Yusuf Küpeli, 1 Mayıs Müfrezesi ile Kuba gezisi 2009

 

 

a) ICAP, Julio Antonio Mella Enternasyonal Kampı, 1 Mayıs Müfrezesi, ABD’de hapiste beş Kubalı  ve Kuba gezisi üzerine kısa genel bilgiler

 

Gezinin üzerinden iki ayı aşkın bir süre geçtikten sonra ancak yazmaya başlayabildim. Belki de böylesi, acele yazmaktan daha iyi oldu. Belirli bir zaman geçtikten sonra daha sağlıklı düşünme ve olayları daha çok yönlü görme olanağı oluyor sanırım… Bir ülkeyi, o ülkenin sosyal yaşamını objektif bir gözle görebilmek, ancak aynı ülkenin geçmişini ve içinde olduğu dünyanın bütünselliğini doğru bilebilmekle mümkün. Aksi taktirde, rastlanan birtakım irili-ufaklı farklı olayları idealize ederek, onlara büyüteçle bakarak gerçekten uzaklaşmak, bütünü tüm ilişkileri ile görememek, anlatılan şeyi yerin dibine batırmak, veya göklere çıkartmak olası…

 

Ülke ve tarihi ile ilgili kitabi bilgileriniz ne ölçüde çok olursa olsun, sözkonusu ülkenin günlük yaşamını, örneğin Kuba’nın günlük yaşamını, 21 gün içinde mükemmel biçimde tanımanız olanaklı değil sanırım... Zaten ne Havana’nın gece yaşamına tanık oldum, ne farklı sayıda karakterle uzun süreli yakın ilişkilerim oldu. Sadece değişik kentlerde, gezilerde, ziyaretlerde, konferanslarda anlatılanları dinledim, sorular sordum, bazı hastahaneleri, okulları, işletmeleri, aynı işkolunda çalışıp aynı mahallede benzer konutlarda yaşıyan aileleri, anıtları, müzeleri, kitapçıları, değişik dükkanları, müzikli kahveleri, plajları gördüm ve ara sokaklarda bol bol yürüdüm… Hem hoşlandığım ve hem de birmiktar hoşlanmadığım şeyler oldu ama, bu ülkeye dostça bir gözle baktım… Sonuçta, Kuba gezisi ile ilgili olarak sadece birtakım resimler verebileceğim.

 

İsveç-Kuba Derneği (Svensk- Kubanska Föreningen), başka birçok ülkedeki benzerleri ve Kuba’da bulunan ICAP (Instituto Cubano de Amistad con Los Pueblos; türkçesi ile, Halklarla Dostluk İçin Kuba Enstütüsü) ile birlikte, her yıl üç kez (26 Nisan- 10 Mayıs; 5- 19 Temmuz; ve 15 Aralık- 4 Ocak) toplu dayanışma gezileri örgütlüyor. Geziye katılanların ana üsleri, ICAP’a bağlı uluslararası bir kamp oluyor…

 

Sözkonusu gezilerden birincisi 1 Mayıs kutlamalarına rastlarken, ikincisi Moncada Kışlası baskınının (26 Temmuz 1953) yıldönümünün hemen öncesine; ve üçüncüsü de Kuba devriminin (1 Ocak 1959) yıldönümüne rastlıyor… Aslında, gidilen yer aynı olsa da, bu gezilerin tarihleri yıldan yıla biraz değişebiliyor. Örneğin, 2009 yılı kış gezisi, 29 Kasım- 18 Aralık günlerinde olacak… İsveç ve diğer Kuzey ülkeleri ile ilgili bu “Kuzey müfrezesi” gezilerinin ötesinde, ICAP ile bağlantılı ve daha farklı adlar taşıyan başka gezilerde örgütleniyor. Kısacası, ICAP’ın denetimindeki uluslararası kamp, yıl boyunca dolu oluyor…

 

