Sinbad, bilgi denizinde bir yelkenli  http://www.sinbad.nu/ 

 

Türkiye- politika- ekonomi- tarih   

 

Kültür 

 

Kol ve kafa emekçileri

 

Irkçılık, Faşizm

 

Sovyet Devrimi

 

KAFKASLAR

 

Direnen Irak  & Iraq-english

 

Filistin Memleketimdir

 

Asya, Çin, Güneydoğu Asya, Vietnam, Japonya

 

ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon

 

Latinamerika & Afrika

 

İnsan Hakları

 

Kürtler

 

Balkanlar

 

Türkiye'den yazılar

 

Basından

 

Söylesiler

 

Kriminalite, hırsızlık, haksızlık

 

Sinbad'ı hazırlayan Küpeli hakkında çok kısa bilgi

 

linkler

 

Yusuf Küpeli, ABD’nin toprakları dışındaki askeri üsleri: Kafkaslar 

Sonuçta, kafkaslar üzerine şiddeti giderek artan ve özellikle ABD ile Rusya arasında şekillenen sert bir rekabet sözkonusudur ama, henüz ilişkiler tam kopma noktasına ulaşmamıştır. Buna karşın, bölgede ABD etkisinin hızla yayılmakta olduğunu, ateşi Ortadoğu ve Orta Asya’yı da içine alacak tehlikeli tırmanmalara doğru sürüklenildiğini söylemek yerinde olur.

 

Yusuf Küpeli, Ekim Devrimi’nin 86. yıldönümünde Rusya’da marksizmin gelişmesi ve Lenin üzerine kısa notlar

Rusya’nın ilk marksist edebiyatı ve eylemi, George V. Plekhanov’un (1856- 1918) önderliğinde Cenevre’de başlamıştır...

Lenin, varlığını sürdürmekte olduğu tarihsel ve toplumsal süreç içinde Marksizmi yeniden üretmiştir...

 

Yusuf Küpeli, Ekim Devrimi’nin 86. yıldönümünde Sovyetler’in doğuşu, 24 Ekim (6 Kasım) 1917 Ekim Devrimi, Sovyet Devrimi’nin Kafkaslar’da yayılması, V. I. Lenin- Mustafa Kemal Atatürk ilişkileri ve Sovyetler Birliği’nin yıkılışı üzerine kısa notlar Ekim 2003

Bölümler:

1.     1905, Sovyetler’in doğuşu; 1917, Şubat burjuva demokratik devrimi  ve Ekim Devrimi’ne doğru

2.     Ekim Devrimi’nin zaferi ve Batı kapitalizmi tarafından kışkırtılan içsavaş

3.     Ekim Devrimi’nin Kafkaslar'da yayılması, Moskova- Ankara/ Mustafa Kemal Atatürk- Lenin  ilişkileri üzerine notlar

4.     Sovyetler Birliği’nin çözülme süreci, Gorbaçov ve Birleşik Devletler Topluluğu’nun şekillenişi

 

İşçi, asker, bahriyeli delegelerden oluşan üç farklı temeldeki Sovyet adlı meclislerin rusçadaki asıl anlamı, salık verme, tavsiye, çağrı olmaktadır. Salık verme veya çağrı anlamına gelen Sovyet, ilk kez 1905 devrimi sırasında St. Petersburg’da kendiliğinden doğmuştur...

 

Yusuf Küpeli, Yeryüzünün en ünlü Gürcüsü Stalin, Stalin’in bazı hataları, Batı’nın “totalitarizm teorileri” ve faşizmin gerçek yüzü üzerine kısa notlar

Yine bunun yanında şüphesiz Stalin’i iktidara taşıyan, O’na yeni bir çar postu giydiren de Rus toplumunun kendisidir. Aynı halkın henüz çoğunlukla sosyalizme hazır olmaması, ülkenin tarihsel ve toplumsal gelişmişlik düzeyinin ileri kapitalist Batı Avrupa’ya göre geriliği, Stalin gibi bir karakterin güç kazanmasının, Stalin kültünün yaratılmasının başlıca nedenidir

 

yusufk@telia.com

 

