Aşağıdaki 12 punto ile 4 A-4 sayfası tutan metin, 2019 yılının yaz sonunda tamamlanmış ve yayını beklemekte olan genişp hacimli bir kitabın bölümüdür…- Y. Küpeli

Yusuf Küpeli, Paraguay

(...) Genelkurmay Başkanı (ordu kumandanı) General Alfredo StroessnerKolorado Partisi (“Colorados Party”) içindeki sağcı güçlerin de yardımlarıyla, 1954 yılında darbe yapıp cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacaktı. Latin Amerika’nın 1900’lü yıllardaki tarihinde en uzun süre kesintisiz iktidarda kalacak ve ülkeyi yasasız olarak 30 yılı aşkın süre  boyunca yönetecek olan General AlfredoStroessner’in tek destekçileri içteki sağcı güçler değillerdi. Pentagon- NSC- CIA üçlemesi de General AlfredoStroessner’in arkasında durmaktaydılar...

 

Paraguay

 

Yusuf Küpeli

 

Kıtanın güney iç kısmında, Güney Amerika’nın ortalarında konumlanan, güneyden kuzeybatıya doğru uzanan Paraguay Cumhuriyeti’nin güneyi ve güneybatısı Arjantin ile çevrilmiştir.  Ülkenin doğusunda Brezilya, kuzey ve kuzeybatısında Bolivya vardır. Uruguay ile Paraguay’ın arasına sanki birisi parmağını sokmuş gibi, ince bir şerit halinde Arjantin toprağı uzanmaktadır. Başkenti Asunción olan ülkenin yüzölçümü, 406 752 kilometre karedir. Ülke nüfusu 2019 yılı itibariyle 10 milyona ulaşmıştır...

 

Ülke nüfusunun yüzde dokuz kadarını, mestizo olarak adlandırılan İspanyol- Guaraní yerli halkının karışımı melezler oluşturur. Bundan daha küçük bir gurup olarak “Hintli” (“Indian”) olarak adlandırılan yerli halk, Afrika kökenli siyahlar, Kafkas ve Asya halklarından insanlar vardır. Halkın çoğunluğu, ispanyolca ve Guaraní yerli halkının dilini konuşmaktadır ve 1992 anayasasına göre bu iki dil de resmi dil konumundadır. Kültürel yaşam, ağırlıklı olarak, Guaraní ve İspanyol kültürlerinin harmanlanmasından şekillenmiştir... Nüfusun yüzde 95 kadarı Roma Katolik Kilisesi’ne bağlıdır. Nüfusun ezici çoğunluğu ülkenin doğu bölgesinde yaşamaktadır. Ülke konomisi ağırlıklı olarak tarıma, ticarete ve hafif endüstrilere dayalıdır. Denize kıyısı olmayan ülkenin Atlantik Okyanusu ile bağını, gemi ulaşımını, Amazon’dan sonra Güney Amerika’nın ikinci uzun nehri olan Paraná Nehri (4 880 km) sağlamaktadır. Paraná Nehri, Uruguay Nehri ile eşleştikten sonra Buanes Aires’in biraz kuzeyinden Río de  la Plata (Gümüşün Nehri) adlı haliçe (fiyorda) dökülerek Atlantik Okyanusu ile buluşur...

 

 Avrupalı göçmenlerin bölgeye gelmelerinden çok önce, özellikle nehirler boyunca yerleşmiş Guaraní adlı ve ve birçeşit Tupian dili konuşan yerli halk vardı. İspanyol ve Portekizli istilacılar, Brezilya kıyılarından gelerek 1520’li yıllardan itibaren bu topraklara girmeye başkadılar... Çiftçilik yapan göçmenler, yoğun olarak 1700’lü yıllarda bölgeye yerleşmeye başladılar. Bu topraklar, Brezilya’da yerleşik Portekizliler ile Arjantin’de yerleşik İspanyollar arasında rekabet konusu oldu. Sonuçta, yerleşik halk, İspanyol valiyi reddedti. Önce, Ekim 1811’de, Buenos Aires (Arjantin) ile Paraguay arasında eşitlerin konfederasyonu kuruldu ve askeri ittifak anlaşması imzalandı. Yerleşik halkın liderleri, ülkenin bağımsızlığını ilanettiler. Bu durum, Paraguay’ın bağımsızlığı olarak algılandı. Buenos Aires’in buna yanıtı, Paraguay’ı çembere almak, bloke etmek  oldu. Sonuçta, 12 Ekim 1813 günü Paraguay, bağımsızlığını resmen duyurdu. Kısa süren bir kaos döneminin ardından, bağımsızlık ilanından bir yıl sonra, José Gaspar Rodríguez  de Francia (1766- 1840), yeni seçilmiş kongre (meclis) tarafından beş yıl için ülkenin yüce diktatörü olarak atandı. Francia, 1816 yılında, Paraguay’ın ömür boyu diktatörü olarak tanındı...

