kitaptaki tüm arabaşlıklar için tıkla  Kitap, büyük boy, 11 punto ile 475 sayfa

 

 

Yusuf Küpeli, Avrupa’nın Amerika’yı keşfi, Amerika’ya Avrupalılar’dan çok daha önce ulaşmış olanlar  ve “yeni kıta”nın değiştirilen demografik yapısı üzerine kısa notlar

(...) Kolomp 1492 yılında bu kıtaya ayak bastığı sırada, kimilerinin hesaplamalarına göre, tüm Amerika kıtasındaki yerli halkın sayısı, 100- 112 milyon civarında idi...

(...) Profösör Ruth Reitan’ın 2008 yılında yazmış olduğuna göre, ABD sınırları içinde, 500 kadar yerli kabileden üç milyonun altında yerli halk yaşamaktadır. ABD nüfusunun 1019 itibariyle 330 milyon civarında olduğu düşünülürse, yerli halkın bu nifusa oranı ve yerli toplumunun nasıl bir kırıma uğramış olduğu rahatça anlaşılabilir...

(...) Katolik Orta ve Latin Amerika’ya gelince... Katolik Latinler de yaptıkları büyük talana paralel acımasız soykırımlar gerçekleştireceklerdi ama, yine de katolik göçmenlerle yerli halk arasında çok sayıda evlilik gerçekleşecekti. Bu nedenle, Latin Amerika’da, ABD’ye ve Kanada’ya göre yerli ve asıl olarak melez halkın sayıları oldukça yüksek olacaktı...

metnin tamamı için tıkla                  

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika   

 

 

Yusuf Küpeli, Avrupa devletlerinin Amerika kıtasını kolonileştirme eylemleri, mali-sermaye ve günümüze uzanan çelişkiler üzerine

Yeni kıtanın ilk koloniyalistler, İspanyollar ve Portekizliler olacaklardı. Portekizliler, şimdiki Brazilya’dan çok daha geniş bir coğrafyayı içine alan topraklara elkoyacaklardı... Brazilya dışında kalan Atlantik kıyılarını, oldukça içlere dek tüm Pasifik kıyılarını, Latin Amerika’nın batısını, Orta Amerika’yı, şimdiki ABD-Kanada sınırına dek ve hatta batıda biraz daha kuzeye ve oldukça içlere dek Kuzey Amerika’nın batısını İspanyollar elegeçireceklerdi.

metnin tamamına ulaşmak için tıkla

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpeli, Latin Ameika’da gelişen Venezuela merkezli bağımsızlık hareketi, Avrupa’da yaşanan gelişmelerin devrime etkilri, Simón Bolivar, diğerleri ve ayrıca kısaca Garibaldi ve Alexander von Humboldt hakkında

(...) II. Tupac Amaru başkaldırısının hemen ardından -Venezuela merkezli- “Creole” isyanı, Latin Amerika’nın bağımsızlık savaşı, ufukta gözükecekti. “Creole” denilenlerin daha aydın olanları, Avrupa’nın Locke, Helvetius, Voltaire, Montesquieu, Rousseau vs. gibi birtakım akılcı ve aydınlanmacı düşünürlerinden etkilenip özgürlükçü, bağımsızlıkçı düşüncelere sahip olmuşlardı... Napolyon’un (Napoleon Bonaparte, 1769- 1821) İspanya’yı istilası veİspanya kıralı VII. Ferdinand’ı (1784- 1833) tahtından edişi, Latin Amerika’daki Venezuela merkezli başkaldırının fitilini ateşlemişti...

(...) İspanya, Latin Amerika’da bulunan tüm kolonilerini yitir, İspanyol imparatorluğu yıkılırken, İngiltere dışişleri bakanı Lord Canning, “Sonunda Latin Amerika özgür ve o bizim!”, demişti. Lord Canning’in bu anlamlı cümlesi, vahşi doğa da terkedilmiş leş arayan akbabalara veya sırtlanlara özgü bakış açısını, emperyalist dünyanın bakış açısını mükemmel biçimde yansıtmaktaydı...

metnin tamamına ulapşmak için tıkla

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpşeli, Monro Doktrini (Monroe Doctrine), Rio Paktı (Intern-American Reiprocal Assistance Treaty), Amerika Devletleri Örgütü (Organization of American States, OAS)

(...) Monroe, “Amerika Amerikalılarındır” ifadesi ile özetlenebilecek dört temel madde ile Avrupalı güçlerin Amerika Kıtası’nın işlerine bulaştırılmayacağını, Orta ve Güney Amerika’nın ABD’ye ait olduğunu duyurmaktaydı. İlk olarak O, ABD’nin Avrupalı güçler arasındaki savaşlara dahil olmayacağını ilanetmekte idi. İkinci olarak O, ABD’nin “Western Hemisphere”de (yani, Amerika kıtasında) mevcut kolonileri ve bağlılıkları tanıdığını duyurmaktaydı. Üçüncü olarak O, “Western Hemisphere”ın (yani, Amerika kıtasının) yeni, gelecekteki kolonileştirme eylemlerine kapatıldığını duyurmakta idi. Yine O...

