ÖNEMLİ NOT: Aşağıda ara başlıkları olan kitabın 3., 5., ve 6. bölümlerinin gözükmediğini iki gün önce farkettim. Sorun bu gün (2014-06-28) akşam üzeri çözüldü. Artık kitabın tüm bölümlerini eksiksiz okuyabilirsiniz-Yusuf Küpeli, 2014-06-28 

 

Yusuf Küpeli, Geçmişten günümüze Ukrayna, Ukrayna tarihinden sayfalar, Batı’nın desteklediği Neo-Naziler, Kırım ve toplumsal politik kriz üzerine kısa notlar

 

ara başlıklar için tıkla

Önsöz yerine:

 

Ukrayna’yı geçmişten günümüze anlatan, özellikle Ukrayna’nın batısında, Katolik Ukrayna’da yoğunlaşmış olan faşist, Neo Nazi örgütlenmeleri tarihsel kökleri ile sergileyen bu çalışma, -metne yerleştirilecek fotoğraflar dışında- 12 punto ile 70 A-4 sayfasi tutmaktadır. Eğer metin basılacak olursa, on punto ile yaklaşık 200 sayfalık bir kitap olabilir.

 

Metnin tüm bölümlerinin, özellikle de II. Dünya Savaşı ve sonrası ile ilgili bölümlerinin okunmasında yarar vardır. Ukrayna’nın tarihsel bölünmüşlüğü daha iyi anlayabilmek için, II. Dünya Savaşı öncesi ile ilgili bölümleri okumak ta gerekmektedir... NATO, Beyaz Saray, ve AB patronları tarafından iktidara taşınmış olan Ukraynalı faşistlerin kökleri, ancak bu şekilde anlaşılabilir.

 

Şüphesiz Ukrayna’nın tarihi burada yazılmış olanlardan çok daha zengindir ama, bu kitab, geçmişten günümüze Ukrayna hakkında derli-toplu doğru bilgiler vermekte, gerçeklere yukarıdan doğru bir bakışı sağlamaktadır... Aslında kitabı, Nazi Almanyası ordularının teslimiyet anlaşmasını imzalamış oldukları 8 Mayıs günü (1945) bitirmeyi planlamıştım ama, malesef o güne yetiştiremedim...

 

Nazi Almanyası karşısında zaferi kazanan -savaş sırasında 25 veya 27 milyon kadar kayıp vermiş olan- Sovyetler Birliği olmuştur. Buna karşın, savaşın son günlerinde, Japonya teslim olmaya hazırlanırken, tüm dünyaya gözdağı verme amacıyla Hıroşima  ve Nagazaki kentlerine atom bombaları atmış olan ABD yönetimi, savaş biter bitmez “Soğuk Savaş” denen yeni saldırganlığı başlatmış, ve eski Nazi savaş suçlularını yeniden organize etmeye başlamıştır. Aralarında Stepan Bandera gibi Ukraynalı Naziler’in de olduğu -ABD himayesindeki- bu faşist karakterler ve örgütler, “soğuk savaş”ın malzemesi olarak kullanılmaya başlamıştır. Ve malesef günümüzde faşizm, tüm Avrupa’da ve Ukrayna’da yeniden dirilmektedir. Çünkü, faşizmin temelinde duran, faşist yönetimleri üreten mali-sermaye güçlerine dokunulmamıştır, ve bunlar savaşın ardından günümüze dek çok daha fazla güçlenmişlerdir...

 

Kısacası, yukarıda özetlenmiş olan gerçeklerle ilgili doğru bilgileri ve açıklamaları bu metinde bulabilirsiniz. Bu nedenle, tüm bölümleri okumanızda yarar vardır... İyi okumalar dilerim

 

12 Nisan 2014

Yusuf Küpeli

yusufk@telia.com 

not: Bu metindeki bazı ufak tarih hataları, metnin yazarı tarafından farkedilip 25 Ekim 2016 günü düzeltilmiştir. Bir yerde doğru yazılan, başka bir yerde dalgınlıkla, kafa yorgunluğu nedeniyle farklı yazılmış... Y. Küpeli

 ara       

                 ara başlıklar

 

