Aşağıdaki 12 punto ile 3 A-4 sayfası tutan metin, 2019 yılının yaz sonunda tamamlanmış ve yayını beklemekte olan genişp hacimli bir kitabın bölümüdür.- Y. Küpeli

Yusuf Küpeli, “Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”) ve “Feniks Operasyonu”

(...) CIA’nın başrolü oynadığı ve ABD yönetimleri tarafından desteklenen gizli “Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”), 11 Eylül 1973 günü gerçekleşmiş olan Şili darbesinden iki yıl sonra, faşist Pinochet’in 60’ıncı doğum yıldönümü olan 25 Kasım 1975 günü yürürlüğe sokulacaktı. ABD destekli bu çok gizli komplonun içinde, Latin Amerika’nın tüm faşist diktatörleri vardı...

(...) sistematik işkence ve cinayetlerin süreklilik kazandığı “Kondor Operasyonu” Operation Condor”) sırasında, bir tesbite göre, Latin Amerika ülkelerinde 60 bin kişi öldürülmüştü. Bunun 30 bin tanesini Arjantin cuntası katletmişti. Aynı operasyon sırasında 30 bin kişi kaybolmuş ve 400 bin kişi hapse girmişti...

(...) Latin Amerika’nın yurtsever insanlarına karşı “Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”) sürerken, binlerce kilometre uzakta, ABD işgali altında olan bir başka ülke de, Vietnam’da, ülkenin aydınlarına, yurtseverlerine karşı, Feniks (Fenix, Phoenix) adını alan bir sindirme ve yoketme operasyonu sürmekteydi...

 

 

 

“Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”) ve “Feniks Operasyonu”

 

Yusuf Küpeli

 

Şekillenmesinde CIA’nın başrolü oynadığı ve ABD yönetimleri tarafından desteklenen gizli “Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”), 11 Eylül 1973 günü gerçekleşmiş olan Şili darbesinden iki yıl sonra, faşist Pinochet’in 60’ıncı doğum yıldönümü olan 25 Kasım 1975 günü yürürlüğe sokulacaktı. ABD destekli bu çok gizli komplonun içinde, Latin Amerika’nın tüm faşist diktatörleri vardı. Operasyona imza atanlar ve yönetici konumunda olanlar arasında, Arjantin diktatörü Jorge Rafael Videla, Bolivya diktatörü Hugo Banzer,  Brazilya diktatörü Castelo Branco ve sonra Costa e Silva, Şili diktatörü Augusto Pinochet, Paraguay diktatörü Alfredo Stroessner, ve Uruguay diktatörü Aparicio Méndez bulunmaktaydı. Bu diktatörler, kendi ulusal sınırları dışında da düşmanlarını öldürmeyi hedeflemekteydiler. Sözkonusu altı ülkenin diktatörlerinin bir numaralı hedefleri arasında, komünistler, sosyalistler ve Peronistler bulunmaktaydı. ABD destekli bu operasyonun sürdüğü 1968- 1989 yılları boyunca 80 bin kadar komünist, sosyalist veya sol eğilimli ve yurtsever insan katledilecekti... İçinde olduğumuz yılın (2019) 12 Nisan günü resmen açılmış olan dökümanlarda, Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya hükümetlerinin, öncelikli olarak Arjantin, Paraguay, Uruguay, Brezilya ve Şili cuntalarından, sola karşı savaş konusunda tavsiyeler beklemekte oldukları, anlatılmaktadır... Aynı metne göre, sistematik işkence ve cinayetlerin süreklilik kazandığı “Kondor Operasyonu” Operation Condor”) sırasında, bir tesbite göre, Latin Amerika ülkelerinde 60 bin kişi öldürülmüştü. Bunun 30 bin tanesini Arjantin cuntası katletmişti. Aynı operasyon sırasında 30 bin kişi kaybolmuş ve 400 bin kişi hapse girmişti... Aralarında işbirliği içinde şalışan ve kendi sınırları dışında da cinayetler işleyen ABD destekli bu altı faşist diktatörün estirdikleri devlet terörü, politik sindirmeyi ve suçların izlerini silmeyi hedeflemekteydi. Aynı kirli kriminal örgütlenmenin içinde CIA’nın olduğu da kanıtları ile ortaya çıkacaktı...

