Buruk “bayram” üzerine

 

Türkiye’de ve dünya da onmilyonlarca, milyarlarca insan bayram kutlayacak durumda olmasa da, bayrama inananların, bayramı kutlayanların, ve bayramı kutlamaktan mutluluk duyanların bayramlarını sevgi ile kutlarız. İnsanların kaderlerinin -asıl ve ağırlıklı olarak- kendi ellerinde olduğunu bilmemize karşın, yine de kutlayanlara güzel bayramlar ve herkese mutlu bir gelecek dileriz.

 

Onmilyonlarca insan sadece karnını doyurma kavgası verirken, en sorumlu makamın başına oturtulmuş Bend Deresi papelcisi kılıklı fırıldakçı bir zevzeğin çıkıpta, büyük kültür adamı pozlarında, ağzını yaya yaya, “Kültür erezyonu oluyor, bunun adı ’şeker bayramı’ değil, ’ramazan bayramı’!”, diye olağan saldırgan konuşmalarını, Türkiye toplumu için utanç verici bir manzara olarak gördüğümüzü duyururuz.

 

Bu ölçüde değersiz, düzeysiz ve dolandırıcı tiplerin Türkiye toplumunun başına bela edilmesini, soygunun, talanın ve emperyalist merkezlere bağımlılığın sürmesi amacıyla onyıllardır uygulanan karşı-devrimci politikaların bir sonucu, halkın aydınlanmasını engellemek için onyıllardır hertürlü çağdışı geriliğin topluma pompalanmış olmasının bir sonucu, toplumun düzeyinin düşürülmesi amacıyla hertürlü çabanın gösterilmiş olmasının bir sonucu olarak gördüğümüzü duyururuz.

 

Eğer Türkiye’de bir kültür erezyonu, kirliliği var ise, ki vardır, bunun ilk belirtisinin, görüntü kirliliği yaratan sıkmabaşlı garip görünüşlü eşleriyle, geriliklerini ve sevgisizliklerini yansıtan sahtekarlık yüklü yüz ifadeleriyle, yeraltı dünyasının tetikçilerine özgü tavır ve konuşmalarıyla ekranların karşısında gözüken politik yöneticilerden yansıdığını ifade etmek isteriz…  

 

Bu arada, Türkiye’de “Şeker Bayramı” olarak tanınan bayramın arapça orjinal adına gelince...

 

İslam inancına göre, Hicri takvimin dokuzuncu ayı olan Ramazan’da, “insanlara yol göstermesi için Kuran ilk kez yollanmıştırKuran’ın en uzun ve 2nci Sûresi olan Bakara Sûresi’nin 185nci ayetinde, “Ramazan ayı insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kuran’ın indirildiği aydır...” diye yazılmaktadır. Sünni İslam inancının iki büyük bayramından birincisi, Ramazan ayının ve bu ay boyunca süren orucun sonbulmasıyla başlayan “şeker bayramı” olmaktadır. Arapça aslında adı Id al-Fitr (al-Id as-Saghir; Küçük Bayram) olan bu kutlama, Hicri takvimin onuncu ayının veya Şavval ayının ilk üç günü boyunca sürmektedir. Bu günde özellikle çocuklara armağanlar verilmektedir. Id, sözcüğü arapça da bayram anlamına gelmektedir... Id al-Adha (al-Id al-Kabir; Büyük Bayram) ise türkçe de bildiğimiz Kurban Bayramı olmaktadır. Geleneğin kökü, Eski Ahit’e, Musa’nın Birinci Kitabı’na uzanmaktadır... (daha geniş bilgi için bak: Hedefteki Müslüman Halklar ve İslam ; 7- Sünni İslam'ın ilk üç ana kolu: Maliki, Hanefi, Şafi okulları üzerine kısa notlar )

 

Yusuf Küpeli

30 Eylül 2008

 

http://www.sinbad.nu/