ICAP’ın evsahipliğinde gerçekleşen ve “Kuzey müfrezesi”nin de dahil olduğu sözkonusu gezilere, tüm Amerika kıtasından, Afrika’dan, Avrupa’dan, Asya’dan, örneğin İspanya’dan, Fransa’dan, İngiltere’den, Kanada’dan, Meksika’dan, Venezuella’dan, Nijerya’dan, İran’dan, Hindistan’dan, Vietnam’dan, Çin’den, Japonya’dan vs., kısacası beş kıtadaki 30- 40 ülkeden yaklaşık 250- 300 arası insan katılıyor. Kuba Dostluk Derneği aracılığıyla Türkiye’den gelen grubun ezici çoğunluğunu, genç hanımlar oluşturmaktaydı. Bunlar, sonderece uyumlu, iyi yürekli, çalışkan, aralarında mükemmel dayanışma olan akıllı kızlardı. Tanıştığım bazı iranlı genç hanımlarında sonderece akıllı ve ileri düzeyde aydın insanlar olduklarını rahatça söyleyebilirim… Geziye katılanların yaşadıkları uluslararası kamp, günümüzde, 305 yatak kapasitesine sahiptir… Farklı ülkelerdeki Kuba ile dostluk dernekleri, sadece kendi ülkelerinden geziye katılacak olanları örgütlerken, organizasyonun asıl yükü, Kuba’da bulunan ve ülke çapında örgütlü olan ICAP tarafından üstleniliyor…

 

Geziye katılanlar, birlikte yola çıkmamaktadırlar, veya bir başka ifadeyle Kuba’ya topluca gelmemektedirler. Çünkü, herkesin aynızamanda aynı uçakta yer bulmasının olanaksızlığı yanında, zaman sorunları ile ilgili olarakta kişiler ve aileler topluca gelememektedirler. Kimisi program başlamadan iki-üç gün önce gelirken, kimisi tam gününde Havana’ya inmektedir. Hatta hedefe bir-iki gün geç ulaşanlar da vardır... Ülkeyi terketme günü de, istenirse üç-beş gün uzatılabilmektedir. Bu uzayan zaman içinde, ya çok ucuz bir ücret karşılığında, daha doğrusu olağan ücret karşılığında aynı kamp yerinde, ya da eski Havana’da yine ucuza malolan bir otelde kalınmaktadır. İsteyen kendi parası ile -programda bulunmayan- başka birtakım kentlere de gidebilmektedir...

 

Kampta kalınan süre için, peşinen gün başına on convertible (değiştirilebilir) peso, ya da tam söylenişiyle, gün başına 10 CUC (Cuban Convertible Pesos) ödenmektedir. “Julia Antonio Mella Uluslararası Kampı”nda (CIJAM) kalış süresi yedi günden az olamamaktadır. Benim katılmış olduğum “1 Mayıs Müfrezesi” sözkonusu kampta resmen on gün kalacağı için, peşinen 300 CUC ödenmektedir. Bunun dışında kalınan her gün için de gün başına 10 CUC ödeme yapılmaktadır. Tabii buna, kahvaltı, öğlen ve akşam yemekleri dahildir… Gün başına ödenen 10 CUC, on Amerikan dolarından biraz fazla bir değeri ifade etmektedir... Yabancılara garip gelse de, Kuba’da iki çeşit para birimi, veya iki farklı peso kullanılmaktadır...

 

Halk, Kuba vatandaşları, normal peso kullanırlarken, yabancılar, turistler, sadece convertible (değiştirilebilir)  peso kullanmak zorundadırlar. Bu nedenle, satın alınan herşey, aynı mallar, Kuba vatandaşlarına göre turistler için biraz daha pahalı olmaktadır… Diğer yandan, yine ilginç bir durum, para çevirme veya kambiyo işlemi sade resmi kurumlarda, hava alanlarındaki bu iş için kurulmuş merkezlerde, bankalarda ve otel resepsiyonlarında yapılıyor olmasına karşın, işlemin yapıldığı yere göre kur biraz farklılaşabilmektedir. Aynı gün aynı saatte, aynı miktarda euro karşılığı olarak iki ayrı merkezde biraz farklı miktarlarda convertible peso satın alabilirsiniz… Ve birde, sadece euro ve dolar convertible pesoya çevrilmektedir. Örneğin, elinizdeki İsveç kronu bir işe yaramamaktadır. Diğer ülkelerin para birimleri için durum nedir bilemiyorum ama, pek sık bulunmayan banka otomatları, veya banka aracılığı ile ülkenizdeki hesabınızdan karşılığı kadar peso çekmenizin olanaklı olduğu söylenmektedir. Yalnız, ödenen vergi nedeniyle bu işlemin çok pahalıya geldiği de anlatılmaktadır…

