Bekir COŞKUN Ekmek arası suikast...

 

Rahmi Yıldırım, HANGİ SÜİKAST DAHA CİDDİ?

 

Bekir COŞKUN Ekmek arası suikast...

14/09/2005 http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,authorid~2@sid~9@tarih~2005-09-14-m@nvid~630560,00.asp

BAŞBAKAN’a suikast düzenleyen suikastçının elbette tabancası vardı. Tabancasını ekmeğin içine sokmuştu.

Ekmek de poşetin içindeydi.

Bendeniz polis muhabirliği yaptığım için, şimdi geçiyorum malum şahıs üzerinde yakalanan tabancanın analizine. Tabanca kurusıkı. Ama suikastçı borudan namlu yapmış ki patladığı zaman içindeki mermi borudan çıksın.

Doğrusunu isterseniz zaten mermileri de kendisi yapmış, bisiklet bilyesinden.

Yani donanımı tamam suikastçının.

Demek ki Başbakan’ı görünce poşeti açacaktı, içindeki ekmeği alacaktı, ekmeğin içindeki tabancayı çıkartacaktı, bisiklet bilyeli boru namluyu doğrultup tetiğe basacaktı.

Sanırım Başbakan’ın bilyenin üzerine basması gerekiyordu...

Allah korudu...

*

Tek sorun Başbakan orada değildi.

İkincisi:

Suikastçı suikastını yapmadan önce bağırmaya başladı. ‘Beni yakalayın’ demediyse bile, polislerin ortasında durup onların gözünün içine baka baka ‘Yuh olsun böyle başbakana...’ diye haykırdı.

Daha çok yumurta atılmasına odaklanmış polislerin otuz kadarı ‘Yu...’ hecesiyle birlikte suikastçının üzerine bindiler.

Suikastçı altta ‘Birakın beni, ben suikastçıyım’ dedi.

Komiser ‘Suikastçı isen silahın nerde?’ diye sordu. Suikastçı ‘Ekmeğin içinde’ dedi.

Komiser:

‘Ekmek nerde?..’

‘Poşetin içinde...’

‘Poşet nerde?..

*

Ne bileyim ben...

Böyle değilse bile aşağı-yukarı böyle oldu ve siz medyada çıkan ‘Menfur suikast...’, ‘Allah korudu...’, ‘Hepimize geçmiş olsun...’, ‘Büyük suikast önlendi...’ şeklindeki haberleri elbette okudunuz.

Zaten yazının burasında sevgili dostum Müjdat Gezen aradı, niye tiyatro yapmadığını anlattı.

Ben hepimizin kendisine hayran olduğumuzu, tiyatro yapması gerektiğini söyledim.

Her şeyin tiyatrolaşması, tiyatrocuları zorluyor.

İşte; haberlerde ‘Başbakan korkmadı’ diyorlar.

Halbuki ben durduğum yerde öylesine korkarım.

 

 

HANGİ  SUİKAST  DAHA CİDDİ?

 

YRahmi@ttnet.net.tr

 

Haberi duyunca yüreğim ağzıma geldi. Başbakan Tayyip Erdoğan’a suikast düzenlemişler.

Başbakan Kütahya’dayken tam otobüse bineceği sırada, üç metre ötede kalabalık arasından Mustafa Bağdat adlı kişi, “Sen ne geziyorsun burada? Dün beş şehit verdik!” diye bağırmış. Polisler hemen yakalamışlar Mustafa’yı. Mustafa’nın elindeki poşetten bir ekmek, ekmeğin arasında da tavuk döner, pardon bir tabanca çıkmış. Tabancanın namlusuna mermi sürülüymüş. Yani, Mustafa nara atmak yerine doğrudan ekmek arası tabancayı ateşlese, Allah göstermesin, dağ gibi Başbakan gitti gider, borsa çöker, Türkiye’nin altı üstüne gelir. Avrupa Birliği bir daha yüzümüze bakmaz, türban meselesini de kim çözerse çözer artık…

Kütahya Başsavcısı, “Başbakan’a suikast düşüncesinde olduğu anlaşılıyor. Sanık ekmek içerisine sakladığı tabancasına doğru hamle yapmak istediği sırada polisler daha hızlı davranmış, silahını çıkaramadan etkisiz hale getirmişler. Türk ulusuna geçmiş olsun!” demiş.

