Kolombiya Köylü Federasyonu başkanı Mario Cardona’nın anlattıkları

15 Mayıs 2004

Murat Kuseyri kuseyri@spray.se

 

Simon Bolivar derneği tarafından İsveç’e davet edilen Kolombiya Köylü Federasyonu başkanı Mario Cardona ve Öğretmenler sendikası genel başkan yardımcısı Celio Nieves Herrera, Stockholm’da,  13 Mayıs günü “Kolombiya’da insan hakları” konulu bir konferans verdiler. 

 

Kolombiya Köylü Federasyonu başkanı Mario Cardona 3 milyona yakın Kolombiyalının çatışma ve savaşlardan, bir o kadarının da yoksulluktan topraklarını terketmek zorunda kaldığını söyledi. Cardona, köylülerin ülke nüfusunun üçte birini oluşturmasına karşın, tarım sektörüne bütçeden ayrılan payın oldukça az olduğunu, bütçenin neredeyse tamamına yakını silah alımına ve orduya yapılan harcamalara gittiğini belirtti. Para- militer gruplar ve  hükümetin işbirliği içinde uyuşturucu ticareti yaptıklarını belirten Cardona, köylülerin yaşadıkları koşulları ise şu cümlelerle anlattı. “ Toprakların % 52’si nüfusun sadece % 1,4’ini oluşturan zengin bir azınlığın denetiminde. Köylüler 70 yıldır adil bir toprak reformu yapılması için mücadele ediyorlar. Hükümetin uyguladığı yeni liberal politikalar köylülüğü yoksulluğa, tarım sektörünü de yıkıma götürdü. Kolombiya’da üretebileceğimiz tarım ürünlerinin % 80’i başka ülkelerden ithal ediliyor. Hükümet, köylüleri kızılderililer, afrokolombiyalı ve kolombiyalı olarak bölme ve aynı zamanda ajanlaştırma politikası izliyor. Hükümet güvenliği sağlamak bahanesiyle kırsal kesimde 1 milyon köylüyü ajanlaştırmayı hedefliyor. Kırsal kesimden 100 bin köylüyü orduya alma girişimleri bu politikanın meşrulaştırılması amacını taşıyor.  Kolombiya’da halka karşı amacımasız bir katliam sürdürülüyor. Köylüler elektrikli testerelerle katlediliyorlar. Para-militer gruplar ordu ile birlikte bu katliamları hükümetin bilgisi dahilinde sürdürüyorlar. Köylülerin haklı talepleri katliamlar ve toplu tutuklamalarla bastırmaya çalışılıyor.”

Köylüleri tutuklamayan hakimler cezaevine atılıyor

Mahkemelerin hukuki değil siyasi kararlar verdiğini de hatırlatan Köylü Federasyonu başkanı mahkemelerin hukuki karar verme durumunda mahkeme başkanları ve üyelerinin görev yerleri değiştirdiklerini, bazen de cezaevlerine atıldıklarını somut örnekler vererek anlattı. “Geçenlerde 200 köylü gösteri yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alındı. Hakim bu insanların suç işlemediklerine karar vererek köylüleri serbest bıraktı. Ama bir kaç gün sonra Köylüleri serbest bırakan hakim tutuklanarak cezaevine gönderildi.”  Hükümetin ABD ile serbest ticaret anlaşması imzalama hazırlığı içinde olduğunu , ABD’de tarımda sübvansiyon uygulanırken  Kolombiyalı köylülerin ürettikleri ürünler için ekstra vergi vermek zorunda kaldıkları koşullarda ABD ile rekabet etmelerinin imkansız olduğunu söyledi.

