Yusuf Küpeli, Geçmişten günümüze Ukrayna, Ukrayna tarihinden sayfalar, Batı’nın desteklediği Neo-Naziler, Kırım ve toplumsal politik kriz üzerine kısa notlar

 

1)         1) Nüfusla ve coğrafya ile ilgili genel bilgiler

 

Ukrayna, 2013 yılı hesaplarına göre, 603 700 kilometre kare büyüklüğünde sınırlara sahip bir ülkedir. Bu ülke, İsveç’ten biraz büyük, Türkiye’den ise biraz küçüktür... Türkiye ile aynı saat diliminde olan Ukrayna’da zaman, yine Türkiye’nin zamanı gibi İsveç’ten bir saat daha ileridedir. Ülkenin güneybatısında Romanya, batısında ise Macaristan ve Slovakya bulunmaktadır. Slovakya’nın kuzeydoğu ucundan başlayıp güneydoğuya doğru bir yay çizerek Ukrayna’nın batı ucunu kuzeyden güneydoğuya boydan boya aşarak Romanya’nın ortalarında tekrar batıya dönüp ülkenin batı sınırlarına dek uzanan Karpatlar sinsilesi, aslında, üç ana diyalekte sahip Slav halkının bilinen ilk yurdudur...

 

İ. S. 300’lü yılların ikinci yarısında doğudan gelerek Ukrayna’dan geçen, Doğu Avrupa’da, şimdiki Macaristan topraklarında ana üslerini kurarak Fransanın yarısından çoğunu elegeçiren, Kuzey İtalya’nın tümüne egemen olan, Roma kapılarına dayanan, yalvarmalara ve verilen haraçlara kanarak Roma’ya girmekten vazgeçen Hunlar’ın bu seferleri Slavların önlerini açmıştır (Papa Aziz I. Leo [Büyük Leo, Papalığı, 440- 461], “Tanrının Kırbacı” [“Flagellum Dei”] olarak adlandırdıkları Hun lideri Attila’nın karşısına çıkıp aman dilemiş, yalvarmış, ve Roma yerine Attila’ya yüklü bir vergi, ve İmparatorun kızı Honoria’yı teklif etmişti...).  Günümüzde artık yaşamayan bir Türk lehçesi konuşan göçebe Hun halkının Ukrayna üzerindeki Got egemenliğini kırmasının ardından, önleri açılan Slav aşiretleri, 400’lü yılların sonlarında ve 500’lü yılların ilk yarısında, Karpatlardan, şimdiki Ukrayna içlerine, Kiev’e, oradan Moskova’ya, kuzeyde Polonya’ya, batıda Çek ülkesine (eski adıyla Bohemya), güneyde ise Bulgaristan’a ve Sırbistan’a, Kosova’ya doğru göçetmişlerdir... Ukrayna’da kurulmuş olan ilk Rus devleti, Kiev Rus (Kievan Rus), 800’lü yılların son çeğreğinde şekillenmiştir... Karpatlar’daki Slav izleri silinirken, yukarıda adları anılmış yeni ülkelerde Slav devletleri kurulmuştur...

 

Odessa’nın biraz doğusundaki derin Dinyeper Limanı’ndan Karadeniz’e dökülen Dinyeper Nehri’nin yaklaşık ortadan ikiye bölmüş olduğu Ukrayna’nın doğu parçasında ve Karadeniz’e kıyı bölgelerinde ağırlıklı olarak -Doğu Slav Diyalekti’nin ana kollarından- Rusça konuşulmaktadır. Yine bu bölgenin halkları ağırlıklı olarak Ortodoks Klisesi’ne bağlıdırlar... Ayrıca, ülkenin en doğusunda büyük Don Nehri’nin en önemli kolu akarken, batısında ise Dniester Nehri’nin büyük kısmı Ukrayna’dan geçerek Karadeniz’e dökülmektedir- Ukrayna’nın doğu sınırlarının hemen dışından akan büyük Don Nehri, Rostov’u geçtikten biraz sonra Azak Denizi’ne karışmaktadır. Biraz daha doğudan akan büyük Volga Nehri ise, Volgagrad’da (önceki Stalingrad) Don’a sonderece yaklaştıktan sonra hafifce güneydoğu yönüne dönerek -eski Kıpçak Kağanlığı’nın başkenti- Astrakhan (Astrachan) yöresinde Hazar (Kaspiska) Denizi’ne dökülmektedir... Güneybatı sınırları içinde Karpatlar’ın uzandığı Ukrayna’nın büyük kısmında, yazları sıcak, kışları soğuk bozkır, step iklimi egemendir...