Televizyonlar yayınlarını keserek haberi duyurunca her vatandaş gibi ben de heyecanlandım, Başbakan’ın sağlığı için dua ettim. Polisleri de tebrik ettim, Başbakan’ın hayatını ve Türkiye’yi  kargaşaya sürüklenmekten kurtardıkları için. Suikastin ayrıntılarını öğrenince biraz rahatladım.

Suikast silahı aslında kurusıkı gaz tabancasıymış. Mustafa, plastik namlunun yerine saçtan bir boru takmış, şarjörüne de içinde küçük bilyeler ve barut bulunan el yapımı mermiler. Yani, Allah korusun, Mustafa bağırmak yerine tabancayı ateşlese, bilyeler Başbakan’ın vücuduna girmese bile, Başbakan bilyelere basıp düşebilir ki, attan düşmeye benzemezdi bu defaki düşüşü. Gerçekten Başbakan’ın bir verdiği karşı gelmiş, büyük geçmiş olsun!

32 yaşındaki Mustafa Bağdat, ilk ifadesinde, “Milliyetçiyim. Hergün askerlerimiz şehit olurken Hükümet bir şey yapmıyor. Hükümete tepkim bu yüzden. Aslında bu işi Bolu’da bitirecektim. Bolu’da kaçırınca Kütahya’ya geldim.” demiş.

Mersin’de tekstilcilik yapan Mustafa’nın bu ilk suikast girişimi değilmiş. Dört yıl önce de Kenan Evren’e ülkücülere yaptığı haksızlığın cezasını vermek için suikast hazırladığı iddiasıyla gözaltına alınmış ve ruhsatsız tabanca bulundurma suçundan sorgulanmış.

Mustafa’nın Başbakan Erdoğan’a suikast girişimi konusunda rivayet muhtelif. Ciddiye alan var almayan var. Ciddiye alanlara göre, Mustafa’nın suikast girişimi, Başbakan Erdoğan’a, Kürt sorunu konusundaki mesajlarından dolayı bir “Ayağını denk al!” uyarısı ve Turgut Özal’a suikast girişimiyle benzerlik gösteriyor.

Cengiz Çandar ise, kurusıkı tabancadan bozma aletle suikast girişiminin ciddiye alınacak bir yanı olmadığını, Özal’a suikast ile bir tutulamayacağını söylüyor.

İlk duyduğumda benim de yüreğim ağzıma geldi; ama, bence de ciddiye alınacak yanı yok. Başbakan’a üç metre yaklaşmışken, tabancayı ateşlemek yerine nara atan birisinde suikastçi aklı ve ciddiye alınacak bir şey göremedim. Hatta, Yalçın Pekşen’e göre, “Suikastçı Mustafa Bağdat’ın üzerinden çıkanlarla birini öldürebilmesi ancak bir mucize olabilirdi. Başvurduğu yöntemin kendisini mahkemeye düşürmekten başka bir sonuca ulaşacağı epey kuşkulu... Aklı başında bir yargıcın eline düşerse ceza alacağı bile şüpheli.”

Mustafa Bağdat, kurusıkı tabancadan bozma, çekirdek yerine bisiklet bilyesi konmuş mermi yüklü, ekmek arası tabancayla suikast hazırlamış. Ekmek arası tabancayı çekmek yerine nara atıyor ve yakayı ele veriyor. Herhangi bir örgütle bağlantısı tespit edilememiş, üzerinde çok az para çıkmış. Yani, suikast sonrası finansman sorununu çözmeyi bile akıl etmemiş. Belki de akıl etti; ama, ekonomik durumu elvermediği için parayı denkleştiremedi. Zaten aklı ve parası olsa, suikast silahını Adana’daki panayırda gördüğü kurusıkı tabancalar arasından seçmezdi. Yani, Başbakan Erdoğan bir suikastten kurtulduysa, ekonomiyi düzeltmediği ve Mustafa Bağdat fakirlikten kurtulamadığı içindir. Mustafa fakirlikten kurtulamadığı için aklını şaşırmış, ekmek arasına peynir zeytin  koyacağı yerde kurusıkı tabanca koymuş olmalı.

Rahmi Yıldırım

16 Eylül 2005

http://www.sinbad.nu/