(...) II. Dünya Savaşı sonrası, OAS’dan hemen önce, yine ABD önderliğinde Rio Paktı (Intern-American Reiprocal Assistance Treaty) kurulmuştu...

metnin tamamına ulaşmak için tıkla  

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpeli jeopolitik “teori”leri ve ABD’nin dünya düzeyinde kurmuş olduğu askeri kontrol ağı üzerine kısa bilgiler

(...) Emperyalist merkezlere ideolojik (düşünsel) taban oluşturan sözkonusu ırkcı düşüncelerle aldatılıp motive edilen emekçi insanlar, farklı ülkelerin işçileri, emperyalist merkezlerin kazançları içn yeniden paylaşım savaşlarında birbirlerini boğazlıyorlar. Değişik kalıplar içinde sunulan ırkçı teoriler, emperyalist saldırganlıkların sözde “haklı” gerekçeleri haline getiriliyorlar. Aynı emperyalist güçler, “ırkın üstünlügü” mavalını ülkelerin coğrafi konumları ile yamama biçimde birleştirerek emperyalist mali-sermayenin emrine veriyorlar. Yeni pazarlar ve hammadde kaynakları ele geçirme hırsı arasında bağlantı kuran bu spekülatif eklektik teoriler, kanlı savaşlar için “gerekçeler” oluşturuyorlar ve halen değişik biçimlerde oluşturmaktadırlar...

(...) Jeopolitik terimini ilk bulan ve “Canlı Organizma Olarak Devlet” (1916) adlı kitabında kullanan kişi, isveçli Profösör Rudolf Kjellén (1864-1922) olmuştur. Sağcı görüşlere sahip olan Kjellén’i derinden etkileyen karakter ise, Alman cografyacı ve etnografyacı Friederich Ratzel’den (1844-1904) başkası degildir. ..

metnin tamamına ulaşpmak için tıkla 

ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül

 

 

Yusuf Küpeli, ABD’nin Avrupa’da müdahaleleri, NATO-CIA örgütlenmesi olan “Gladio” veya “kontra-gerilla”, İtalya’ya ABD müdahalesi, Almanya’da “Gençlik Birliği” skandalı, Yunanistan’da ve Türkiye’de faşist darbeler, 12 Eylül 1980 NATO-CIA darbesinin içsel ekonomik nedenleri ve gerilen uluslararası ilişkilerin darbeye etkisi, darbeye giden yolu döşeyen “kontra-gerilla” tetikçileri, provokasyonlar, kanlı katliamlar

 (...)ABD Dışişleri Bakanlıgı’na (Secretary of State) bağlı Politik Planlama Karargahı’nın yöneticisi George Kenan’a, tüm Avrupa’da kalıcı bir örgüt kurma görevi verilecekti. Emre göre, Kenan’ın kuracagı örgüt tamamen gizli olacaktı. Bu gizli örgütün bütçesi, CIA tarafın'dan karşılanacaktı. Sözkonusu örgüt, Dışişleri (secretary of state), ve Savunma Bakanlıkları tarafından denetlenecekti ama, bakanlıklar örgütün eylemlerinden sorumlu olmayacaklardı. Sözkonusu bakanlıklar, asla bu örgütle ilişkili gözükmeyeceklerdi. Hiçbir kural tanımadan çalışacak olan örgüt, sagcı-faşist guruplara yardımcı olmakla, yeraltı sabotaj örgütleri oluşturmakla, aşırı “solcu” gurupların içine girerek onları yönlendirmekle, hatta aşırı “solcu” terör örgütleri kurmakla, provokasyonlar, süikastler ve sabotaj eylemleri örgütlemekle görevli idi. NATO’nun 1949 yılında kurulmasının ardından, sözkonusu gizli örgüt NATO komutanlığının emrine girecekti

(...) Aynı örgüt, Aldo Moro cinayetinde ve Elrom cinayeyinde olduğu gibi siyasi süikastlerde rol alacaktı... Ülkeden ülkeye değişik adlar taşıyan bu örgüte, Türkiye’de, “kontra-gerilla”; İtalya’da “Gladio”; Yunanistan’da “Kızıl Teke Postu”, Federal Almanya’da “Gençlik Birligi” (BJD) vs. gibi adlar verilecekti...

metnin tamamı için tıkla

ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül

 

 