 

José Gaspar Rodríguez  de Francia’nın diktatörlüğünü, Carios Antonio López’in (yönetimi, 1840- 62) ve Francisco Solano López’in (yönetimi, 1862- 70) diktatörlükleri izledi. Carios Antonio López’in en yaşlı oğlu olan Francisco Solano López, 1864- 70 yıllarında Paraguay’ı,  “Üçlü İttifak Savaşı” ,  (“Guerra De La Triple Alianza”) olarak bilinen ve ülkeye felaket getiren çok kanlı bir savaşa sürükleyecekti .. “Paraguay Savaşı” olatak ta bilinen bu savaşta, Uruguay, Brezilya ve Arjantin, bu üç ülke, Paraguay’a karşı ittifak kurmuş oldukları için, sözkonusu savaş, “Üçlü İttifak Savaşı”  (“Guerra De La Triple Alianza”) olarak anılacaktı. Daha önce de ifade etmiş olduğum gibi, savaş sırasında Büyük Britanya (İngiltere) ,  “Üçlü İttifakı” ülkelerine yardımcı olacaktı...

 

Brezilya, Ağustos 1864’de, Uruguay’da süren içsavaş sırasında, kendisi ile bağlantılı liberal “Kızıllar Partisi”ne (“Colorados Party”) iktidarını koruması için yardımcı olacaktı. Bunun üzerine, Paraguay diktatörü Francisco Solano López (1827- 1870; iktidarı, 1862- 70), “Uruguay’da politik dengeyi bozduğu”, iddiası ile Brezilya’ya saldırıp Mato Grosso bölgesini elegeçirecekti. Uruguay’ı anlatırken de ifade edilmiş olduğu gibi Mato Grosso, Brezilya’nın batısında, tüm Bolivya sınırı boyunca Amazon’un güneyine dek uzanan 881 bin kilmetre kareden biraz daha büyük çok geniş bir toprak parçasıydı... Savaşın yaşandığı yıllarda 450 bin nüfusu olan Paraguay, iyi silahlanmış 30 bin kişilik bir orduya sahipti. Sözkonusu ordu, o yıllarda Latin Amerika’nın en güçlü ordusuydu... Paraguay’ın ticaret yollarını kontrol eden ve bu ülkenin askeri gücünden rahatsız olan Brezilya ve Arjantin, aynı yıllarda, toplam 11 milyon nüfusa sahiptiler...

 

Paraguay diktatörü Francisco Solano López’in başarısı uzun sürmeyecekti... Uruguay, Brezilya ve Arjantin, aralarında birleşip, 1 Mayıs 1865 günü Paraguay’a karşı savaş ilanedeceklerdi. Latin Amerika’nın bu en kanlı kapışması, 1 Mart 1870 günü, Paraguay’ın kuzeyindeki Cerro Corá savaşında Brezilya süvarisinin Francisco Solano López’i öldürmesi ile sonbulacaktı. Savaş bittiğinde Paraguay, nüfusunun üçte ikisini yitirmişti. Ülkenin 300 bin civarında ölüsü ve yaralısı vardı. Neredeyse tüm erkekler ölmüştü. Daha önönce de yazmış olduğum gibi, Arjantin yönetimi, on yaşın üzerindeki tüm Paraguaylı erkeklerin öldürülmüş olduklarını sevinç ve gururla ifade edecekti...

 

“Üçlü ittifak”ın ölü ve yaralı sayısı ise, 90 ile 100 bir arasında idi. Kısacası, toplam nüfusları 12 milyonu bulmayan dört ülke 400 bin insanını yitirmişti ve bu tam anlamıyla kanlı bir kıyımdı... Paraguay, 1874 yılına dek “Üçlü İttifak”ın işgali antında kalacaktı. Paraguay’ın 154 bin kilometre kare toprağı, 1876 yılına dek Brezilya’nın işgali altında olacaktı. Savaşın sonunda Paraguay, sadece nüfusunun üçte ikisini yitirmekle kalmamış, aynızamanda çok büyük bir toprak parçasını, 140 bin kilometre kare toprağını Arjantin’e ve Brezilya’ya kaptırmıştı...