 

Turistler, veya convertible peso kullanmak zorunda olanlar, özel alışverişlerinde Kuba halkına göre daha fazla harcama yapmak zorunda olsalar da, kalınan ICAP kontrolundaki uluslararası kamp yeri için günde on dolardan biraz fazla ödeme yapmak, misafirlere çok ucuza gelmektedir, ve aslında da bu ödeme sonderece düşüktür... Çünkü, kalitesi çok yüksek olmasa bile, meyvası, salatası vs. ile günde üç ögün -doyurucu- yemek, önceden örgütlenmiş Havana gezilerinin yol masrafları, başka kentlere yapılan gezilerin yol ve yemek masrafları, Havana’da ICAP sarayında yapılan zengin sofralı kültür gecesi, Cienfuegos’da dört gece kalınan lüks otelin yataklarının ve zengin pahalı sofrasının masrafları, ziyaret gezilerinin masrafları, herşey, bu verilen paraya dahil edilmektedir. Sözkonusu nedenle, günde on dolardan biraz fazlasını ödemek, ancak “sudan ucuz” özdeyişi ile ifade edilebilir…

 

Organizasyonun ucuzluğuna karşın, gezinin dört gününde, yarım gün kadar olan süreler içinde, birtakım tarım işletmelerindeki üretime yardımcı olunmaktadır. Yani misafirler, kesinlikle herhangi bir zorunluluk olmasa da, dört yarım gün çalışarak Kuba ekonomisine küçük katkılar yapmaktadırlar… Doğrusu yapılan işin bayağı yorucu olduğu söylenebilir ama, daha öncede ifade ettiğim gibi burada herhangi bir zorlama kesinlikle sözkonusu değildir. İnsanlar, güçleri yettiği ölçüde iş yapmaya çalışmaktadırlar. Zorunluluk olmamasına karşın, bunu bir onur meselesi olarak görenler, güçlerini sonuna dek kullanmaktadırlar… Kuba topraklarının sonderece verimli olduğu ve halen tüm kapasite ile kullanılamadıkları rahatça söylenebilir…

 

Değişik ülkelerden grupların, farklı müfrezelerin kaldıkları uluslararası ICAP kampının resmi adı, “Julio Antonio Mella Enternasyonal Kampı” (“Campamento Internacional  Julio  Antonio Mella”) olmaktadır. Julio Antonio Mella Enternasyonal Kampı (CIJAM), 24 Şubat 1972 günü çalışmaya başlamıştır. İlk binaları ahşap imiş ama, günümüzde tüm yapılar tek katlı betonarme bloklar halindedir…

 

Misafirler ve personelin bir kısmı için ayrılan blokların dışında, idari odaların bulunduğu bloklar; klimalı küçük bir kütüphane; büyük bir yemekhane ve mutfak; konferans ve film salonu; yine değişik partilerin, dans-müzik-sinema gösterilerinin, ve diğer toplantıların düzenlendiği geniş bir açık alan bulunmaktadır. Masa ve sandalyelerle doldurulabilen bu beton döşemeli geniş alanın önünde büyükçe bir sahne, ve hemen arkasında ise açık hava büfesi, barı mevcuttur. Kahve, bira, ve diğer soğuk içeçeklerin yanında mohito adlı oldukça ilginç Kuba kokteylini, diğer kokteylleri, ve farklı alkollü içkileri sözkonusu barda tatmak mümkün. Bir de, aynı yerde, birçeşit hazır küçük pizza satılmaktadır… Anılan barın hemen karşısında, her kaliteden rom, Havana Clup, kadın-erkek-çocuk giyecekleri, hediyelik eşyalar, temizlik malzemeleri vs. satan bir dükkan vardır. Sanırım buradan alışveriş yapmak, kentten yapmaktan daha ekonomiktir…

 