ABD tarlalarımıza zehir püskürtüyor

Son yıllarda ABD’nin Kolombiya’daki askeri varlığını arttırdığını hatırlatan Cardona sözlerini şöyle sürdürdü. “Uyuşturucuya karşı mücadele gerekçesiyle tarlalara zehirli kimyasal maddeler püskürtüyorlar. Sadece kakao ekili alanları değil, ekinleri ve sebze ekili tarlaları da zehirliyorlar. Başta çocuklar olmak üzere yöre halkı bu kimyasal maddelerden ötürü hastalanıyor. ABD ve Hükümetin köylülere karşı birlikte sürdürdükleri bu saldırılara karşı, daha etkili bir biçimde mücadele edebilmek için, köylü kuruluşları arasında ulusal çapta sosyal bir cephe oluşturma çalışmalarını yoğunlaştırdık.”

Öğretmenler sendikası başkan yardımcısı Celio Nieves Herrera,  Kolombiya’nın gerici, faşist ve demokrasi düşmanı ve Bush’un dostu  olan devlet başkanı Alvaro Uribe tarafından yöneltildiğini, eğitim ve sağlık hizmetlerinden halkın yararlanamadığını ve ayrıca çalışabilir durumdaki nüfüsun % 20’sinin işşiz olduğunu söyledi. Kolombiya’da insan haklarının sistemli olarak ihlal edildiğini hatırlatarak özelikle insan hakları  örgütleri ve sendika yöneticilerinin ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan saldırılara uğradığını söyledi. Ama Kolombiya’da iyi şeylerin de olduğunu söyleyen Herrera, geçen yılın 

27 Ekim’inde yapılan yerel şeçimlerde muhalefetin devlet başkanı ve hükümeti ağır bir yenilgiye uğrattığını, başta başkent Bogoto olmak üzere bir çok ilde muhalefetin il yönetimlerini eline geçirdiğini söyledi.

 Yeni liberal politikalara karşı sosyal cephe

Herrera, Kolombiya’da yeni liberal politikalara karşı olan yeni politik güçlerin ortaya çıktığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü. “Biz bu güçlerle serbest ticaret anlaşmasının imzalanmasına karşı sosyal bir cephe oluşturmaya çalışıyoruz.  Önümüzdeki günlerde serbest ticaret anlaşmasına karşı Kolombiya’nın büyük illerinde yüzbinlerin katılacağı büyük kitlesel eylemler düzenleyeceğiz.”

Kolombiya’da çarpık bir eğitim sistemi olduğunu söyleyen Herrera, eğitimin zorunlu ve bedava olmadığını söyleyerek ekonomik geçim sıkıntısı içindeki halkın çocuklarının okul masraflarını karşılayamadığı için okula gönderemediğini ama zenginlerin çocuklarını özel okullarda okuttuklarını anlattı.

Özelleştirmeler bazı sendikaların kapanmasına yol açtı

Herrera, Hükümetin eğitim sektörünü de kapsayan kapsamlı bir özelleştirme proğramı uyguladığını, öğretmenler ile okul personelini kısa dönemli sözleşmeler imzalamaya zorladığını, bunun çalışanların iş güvenliğini ortadan kaldırdığını ve sendikaları zayıflattığını somut örnekler vererek anlattı. Özelleştirmeler sonucu sendikalı işçilerin oranının % 5’e gerilediğini, başta telekomünikasyon  olmak üzere bazı sektörde faaliyet gösteren sendikaların bir kısmının kapılarına kilit vurmak zorunda kaldıklarını söyledi. Hükümetin sendikal hareketi bir suç örgütü gibi göstererek kriminalize etmeye çalıştığını, şu cümlelerle anlattı. “Şu anda petrol işçileri grevdeler. Grevin başlamasından iki gün sonra devlet başkanı grevin yasa dışı olduğunu söyledi. Grevi yürüten sendikanın genel başkanı ile yardımcısı önce gözaltına alındılar, daha sonra da sendikadaki görevlerinden uzaklaştırıldılar. Bu saldırılara karşı çıkmak ve grevdeki petrol işçileriyle dayanışma içerisinde olmak özel bir önem taşıyor.”

kuseyri@spray.se

 http://www.sinbad.nu/