 

Kuzeybatı Paraguay ile güneydoğu Bolivya ve kuzey Arjantin arasında yeralan “Chaco Boreal” adlı 259 000 kilometre karelik oldukça geniş toprak parçası için Paraguay ile Bolivya, 1928 yılında anlaşmazlığa sürükleneceklerdi. Anlaşmazlık, tarafların sözkonusu bölgeye asker yığmaya başlamalarının ardından, 1932 yılının başında savaşa evrilecekti. Ocak 1935’de Paraguay ordusunun ilerlemesi devamederken, Haziran 1935’de savaş durdurulacaktı. O güne dek yaklaşık 100 bin insan yaşamını yitirmişti... Arjantin, Brezilya, Şili, Peru, Utuguay ve ABD devletlerinin katılımları ile Chaco Barış Konferansı diye birşey toplanacaktı. Sonuçta, 21 Temmuz 1938 günü Buenos Aires’de atılan imzalarla anlaşmazlık bölgesinin büyük kısmı Paraguay’a verilecekti.  Savaş, Bolivya ekonomisinde çöküntüye neden olmuş ve geniş yığınların reform talepleri ile harekete geçmelerine yolaçmıştı... Brezilya, yerleşimciler için kredi açarken, Arjantin, yatırımları çoğunlukla Paraguay bölgesine yönlendirecekti...

 

“Chaco Savaşı”nın kahramanı sayılan General José Felix Estigarribia, 1939 yılında cumhurbaşkanlığına seçilecekti. José Felix Estigarribia’nın 1940 yılında beklenmeyen biçimde ani ölümünün ardından Paraguay, bir seri olumsuzluklar yaşıyacak ve ülke 1954 yılına dek farklı diktatörlerle yönetilecekti. Bunlardan sonuncusu, “Milliyetçi Cumhuriyetçi” Colarado Partisi’nden Federico Chávez olacaktı ve Chávez 1949- 54 yıllarında cumhurbaşkanlığı yapacaktı. Chávez, ekonomide gerçekleştirdiği millileştirmeler, üretim, ticaret ve fiyatlar üzerinde kurmuş olduğu kontrol ve Arjantin ile geliştirdiği yakın ilişkileri nedeniyle,  kendi partisi olan Kolorado Partisi (“Colorados Party”) içindeki sağ kanadın tepkilerini üzerine çekecekti. Özellikle sağ kanattan gelen muhalefet ortamında durumunu sağlama alma geyreti ile Federico Chávez, ulusal polis teşkilatını silahlandırma çabası içine gircekti. Anlaşılan, Federico Chávez’in ekonomi politikasından sadece ülkedeki sağcı güçler değil, aynızamanda kıtanın patronu konumundaki ABD’de memnun değildi ve askeri bir darbe Paraguay’ın kapısını çalacaktı... Arjantin ile Paraguay arasındaki ilişkilerin gelişmesi, Paraguay’ın büyük sermaye güçlerinin, büyük toprak sahiplerinin ve ayrıca özellikle ABD yönetiminin tepkisini çekmekteydi. Çünkü, Federico Chávez’in iktidarı yıllarında Arjantin’in başında, ABD- İngiliz karşıtı bir politika izleyen, Arjantin’i endüstrileştirmeye çalışan ve işçilerden yana birtakım reformlar yapan seçilmiş cumhurbaşkanı Juan Peron (iktidarı, 1946- 55 ve 1973- 74) bulunmaktaydı...