Yusuf Küpeli, İran, Musaddık, CIA ve MI-6 ortak darbesi

(…) Muhammed Musaddık, halkını, içine sürüklenmiş olduğu acıklı durumdan kurtarmak amacıyla, 1952 yılında, Anglo- Iranian Oil Company’yi millileştirecekti. O sadece millileştirmekle kalmayacak, kent kent, köy köy dolaşarak sömürgeciliğe karşı halkını aydınlatan konuşmalar yapacaktı. Musaddık, “Onyıllardır yapıcı diyalog kurma çabalarımız Anglo- Iranian Oil Company tarafından reddedildi. İngiliz hükümeti tarafından ulusal haklarımız ayaklar altına alındı...”, diyerek halka gerçekleri anlatacaktı... Anglo- Iranian Oil Company’nin millileştirilmesi ile birlikte, günümüzde bir ölçüde Irak’a, Libya’ya ve daha başka bazı ülkelere yapılmakta olduğu gibi, Musaddık hükümetini devirmek amacıyla, öncelikle İngiltere ve ABD karşı saldırıya geçecekler, ve bankalar İran’a karşı mali boykot başlatacaklardı. Dünya petrol piyasasını kontrol eden ve yedi devasa şirkettin birliğinden oluşan “Seven Sisters” (“Yedi Kızkardeşler”) korperasyonu, sözkonusu emperyalist merkezlerle birlikte, Musaddık hükümetini devirmek için gizli karanlık komplolar örgütlemeye başlayacaktı. Anglo- Iranian Oil Company, teknisiyenlerini çekme ve İran’ın petrol yataklarına sabotajlar yapma girişiminde bulunacaktı ama, petrol işçileri bu girişimleri engelleyeceklerdi...

(…) Kod adı “Ajax Operasyonu” olan Musaddık karşıtı CIA ve MI-6 ortak darbesinin merkez karargahı, İngiltere’nin kontrolundaki Kıbrıs adası olacaktı... Homeros’un Iliad (Ilyada) destanında adı geçen Ajax, Troja (Truva) kentine saldıran ve gücü Achilles’ten (Aşil) sonra gelen mitolojik bir Grek kahramanı, suç işlemekten çekinmeyen kaba bir karakterdi. Darbe planlayanların operasyonlarına böyle bir ad vermeleri, Ajax adını vermeleri, onların saldırgan talancı ve kriminal düşünce yapılarını, yaşama bakış açılarını anlayabilmek açısından ilginçtir... Musaddık’a karşı operasyonu, CIA’nın Ortadoğu masası şefi Kermit “Kim” Roosevelt (1916- 2000) yönetecekti. Operasyonu yönetecek olan Kermit “Kim” Roosevelt’in bir numaralı yardımcısı ise, 1991 yılında Irak’a yönelik olarak başlatılmış olan ve “Çöl Fırtınası” adlı operasyonu yöneten General Norman Schwarzkoph’un babası Norman Schwarzkoph’tan başkası değildi.

metnin tamamı için tıkla

ayrıca bak: Asya, Çin, Vietnam, Japonya

 

 

Yusuf Küpeli, Endonezya, Sukarno, Suharto, CIA ve MI-6 ortak darbesi

(…)Endonezya darbesi bir günde başlayıp bitmiş bir olay olmamıştır. Kanlı operasyonlar, 1966 baharına dek sürmüşlerdir. Darbeci General Suharto’nun tüm iktidarı elinde toplayabilmesi ise 1967 yılını bulmuştur...

(…)Kısacası, Endonezya’da gerçekleşen Suharto darbesini, İngiliz dış istihbarat örgütü MI-6 ile birlikte CIA örgütlemiştir… Haziran 1999 tarihli İngiliz The Independent gazetesi, General Suharto’nun kanlı darbesinde MI-6’in oynadığı rolü belgelemiştir... Gazetenin haberine göre, Ingiliz Dışişleri Bakanlığı’nda propoganda uzmanı olarak çalışan Norman Reddaway, 1965 yılı sonbaharında, cebine 100 bin sterlin koyarak Endonezya’ya uçmuştur…

metnin tamamı için tıkla

ayrıca bak: Asya, Çin, Vietnam, Japonya

 

 

Yusuf Küpeli, Kongo (Zaire) veya Kongo-Kinshasa, Lumumba, Mobutu, CIA darbesi ve Lumumba’nın vahşice öldürülüşü

(...) Lumumba, konuşmasında, “kan, ateş, ve gözyaşlarıyla yüklü mücadelelerinden dolayı mağrur olduklarını” ifade etmiş, ve “köleliğin kendilerine zorla dayatılmış olduğu”, gerçeğinin altını çizmişti. O, “Yasaların beyazlar ve siyahlar karşısında aynı olmadığı”, gerçeğine vurgu yapmıştı. Yine O, “güzel kentlerdeki mükemmel evlerin beyazlar, döküntü kulübelerin ise siyahlar için olduğu” gerçeğinin, ve yaşamın her alanındaki ırk ayrımcılığının altını çizmişti. O, “birçok kardeşinin yokedildiği soykırımların ve hücrelerde rejimle anlaşmayı reddedenlerin başlarına gelenlerin unutulmadığını”, ifade etmişti. Lumumba, “Kongo Cumhuriyeti’nin artık kendi çocuklarının ellerinde olduğunu, birlikte toplumsal adaleti kuracaklarını”, söylemişti... Patrice Lumumba’nın tüm bu güzel sözleri ve aynı konuşmasındaki diğer ifadeleri, başta Brüksel (Brussels) ve Washington olmak üzere emperyalist merkezleri ürkütmüştü.

