birkaç satır

Malum yarın hem ABD’de Başkanlık seçimi hem de MHP’de Genel Başkanlık yarışı var.

ABD seçimlerini çok önemsemiyorum zira orada şahıslar değil sistem esastır.

Ha Obama ha Romney hiç fark etmeyecek.

Tamam Romney kazanırsa Tayyip epey zora düşecek lakin ABD’nin misyonu zerre değişmeyecek.

Buna mukabil MHP’deki seçim Türkiye’nin bekası anlamında çok önem arzediyor.

Öyle çünkü Bahçeli kazanırsa Tayyip daha da şımaracak ve kendine muhalif olanlara yaptığı baskıları artıracak.

İlaveten AKP’ye teslimiyeti tescillenen Bahçeli sayesinde Yeni Anayasa çalışmaları hızlanacak ve Büyük Kürdistan’ın kurulması yönünde son adımlar atılacak.

Evet hiç abartmıyorum yarın MHP kongresinde aslında Türkiye’nin birliği ve bütünlüğü oylanacak!

AKP tahkikat komisyonunun sinsi amacı!

Ne imiş efendim darbeleri araştırıyorlarmış.

Meclis’de kurulan komisyon bunun için imiş!

Bravo Deniz Baykal’a bu tulüatın gerçek gayesini afişe etti.

Amaç belli darbe hikayelerini gündemde tutup AKP’ye yarar sağlamak ve diğer sıcak gündemi örtmek.

Dahası, AKP’ye karşı olanlara darbeci yakıştırmaları ile korku salmak!

En önemlisi bu komisyon aracılığı ile Ergenekon yargılamalarını etkilemek ve Yargıtay sürecinde olan Balyoz’da cezaların onanması için kamuoyu oluşturmak.

Kahredici olan CHP ile MHP mebuslarının bu oyuna gelmesi yani o komisyonda figüranlık yapmalarıdır.

Yakın tarihi bilenler benzer bir girişimi hatırlayacaklardır.

Demokrat Parti ceberutluğa soyunduğu son döneminde malum TBMM’de bir Tahkikat Komisyonu kurmuş ve muhalefet ile basını sindirmeye çalışmıştı.

İşte bugün kurulan komisyon esas itibarı ile onunla aynı misyondadır.

Hasan bey, Hande olayını 28 Şubat ile örtemezsin!

Biz Ankara gazeteciyiz ya, Hasan Celal Güzel’i çok iyi biliriz!

Onun bu aralar her gün sövdüğü Demirel’in önünde bir dönem nasıl iki büklüm olduğunu, 12 Eylül sonrasında ise Kenan Evren’i nasıl kahraman gibi selamladığını ve Turgut Özal’la önce can-dost akabinde ise nasıl can-düşmanı olduğunun ayrıntılarına vakıfız.

Dahası, 28 Şubat’ta sergilediği sözde şövalyeliğin ise imajını yerle bir eden malum Hande Mumcu olayını örtmek maksadı ile demokrasi kahramanlığına soyunmak olduğunu da biliriz.

Söylesenize Hasan Celal Bey, Hande Mumcu Dışişleri’nden niye kovuldu?

Bugün AKP mebusu olan saygıdeğer eşiniz Ülker Güzel hanımefendi sizi niye kapıya koymuştu?

Maksadım sizi üzmek değil ama 28 Şubat üzerinden söyledikleriniz size zarar veriyor.

Sizin gibi enerjik ve birikimli biri artık siyaset üstü olmak ve mütefekkir gibi davranmak zorunda!

 

http://www.sinbad.nu/