Yusuf Küpeli, Kuzey steplerinin korkusuz suvarileri İskitler, Sarmatlar, ve torunları Alan (Osset) halkı üzerine notlar

a- Darius ve İskitler üzerine Herodotus’tan bir anlatım

(...) İskitler, devasa Pers ordusunun karşısında savaş düzenine geçmişlerdir. Savaş için yerler alındığı sırada, İskit süvarilerinin önünden bir tavşan geçmiştir. Ve bunu gören süvariler, Pers ordusunun varlığını unutup, tavşanın peşine düşmüşlerdir. İskit safları karışmış, eğlenceli naralar yükselmeye başlamıştır... Darius, bu kargaşanın nedenini sorduğunda, düşmanlarının tavşan avına çıktıklarını öğrenip şaşırmıştır. Ve O, Darius, yanındaki arkadaşlarına şunları söylemiştir: “Evet arkadaşlar, bu adamlar bizleri gerçekten umursamıyorlar. Şimdi anlıyorum ki Gobryas, onlardan gelen armağanları doğru yorumlamıştır. Artık ben de onların anlamının bu olduğunu görüyorum. Şimdi bize buradan kurtulmamızı sağlayacak akıllıca bir öğüt gerekiyor.”

b- Osset veya Alan halkının kimliği ve tarihi üzerine kısa bilgiler

Tarihte Alan olarak tanınan bu halkın yaşadığı yere günümüzde Ossetya denmesi, bir Güney Kafkasya dili olan Gürcü (Kartveli) dilinde onlara Ossi denmesinden kaynaklanmaktadır... Değişik kaynaklarda olan bilgilerin ortak yanlarının özetine göre, İskitler ile benzer Sarmatlar’ın  doğu bölümünü oluşturan ve Altay dilleri (türkçe ve yakın akraba diller) konuşan aşiretlerle karışmış olan bu İrani göçebelere, Alani, Alaunoi, ve Çin kaynaklarında O-lan-na adları verilmiş. Aynı göçebelere, 800’lü yıllardan itibaren, As, Rus kaynaklarında Jasy ve Gürcü dilinde ise Ossi denmiştir. Tarihi kayıtlara göre, bu kayıtları tutanlar, sözkonusu halka önce Hazar Denizi’nin kuzeyinde rastlamışlardır. Aynı halk daha sonra, İsa’yı izleyen ilk yüzyılda, Roma İmparatorluğu’nun Kafkasya bölgesinde gözükmüştür. Hun akınları ile ikiye ayrılan bu halkın bir bölümü, -barbar bir Germen (Alman) kabilesi olan- Vandallar ile birlikte Batı’ya doğru giderek İspanya üzerinden Kuzey Afrika’ya geçip orada tarihten silinmiştir. Doğu’da kalan bölüm, ortaçağ içinde, Karadeniz’in kuzeyindeki steplerde kaybolurken, Kafkaslar’a yerleşmiş olanlar zamanımıza Ossetler olarak gelmişlerdir... Günümüzde Hint-Avrupai diller içinde İrani bir dil konuşan, daha doğrusu bir Doğu İran dili konuşan bu hayranlık uyandırıcı küçük halk hakkında, nüfuslarına oranla çok fazla araştırma olduğu kaydedilmektedir...

c- Kuzey ve Güney Ossetya üzerine kısa bilgiler

(...) Kleist komutasındaki birlikler, 1942 Eylü ayı başında, bir Kuzey Ossetya kenti olan ve bu küçük ülkenin kuzeyinde bulunan Mozdok yakınlarında Terek Nehri geçitlerini aşıp -petrol alanlarına ulaşmalarını sağlayacak- son darbeyi vurmaya çalışırlarken, durdurulacaklardı. Nazi birlikleri, Osset topraklarında, Terek Nehri’nin güneyinde patinaj yapmaya başlayacaklardı. Kasım 1942’de Vladikavkaz’a (Ordzhonikidze) giremeye çalışan Nazi güçleri, bu işi de başaramayacaklardı. Artık Kafkasya’da ilerlemeleri durdurulmuştu ama, Stalingrad’da kanlı savaşlar sürüyordu... Alan-Osset halkı Nazilere geçit vermeyecekti...

II. Dünya Savaşı’nın başlangıcında -güneyi ve kuzeyi ile- toplam nüfusu 340 bin olan Ossetya halkı, savaşa 89 900 asker ve subayla katılmıştı. Bunlardan 46 bini savaş sırasında canlarını yitirecekti. Savaşa katılanların 34 bin tanesi, yani savaşta sağ kalanların dörtte üçünden biraz fazlası, en yüksek derecede Sovyet onuru anlamına gelen Sovyetler Birliği Kahramanı madalyası ve ünvanıyla onurlandırılacaktı. Yine kendi verdikleri bilgilere göre...

notlar:

- Ordzhonikidze

- Nagorno-Karabağ

- savaşın kaderini berirleyen Stalingrad ve Kursk muharebeleri

Kaynaklar:

Yusuf Küpeli, Günümüzün bilimsel-teknolojik gelişmelerinin ışığında Montrö anlaşması üzerine yeniden düşünmek

