Yusuf Küpeli, Kuba devrimi 50. yılını doldururken Kuba tarihinden notlar

 

Not: kahramanlık ve sahte kahramanlık üzerine birkaç söz

 

Her cinsten karakter, değişik politik etiketleri yakalarına iliştirmiş bireysel ihtiraslara sahip hastalıklı tipler, ün ve zenginlik peşindeki maceracılar, hatta su katılmamış faşistler dahi, ataerkil kültürün egemen olduğu sosyal yapılar içinde “kahramanlık” sanılan birtakım işler yapabilirler. Bu kültürde, toplumun ısınması, enerji gereksinimleri, veya diğer yaşamsal gereksinimleri için yerin yüzlerce, ve hatta bazı koşullarda binlerce metre altında çalışan kömür işçileri, veya diğer maden işçileri, herhangi bir grizu patlaması, veya bir başka nedenli çöküntü sonucu yaşamlarını yitirdileri zaman, kimsenin ruhu duymaz, ailelerin çığlıkları kısa sürede unutulur gider. Halbuki bu insanlar, hangi nedenle olursa olsun, yaptıkları işle toplumsal bir yarara hizmet etmekte ve yaşamlarını risk altına sokmaktadırlar. Özünde bunlar, ve diğer hertürlü üretici, yapıcı işte yaşamlarını risk altına sokanlar, gerçek toplumsal kahramanlardır ama, üst sınıflara özgü egemen kültürün bir sonucu olara, kimse bu insanları bir kahraman gibi görmez.

 

Üst sınıfların kültürleri ile, özellikle ataerkil feodal kültürle beslenerek ahmaklaştırılmış olan beyinler, karakterlerinin oluşma dönemlerinde değişik baskılarla ruhsal yapıları parçalanmış, insancıl entellektüel bir gelişime sahibolamamış, gizlenen ruhsal eziklikleri ve karakter bozuklukları ölçüsünde -değişik sahte politik kimliklerle- kişisel ün ve kariyer peşinde koşan her türlü karmaşık yapıdaki kumarbazı, yaşamla oynadıkları kumar sonucu çıkışsızlık içinde ölüme dahi gidebilen hastalıklı psikolojik yapılara sahip zararlı zavallıları, “kahraman” sanabilirler. Sözkonusu üst sınıf kültürü ile beslenmiş beyinler, toplumsal politik maskelerle gizlenen kişisel hırsları ile yaşamlarını tehlikeye atabilenleri, yaşamları ile kumar oynayanları, ve özünde halkın demokratik mücadelesine büyük zararlar veren bu psikopat tipleri, “kahraman” katagorisi içine sokabilirler... Hatta bunların birkısmı, karanlık işleri nedeniyle yaşamaya gücü kalmamış olanları, başkalarına da zarar veren gösterişli inteharları ile insanları aldatmayı sürdürebilirler. İnsanın üretici emeğine, bu üretici insanların toplumsal haklarına ve mücadelelerine gerekli değeri vermeyen değişik rantiyer üst sınıf kültürlerine, ataerkil kültüre sahip kişiler, böyle egemen toplumsal bir yapının bireyleri, sözkonusu psikopat kumarbazları “kahraman” katagorisine sokulabilir.

 

Özünde anti-sosyal olan sözkonusu psikopat karakterler, ataerkil kültürün egemen olduğu çevrelerde, birtakım dar görüşlü ahmakların gözünde, “kahraman” konumuna yükselebilirler. Egemen güçlere hizmet eden birtakım gizli servisler, haksızlıklara yönelik toplumsal başkaldırıyı uçuruma sürmek, şiddetle bastıracak bahaneler üretmek, demokratik yığınsal örgütlenmeleri likide etmek, hedefsiz bırakmak amacıyla, tüm bu hastalıklı karakterleri ve bunların zararlı bireysel terör eylemlerini, “komünizm” gibi yansıtan, “kahramanlık” gibi yücelten kampanyaları ustaca örgütleyebilirler. Özellikle gençleri ve toplumun baskı altındaki bazı kesimlerini bu yalanlarla aldatıp tuzaklara sürebilirler. Bu aldatıcı sahte örneklerle haklı sosyal başkaldırıyı bölüp, üst sınıfların kolluk güçlerinin hesabına uygun şiddetin egemen olduğu yeni tuzaklara doğru sürebilirler...

