Aşağıdaki Caspar Behrendt imzalı kısa metin, İsveç’in başkenti Stockholm’de Cumartesi günleri yayınlanan isveççe bağımsız ilerici gazete Stockholms Fria’nın (Stockholm’ün Özgürü) 12 Şubat 2005 Cumartesi sayısından çevrilmiştir.

 

Batı’nın büyük desteği ile ”demokrat” rolünde iktidara gelen Ukrayna’nın yeni cumhurbaşkanı ile başbakanının faşist örgütlerle yakın bağlarını elle tutulu biçimde açıklayan bu metnin bir sosyalist tarafından yazılmadığı üslubundan hemen anlaşılmaktadır. Zaten aynı nedenle aşağıdaki yazıda özetlenen gerçeklere kimse ”sosyalist propoganda” diyemez. Aynen Balkanlar’daki Hırvatistan gibi Ukrayna’da güçlü bir faşist örgütlenme geleneğine sahiptir. Savaşın doğu cephesinde işgalci Nazi Almanyası ile işbirliği yapan cinayet şebekeleri en çok Ukrayna’da gözükmüştür…

 

Aşağıdaki çeviri hem Ukrayna’da varolan Nazi işbirlikçiliği gerçeğine ışık tutmakta ve hem de ”demokrasi” havarisi rolünde karşıdevrimler örgütleyen ABD yönetiminin ve diğer tüm emperyalist Batı’nın ikiyüzlülüğünü elle tutulur örneklerle sergilemektedir… Neyin ne olduğunu anlamadan veya bilinçli olarak Viktor Yuşçenko’nun iktidarını davul dümbelek kutlayan ”demokrat”, ”liberal” vs. etiketli kişilerin bu yazıyı okumaları özellikle salık verilir.

 

Yusuf Küpeli,

1 Mart 2005

NAZİLERİN DESTEĞİ

 

Portakal rengi/ turuncu devrim Ukrayna’yı Rusya’dan kopartmaya yaradı ama, antisemitismden kopartamadı. Gerçekte, yeni cumhurbaşkanı ve onun başbakanı, herikisi de uzunzamandanberi faşist partilerle işbirliği yaptılar.

 

Sonunda Ukrayna’nın cumhurbaşkanı olmayı başaran Viktor Yuşçenko, on parti tarafından desteklendi. Onun koalisyonu “Bizim Ukrayna”, anti- komünist olanlardan, yeni- liberallerden, hıristiyandemokratlardan ve hatta aşırı milliyetçilerden oluşmaktadır. Militan anti- komünist, anti- rus ve anti- polonya çizgisindeki Stepan Bandera’nın örgütü Ukrayna Milliyetçilerinin Kongresi, faşist bir ideolojiye sahiptir. Stepan Bandera, partisindeki önder eylemcilere “Orman Biraderleri” adını vermiştir. “Orman Biraderleri”, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Nazi Almanyası’nın safında savaşmış olan Ukraynalı faşist örgütlenmenin adıdır.

 

Geçen yılın (2004) Eylül ayında Ukrayna’da bulunan Göteborg’un Yahudi cemaatından Konstantin Kogan, bir gösteri sırasında -Ukrayna’nın yeni cumhurbaşkanı- Yuşçenko’nun “Orman Biraderleri”ni selamladığını, kutladığını anlatmaktadır.

 

Kogan’ın anlatımıyla, eski cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç, aşırı milliyetçi Yuşçenko koalisyonunun gerçekleştirdiği “devrimi”, “bir kahverengi- turuncu devrim” olarak adlandırmaktadır.

 

Medya Yuşçenko’nun faşist “Orman Biraderleri”ne verdiği desteği yansıttığı zaman, Yuşçenko, yanlış anlaşıldığını söylemiştir.

 

Seçim zaferinin ardından Yuşçenko faşist örgütlerle mesafeli gözükmeye çalışmakla birlikte, önceki yılın (2004) Temmuz ayına dek “Bizim Ukrayna” koalisyonunda fazladan bir faşist gurup daha vardı. Kimliğini gösteren sembol olarak gamalı haç kullanan Ukrayna’nın Nasyonal Sosyalist Partisi’nden başkası değildi bu ortak. Bu parti cumhurbaşkanlığı kampanyasından hemen önce adını ve sembolünü değiştirdi ama, önceki yaz aynı partinin lideri, İkinci Dünya Savaşı yıllarında “Ukrayna’yı Ruslardan ve Yahudilerden temizlediği” için faşist partizanları kutlayıp selamladı. Medya bu konuşmaya Yuşçenko’nun dikkatini çekip olayı eleştiri amacıyla kullanmaya başlayınca, Yuşçenko sözkonusu partiyi “Bizim Ukrayna” koalisyonundan ayırmak zorunda kaldı.  

 

Günümüzde başbakan olan Yulya Timeşenko, önceden kendi koalisyonunun önderiydi. Bu kadının eski milletvekillerinden biri, Ukrayna’nın Milliyetçi Birliği veya Nasyonal Meclisi (UNA) adlı faşist örgütün üyesiydi. Aynı örgütlenme, internetteki kendi web sayfasında, “arilerin anavatanı Ukrayna’da ulusun kötülüklere ve Yahudilere karşı savaşımına önderlik edeceğini” yazmaktadır.

 

Son anılan parti aynızamanda yarı askeri/ paramiliter bir örgütlenmeye de sahiptir. UNA- UNSO adlı bu örgütlenme, komşu ülkelerdeki ayrılıkçı şavaşlara katılmıştır.

 

UNA- UNSO ve diğer faşist örgütler Ukrayna halkından çok az destek alabilmektedirler. Buna karşın, antisemitism yaygındır. Avrasya Yahudi Kongresi’nin web sayfasında yayınlanmış olan bir araştırma raporuna göre, sadece on Ukraynalıdan biri yahudileri aile üyesi olarak kabuledebilmektedir. Yine aynı araştırmaya göre, yaklaşık dört kişiden biri yahudilerle yakın arkadaş olabileceğini ifade ederken, halkın sadece yüzde 73’ü yahudilerin Ukrayna vatandaşı olabileceklerini kabullenmektedir.   

 

Yahudi Cemaatından Kogan, Cuma akşamları Ukrayna’da kippa ile/ yahudiliğimi belli eden kılığımla sokağa çıkamam, demektedir. Eğer bir kavgaya karışacak olursam yardım edecek kimse bulunmayacaktır ve olayın yakınında bulunacak olan polisler de buna dahildir. Kavgayı benim çıkarttığımı söyleyeceklerdir. Orada yahudilerin polise şikayetlerinin hiçbiri ciddiye alınmamaktadır. 

 

yazar: Caspar Behrendt

isveççeden türkçeleştiren: Yusuf Küpeli

 

çevirenden açıklamalar:

 

Göteborg, İsveç'in güney batısında, Atlantik kıyısında ülkenin en büyük limanı ve ikinci büyük kentidir.

 

“bir kahverengi- turuncu devrim” sözü, Hitler'in SA örgütlenmesini çağrıştırmak için söylenmiştir. Bilindiği gibi Hitler’in yükselişinde başrolü oynayan yarı- askeri “Fırtına birlikleri” veya SA örgütlenmesi, gömleklerinin rengi nedeniyle aynızamanda “Kahverengi Gömlekliler” olarak ta tanınırlar.

http://www.sinbad.nu/