(...) Yukarıda özetlenen bilgilerin ışığında, kendisinden daha hafif olan Breslau zırhlısı ile birlikte Ağustos 1914’de Karadeniz’e girip Rus limanlarını bombalayarak Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşa girmesine yolaçmış olan -25 bin ton ağırlığındaki ve 186.6 m uzunluğundaki- Alman Akdeniz Filosu’nun sancak gemisi ağır zırhlı Goeben (Yavuz), Ağustos 2008’de Karadeniz’e girerek Gürcistan’ın Batum limanına demirlemiş olan -dolu haliyle- 8,915 ton ağırlığa ve 154 m uzunluğa sahip USS McFaul destroyerinden kıyaslanamayacak kadar az tahrip gücüne sahip idi....

 

not: Aşağıdaki metinin görülebilen imla hataları, anlaşılması zor düşük cümleleri, 4 Eylül 2008 günü öğleden sonra düzeltilmiş ve metne bir-iki cümle daha eklenmiştir. Okuyuculara duyurulu!

Yusuf Küpeli, Kafkaslar’da körüklenen ateş ve sonuçları üzerine

 

a- “iyi aile çocuğu” ve ölçülen refleksler

(...) Gürcistan’da sağlanacak tam bir ABD-NATO egemenliği, tüm Kafkaslar’ın gerçek anlamıyla ABD’nin eline geçmesinin başlangıcı olacaktır...

 

b- geçmişten miras gerilim ve emperyalist hesaplar

(...) Rusya’ya saldırıyı kolaylaştıracak biçimde NATO’nun Doğu Avrupa ülkelerine, Baltık ülkelerine, yine bazı yeni  Balkan ülkelerine dek genişletilmesi, ve hatta başta Gürcistan olmak üzere bazı Kafkas ülkelerinin NATO’ya üye yapılmalarının hesaplanması, Gürcistan’ın NATO ile geliştirmiş olduğu ilişkiler, Rusya Federasyonu’nu çembere alma işini Kafkaslar’a ve Karadeniz’e dek uzatmak, uluslararası gerilimi Soğuk Savaş yıllarında olanı aşacak biçimde yükseltmek anlamına gelmektedir. Anlaşılmış olacağı gibi bu tavır, -kendi yararları ve hatta gelecekteki varlığı açısından- Rusya Federasyonu’nun kolay kabuledebileceği bir durum değildir... 

 

c- olayın Türkiye açısından önemi üzerine

(...) Montrö’nün geçerliliğini yitirmesi, sadece Rusya Federasyonu’na değil, ondan çok daha fazla Türkiye’ye zarar verir, Türkiye’nin elindeki en önemli egemenlik alanlarından ve pazarlık kozlarından biri yokolur...

 

d- karşılıklı hamleler, tırmanan gerilim ve nereye dek

(...) Kısacası, eğer ABD, Pentagon merkezli bir nükleer savaş çılgınlığı yaşanmazsa, toplu bir intihar olayı olmaz ise, yaşanan gelişmeler karşısında ve süreç içinde NATO dağılacaktır. Avrupa Doğu’ya daha çok yaklaşırken, kendi kabuğuna çekilmeye zorlanan ABD, önemli iç çatışmalara sürüklenecektir. Şüphesiz tüm bu gelişmeler, Avrupa ve Asya kıtalarında da yeni iktidar değişiklikleri getirecektir... Yani, doğa yıkımı dahil sayısız tehlikeye karşın gelecek, okadar umutsuz değildir...

 

Yusuf Küpeli, Ekim Devrimi’ne dek Gürcü halkının tarihi üzerine kısa notlar; “altın post”, Ksenefon, Gürcüler, Lazlar, Osetler, diğer halklar ve büyük güçler 

“Altın Post”un peşindeki Argonaut, modern Gürcistan’ın güneybatısındaki ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuzeydoğu sınırındaki Colhis’e, Lazica kıyılarına veya Mingreliya’ya gelmiştir..

Rus dil bilimcisi Profösör Nikolay J. Mar (1865- 1934), Ksenefon’un sözettiği Karduklar’ın şimdiki Gürcülerin veya eski bir aşiret adları ile Kartveli toplumunun ataları olduklarını ve Gürcülerin o yıllarda daha güneyde yaşarlarken sonradan şimdiki topraklarına göçettiklerini iddia etmektedir...