 

Halk düşmanı servisler tarafından bilinçli olarak ünlendirilen böyle aldatıcı etiketlere sahip sahte “kahramanlar”, gerçeği farkedebilenlerin çabaları ile, doğru politik bilince sahip ve ruhsal olarak gelişmiş insanların gözlerinde hakettikleri doğru yerlere oturtulabilirler. Toplumsal süreçler, ve politik hileler konusunda bilinçli insanlar, yeni faşist tuzaklar için yem olarak kullanılan bu karanlık ruhlu bireysel terör “kahramanları”nın hastalıklı bireysel terör eylemlerinin, halk düşmanı servisler tarafından bilinçli olarak süslenip şişirilmiş sahte öykülerinin, yığınsal demokratik devrimci eylem için ölümcül tuzaklar olduğunu farkedip, diğerlerine anlatabilirler... Gerçeği görebilen ve namuslu olan aydınların yardımları ile emekçi halk yığınları, sözde “kahramanların”, namusuyla çalışan, üreten dürüst bireyler, ve emekçi yığınlar için gerçek anlamıyla fedakarlıklar yapabilecek karakterler olmadıklarını, sadece ün ve iktidar peşindeki kumarbazlar olduklarını, ve gerçekleştirdikleri bireysel terör eylemleri ile halkın haklı demokratik mücadelesine zarar verdiklerini, farkedebilirler. Yaşamları, ve başkalarının yaşamları ile rahatça kumar oynayabilen bu kitlelerden kopuk terörün sahte “kahramanları”nın işlerinin, sadece ve sadece geniş yığınların korkutularak yığınsal devrimci eylemden uzaklaştırılmasında, ve karşı-devrimci faşist saldırılara zemin hazırlanmasında kullanıldığını görebilmek gerekir...

 

Gerçek halkçı bir kahramanlık için, gelişmiş temiz bir ruhsal yapı ve moral ile birlikte, emekçi kitlelerle kalıcı bağlar kurmaya yarıyacak doğru politik bir bilinç gereklidir. Bu nedenle, yaşamını tehlikeye atabilen, riske sokabilen, veya hatta ölüme gidebilen her kişi “kahraman” değildir, özellikle halkçı bir “kahraman” değildir. Sonuçta, yapılan işin gerisindeki asıl motivasyonu ve sözkonusu işin toplumsal sonuçlarını doğru biçimde görebilmek, anlayabilmek çok önemlidir...

 

İşte bu son ifade edilenlerin, toplumsal düzeni halkın yararına gerçekten değiştirme motivasyonunun, her türlü haksızlığa karşı olabilecek yüksek bir moralin, geleceğe doğru uzanan toplumsal yararları kısa vadeli bireysel yararların önüne koyabilecek geniş insancıl bir perspektifin, ve içinde varolduğu doğa ile birlikte insan soyunun yüksek yararlarını dikkate alabilen ileri entellektüel bir gelişmişliğin, Gerardo Machado’da ve benzerlerinde olmadığı anlaşılmaktadır... Burada asıl konu birey olarak Machado değildir; Machado örneği fırsat bilinerek sınıflı toplum yapısı içinde her zamanda ve her farklı mekanda, farklı ülkede rastlanabilecek bir toplumsal politik gerçeğe açıklık getirilmeye çalışılmaktadır. Şüphesiz Machado -yukarıda anlatılanlara benzer- bireysel bir terör eylemcisi değildi, yığınsal haklı bir mücadelenin ferdi konumundaydı, ve bu konumda olduğu sürece haklı ve doğru bir çizgi içindeydi ama, devrimci rüzgar dindiği, büyük sermaye çevrelerinin etkileri ağır bastığı zaman, bireysel kazanç ve kariyer peşindeki bastırılmış asıl kişiliği dizginsiz biçimde ortaya çıkcak, ve zararlı etkilerini yaratacaktı...

 

Bu hastalıklı karakterlere, ezikliklerini aşabilmek için sınırsız bireysel hırslar peşinde yaşamları ile kumar oynayabilen tiplere, ve ayrıca her cinsten insana, haklı yığınsal mücadeleler içinde de rastlanabilir şüphesiz ama, bu kişil bozuklukları ile yüklü karakterler, daha çok, toplumsal mücadeleye en büyük zaraları veren bireysel terör örgütlenmeleri, ve faşist örgütlenmeler içinde gözükürler. Toplumsal bir denetimden tamamen yoksun ve üye yapıları itibariyle yeterli entellektüel gelişimi bulunmayan, birtakım klişelerle davranan, ve bu nedenle hertürlü sızmaya kolayca açık olan, faşist devlet servisleri tarafından kolayca manupule edilebilen bu tip dar örgütsel yapılar içinde -yaşamları ve başkalarının yaşamları ile kumar oynayabilen- psikopat karakterler rahtça ön planlara çıkabilirler...