Sözkonusu uluslararası kamp, veya tam adıyla Julio Antonio Mella Enternasyonal Kampı, adını, gençlik lideri ve aynızamanda Kuba Komünist Partisi’nin (Ağustos 1925) kurucularından olan Julio  Antonio Mella’dan (1903- 29) almaktadır... Meksika’ya sığınmak zorunda bırakılan Mella, Ocak 1929’da, Mexico City’de bir caddede yürürken, diktatör Machado’nun ajanları tarafından arkasından açılan ateşle vurulup öldürülmüştür… Şimdilik 25 bölümünü Sinbad’a yerleştirmiş olduğum “Kuba devrimi 50. yılını doldururken Kuba tarihinden notlar” başlıklı kitabımın 11nci bölümünde, Machado diktatörlüğü, Kuba Komünist Partisi, ve Mella’nın yaşamı hakkında birtakım bilgiler aylarca önce verilmişti…

 

Julio Antonio Mella Enternasyonal Kampı, Havana’nın kırk kilometre batısında, kıyıdan uzak oldukça geniş bir arazi üzerinde kurulmuştur. Misafirler için, her birinde dokuz kadar oda bulunan bloklar mevcuttur. Her odada dört ranza vardır ve odalarda sekizer kişi kalabilmektedir… Kamp’ta çalışan 60 kişilik personelin birkısmı da benzer odalarda kalmaktadır. Kadınlar ve erkekler ayrı ayrı odalarda yaşamaktadırlar ve dokuz kadar odadan oluşan her farklı blokta, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı beşer tuvalet ve beşer duş bulunmaktadır… Bunun ötesinde, el-yüz yıkamak için hem tuvalet-duş bölümünün içinde ve hem de dışında -eski model- musluklar vardır… Musluklardan akan sular çok ilaçlı oldukları için, çoğunlukla şişe suyu içilmektedir. Fakat şüphesiz, eğer yanınızda elektrikli ısıtıcınız varsa, musluk suyu ile çay ve benzeri şeyler yapma olasılığı mevcuttur… Doğası nedeniyle Kuba’da birmiktar su problemi olduğu söylenebilir…

 

Doğrusu tuvaletlerin pek iç açıcı olmamaları, ve ayrıca kolayca tamir edilebilecek bazı duşların öyle oldukları gibi bırakılmaları, sanırım Kuba’nın tanıtımı açısından pek olumlu bir etki yaratmamaktadır. “Sinek küçüktür ama, miğde bulandırır”, derler. Oraya dünyanın heryerinden farklı düşüncelerde kişiler gelmektedir, ve birtakım önyargıları olanlar, devrimin çok önemli kazanımlarını değil, bu tip olayları daha rahat görüp anımsarlar. Ya da Kuba’nın hangi yollardan geçerek bu güne ulaştığını, geçmişini bilmeyenler, herşeyi kafalarında idealize etmiş olanlar, bu olaylarla karşılaşınca, gereksiz bir düş kırıklığı yaşayabilirler… Diğer yandan, gelenlerin kaldıkları o büyüklükteki odalar, sekiz değil en çok dört kişi için daha elverişli olurdu herhalde… Kolayca düzeltilebilecek bu gibi küçük bozukluklardan daha önemli olan, bazı çalışanlardaki motivasyon eksikliği, ve bunun nedenleridir… Kamta 60 kişinin çalışıyor olmasına karşın bazı duşların tamir edilmeden bırakılmış olmaları, İsveç grubundan kişilerin dikkatlerini hemen çekmiştir…

 

ICAP (Halklarla Dostluk İçin Kuba Enstütüsü), 30 Aralık 1960’da, Kuba devriminin hemen ardından, devrimin sıcaklığını, coşkusunu, ve dayanışma duygularını dünyamızın her köşesine ulaştırabilmek amacıyla kurulmuştur. Günümüzde ICAP, beş kıtada birçok ülkede temsilciliklere sahiptir. ICAP’ın 146 ülkede 2017 örgütle dostluk ilişkileri bulunmaktadır… Faaliyete geçtiği 1972 yılından bu yana Julio Antonio Mella Enternasyonal Kampı’nda beş kıtadan 85 bini aşkın kişi yaşamıştır, misafir edilmiştir. Farklı adlar taşıyan “müfreze”lere ait kişiler, 10- 15 günlük süreler içinde kampta yaşamışlardır…