1) Nüfusla ve coğrafya ile ilgili genel bilgiler

Ukrayna, 2013 yılı hesaplarına göre, 603 700 kilometre kare büyüklüğünde sınırlara sahip bir ülkedir... (...) Ukraynaca ve Rusca, bunların her ikisi de, Doğu Slav dillerindendir... (...) Ukrayna’nın nüfusu, 2012 sayımına göre, 45.6 milyon kadardır. Ülkede bir kilometre kareye ortalama 76 kişi düşmektedir. Aynı sayıma göre halkın yüzde 69.1 kadarı kentlerde yaşamaktadır... Ukrayna nüfusunun çoğunluğunu, yüzde 53.9 kadarını kadınlar oluşturmaktadır. Erkek bireylerin nüfusa oranları ise yüzde 46.1 kadardır. Ülkede ortalama yaşam süresi 70 yıl civarındadır. Ömür ortalaması kadınlarda 76 yaşa kadar çıkarken, erkeklerde 65 yaşa düşmektedir. Kısacası, heryerde olduğu gibi Ukrayna’da da kadınlar daha uzun süre yaşamaktadırlar... Ülke, bağımsızlığını elde etmiş olduğu 1991 yılında 52 milyon kadar bir nüfusa sahipken, günümüzde bu nüfusu 45 milyondan biraz fazlaya inmiştir... (bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

 

2) Halkların harman olduğu ülke Ukrayna’nın tarihine kısa bir gözatış:   Kimmerler, İskitler, Sarmatlar, Slavlar, Türkler, Moğollar, Almanlar ve diğerleri...

Tarihçilere göre atlar en erken İ. Ö. 4 000 yıllarında ehlileştirilmişlerdir ve bununla ilgili kanıtlar, bir Bakır çağı kenti olan  Dereivka’da, güney Ukrayna’da bulunmuştur. Atların ağızlarına takılan ve biniciye atı kolayca yönetme olanağı sağlayan metal gem (bit), muhtemelen İ. Ö. 1 500’lü yıllarda yapılıp kullanılmıştır... Kısacası, günümüzden 6 000 bin yıl kadar önce Ukrayna steplerinde suvariler at koşturmaya başlamışlardır... (...) İ. Ö. 700’lü, 600’lü yıllarda, Karadeniz’in kuzeyinde, Ukrayna bozkırlarında, savaşcı göçebe İskit (Scythian) aşiretleri at koşturmaya başlamışlardır... (...) Sarmat (Sarmatian) aşiretleri, İ. Ö. 500’lü- 300’lü yıllarda, önce, Ural Dağları yöresine, Güney Rusya’da ve Balkanlar’ın doğusunda gözükmüşlerdir... (...) Grekler tarafından üretilmiş olan Amazon öyküleri, kadın savaşcılara ait bu öyküler, Sarmat kadınlarından esinlenilerek anlatılmışlar veya yazılmışlardır… (bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

 

3) Ukrayna tarihinde Kazak halkı, toplumsal etkileri ve ayaklanmaları hakkında kısa notlar

Hazar Denizi’nin (Caspian Sea, Kaspiska Havet) ve Karadeniz’in kuzeyinde yaşayan bu halkın köken olarak Rus-Slav toplumundan tamamen farklı olduğunu düşünmemek gerekir. Hem ruscada ve hem de türkçe de Kazak, ingilizce söylenişinde ve yazılışında ise Cossack olarak adlandırılan bu halkın adı, Kazak sözcüğü, Britannica’nın açıklamasına göre, “serüvenci”, ya da “özgür adam” anlamına kullanılmaktadır... Serflik (kölelik) koşullarından kurtulmak, yeni şanslar elde etmek amacıyla, 1200’lü yılların sonlarına doğru Rus feodalizminden kaçarak Kıpçak Kağanlığı’nın sınırlarına, Ukrayna bozkırlarına yerleşen ve askeri birlikler oluşturan insanlara verilen addır Kazak. Ayrıca, Polonya’da, Litvanya’da, ve Moskova’da Senyörlerin kölesi (serfi) konumunda olupta, kaçarak Dinyeper (Dnieper) ve Don nehirleri bölgesine yerleşmiş olanlara verilen addır bu. Aynı adın bir diğer kaynağı da, 1400’lü yıllarda Dinyeper yörelerinde şekillenmiş olan yarı bağımsız Tatar guruplarıdır... (...) Böylece O, isyancı köylüler tarafından önderliğe sürüklenmişti... Pugachev, “Çar Baba III. Petro” rolünde, kendisini, Kuzey Don Kazakları’nın, Urallar’ın Türk olan Başkır (Bashkir) halkından unsurların, bir Batı Moğol toplumu olan Kalmuk (Kalmyk) halkından unsurların, yine bir Türk lehçesi konuşan Tatar halkından unsurların ve diğer bozkır halklarının başında bulacaktı... (bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

 