 

Pinochet’in İspanyaya iadesini isteyen yargıc Baltazar Gazron, ABD arşivlerinde, “Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”) cinayetleri ile bağlantılı 1500 sayfalık kanıt bulunduğunu söyleyecekti. Bunlar arasında Paraguay diktatörü General Alfredo Stroessner’in karşıtlarını yoketme planları, Bolivya diktatörü Hugo Benzer’e ait bilgiler vardı. ABD ile yakın işbirliği içerisinde çalışan altı Latin Amerika diktatörü, “Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”) adını taşıyan gizli bir plan çerçevesinde rakiplerini yoketmeye çalışmışlardı. ABD Senatosu’nun 1979 tarihli Dış İlişkiler Raporu, Şilili General Carlos Prats’ın (Allende yönetiminde önce içişleri, ve sonra savunma bakanlığı yapmış olan general) ve Bolivyalı General Juan Jose Tores’in, “Kondor Operasyonu” çerçevesinde katledildiklerini açığa çıkartacaktı. Yukarıda, sol eğilimli General Juan Jose Tores’in, 22 Ağustos 1971 günü Bánzer (Küçük Adam) tarafından devrilmiş olduğunu yazmıştım... Yargıc Baltazar Gazron’un karıştırdığı ABD arşivinde sayısız işkence ve cinayet olaylarının kayıtları vardı...

 

Latin Amerika’nın yurtsever insanlarına karşı “Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”) sürerken, binlerce kilometre uzakta, ABD işgali altında olan bir başka ülke de, Vietnam’da, ülkenin aydınlarına, yurtseverlerine karşı, Feniks (Fenix, Phoenix) adını alan bir sindirme ve yoketme operasyonu sürmekteydi... Kökü Mısır mitolojisine uzanan, her gece batıp sabah yeniden doğan güneşi sembolize eden ve devasa bir kuş olarak düşünülen Feniks (Fenix, Phoenix), mitolojiye göre, “yanıp kül olduktan sonra küllerinden yeniden doğmaktaydı”... Bukadar pozitif ve umut yüklü bir mitolojik varlığın adı, Feniks adı, yeryüzünün en kirli ve zalimce operasyonlarından birine verilmişti... Yapılan operasyonun alçakça bir iş olması nedeniyle, operasyonla ilgili tüm belgeler yokedilmişlerdi ama, yine de geriye bazı bilgiler kalacaktı. Operasyon sırasında, 40- 50 bin kadar ve belki de daha fazla Vietnamlı aydın işkence ile katledilmişlerdi. Asıl olarak aydınlar hedefte idiler; çünkü onlar, kültürün taşıyıcısı idiler. Bir ulusu köklerinden kopartıp yokedebilmek için, önce aydınları yoketmek gerekirdi. Hitler’de Polonya’da aydınların yokedilmelerini emretmişti... 

 