 

Ukrayna toplumunun yüzde 50.4 kadarı Kiyev Ortodoks Patrikhanesi’ne, yüzde 26.1 kadarı ise Moskova Ortodoks Patrikhanesi’ne bağlıdırlar. Bir de, Ortodoks inancı icinde, Kıbrıs ve Gürcü Kiliseleri’nin etkileri ile, 431 yılından itibaren şekillenmiş Autocephalous Ortodoks inancı bulunmaktadır. Kıbrıs merkezli bu Autocephalous Ortodoks inancına bağlı olan Ukraynalılar, toplumun yüzde 7.2 kadarını oluşturmaktadırlar... Diğer yandan, Grek Katolik Kilisesi’ne bağlı olanlar toplumun yüzde 8 kadarını, Roma Katolik Kilisesi’ne bağlı olanlar ise aynı toplumun yüzde 2.2 kadarını oluşturmaktadırlar... İleride kısaca dokunacağım tarihi nedenlerle Katolik inanca bağlı olanlar ağırlıklı olarak ülkenin batısında yaşarlarken, Ortodoks inanca bağlı olanlar, özellikle Moskova Ortodoks Patrikhanesine bağlı olanlar, ağırlıklı olarak ülkenin doğu parçasında yaşamaktadırlar... Protestan inanca bağlı Hiristiyanlar toplumun yüzde 2.2 kadarını oluştururken, halkın 0.6 kadarını ise Yahudi inancına bağlıdır. Başta Sünni İslam olmak üzere diğer dinlerden olanlar, ülke halkının yüzde 3.2 kadarını oluşturmaktadırlar. Bu veriler, 2006 yılına aittir... İleride kısaca anlatacağım gibi, Yahudi inancına bağlı olanların yaklaşık bir milyon kadarı, II. Dünya Savaşı yıllarında (1939- 1945) Nazi işgalcileri ve bunlarla işbirliği içinde çalışan Ukraynalı faşist güçler tarafından yokedilmişlerdir. Yine ileride kısaca dokunacağım gibi, Ukrayna’da ve Doğu Avrupa’da, özellikle Polonya’da Naziler tarafından soykırıma uğratılmış olan Yahudilerin çoğunluğunun, diğerleri gibi Semitik olmadıkları, Türk soyundan geldikleri konusunda -güçlü delillere sahip- iddialar bulunmaktadır...

 

Bilindiği gibi, 500’lü yılların sonlarından 1000’li yılların ortalarına dek Hazar (Kaspiska) Denizi’nin ve Karadeniz’in kuzeyinde, Ukrayna’nın önemli kısmında, Kırım’da, Kafkaslar’da, şimdiki Azerbeycan, Gürcistan ve Ermenistan topraklarında, Dinyeper Nehri’nin ortalarına dek uzanan Ukrayna toprakları üzerinde, Hazar Türk aşiretleri tarafından büyük bir ticaret imparatorluğu kurmuştur. Kuzey’den Güney’e ve Doğu’dan Batı’ya ticaret yollarını kontrol eden sözkonusu imparatorluk, 900’lü yılların sonlarına doğru zayıflamaya başlayarak 1000’li yılların ortasından itibaren tarihten silinmiştir. Üst sınıfları ve halkının önemli birkısmı Yahudi inancını bağlanmış olan bu Türk devletinin dağılmasının ardından, birkısım tarihçiye göre, Yahudi inancındaki halk, Ukrayna, Doğu Avrupa, ve Rusya içlerine doğru dağılmış, buralardaki Yahudi toplulukları ile karışarak Türk kimliklerini unutarak dini kimliklerini, Yahudi kimliklerini yaşatmıştır. Kısacası, sözkonusu halkın ulusal kimliği yokolurken, güçlü dini kimlikleri yaşamını sürdürmüştür... İddiaya göre, Nazi güçlerinin ve yerli işbirlikçi faşistlerin soykırıma uğratmış olduklarının çoğunluğu, bu Yahudiler’den başkaları değildir; bir başka ifadeyle, Nazi soykırımına uğramış olanların çoğunluğu Hazar Türk İmparatorluğu’ndan kalma Türklerdir...   