 

 

Yusuf Küpeli, Sovyetler Birliği yılları ve sonrası Gürcistan tarihi  üzerine kısa notlar; yıldızı parlayan Şevardnadze; Körfez Saldırısı, Darbe ve Şevardnadze; Sakartvelo Cumhuriyeti; Gamsakhurdiya, içsavaş, Mkhedrioni, Şevardnadze, Washington/ Soros darbesi ve yeniden istikrarsızlık  

Nikita Kruçof’un iktidara gelmesi ve 1956’da gerçekleşen 20nci Parti Kongresi’nde Stalin’in yanlışlarını ve suçlarını açıklaması, İkinci Dünya Savaşı sırasında 300 bin askerini kurban etmiş olan ve kişi kültü yaratmaya uygun kültürel yapıdaki Gürcü toplumunun ulusal gururunu yaralamıştır...

Gürcistan’da olan gelişmenin Sırbistan bağlantısı, Soros’ Open Society’nin (Soros Açık/ Legal Topluluğu) baş politik danışmanı Laura Sibler tarafından, Gürcistan ve Sırbistan deneyimleri “birbirlerine çevrilebilir/ biri diğerine denk düşmektedir” denerek açık edilmiş. Gürcistan’daki “Kmara” (Yeter) eylemi, Soros topluluğu tarafından finanse edilmiş ve sadece son haftaki kalkışmaların masrafları olarak 500 bin Dolar verilmiş. Bu paralarla Şevardnadze’ye açıkça karşı olan Rustavi- 2 TV istasyonu ve 24 Saat gazetesi beslenmiş...

 

 

Yusuf Küpeli, ABD’nin toprakları dışındaki askeri üsleri: Kafkaslar

 

1. Kafkaslar, Şey Şamil, Çeçenler, Vahabiler, halklar vs.

2. politik gelişme ve ABD'nin bölgeye ilgisinin nedenleri üzerine genel bilgiler

3. Gürcistan'daki ABD

4. petrol şirketlerinin Azerbeycan'ı

a. kısa tarihi gelişme

b. petrol şirketleri, Azerbeycan, Laden'in kayınbiraderi, W. Bush

c. Aliyev hanedanı, Azerbeycan üzerine kızışan ABD- Rus rekabeti

5. Rusya'nın stratejik müttefiği Ermenistan

a. genel bilgiler

b. tarihi sürecin özeti

c. Ermenistan'ı kazanmaya çalışan ABD ve Rus- Ermeni bağlaşıklığı

6. ABD'nin artan ağırlığı, İran ve Rusya'nın arayışları, yükselen gerilim

 

 

Gunnar Frederiksson, D Gününden/ Normandiya Çıkartması’ndan önce Ruslar Almanları yenilgiye uğratmışlardı Hollywood dahil Batı’da tarihin bu şekilde yazılışı bir problem doğurmaktadır şüphesiz: Almanlar Doğu cephesinde savaşı zaten yitirmişlerdi. Daha 1943 yılı başlarken, dondurucu kış soğuğuyla birlikte Stalingrad önlerinde 284 000 Alman askerinin çembere alınması savaşın kaderini belirlemişti. Almanların yenilgileri aynı yaz Kursk’ta verilecek olan dev tank savaşı ile tamamlanmıştı. Normandiya çıkartması başladığı sırada 228 Alman tümeni doğu cephesindeydi. Batı’da 58 Alman tümeni vardı ve bunların sadece 15 tanesi Normandiya’ya yerleştirilmişlerdi + Yusuf Küpeli’nin notu: G. Frederiksson’un da ifade ettiği gibi, eğer zaferi zaten Sovyet Kızılordusu kazanmışsa, son anda ABD güçleri Normandiya çıkartmasını neden gerçekleştirmişlerdir? Bu çıkartmayı geciktirmeden yapmaları çok önce Stalin tarafından defalarca istenmişti ama, onlar, 900 gün aç ve hastalıklı olarak kuşatmaya dayanan Leningrat kurtarıldıktan, Baltık kıyıları temizlendikten, Faşistler Ukrayna ve Kırım’dan kovulduktan, Kızılordu Varşova’nın yaklaşık 10 kilometre ötesine geldikten sonra kod adı OMAHA plajı olan yere çıkmışlardı. İşte Frederiksson ve diğer birçok benzeri bu gecikmenin nedenini halen yanıtsız bırakmaktadırlar. Peki neden ABD ve İngiliz güçleri zaten yenilmiş olan Hitler’i “yenmek” için Normandiya kıyılarına çıkmışlardır?

 

 

Doç.Dr. Alaeddin Yalçinkaya, BTC-Putin,

Putin'in ziyareti öncesi yasanan bir tatsizligi dikkate alarak... Hazar petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) yoluyla dünya pazarlarina ulastirilmasina karar... Yillarca Rusya ve diger bazi ülkeler projeye karsi çikarken

 

http://www.sinbad.nu/