(...) Dr. Stephen R. Weissman’ın anlatımına göre, Lumumba’ya yönelik askeri darbeye ABD yönetimi, ABD Başkanı’nın başkanlığındaki National Security Council (NSC) dahil olmuştu. Lumumba’nın öldürülmesindeki asıl sorumluluk, 1953- 61 yıllarında ABD başkanlığı yapmış olan Dwight (David) Eisenhower’e ve O’nun yönetimine aitti...

(…) Dr. Weissman tarafından incelenmiş olan dökümanlara göre, Lumumba’nın devrilmesi operasyonunun adı “Project Wizard” (“Büyücü Projesi”) idi. Bunda,  “Project Wizard”da rol almış olan Kongolu liderler, CIA’nın satınalma eylem programı içinde idiler. Sözkonusu görevlilere, yüzbinlerce dolar ve askeri malzeme verilmişti. Ayrıntılara göre, Lumumba, devrilmeden dört gün önce, Kongo cumhurbaşkanı Kasavubu’ya CIA tarafındn ödeme yapılmıştı. Ordu kumandanı Mobutu’ya, hem para ve hem de Lumumba yanlılarına karşı savaşması için silah ve mühimmat verilmişti. Gerçekte satınalınanlar daha fazla idi. CIA, Cumhurbaşkanı Kasavubu ve ordu kumandanı Mobutu ile birlikte, Dışişleri Bakanı Justin Bomboko’ya, mali yardım başkanı Albert Ndele’ye, Senato Başkanı Joseph Ileo’ya, ve işçi lideri Cyrille Adoula’ya el altından ödemeler yapmıştı. Tüm bu kişiler, Lumumba’nın devrilmesinde kendilerine düşen rolü oynamışlardı...

(…)CIA, ancak 11 Şubat 1961 günü Lumumba’nın öldürülmüş olduğunu rapor edecekti. CIA raporuna göre, bu cinayet için yapılan harcama 500 bin dolar idi. Sözkonusu miktar, politikacılara yapılan ödemelerin, silah ve malzeme harcamalarının, ve cinayete bizzat katılanlara verilen paraların toplamı idi... Bundan sonra yaşanacak olan içsavaşta ve bölgesel savaşlarda milyonlar harcanacaktı... O zamanın 500 bin doları, günümüzde çok daha büyük bir değeri ifade etmektedir. Fakat yine de, bir bütün olarak Kongo’nun (Zaire’nin) ve Kongo’nun güneydoğusunda yeralan mineral zengini Katanga’nın (1972’den itibaren adı, Shaba) sahibolduğu zenginlikler gözönüne alınırsa, Kongo halkının köleliğinin, ülkenin sömürge statüsünün sürdürülmesi anlamına gelen bu cinayetin, emperyalist servislerce oldukça ucuza maledildiği söylenebilir…

(…) Emekli polis şefi Gerard Soerte, TV kamerası karşısında, hastalıklı bir sırıtma ile, Lumumba’yı kastederek, önce öndeki iki altın dişini söküp aldığını, söylemekteydi. Dişleri sökülürken, cansız Lumumba hareket eder gibi olmuştu, ve polis şefi bir an için O’nun dirildiğini sanmıştı...

metnin tamamı için tıkla

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpeli, Pakistan, Zülfikar Ali Butto, Washington destekli Zia-ul-Hak darbesi, CIA ve ISI’nin işleri

(…) Butto’nun idamına dek uzanacak süreç, Ulusal Halk Partisi’nin (NAP) sert muhalefeti ve Balucistan’da gelişen olaylarla başlayacaktı... CIA, Pakistan’da Butto rejiminin sonunu getirecek politik destabilizasyonu yaratması amacıyla, -26 Ağustos 1941 doğumlu- İslam Cemaatı (Jamaat-i-Islami, JI) adlı kökten dinci partiye 1977 yılında büyük para yardımı yapacaktı... Ayrıca bizzat CIA tarafından organize edilmiş Tehreek Nizam-e-Mustafa (Mustafa’nın Yasalarını Getirme Hareketi) adlı -daha küçük- köktendinci politik partiye de CIA paraları akacaktı. “Seçilmiş kişi” anlamına gelen Mustafa adı ile Peygamber Muhammed kastedilmekteydi. “Peygamber Muhammed döneminin yasalarını geri getirme” vaadi yapan parti, bizzat CIA tarafından kurulmuştu…