 

Ülkede, Ukrayna’da varolan etnik guruplara ve konuşulan dillere gelince... Benim bulabildiğim 2001 verilerine göre, ülkenin yüzde 77.8 kadarını Ukraynalılar oluşturmaktadır. Buna karşın, resmi dil olan Ukraynaca, halkın yüzde 67 kadarı tarafından konuşulmaktadır. Ruslar ülkenin yüzde 17.3 kadarını oluştururlarken, ülkede Rusca konuşanların oranları yüzde 24 kadardır. Belaruslar (Beyaz Ruslar) ülkenin yüzde 0.6 kadarını, Moldovyalılar yüzde 0.5 kadarını, Kırım Tatarları yüzde 0.5 kadarını (Türkiye basınındaki verilere göre, Kırım içinde Kırım Tatarlarının nüfusa oranları günümüzde yüzde 12 kadardır ve başka veriler de bunu doğrular yöndedir.), Bulgarlar nüfusun yüzde 0.4 kadarını, Macarlar yüzde 0.3 kadarını, Romanyalılar yüzde 0.3 kadarını, Polonyalılar yüzde 0.3 kadarını, Yahudiler yüzde 0.2 kadarını, ve diğerleri ise yüzde 1.8 kadarını oluşturmaktadırlar. Romanya, Polonya ve Macar dilleri halkın yüzde 9 kadarı tarafından konuşulmaktadır...

 

Çok yakın zamana dek Ukrayna’ya bağlı otonom cumhuriyet statüsünde olan Kırım yarımadasına gelince... Kırım, 27 bin kilometre kare yüzölçüme ve 2007 sayımına göre de 2.4 milyon nüfusa sahiptir. Kırım, 18 Ekim 1921’de Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olduğu sırada, nüfusunun çoğunluğunu, Kıpçak türkçesi konuşan Tatar halkı oluşturmakta idi. II. Dünya Savaşı sırasında Nazi güçleri tarafından işgaledilmiş olan Kırım, tekrar Sovyet güçlerinin, Kızıl Ordu’nun eline geçince, 18 Mayıs 1944 tarihin, Naziler ile işbirliği yaptıkları gerekçesi ile Kırım’ın Tatar nüfusu, Urallar ve Orta Asya içlerine sürgüne yollanacaktı- diğer yandan, 50 bin kadar Tatar, Kızıl Ordu saflarında Nazilere karşı savaşmıştı. Böylece Kırım’ın demografik yapısında, nüfus bileşiminde köklü bir değişiklik gerçekleşmiş olacaktı. Ve yine Kırım’ın Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti statüsü elinden alınacak, ve burası 30 Haziran 1945 tarihinde Krım Oblast statüsüne indirilecekti. Yani Kırım, merkeze çok daha bağımlı bir bölge, vilayet (Oblast) yapılmıştı...

 

Yüksek Sovyet Presidiumu, 19 Şubat 1954 günü aldığı bir kararla, Kırım’ı, Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne devredecekti. Sözkonusu gelişme, 5 mart 1953 günü Stalin’in ani ölümünün hemen sonrasına, Komünist Parti’nin birinci sekreteri konumuna yükselmiş olan Nikita Kuruçef’in (Khrushchev, parti sekreterliği, 1953- 64; başbakanlığı 1958- 64), anti-Stalinist politikaları dönemine rastlamaktaydı. Aynı dönemde, Sovyetler Birliği Şemsiyesi altındaki Doğu Avrupa Halk Cumhuriyetleri’nde, özellikle Macaristan’da huzursuzluklar başlamıştı...