 

Genelkurmay Başkanı (ordu kumandanı) General Alfredo StroessnerKolorado Partisi (“Colorados Party”) içindeki sağcı güçlerin de yardımlarıyla, 1954 yılında darbe yapıp cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacaktı. Latin Amerika’nın 1900’lü yıllardaki tarihinde en uzun süre kesintisiz iktidarda kalacak ve ülkeyi yasasız olarak 30 yılı aşkın süre  boyunca yönetecek olan General AlfredoStroessner’in tek destekçileri içteki sağcı güçler değillerdi. Pentagon- NSC- CIA üçlemesi de General AlfredoStroessner’in arkasında durmaktaydılar... Wayne Madsen’in 14 Temmuz 2012 tarihinde Global Research sitesinde yayınlanmış olan “US Sponsored‘Institutional Coup’ in Paraguay: Back to the CIA’s ‘Good Old Days’” başlıklı araştırma yazısına göre, 1954 yılından 1989 yılına dek 35 yıl iktidarda kalacak olan General AlfredoStroessner’i CIA ve Pentagon desteklemekteydi (bak: https://www.globalresearch.ca/us-sponsored-institutional-coup-in-paraguay-back-to-the-cia-s-good-old-days/31905)

 

İktidarı boyunca en zengin işadamlarını ve büyük toprak sahiplerini destekleyecek olan  Alfredo Stroessner, işçi sınıfının ve tüm yoksulların yararlarının karşıtı bir politika izleyecekti. Alfredo Stroessner diktatörlüğü, “Kolorado Partisi” (“Colorados Party”) ve silahlı kuvvetler üçgeninde Paraguay, o yıllardaki gelirinin büyük kısmını, Brezilya, Arjantin ve Bolivya arasındaki uyuşturucu, alkol ve egzotik hayvan kaçakçılığından sağlayacaktı. Oxfam’a göre aynı yıllarda Paraguay topraklarının yüzde 80 kadarı, nüfusun yüzde 1.6 kadarının kontrolu altındaydı. General Alfredo Stroessner, işte bu yüzde 1.6’lık toprak ağalarının, uyuşturucu kaçakçılarının, büyük sermaye sahiplerinin ve CIA’nın adamıydı. Yine Oxfam’a göre, aynı kişinin iktidarı boyunca, 1954- 89 yıllarında, 8 (sekiz) milyon hektar toprak, düzensiz biçimde, iktidara dost olanlar arasında paylaştırılacaktı. Bu bol keseden dağıtılan topraklar, ülke yüzülçümünün üçte biri kadardı... 

 

İktidardan aldığı gücü kötüye kullanarak sekiz dönem cumhurbaşkanlığına seçilecek olan Alfredo Stroessner, 1988 seçiminin ardından, 1989 yılında gerçekleşen bir askeri darbe ile devrilecekti. Alfredo Stroessner, eğer yakın çalışma arkadaşı General Andrés Rodríguez tarafından kanlı bir darbeyle devrilmeyecek olsa idi, iktidara hazırlamakta olduğu iki oğlundan birisini kendi yerine oturtacaktı. Kısacası O, bir hanedan kurma hevesine kapılmıştı... O’nun akılda kalabilecek tek yararlı işi, 1975- 82 yıllarında, Paraguay-Brezilya sınırı boyunca büyük Itapú Barajı’nı inşa ettirtmiş olmasıydı.

 

Wayne Madsen’in Global Research sitesindeki sözkonusu araştırma yazısına göre, CIA’nın gizli Afrika ve Latin Amerika analizleri metinlerinde, Alfredo Stroessner’in ABD’nin Latin Amerika’daki en güvenilir ortaklarından birisi olduğu kaydedilmekte imiş. ABD’nin 1965 yılında Dominik Cumhuriyeti’ni istilasını desteklemiş olan Alfredo Stroessner, Georgia’da, Fort Benning’de bulunan kötü ünlü askeri okula subaylarını eğitim için yollamıştı. (ABD’nin kuruluşu sırasında ilk 13 devletten birisi olan Georgia, ABD’nin güneyinde, Atlantik kıyısında, Mississippi Nehri’nin Atlantik Okyanusu ile buluştuğu yerde konumlanmıştır. Georgia, ırkçılığın ve tekstil endüstrisinin yoğun olduğu eyalettir. Georgia’da askeri bölgenin bulunduğu Fort Benning’de, ünlü West Point Askeri Akademisi ile bağlantılı bir piyade okulu bulunmaktadır.)...