 

Hükümet dışı sosyal bir kuruluş olan ICAP, ayrıca tüm Kuba boyunca da mükemmel bir örgütlenmeye sahiptir. Elinde lüks oteller, kaliteli lokantalar, Havana ve diğer büyük kentlerde eski Kuba aristokrasisinden kalma saraylar, saray yavruları, villaları mevcuttur. Herbiri birer ekonomik işletme ve misafirleri ağırlama yeri olan bu kuruluşlarda, ve yine ICAP’a ait taşıma araçlarında, otobüslerde, ICAP personeli çalışmaktadır…

 

ICAP, haksız yere ABD’de çok uzun süreli hapse atılmış olan beş Kuba vatandaşının özgürlüğü için de kampanya yürütmektedir. ICAP’ın çalışmaları sonucu, aynı kişilerin özgürlükleri için 107 ülkede 339 komite örgütlenmiştir. Giderek sayıları artabilecek olan sözkonusu komiteler şimdiye dek 2054’ü aşkın eylem gerçekleştirmişlerdir. Aynı amaçla Ekvador’da kıtalar arası bir toplantı örgütlenmiş, ve buna 6 323 kişi katılmıştır…

 

ABD’de hapiste olan sözkonu beş Kubalı, ABD’nin ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir faaliyette bulunmamıştır. Bunlar, göçmen Kubalılar arasındaki birtakım tehlikeli teröristleri tesbit etmişlerdir sadece. ABD’nin güvenliği ile ilişkisi olmayan bu eylemlerine karşın, “casusluk” ile suçlanıp, ağır hapis cezalarına çarptırılmışlardır…

 

Aslında olay, ABD’de yaşayan ağır terör suçlularının tutuklanmaları için Kuba’nın arşivlerini Amerikalı yetkililere açması ile gelişmiştir. Amerikalılar, arşivlerde kanıtları ile suçlulukları belli olan kriminal unsurları tutuklayacaklarına, sözkonusu bilgileri sağlamış olan Kubalıları “casusluk” ile itham ederek tutuklayıp hapse atmışlardır…

 

Örneğin, Kubalı karşı-devrimci kriminal unsurlar, 6 Ekim 1976 günü, Barbados-Jamaika seferini yapan 455 sefer sayılı Kuba uçağına iki saatli bomba yerleştirip uçağın düşmesine, ve uçakta bulunan 73 masum yolcunun ölmesine neden olmuşlardır… Yaşanmış canice eylemlerin sayıları arttırılabileceği gibi, bundan sonra da benzerlerinin yaşanmayacağının bir garantisi yoktur. “Terörizme karşı savaş” gürültüsü ile ülkeleri işgaleden ABD yönetimi, başka birtakım ülkelere, örneğin Kuba’ya karşı kanlı terör eylemleri gerçekleştirenleri koruyup ülkesinde barındırabilmekte, bunlara hertürlü olanağı ve kolaylığı sağlayabilmektedir…

 

Hiçbirzaman silah taşımamış, silahlı bir eyleme bulaşmamış, ABD’nin güvenliğine yönelik herhangi bir işe karışmamış, veya bu alanla ilgili bilgi toplamamış olan Gerardo Hernández Nordelo, Ramón Labañino Salazar, Antonino Guerrero Rodriguez, Fernando González Llort, ve René González Sehwerert, Eylül 1998’de Florida’da tutuklanmışlardır. Bunlardan ABD vatandaşı olan iki tanesi, Batista diktatörlüğü yıllarında uygulanan devlet terörünün kurbanları olarak ABD’ye sığınmak zorunda kalmış olan Kubalı anne-babadan doğmadırlar… Sözkonusu beş genç insan -ABD’de uygulanan kefaletle özgür kalıp yargılanma hakkından mahrum bırakılarak- tam 33 ay boyunca tutuklu olarak ve basından gizli biçimde “casusluk” ithamı ile yargılanmışlardır. Yazılanlara göre bu iki yıl dokuz aylık yargılama süreci, ABD’de yaşanan en uzun süreli ve hukuksuzluklarla dolu bir yargılamadır…