 

Ukrayna’ya devredilmiş Kırım’da, aslında, Ukraynalı nüfusunun iki mislinden fazla Rus yaşamaktaydı ve yaşamaktadır... Yaklaşık yarısı sürgünde ölmüş olan Kırım Tatarları’nın birkısmı da son zamanlarda ülkelerine dönmeye başlamışlar ve Kırım nüfusunun yaklaşık yüzde 12 kadarını oluşturmuşlardır... Sovyet Sosyalit Cumhuriyetleri Birliği’nin 1991 yılında dağılmasının ve Ukrayna’nın bağımsızlığını ilanetmesinin ardından Kırım, Ukrayna’ya bağlı Otonom Cumhuriyet konumuna gelecekti. Tarihi sosyolojik kökleri olan ve ayrıca NATO’nun, ABD ve Batı Avrupa ülkelerinin karışmaları ile başlayan politik kriz, özellikle 2010 yılından itibaren iğmesi artan bir hızla Ukrayna’yı ve Kırım’ı içine alacaktı. Sonuçta bu kriz, Kırım’ın Ukrayna’dan kopmasına neden olacaktı. Bilindiği gibi 16 Mart 2014 günü yapılan referandum sırasında Kırımlı seçmenlerin yüzde 95’inden fazlası, Rusya’ya katılma yönünde oy verecek ve Rusya parlementosu da bu kararı tanıyacaktı... Batı basınındaki bazı haberlere göre, Kırım Tatarlarının büyük çoğunluğu, Rusya’ya katılma yönünde oy kullanmıştı. Sözkonusu seçim sonuçlarında, Ukrayna’da faşistlerin iktidarda olmasının etkili olduğu inkar edilemez... Referandum için oy pusulaları, rusca, ukraynaca, ve tatarca olarak hazırlanmışlardı...

 

Aslında Ukrayna, bir halklar mozaiğidir... Tarih boyunca Ukrayna bozkırlarında onlarca ve onlarca halk at koşturmuş, federatif ve konfederatif birlikler kurmuştur. Aynı topraklarda konuşulmuş birçok dil, günümüzde yaşamını yitirmiştir. Örneğin, sözkonusu eski diller arasında ender olarak yaşayanlardan biri, eski Sarmat konfederasyonundan olan ve İran dilleri ailesinden bir dil konuşan Alan (Oset) halkının dilidir... Yukarıda anılmış olan dillerden Macarca, bir Ural dili olan Finno-Urgic (Fin-Macar veya Magyar) dil gurubuna dahildir. Daha çok Batı dillerinde, İngilizce’de kullanılan “Hungarian” adı, Slavlar tarafından bu halka takılmıştır... Ukrayna’yı ve ardından Karpatları geçerek 800’lü yılların sonuna doğru günümüz Macaristan’ına, hatta çok daha büyüğüne egemen olan sözkonusu halk, yedi Magyar ve üç Hazar Türk aşiretinin oluşturduğu bir konfederasyon idi başlangıçta. Komşuları tarafından on-Ogur (on-Ok) olarak adlandırılan bu konfederasyon, Macaristan üzerindeki Avar egemenliğini kırarak -günümüzdeki Macaristan’dan çok daha geniş topraklara yayılan- bir devletin temellerini atacaktı... Kısacası, adıgeçen dönemlerin halklarının kafasında, 1700’lü ve 1800’lü yıllarda gelişmiş olan milliyetçilik kavramı yoktu. Bu nedenle, tarih boyunca halklar arasında büyük birlikler ve soy karışımları gerçekleşecekti...

 

Ukraynaca ve Rusca, bunların her ikisi de, Doğu Slav dillerindendir. Güney Slav dillerinin batı alt gurubundan Sırpça ve Hırvatça (Kroatça) gibi birbirlerine çok yakın olan bu iki dil, Rusca ve Ukraynaca, aslında, halkların kardeşliğine vesile olmaları gerekirken, milliyetcilik silahını ve Katolik-Ortodoks ayrımını kullanan emperyalist güçler tarafından düşmanlıklara vesile yapılmaktadır. Emperyalist merkezler, toplumları birbirlerine karşı kışkırtarak iktidar ve zenginlik peşinde koşmaktadırlar... Üçüncü Doğu Slav dili ise, Belarusca (Beyaz Rusca) olmaktadır. Hint-Avrupai diller ailesinden Slav dilinin, “Doğu Slavca”, “Güney Slavca”, ve “Batı Slavca” olmak üzere üç ana kolu ve bu kolların alt lehçeleri bulunmaktadır... Diğer yandan, Ukrayna’da konuşulan diller arasında, “Batı Slav” dilinin alt lehçelerinden olan Polonya dili ve Slav dilleri dışında Romanya dili ve daha başka diller de konuşulmaktadır... Roma-Latin etkisinde kalmış olan Romence’nin birçok versiyonu olmakla birlikte, bölgenin (Romanya’nın) bilinen en eski adı Dakia’ya izafeten en yaygın ve yapısı bakımından en güçlü olan diyalekt, Dako-Romanca (Daco-Romanian) olmaktadır... Toplam 24 milyon kadar insanın konuştuğu bu dili, Ukrayna’da yaklaşık 400 bin kişi konuşmaktadır... Tarihi boyunca Ukrayna, birçok kez Polonya istilasına uğramıştır... Ayrıca, Ukrayna’da çok sayıda Avusturya-Alman kökenli insanın ve ayrıca Grek dili ve Kıpçak Türkçesi konuşan insanın yaşadığını unutmamak gerekir...