(…)  Zia ul-Hak, vaktiyle Kuran’a elbasarak sadakat sözü vermiş olduğu Butto’nun ve tüm kabine üyelerinin tutuklanıp hapse atılmaları emrini verecekti... 

metnin tamamına ulaşmak için tıkla

ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül

ayrıca bak: Asya, Çin, Vietnam, Japonya

 

 

Yusuf Küpeli, Afganistan halkının trajedisi, ABD, CIA, ISI, Mücahidin, Sovyetler, Taleban, 11 Eylül provokasyonu ve işgal

(...) “İkiz Kuleler”e yönelik 11 Eylül 2001 provokasyonu öncesi, her hal ve durumda Afganistan’ı hedef alan askeri operasyonun planları ABD yönetiminin elinde hazır durmaktaydı. Pentagon, bu tip operasyonlarla ilgili askeri tatbikatlarını 1990’lı yılların ilk yarısında başlatmıştı...

(...) Taleban örgütlenmesi için üç- üçbuçuk milyar dolar harcamış olan CIA, Taleban’ın “eşit ortak” görünümünde karşılarına çıkıp taleplerde bulunmasına, geçecek boru hattından ülkesine petrol ve gaz istemesine ve bir de UNOCAL’un karşına rakipler çıkartarak pazarlık yapmaya kalkışmasına tahammül edemezdi. UNOCAL’un başını çektiği konsorsiyuma Arjantin’de rakip aramak...

metnin tamamna ulaşmak için tıkla

ayrıca bak: Asya, Çin, Vietnam, Japonya

 

 

Yusuf Küpeli, Küba, Küba’nın ABD tarafından işgali, ambargo, “Domuzlar Körfezi” çıkartması

(...)Kuba’nın bağımsızlığı, 10 Aralık 1898 günü imzalanmış olan Paris Anlaşması ile garanti altına alnmıştı ama, ABD, 1 Ocak 1899 günü Kuba’yı işgale başlamıştı...

(...)Kurulan Kuba Cumhuriyeti’nin (1902) ilk cumhurbaşkanı, ihtilalci ordunun generallerinden Tomás Estrada Palma (1835- 1908) olacaktı. Herhangi bir partiye üye olmayan ve ABD işgaline karşı durmayan Palma, ABD için bulunabilecek en uygun başkandı...

(...)Çıkartma, 17 Nisan sabahına girilirken, daha güneş doğmadan başlayacaktı. CIA, “Domuzlar Körfezi Çıkartması”nı, Kongre organlarına sormadan, onların izinleri olmadan başlatmıştı... Karşı-devrimci güçler karaya çıkarlarken, sabahın saat 04:30 sularında Kastro, Havana yakınındaki askeri havaalanını arayıp, şef pilot Enrique Carreras’a, harekete geçme emrini verecekti. Kastro, Chico diye hitabettiği Carreras’dan, çıkartma yapan gemileri batırmasını istemişti...

metnin tamamı için tıkla

 

 

Yusuf Küpeli, “Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”) ve “Feniks Operasyonu”

(...) CIA’nın başrolü oynadığı ve ABD yönetimleri tarafından desteklenen gizli “Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”), 11 Eylül 1973 günü gerçekleşmiş olan Şili darbesinden iki yıl sonra, faşist Pinochet’in 60’ıncı doğum yıldönümü olan 25 Kasım 1975 günü yürürlüğe sokulacaktı. ABD destekli bu çok gizli komplonun içinde, Latin Amerika’nın tüm faşist diktatörleri vardı...

(...) sistematik işkence ve cinayetlerin süreklilik kazandığı “Kondor Operasyonu” Operation Condor”) sırasında, bir tesbite göre, Latin Amerika ülkelerinde 60 bin kişi öldürülmüştü. Bunun 30 bin tanesini Arjantin cuntası katletmişti. Aynı operasyon sırasında 30 bin kişi kaybolmuş ve 400 bin kişi hapse girmişti...