4) Kırım Savaşı, I. Dünya Savaşı, Ekim Devrimi ve Ukrayna üzerine notlar

Her iki taraftan da toplam 250 000 kadar kişinin yaşamına malolan Kırım Savaşı (Ekim 1853- Şubat 1856), Rusya ile Avrupa’nın belli başlı güçleri arasında, öncelikle Fransa ve İngiltere arasında yaşanacaktı. Osmanlı İmparatorluğu, Rusya’ya karşı birleşmiş olan Fransa-İngiltere koalisyonunun safında yeralmıştı... (...) Lenin’in emri ile, 22 Şubat (3 Mart) 1918 günü Rusya için çok ağır şartlarla Brest- Litovsk Barış Anlaşması imzalanacaktı. Sovyet yönetimi (daha doğrusu Bolşevikler) ile Merkez Devletleri (Almanya, Avusturya- Macaristan ve bağlaşıkları) arasında imzalanan bu barış anlaşması sonucu Rusya, Polonya’yı, Baltık devletlerini, Beyaz Rusya ve Ukrayna’nın önemli kısımlarını Almanya’ya bırakacaktı. Yine Bolşevikler, büyük bir savaş tazminatı ödemeyi, orduyu dağıtmayı, Karadeniz filosunu batırmayı vs. kabuledecekti... (...) Sonuçta, Ukrayna’da Almanya’ya bağlı kukla bir yönetim oluşacaktı. Tüm Kafkaslar Almanya’nın etkisi altına girecekti... (...) iç savaşın Bolşevikler’in zaferleri ile sonuçlanmasının ardından da, 1922’de, Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti şekillendirilecekti... (bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

 

5) Sovyetler Birliği’ne Nazi saldırısı; Hitler’inki ile NATO-ABD jeopolitiği arasında varolan paralellikler; Nazi güçleri ile birleşen ve Nazi soykırımlarına katılan Ukraynalı faşistler; Stepan Bandera, OUN ve UPA örgütlenmeleri hakkında hakkında notlar

(...) Hitler için Ukrayna’nın tahılı, Kafkasya’nın petrolü çok değerli olmakla birlikte, Alman Jeopolitiği açısından Sovyetler Birliği’nin önemi tüm bunların ötesinde idi... O günün silah teknolojisi ve diğer teknik olanakları da gözününe alınarak üretilmiş olan bilim dışı Alman jeopolitiğine göre Hitler... (...) “Kutsal Roma İmparatoru” ünvanına da sahip Alman kralı ve III. Haçlı Seferi’nin önderi I. Frederick Barbarossa’nın adından esinlenerek O, Hitler, Sovyetler Birliği’ne yönelik ani saldırısının adını, “Barbarossa Operasyonu” olarak koymuştu. Hitler, yıldırım hızı ile hedeflerine ulaşacağına inanarak Sovyetler Birliği’ne yönelik ani saldırısını 22 Haziran 1941 günü başlatacaktı. Başlangıçta Nazi birlikleri hızla ilerleseler de, sonuçta, I. Frederick Barbarossa hedefine yaklaşamadan, 1190’da, Silifke çayında nasıl boğularak yaşamını yitirmişse, Hitler’in orduları da Rusya içlerinde, Moskova ve Stalingrad önlerinde boğulup yokedileceklerdi... (...) Daha önce anlatmış olduğum gibi,882 yılında ilk Rus devletinin, Kiev Rus’un başkenti olan Kiev, 19 Eylül 1941 günü Nazi birliklerinin eline düşecekti... Kiev’e girmiş olan Nazi güçlerinin ilk işleri, 29- 30 Eylül günleri, 30 bini aşkın Yahudiyi, bir anlatıma göre 33 bin 700 kadar Yahudiyi ve elegeçirbilmiş oldukları komünistleri, Kiev’in biraz kuzeyindeki Babi Yar adlı derin bir dere yatağında (ravine) katletmek olacaktı... (...) Naziler, özel seçilmiş SS birliği, Babi Yar denen yerde katliam yaparken, yalnız değildi. Ukrayna’ya giren Nazi güçlerini sevinçle karşılamiş olan yerli (Ukraynalı) işbirlikçi faşistler, Nazilere yardımcı olmaktaydılar ve savaş boyunca da yardımcı olacaklardı. (...)   Nazi ideolojisinin etkisinde etnik açıdan tamamen saf ve totaliter bir Ukrayna İmparatorluğu düşleyen Nazi işbirlikçisi OUN (Organization of Ukrainian Nationalists) örgütü, ve Nazi güçlerinin emrine girmiş sözkonusu 500 bin kadar Ukraynalı, sadece Yahudileri katletmekle kalmamış, aynızamanda yaklaşık 250 bin kadar Polonyalı yurtseveri de öldürmüştür...(bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)  

 

6) Dünya barışını tehdit eden Ukrayna krizinin gelişme süreci; NATO- ABD- AB patronlarının desteğini alan Ukraynalı Neo Naziler, ve bunların iktidarı gaspedişleri üzerine notlar