 

Ukrayna’nın nüfusu, 2012 sayımına göre, 45.6 milyon kadardır. Ülkede bir kilometre kareye ortalama 76 kişi düşmektedir. Aynı sayıma göre halkın yüzde 69.1 kadarı kentlerde yaşamaktadır... Ukrayna nüfusunun çoğunluğunu, yüzde 53.9 kadarını kadınlar oluşturmaktadır. Erkek bireylerin nüfusa oranları ise yüzde 46.1 kadardır. Ülkede ortalama yaşam süresi 70 yıl civarındadır. Ömür ortalaması kadınlarda 76 yaşa kadar çıkarken, erkeklerde 65 yaşa düşmektedir. Kısacası, heryerde olduğu gibi Ukrayna’da da kadınlar daha uzun süre yaşamaktadırlar... Ülke, bağımsızlığını elde etmiş olduğu 1991 yılında 52 milyon kadar bir nüfusa sahipken, günümüzde bu nüfusu 45 milyondan biraz fazlaya inmiştir... Sözkonusu nüfus azalmasının birkısmı dışarıya yönelik yoğun göçe bağlı iken, önemli bir kısmı da, düşük doğum oranları ile ilgilidir. Nüfusun artışı için her kadının en az üç çocuk doğurması gerekirken, Ukrayna’da bir kadın, ortalama bir çocuk doğurmaktadır... Daha önce de ifade etmiş olduğum gibi, ülke nüfusunda artış değil, yüzde 0.2 oranında azalma vardır. Bin kişiye 11 doğum düşerken, aynı bin kişi için 15 ölüm gerçekleşmektedir... Ülkede kişi başına ulusal gelir ortalaması üç bin dolar civarındadır...

 

12 Nisan 2014

Yusuf Küpeli

yusufk@telia.com 

 

önsöz  ve metnin ara başlıkları için tıkla                      bu bölümün sonrasına, ikinci bölüme ulaşmak için tıkla

 

 

1) Nüfusla ve coğrafya ile ilgili genel bilgiler 

(bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

 

2) Halkların harman olduğu ülke Ukrayna’nın tarihine kısa bir gözatış:   Kimmerler, İskitler, Sarmatlar, Slavlar, Türkler, Moğollar, Almanlar ve diğerleri... (bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

 

3) Ukrayna tarihinde Kazak halkı, toplumsal etkileri ve ayaklanmaları hakkında kısa notlar  (bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

 

4) Kırım Savaşı, I. Dünya Savaşı, Ekim Devrimi ve Ukrayna üzerine notlar  (bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

 

5) Sovyetler Birliği’ne Nazi saldırısı; Hitler’inki ile NATO-ABD jeopolitiği arasında varolan paralellikler; Nazi güçleri ile birleşen ve Nazi soykırımlarına katılan Ukraynalı faşistler; Stepan Bandera, OUN ve UPA örgütlenmeleri hakkında hakkında notlar (bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)  

 

6) Dünya barışını tehdit eden Ukrayna krizinin gelişme süreci; NATO- ABD- AB patronlarının desteğini alan Ukraynalı Neo Naziler, ve bunların iktidarı gaspedişleri üzerine notlar (bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

 

7)   Faşistlerin damga vurduğu Ukrayna hükümeti, Kırım’ın tekrar Rusya’ya

      bağlanışı, ülkenin doğusunda başlayan isyan, kanlı olaylar ve büyüyen uluslararası gerilimde  fosil enerji tekellerinin rolleri üzerine notlar   (bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

 

  Bazı kaynaklar: (ulaşmak için tıkla)

 

 

 

http://www.sinbad.nu/