(...) Latin Amerika’nın yurtsever insanlarına karşı “Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”) sürerken, binlerce kilometre uzakta, ABD işgali altında olan bir başka ülke de, Vietnam’da, ülkenin aydınlarına, yurtseverlerine karşı, Feniks (Fenix, Phoenix) adını alan bir sindirme ve yoketme operasyonu sürmekteydi...

metnin tamamına ulaşmak için tıkla

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpeli, Nikaragua, NSC, İran-Kontras skandalı

 

 

Yusuf Küpeli, Bolivya ve “Küçük Adam” ve Evo Morales

(...) Eldeki verilere göre dünyanın en zengin lithium reservleri Bolivya’dadır ve dünyanın en büyük lithium pazarı ise Çin’de bulunmaktadır. Çin, 2018 yılında, lithium baterileri ile çalışan bir milyon civarında taşıt üretmiştir ve bu sayının 2025 yılında üçe katlanması beklenmektedir. Bolivya ile Çin arasında 2019 başında, lithium ile ilgili olarak, kazan-kazan esasına dayalı bir anlaşma için görüşmelere başlatılmıştı. Hisselerin yüzde 51’i Bolivya’ya, yüzde 49’u Çin’e  ait olacak bir üretim merkezi, lithium baterisi ve bağlantılı ürünleri üreten bir fabrika  kurma konusunda prensip anlaşmasına varılmıştı.  ABD merkezli tekellerle Çin arasında lithium üretimini ve pazarını elegeçirme konusunda sratejik bir mücadele  verilmekte olduğu dikkate alınırsa

(...) Darbeyi, CIA ile birlikte Luis Fernando Camacho adlı aşırı sağcı bir mülti-milyoner örgütlemiştir.  ABD’nin birlikten ayrılması için kışkırttığı Santa Cruz’daki faşist örgütlenme ile bağlantılı Luis Fernando Camacho, Kolombia’nın ve Brezilya’nın neo-liberal etiketli aşırı sağcı hükümetlerinin ve ABD’yi ülkesini işgaletmesi için davet eden Venezuela muhalefetinin yardımları ile darbeyi gerçekleştirmiştir. “Bolivya İsa’ya bağlıdır” sloganı ile hareket eden kökten dinci Hristiyanlar ile ayrılıkcı zengin Santa Cruz bölgesinde örgütlü ırkçı- faşistler, birlikte başkanlık sarayına

metnin tamamına ulaşmak için tıkla

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpeli, United Fruit Company, Dulles biraderler, Guatemala darbesi ve Jacobo Arbenz Guzmán

ABD Başkanı Dwight Eisenhower’in ilanetmiş olduğu “haçlı seferi”nin ikinci kurbanı, küçük Orta Amerika ülkesi Guatemala’nın yoksul halkı olacaktı. CIA darbesi’nin hedefi olan Guatemala’nın seçilmiş Cumhurbaşkanı Jacobo Arbenz Guzmán’ın (1913- 71; cumhurbaşkanlığı, 1951- 54) en büyük günahı, United Fruit Company’nin topraklarının birkısmını millileştirerek 200 bin kadar aileye dağıtmış olmasıydı.

(...) Guatemala, 1931- 1944 yıllarında, 13 yıl, “Dadı” (“Tata”, “Daddy”) takma adıyla da anılan rüşvetci ve acımasız diktatör Jorge Ubico (1878- 1946) tarafından yönetilmişti. Bu moralsiz sürüngen, 13 yıl süren düktatörlüğü (1931- 44) boyunca, -karın tokluğuna köle gibi kullanılan- Guatemalalı tarım işçilerinin terleri ve kanları ile beslenen meyva tröstü United Fruit Company’nin en büyük hissedarı Sam Zemurray’ın kullandığı birisi olmuştu...

 metnin tamamı için tıkla

 

 

Yusuf Küpeli, Bill Clinton’un sahte özürü ve ABD- NATO’nun 1999 Yugoslavya bombardımanı

(...) The Daily Telegraph’a göre, Yugoslavya’nın kayıpları 100 milyar doları aşkın olmuştu. Ülke, II. Dünya Savaşı sonrası ekonomik düzeyine gerilemişti. Hitler’in, Nazi Almanyası’nın iki yılı aşkın sürede yapmış olduğu yıkımın çok daha fazlasını ABD- NATO bombardımanı 78 günde gerçekleştirmişti...

metnin tamamı için tıkla

ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül

 

 

Yusuf Küpeli, Dominik Cumhuriyeti, Meksika, Pancho Villa, Woodrow Wilson, Brezilya, Guyana ve Surinam, Panama ve Noriega, Grenada

(...) Brazilya’da askerler, daha doğrusu generaller, 1889 ayaklanmasından beri ülkenin politik yaşamında aktif rol oynamışlardır. ABD emperyalizminin bölgedeki hegemonyası ile bütünleşen sözkonusu rolün Brezilya halkı için olumlu sonuçlar doğurduğu söylenemez.

(...) CIA’nın devrede olduğu PPP’ye yönelik sözkonusu operasyon sırasında, “People’s Progressive Party” (PPP) bölünmüştür.  İngiltere eğitimli bir siyah olan Forbes Burnham, partiyi terketmiştir. Parti (PPP) içindeki Afrika kökenlilerin çoğunluğu, Forbes Burnham’ın peşinden gitmiştir. Parçalanan PPP’den, Forbes Burnham liderliğinde ve çoğunlukla siyahlardan oluşan, “Halkın Ulusal Kongresi” (“People’s National Congress”, PNC) adındaki tutucu ve Washington-Londra bağlantılı parti doğmuştur... Sınıf mücadelesinde, satınalma ve ihanet operasyonlarında deri rengi değil, düşünce ve karakter yapısı, bilinç rol oynamaktadır...