 

Yukarıdaki paragraflarda da ifade edilmiş olduğu gibi, sözkonusu beşlinin özgürlükleri için kampanya tüm hızı ile sürmektedir. Üzerinde aynı kişilerin fotoğrafları olan afişlere, Kuba’nın tüm kentlerinde, kasabalarında, ve yollar boyunca rastlamak olasıdır. Bu kişilerin aileleri, yürütülmekte olan kampanyada önemli roller alarak toplantılara katılmakta, haksızlığa uğramış olan evlatlarının yaşamlarını, özelliklerini, tüm yargılama sürecini, ve olayın aslını insanlara tekrar tekrar anlatmaktadırlar. Ayrıca, aynı haksızlığı ayrıntılı biçimde anlatan birçok kitap ve kitapçık yayınlanmıştır, ve yayınlanmaktadır…

 

İşleri terörizme karşı mücadele etmek olmasına karşın, ABD’de “casusluk” suçlaması ile haksız yere ve hukukiliği tartışmalı bir yargılama sonucu hapse atılmış olan beş genç Kübalı’nın yakınları, aileleri ile 30 Nisan 2009 günü öğleden önce karşılaşacaktık. Beş Kubalı genç insanın özgürlükleri için yürütülmekte olan kampanya çerçevesinde aileler, dinleyicilere, hapse atılmış yakınları ve işlemekte olan süreçle ilgili bilgiler aktaracaklardı...

 

Aynı akşam, ertesi gün Devrim Meydanı’nda yapılacak olan 1 Mayıs geçidi, ve oradaki durumumuz üzerine bilgi verilecekti. Bizler, geçidi izleyen misafirlerin bölümünde olacak, yürüyenleri seyredecektik... Yine aynı akşam bir Kuba filmi izleyecektik...

          

başlangıç bölümüne dön                                                                                                diğer bölüme git

a) ICAP, Julio Antonio Mella Enternasyonal Kampı, 1 Mayıs Müfrezesi, ABD’de hapiste beş Kubalı  ve Kuba gezisi üzerine kısa genel bilgiler

 

b) ALBA, Camilo Cienfuegos Petrol Rafinerisi ve Kuba ekonomisi üzerine geziden kısa notlar

 

c) Matanzas, tarla da iş, Devrim Müzesi, Dostluk Evi’nde mükemmel akşam yemeği, müzik ve dans ziyafeti

 

d) Devrimin 50nci yılında 1 Mayıs kutlaması, ve Kuba ile dayanışma toplantısı

 

e) Cienfuegos, lüks otel, sanat okulu ziyareti, ve Cienfuegos sokaklarında gezinti

 

f) Cienfuegos’da Rafineri işçilerinin mahalleleri, Devrimi Koruma Komiteleri, yeniden iş, Trinidad, poliklinik ziyareti ve Kuba’da tıbbi hizmetler üzerine notlar

 

g) Santa Clara; savaş ganimeti müze tren; Che Guevara’nın anıt mezarı, anıtı, ve Devrim Tarihi Müzesi; ICAP lokantasında öğle yemeği; Havanaya, kampa dönüş

 

h) Uluslararası gece,  farklı ülkelerin katılımcılarından yemek örnekleri, müzik dinletileri ve dans gösterileri, Havana’da özgürce geçen son gün, Anneler Günü ve kampta son gece eğlencesi

 

i) Havana’da otelde geçen beş bağımsız gün, çevrenin adım adım keşfi, Capitol Binası, Santa Maria plajı, Havana turu ve dönüş

 

FOTOĞRAFLAR

01) Havana, “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”, kamptan görüntüler, 25 Nisan 10 Mayıs 2009

02) Havana, “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”, kamptaki kültürel faaliyetleren bazı kareler, 25 Nisan- 10 Mayıs 2009

03) Havana, “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”, Türkiye grubundan hanımlarla ve diğer gruplarla Matanzas’a, plaja giderken ve diğer bazı eylemlerden fotograflar.