 

Sözkonusu sahte “kahramanlar”ın örneklerinden biri olan Machado, anlaşıldığı veya hissedildiği kadarıyla, karakterinin ilk şekillendiği anlardan itibaren başlayan bilemediğimiz karmaşık hastalıklı sosyal ilişkiler ağı içinde ruhsal yapısı derin yaralar almış, moral olarak gelişmemiş sonderece zeki birisi idi. Ve O, eline güç geçtiği an, gerçek yıkıcı kişiliğini daha anlaşılır biçimde yansıtacaktı...

 

Şüphesiz tüm bunlar sadece bireysel değil, sınıflara bölünmüş toplumsal yapı içinde maddi sınıfsal dayanakları da olabilen davranışlardır... Benzer karakterler, hatta çok daha tehlikelileri, farklı koşullarda ve ortamlarda değişik etiketlerle, hatta “solcu”, veya “devrimci” etiketleri ile de zaman zaman sahnede gözükebilirler. Ve halkın haklı ekonomik- demokratik mücadelesini bölmek, süreçleri provoke ederek kişileri ve örgütleri yanlış hedeflere yönlendirmek, yoketmek isteyen üst sınıflara bağlı birtakım faşist servisler, istihbarat örgütleri, özellikle bu tipleri, bireysel terörün sahte “kahraman”larını, “devrimci”, taklit edilmeleri gereken “solcu önderler” gibi göstererek, yalanlarla ünlendirerek, insanları, gelecek nesilleri yokedici tuzaklara düşürebilirler... Bunlar olmuştur ve olmaktadır...

 

onbirinci bölüm için tıkla                                                                                                     başlangıç bölümüne dön

1- Keşfedilmiş kıtayı Avrupa’nın keşfi, ve yeni toplumsal trajedilerin başlayışı

 

1 a- Amerika Kıtası’na ilk yerleşimler üzerine kısa notlar

 

1 b- Amerika Kıtası’na ilk ayakbasan Avruparılar, Eirik Raude (Kızıl Erik) ve oğlu Leif Eriksson üzerine çok kısa notlar

 

1 c- Piri Reis haritası ve Kolomp’tan 71 yıl önce Amerika Kıtası’nın her iki yanını ve Avustralya’yı keşfetmiş olan Çinli amiral Zheng He üzerine çok kısa notlar

 

1 d- Binbirgece Masalları’nın kahramanı Sinbad, ve Amerika Kıtası’nın en eski kaşiflerinin Ortadoğu halklarından birileri olabileceği üzerine bir spekülasyon

 

1 e- Doğu’nun zenginliklerine ulaşmalarını sağlayacak yeni yollar arayan Batı’nın Amerika Kıtası’nı keşfi; Kristof Kolomp ve Amerigo Vespucci üzerine çok kısa notlar

 

2- Amerika Kıtası’nın yerli halkının trajedisi üzerine çok kısa notlar

 

3- Kuba’da beyaz adamı dostça karşılayan yerli halkının trajedisi üzerine kısa notlar

 

4- Afrika’dan gelen köleler, ilk isyanlar, ve Kuba halkının uluslaşma süreci

 

5- Bağımsızlık savaşına doğru Kuba’da sınıfların konumları, ABD’nin Kuba politikası, Monroe Doktrini ve Kuba’da 1844 ayaklanması

 

6- Çin’in sömürgeleştirilmesi, Kuba’nın Çinlileri, ve üç Kubalı-Çinli general

 

7- Kuba’nın bağımsızlık savaşının ilk on yılı, 1868- 78

 

8- Dağılanın yeniden toparlanması, José Martí’nin birleştirici rolü, ve “cumhuriyet”e doğru ihtilalin ikinci aşaması

 

9- ABD-İspanya savaşı, Kuba’nın ABD tarafından istila edilmesi, Amerikan askeri diktatörlüğü ve sözde cumhuriyet

 

10- Kuba’nın ABD tekellerinin eline düşmesi, sendikal örgütlenmelerin ve öğrenci hareketlerinin başlayışı

 

11- Machado diktatörlüğü, Kuba Komünist Partisi’nin tarih sahnesine çıkışı, Mella’nın öldürülüşü, büyüyen muhalefet, devrim ve Machado’nun devrilişi

 

Not: kahramanlık ve sahte kahramanlık üzerine birkaç söz

 

12- Devrimci Batista’dan Batista diktatörlüğü yıllarına ve ilerici 1940 Anayasası üzerine notlar