(...) Noriega, Omar Torrijos’a gösterdiği sadakat sonucu yükselmiş, gizli polisin (bazı kaynaklarda, askeri istihbaratın) şefi konumuna gelmiş bir kişilikti... Kısacası Noriega, Meclis’e kabulettirmiş olduğu “hükümetin baş uygulayıcısı” statüsü ile resmi olmayan bir cumhurbaşkanı haline gelmişti...

(...) Grenada Adası, 7 Şubat 1974 günü bağımsız bir devlet olmuştu. Aynı ada da, 1979 yılında, sol eğilimli kansız bir darbe gerçekleşmişti. Maurice Bishop liderliğinde Halkın İhtilalci Hükümeti (People’s Revolutionary Government, PRG) kurulmuştu.

metnin tamamı için tıkla

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpeli, Uruguay

(...) Uruguay, bağımsız olmasının ardından, 1830 yazında ilk anayasasını yapacaktı...  Ülke de politik yaşam, tutucu “Beyazlar Partisi” (“Blancos Party”) ve liberal “Kızıllar Partisi” (“Colorados Party”) olarak iki örgütlenme arasında bölünecekti.

(...) Ülke, 1839- 51 yıllarında, Arjantin’in ve Brezilya’nın dahil olduğu kanlı bir içsavaş yaşıyacaktı. Ardından, 1864/ 65- 70 yıllarında, Uruguay, Brezilya ve Arjantin ile ittifak halinde Paraguay’a karşı kanlı bir savaşa sürüklenecekti. “Üçlü İttifak Savaşı” (“Guerra De La Triple Alianza”)...

(...) Ülkede yaşanan ekonomik kriz ve yönetimin otoriterleşmesi koşullarında işçiler ve sendikalar mücadelelerini yükseltirlerken, diğer yandan, 1963 yılında, adını II. Tupac Amaru’dan alan ve silahlı terör yöntemleri uygulayan “Tupamaro” adında “solcu” bir şehir gerillası örgütlenmesi doğacaktı. Öğrenciler ve orta sınıflar arasında oldukça geniş bir taban bulan bu örgütlenme, 1973 yılında gerçekleşen askeri darbe ile bastırılıp yokedilecekti...

metnin tamamı için tıkla

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpeli, Paraguay

(...) Genelkurmay Başkanı (ordu kumandanı) General Alfredo StroessnerKolorado Partisi (“Colorados Party”) içindeki sağcı güçlerin de yardımlarıyla, 1954 yılında darbe yapıp cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacaktı. Latin Amerika’nın 1900’lü yıllardaki tarihinde en uzun süre kesintisiz iktidarda kalacak ve ülkeyi yasasız olarak 30 yılı aşkın süre  boyunca yönetecek olan General AlfredoStroessner’in tek destekçileri içteki sağcı güçler değillerdi. Pentagon- NSC- CIA üçlemesi de General AlfredoStroessner’in arkasında durmaktaydılar...

metnin tamamı için tıkla

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpeli, Şili, Allende, CIA ve Pinochet

(…) Bill Clinton döneminde, 1 temmuz 1999 günün Washington, 5 800 sayfa tutan gizli Pinochet belgelerini yayınlayacaktı. Sözkonusu CIA belgeleri, Şili’de öldürülen muhalif sayısını 10 bin civarında gösteriyordu. Gerçek sayının gösterilenin üzerinde olduğunu herkes biliyordu. Binlerce insan da kayıptı. Binlerce ceset Pasifik Okyanusu’na atılmıştı. Öldürülenlerin birkısmı, katledildikten sonra kuzeydeki Atacama çölünün tuzlu toprağına gömülmüşlerdi. Sözkonus tuzlu ve kuru toprak nedeniyle tam bozulmamış cesetlerden birkısmının kimliğini tayinetmek mümkün olacaktı. Katolik Kilisesi’nde yapılan ayinlerle

metnin tamamı için tıkla

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpeli, Arjantin, Perón, Videla, Kissinger, Papa I. Francis, “Ölüm Mangaları”

(...) tarihleri yukarıda verilmiş olan tüm darbelerin içinde yeralan CIA, baştan beri Arjantin’deki darbenin de içindeydi. Zaten, daha sonra açıklanacak olan ABD Dışişleri Bakanlığı belgeleri sözkonusu gerçeği ortaya çıkartacaktı... CIA destekli “Kondor Operasyonu” çerçevesinde yürütülen devlet terörünün hedefinde tüm sol örgütlenmelerle ve bunlara sempati duyanlarla birlikte Perón yanlılarının da olması, ABD’nin baştan beri darbenin içinde olduğu düşüncesini doğrular nitelikteydi. Anlaşılan, Perón yanlılarının bölünüp parçalanmaları, terörün kışkırtılması ve darbe öncesi silahlı kuvvetlerden Perón yanlısı subayların tasviye edilmeleri işlerinde CIA aklı ve emeği mevcuttu.