04) Havana, “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”,  1 Mayıs Müfrezesi 2009 tarlada işte,  25 Nisan- 10 Mayıs 2009

05) Havana, Devrim Müzesi (devrimden önce diktatör Batista’nın başkanlık sarayı),  29 Nisan 2009

06) “Julia Antonio Mella Uluslararası Kampı” sakinleri için ”Dostluk Evi”nde örgütlenen ”1 Mayıs için kadeh kaldırmak” adlı geceden fotoğraflar, 29 Nisan 2009

07) Devrimin 50nci yılında Havana “Devrim Meydanı”nda 1 Mayıs kutlamasından fotoğraflar. İki saat onbeş dakika boyunca alandan duraksız bir milyon kişi geçti. 1 Mayis 2009

08) Havana’dan görüntüler, Martires Parkı yakınlarındaki el işleri pazarı, sokakta öğrenciler, ve Kuba İle Dayanışma Toplantısı (2 Mayıs 2009).

09) Havana, “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”, Cienfuegos’a yolculuktan ve Cienfuegos’dan bazı görüntüler, 3 Mayıs 2009

10) “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”, Cienfuegos’da kaldığımız lüks otel, ve otelin önünden körfezin görünüşü, 3- 7 Mayıs 2009

11) Cienfuegos, “Benny More Sanat Okulu”nu ziyaret, 4 Mayıs 2009

12) Cienfuegos, petrol işçilerinin mahallesi ve “İhtilali Savunma Komiteleri” ile tanışma, 4 Mayıs 2009

13) MANGO FİDANLIĞINDA VE MANGO BAHÇESİNDE ÜRETİME KATKI, Cienfuegos, 5 mayıs 2009

14) Cienfuegos-Trinidad gezisi, 5 Mayıs 2009

15) Cienfuegos Petrol Rafinerisi ve 7 Numaralı Poliklinik ziyareti fotoğrafları. Cienfuegos, 6 Mayıs 2009

16) Cienfuegos-Santa Clara yolundan ve Santa Clara’da “Müze Tren” ziyaretinden fotoğraflar. Silah yüklü tren 28 Aralık günü Santa Clara’ya girerlerken, Che Guevara tarafından elegeçirilmiştir... Santa Clara, 7 Mayıs 2009

17) Che Guevara’nın anıt mezarı, Che Guevara anıtı ve devrim müzesi. Santa Clara, 7mayıs 2009

18) “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”nda Uluslararası Gece, farklı ülkelerin temsilcilerinden yemekler, gösteriler, dans, müzik, Havana, 8 Mayıs 2009

19) “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”nda son gece, anneler günü kutlaması, ve müzikli eğlence. Havana, 9 Mayıs 2009

20) Havana’dan değişik görüntüler 1, 25 Nisan- 15 Mayıs

21) Havana’dan görüntüler 2, Limana yakın Martires Parkı ve çevresi, 9 ve 14 Mayıs 2009

22) Havana’dan görüntüler 3, körfezin girişini kontroleden Real Fuerza Kalesi Ulusal Müzesi ve içindekiler, 9 Mayıs 2009

23) Havana’dan görüntüler 4, kent turundan kareler, 14 Mayıs 2009

24) Havana’dan görüntüler 5, Real Fuerza Kalesi Ulusal Müzesi’nin en üstteki teras katından karşı kıyı ve Martires Parkı’dan kareler

25) Havana dan görüntüler 6, Mártires Parkı yakınlarından San Fransisko Meydanına ve oradanda Capitol Binası’na yürüyüşün fotoğrafları ve bir sebze-meyva-et pazarı. 14 Mayıs 2009

26) Havana dan görüntüler 7, Eski Havana’dan, rastgele kareler, 10- 14 Mayıs

27) Havana’dan görüntüler 8, Havana’nın Çin mahallesine doğru yürüyüş ve Çin mahallesinden görüntüler, 14 Mayıs 2009

28) Havana dan görüntüler 9, rastgele fotoğraflar, alışveriş yerleri, dükkanlar, ara sokaklar, voodoo, ve Santa Maria plajı. Foto YUSUF, Havana, 10- 14 Mayıs 2009

http://www.sinbad.nu/