“The Phoenix Program” adlı bir kitabı olduğu belirtilen Douglas Valentine, “Katliam, kaçırma ve sistematik işkence yöntemleri ile kurtuluş mücadelesinin sivil halk arasındaki tabanını yoketmeyi amaçlayan Phoenix, 1967’de CIA tarafından Saygon’da başlatılmıştır.”, diye yazmaktaydı. Güney Vietnam’da sürmekte olan ulusal direnişin sivil tabanını, direnişin entellektüel dayanağı, yargısız infazlarla, adam kaçırmalarla ve sistematik işkencelerle yokedilmek istenmişti... (...) Daha önce bu metinde -“gladio” veya “kontra-gerilla” örgütlenmesi ile ilgili olarak- adı geçmiş olan William Egan Colby, 1959- 62 yıllarında CIA’nın Saygon istasyon şefliğini yapmıştı. Aynı kişi, 1963- 68 yıllarında CIA’nın Uzakdoğu bölümünün yöneticisi ve 1968- 71 yıllarında Feniks Operasyonu’nun resmi başı olarak çalışmıştı. Buna karşın, söylentiye göre, “Feniks Operrasyonu”nun asıl mimarı, CIA’ya 1949 yılında katılmış olan Nelson Brickman idi. Aynı operasyona doğrudan bulaşmış ünlü CIA ajanları arasında, Türkiye’de de çok ünlü olan Robert Komer gibi kişiler vardı... Feniks (Phoenix) işkencecilerinin yegane görevleri, karşılarındakilere boyuneğdirebilmekti. İşkenceciler, “gerkli hertürlü yöntemi” kullanarak, öncelikle halkın önderlerini yokederek veya köleleştirerek, Vietnam halkını köleleştirmeyi amaçlamaktaydılar... Douglas Valentine’nin ifadesiyle, yazarın operasyona bulaşmış iki kişisel dostu, aradan geçen bukadar yılın (35- 40 yıl) ardından, halen haftada en az bir kez korku nöbetleri içinde soğuk terler döktüklerini, anlatmaktaydılar. Onlar, muhtemelen, yaşamlarının kalan kısmını geceyarısı kabuslarına katlanarak geçirmek zorunda kalacaklardı. Kendi ifadesi ile Douglas Valentine, onların anlattıklarına inanmaktaydı...

 

Asya kıtasının en güneydoğu ucunda “Feniks Operrasyonu” sürerken, Amerika kıtasının güneyinde de “Kondor Operasyonu” (“Operation Condor”) hız almaktaydı. Her iki kanlı ve işkence yüklü operasyonu yürütenler de aynı karakterlerdi; hepsinin gerisinde CIA ve politik akıl olarak Beyaz Saray’ın patronları durmaktaydı. Bu patronlar arasında en dikkate değeri, 1969 yılından 1976 yılına dek Richard M. Nixon’un ve Gerald R. Ford’un dışişleri bakanlığını (Secretary of State) yapmış olan Henry Kissinger’den başkası değildi. II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’da istihbarat subaylığı yaparken, “eski Nazi savaş suçlularının yeniden örgütlenmeleri gerektiği” konusunda raporlar yazmış olan Henry Kissinger,  “Kondor Operasyonu”nu yöneten Latin Amerika diktatörleri ile yakın ilişkiler içindeydi. “Kondor Operasyonu” tüm hızıyla sürerken, dışişleri bakanı (Secretary of State) olarak Kissinger, sözkonusu operasyonun en öndegelen liderlerinden Şili diktatörü Augusto Pinochet ile sonderece dostca tokalaşmaktaydı. Kısacası O, Kissinger,  sözkonusu kirli operasyonun ortaklarından birisi idi...

 

Tüm II. Dünya Savaşı boyunca müttefiklerin atmış oldukları bombalardan çok daha fazlasının hedefi olan küçük Vietnam’da savaşın tırmandırılmasından ve üç ile beş milyon arasında Vietnamlının ölümünden birinci derecede sorumlu olan aynı Henry Kissinger, 1973 yılında, Nobel “barış” ödülünü -suratı kızarmadan- alacaktı. Sözkonusu ödülü verenlerin kararıp çürümüş vicdanları, şık giysilerinin gerisinde gizlenmekteydi... Norveç Nobel komitesindekiler gibi “barışseverlerin” bulunduğu böyle bir dünyada, Latin Amerika halklarının ve tüm ezilen halkların alacakları daha çok yol vardı...

 

Yusuf Küpeli

 

2019- 09- 22

 

yusufk@telia.com

 

www.sinbad.nu

 

 

http://www.sinbad.nu/