 

13- II. Dünya Savaşı sonrası Truman politikaları içinde Latin Amerika, Rio Paktı, OAS ve ABD’nin uluslararası “polis gücü” olması

 

14- En genel anlamıyla dünyada ve Türkiye’de sosyal devrim, kitlelerden kopuk terör, karşı-devrimci güçlerin bazı provokasyonları ve dezinformasyonları üzerine çok kısa notlar

 

15- Devrime doğru Kuba’da sosyal yaşam, cennet içinde yaşanan cehennem, ve devrimin hedefi üzerine notlar

 

16- ABD servislerinin ve politik karar merkezlerinin sürmekte olan silahlı ayaklanma  ve Kastro üzerine kararsızlığı, ABD yönetiminin Batista ile ilişkileri, CIA’nın ve Dulles biraderlerin bazı işleri üzerine notlar

 

17- Devrime giden yolda Fidel Kastro, Moncada Kışlası baskını, hapislik ve Meksika’ya gidiş

 

18- “Kaderine” yelken açan Che Guevara, United Fruit Compan, Guatemala’nın ve Jacobo Arbenz’in trajedisi, Meksika’da kesişen yollar, Alberto Bayo ve askeri eğitim 

 

19- Kastro önderliğinde Kuba halkının devrimi, devrimci savaş sürecinde yaşananlar ve Batista’nın kaçışı

 

19 a- Gramma yolculuğu, karaya çıkış, neden Oriente bölgesi, ve Frank Pais’in ölümü

 

19 b- Sierra Maestra’dan yayılan devrimci yürüyüş, Amerikan basınının yoğun ilgisi, silahlı mücadelenin dönüm noktası, El Cubano Libre, Radio Rebelde, ve 45 örgütün destek bildirisi

 

19 c- Köylü meclisi, Jigüe Savaşı, devrime katılan askeri birlikler, zafere yaklaşırken Washington’un devrimi engelleme entrikası, William Douglas Pawley, ve Batista’nın kaçışı

 

not: William Douglas Pawley’in gerçek kimliği

 

20- Devrim hükümetinin ilk işleri, ABD’nin Kuba’ya acele bir askeri müdahale gerçekleştirmemesi üzerine düşünceler, ve karşı-devrimcilerin cezalandırılmaları üzerine 

 

21- İlk millileştirmeler, Kastro’nun ABD ziyareti, Nixon-Kastro buluşması, ABD ambargosunun başlayışı, Kuba ekonomisini ABD’den bağımsızlaştırma çabaları, Kahire’de Sovyetler Birliği ile ilk temas, sosyalizme yöneliş, ve Komünistlere hakveren Kastro

22- İdeolojik ayrılıkların belirginleşmesi ve liberallerin tasviyesi, Binbaşı Huberto Matos olayı, Camilo Cienfuegos’un ölümü, ve Kastro’ya yönelik bazı suikast planları

23- Mikoyan’ın Kuba ziyareti ile başlayan yeni dönem; ABD merkezli tekellerin ve Kubalı büyük sermayenin millileştirilmesi; ABD’nin ağırlaşan ambargosu, ekonomik sabotajları, ve Kubayı istila hazırlıkları; sosyalist enternasyonal dayanışmanın önemi, ve anti-Sovyet çığlıklar üzerine bir not

 

not: “Soğuk Savaş” yıllarındaki anti-Sovyet çığırtkanlıklar ve “Tam Bağımsız, Gerçekten Demokratik” şiarı üzerine

 

24- Saldırıya geçen Washington; Operation Pluto; Radio Swan; CIA imalatı karşı-devrimci örgütlenmeler; Kuba’dan atılan ABD elçilik görevlileri; Kuba’nın dostlarının gücü; Kuba’da patlayan bombaları; ABD-Kuba diplomatik ilişkilerinin sonlanışı; Domuzlar Körfezi çıkartması ve emperyalizmin Amerika kıtasında ilk yenilgisi; devrimin sosyalist, kendisini ise Marksist-Leninist olduğunu açıklayan Kastro

 

25- Nasıl komünist olduğunu anlatan Kastro; “Mongoose Operasyonu”; Kuba’yı Latin Amerika’da izole etme çabaları; birleşen ihtilalci örgütler ve Kuba Komünist Partisi’nin yeniden organize edilmesi; U-2 ispiyon uçakları; dünyayı nükleer savaşın eşiğine taşıyan 1962 Füze krizi; pazarlık masasında Türkiye Cumhuriyeti  

 

http://www.sinbad.nu/