 

Global Research sitesindeki aynı metne göre, Kondor Operasyonu Operation Condor”) ile de bağı olan Alfredo Stroessner, solcu işçi ve öğrenci liderlerine yönelik devlet terörünü organize eden altı Latin Amerika ülkesinin liderlerinden birisiydi. (Daha önce, Kondor Operasyonu hakkında bilgi verirken, General Alfredo Stroessner’in, sözkonusu operasyonun yönetici liderlerinden birisi olduğunu yazmıştım. Yine daha önce de belirtilmiş olduğu gibi, sözkonusu diktatörlüklerin servislerinin görevlileri, siyasi cinayetler ve terör için, anlaşmaya dashil diğer diktatörlüklerin sınırlarını geçme ve yabancı ülkede cinayet işleme hakkına sahiptiler- Y. K.) General Alfredo Stroessner daha da ilerigidecek, Paraguay askeri birliklerini -işgalci ABD ordusunun safında savaşmaları için- Güney Vietnam’a yollayacaktı...

 

Yakın çalışma arkadaşı General Andrés Rodríguez liderliğinde 2- 3 Şubat 1989 günleri gerçekleşen kanlı bir askeri darbe sonucu General Alfredo Stroessner devrilecekti. ABD’nin sadık müttefiki ve Kondor Operasyonu Operation Condor”) liderlerinden Alfredo Stroessner’i darbe ile devirenler de, işin aslı, sadık ABD dostları idiler. Alfredo Stroessner’in iktidarda daha fazla kalması, hem yerli üst sınıflar ve hem de ABD yararları açısından tehlikeli idi. Dipten gelebilecek bir dalga ile işler rayından çıkabilir ve bölgedeki ABD yararlarına zarar verebilirdi. İşleri yeniden birdaha yoluna sokmanın maliyeti çok yüksek olabilirdi...

 

Paraguay üst sınıflarının ve ABD’nin yüksek yararları için, iktidara “taze kan” pompalandığı görünümünü yaratmak gerekmekteydi.  Bu “taze kan”da özünde sonderece kirli olacaktı ama, önemli olan, gösteride yapılan illizyona kitlelerin kanmaları idi... Sokak çatışmaları nedeniyle ölenler olacaktı. Sahtekarlar, soyguncular, hainler için ölmeye hazır zavallı ahmaklar herzaman bulunurdu... Yaklaşık 34 yıl ülkeyi keyfine göre yönetmiş ve iktidarın kaymağını yemiş General Alfredo Stroessner’e birşey olmayacaktı. O’nun için Brezilya’da siyasi göçmenlik yaşamı başlayacaktı. Cebi dolu olanlar için göçmenlik yaşamı tatlı olabilirdi. O, 2006 yılında, Brezilya’da yaşamını yitirecekti..

 

Sonuna kadar yolsuzluklara batmış Amerikancı “Kolorado Partisi”nin (“Colorados Party”) üyesi olan darbeci General Andrés Rodríguez, Paraguay’a demokrasi geldiğini duyuracaktı. Bu darbe, CIA’nın bilgisi ve istemi dışında değildi. CIA, darbecilerin yolsuzluk batağındaki “Kolorado Partisi”.içinden gelmesini istemişti. Böylece yeni yönetim CIA tarafından daha kolay kontrol edilebilirdi... Wayne Madsen tarafından kaleme alınmış sözkonusu metne göre, Yüksek Mahkeme Baş Yargıcı ve Geleneksel Kolorado politikacısı Luis Argana, geçmişin Kolorado liderlerinden Edgar Insfran, Juan Manuel Frutos, Savunma Bakanı Tümgeneral Gaspar Martinez ve öndegelen ordu subayı General Gerardo Johannsen, bunların hepsi, CIA dökümanlarında adları geçenlerdi. Aynı dökümanlarda adları sayılanlardan daha başkaları da, satınalınmış kişilerdi. Tüm bu satınalınmışlarla, yakalarını CIA’ya kaptırmışlarla gelen, bir CIA “demokrasisi” olacaktı şüphesiz... CIA, Liberal Parti ve Radikal Liberal Parti dahil Pataguay’ın muhalefet partilerine de ödemeler yapmıştı. Paraguay polisi, ileri işkence yöntemleri konusunda CIA tarafından eğitilmekteydi...

 

Paraguay’ın bundan sonraki politik yaşam da çalkantılı olacaktuı. Paraguay’da politik yaşam ABD’siz, CIA’sız geçmeyecekti. Sonuçta Paraguay, Latin Amerika’nın en yoksul ikinci ülkesi olacaktı...

 

Yusuf Küpeli

 

2019- 09- 22

 

yusufk@telia.com

 

www.sinbad.nu

 

 

http://www.sinbad.nu/