(...) ABD’nin Ulusal Güvenlik Arşivi’nin (National Security Archive) 21 Ağustos 2002 günü açılan -sayı numaraları belli- belgelerinden birine göre, Arjantin ordusu, “terörizme karşı savaş” adıyla yürüttüğü “kirli savaş”ın (1976- 83), ABD tarafından destekleneceğinden emindi. Arjantinli subaylar, ABD’nin Dışişleri Bakanı (Secretary of State) Henry Kissinger dahil yüksek rütbeli Amerikalılar’dan gelen sinyallere bakarak, ABD’nin arkalarında olduğu düşüncesine varmışlardı...Henry Kissinger, darbenin hemen ardından Arjantin’i birkaç kez ziyaret etmiş ve darbe liderleri ile görüşmüştü...

(...) Genel kanıya göre, 30 bin kişi öldürülüp kaybedilmişti.. 

(...) Türkiye’deki 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından kaybolan 20 bin kadar kurbanın yakınları, anneleri, eşleri, seslerini duyurabilmek için her Cumartesi günü nasıl toplanıp barışçı bir gösteri yapıyorlarsa, Arjantinli kurbanların yakınları da, kayıpların anneleri de, her Perşembe toplanıp benzer biçimde gösteri yapmaktadırlar. Türkiye’de her Cumartesi günü toplanıp gösteri yaparak kayıplarını arayan kişilere nasıl “Cumartesi Anneleri” deniyorsa, her Perşembe toplanan Arjantinli annelere de, toplandıkları yerin adına izafeten, “Plaza de Mayo Anneleri” denilmektedir.

metnin tamamı için tıkla 

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpeli, Tarihi süreç içinde Peru

-            - Kısaca coğrafya, demografi, ekonomi, ilişkiler, yönetim

-         - Inka İmparatorluğu, İspanyol koloniyalistler ve Pizarro, Atahuallpa, Cuzco, Machu Picchu, Topac Amuru

-         - Güneş bağlantılı Inka inaçları ve bazı “eski dünya” inançları üzerine

-         - Peru’da İspanyol yönetimi, Yardımcı (İkinci) Krallık (Viceroyalty), II. Topac Amuru ayaklanması ve İspanya’dan bağımsızlık

-         - Bağımsız Peru, kısa ömürlü Bolivya- Peru Konfederasyonu, askeri diktatörlük ve Peru’yu işgaleden Şili, İspanyol donanmasının saldırısı ve Peru’yu tanımak zorunda kalan İspanya, Sivil Parti, “Pasifik Savaşı”, APRA, askeri diktatörlükler ve ABD sermayesi, General Juan Velasco Alvarado’nun solcu darbesi, millileştirmeler ve karşı-devrimci darbe,

-         - ABD yörüngesine oturtulmuş olan Peru, yeniden sağcı- liberal sivil rejim, AP ve Terry, terör, Abimael Guzmán ve “Sendero Luminosa”, Maoizm, Fujimori diktatörlüğüne uzanan yol   

-         - Seçimle iktidara gelmiş olan Fujimori’nin 1992 darbesi, yeni anayasa ve başkanlık sistemi, Japon elçiliği baskını, rüşvet skandalı ve Fujimori’nin iktidardan indirilişi, “Indian” denen yerli halktan ilk cumhurbaşkanı Alejandro Toledo ve sıkıyönetim,  gerilimli yıllar, Pedro Pablo Kuczynski ve karşı-devrimci “Lima Group”

metnin tamamı için tıkla      ayrıca bak:  Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpşeli, Tarihsel süreç içinde Venezuela, merkezi- federal yönetim kavgası, askeri darbeler, petrol, Chávez ve Venezuela halkına yönelik emperyalist saldırı 

 

ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Yusuf Küpeli, OLAĞAN ve OLAĞANÜSTÜ, KORKU FİLMLERİNİ SIRADAN KOMEDİLERE DÖNÜŞTÜREN GERÇEKLER, DOĞAYA ve İNSANA NÜKLEER- BİYOLOJİK- KİMYASAL SALDIRI

 

 

Yusuf Küpeli, Radyasyon yüklü mantar bulutunun altında ani, yavaş, tarifsiz acılarla ölümün adı: Hıroşima ve Nagazaki! Ve sürmekte olan tehlike!

 

 

Yusuf Küpeli hakkında çok kısa bilgi

 

 

Kitap için kaynaklar

 

http://www.sinbad.nu/