(...) Savaş sırasında işgalci Nazi güçleri ile işbirliği yapan bu örgütler, savaş sonrası, ABD başkanı Truman’ın (Harry S. Truman, 1884- 1972; başkanlığı, 1945- 53) başlatmış olduğu “Soğuk Savaş” ortamında, bu kez, ABD’nin Sovyetler Birliği’ne, Sosyalist Sisteme karşı enstrümanları (aygıtları, çalgıları) konumuna gelerek örgütlülüklerini sürdürebilecek, ve sosyalist sistem içindeki yanlışlardan, yöneticilerin hatalarından, yolsuzluklardan ve Sovyetler Birliği’nin dağılışının ardından yapılmış olan yönetim hatalarından ve yolsuzluklardan yararlanarak -kendileri için- bir kitle tabanı oluşturabileceklerdi... (...) OUN-B ise, Ukrayna içinde, Ukrayna Milliyetcilerinin Kongresi (Congress of Ukrainian Nationalists, KUN) adıyla örgütlenecekti. Ve sözkonusu parti, Ukrayna Milliyetcilerinin Kongresi, 1993 yılında siyasi parti olarak resmen onaylanacak, kayıtlara geçecekti. Artık, Ukraynalı faşistlerin, Neo Nazilerin legalleştikleri bir dönem başlamıştı... (...) Daha önce de ifade etmiş olduğum gibi Viktor Yuschenko (Cuhurbaşkanlığı, 23 Ocak 2005- 25 Şubat 2010), 20 Ocak 2010 günü, OUN-B’nin lideri ve Nazi işbirlikçisi Stepan Bandera’yı, “Ukrayna kahramanı” (“Ulusal kahraman”) ilanederek ödüllendirecekti. “Ukrayna Kahramanı” faşist Stepan Bandera, 500 bin Ukraynalı’nın katlinden bizzat sorumlu idi. Hitler’in mirasını devralmış olan Amerikalı felaket uzmanları, kimleri destekleyeceklerini, kimlerle işbirliği yapacaklarını ve kimleri kullanabileceklerini çok iyi bilmekteydiler... (bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

 

7)   Faşistlerin damga vurduğu Ukrayna hükümeti, Kırım’ın tekrar Rusya’ya

      bağlanışı, ülkenin doğusunda başlayan isyan, kanlı olaylar ve büyüyen uluslararası gerilimde  fosil enerji tekellerinin rolleri üzerine notlar

Değişik kaynaklardaki ortak bilgilere göre, Savunma Bakanlığı’nın ve Silahlı Kuvvetler’in üst kurumu olan Ulusal Güvenlik ve Savunma Meclisi Sekraterliği’ne getirilmiş olan Andriy Parubiy, ünlü faşist Oleh Tyahnybok ile birlikte -Svoboda’nın başlangıcı olan- faşist partiyi, Ukrayna’nın Sosyal-Milliyetci Partisi’ni (Social-National Party of Ukraine) kuran kişi idi. Tekrarlamak gerekirse, sözkonusu OUN-B, II. Dünya Savaşı sırasında işgalci Nazi güçleri ile işbirliği yapmıştı. Savaş sonrasında da OUN-B üyeleri ve yöneticileri ABD servislerinin emrinde çalışmaya başlamışlardı... Aynı kurumun, Ulusal Güvenlik ve Savunma Meclisi Sekraterliği’nin ikinci sekreteri olan kişi, Stepan Bandera örgütlenmesinin ve Sağ Kesim koalisyonunun lideri olan Dmytro Yarosh’dan başkası değildi... (...) Arsenij Jatsenjuks’un kabinesindeki faşistler, yukarıda adı geçen iki kişiden ibaret değildir şüphesiz... Başbakan yardımcısı Oleksandr Sych, faşist Svoboda’nın öndegelen idoloğu tanınmış bir faşisttir. Donanma’dan bir asker olan Savunma Bakanı Ihor Tenyukh, Svoboda’nın toplantılarına katılan ve Ukrayna Ordusu’nu NATO’ya sokmaya çalışan, NATO tatbikatlarında yeralan bir faşisttir. Eğitim Bakanı Serhiy Kvit, Svoboda üyesi bir faşisttir. Ukrayna’nın Doğal Kaynakları ve Ekoloji Bakanı Andriy Mokhnyk, yine bir Svoboda üyesi faşisttir. Tarım Politikaları ve Gıda Bakanı Andriy Mokhnyk, Svoboda üyesi bir faşisttir. Gençlik ve Spor Bakanı Dmytro Boulatov, “Ukrayna Milli Meclisi- Ukrayna Halkının Kendi Savunması” (UNA-UNSO) örgütü üyesi bir faşisttir. Rüşvet Karşıtı Ulusal Komite’nin başkanlığına getirilmiş olan Tetiana Tchornovol, “Ukrayna Milli Meclisi- Ukrayna Halkının Kendi Savunması” (UNA-UNSO) örgütü üyesi bir faşisttir... (...) Ukrayna Baş Savcısı ise, faşist Svoboda’nın üyesi Oleh Makhnitsky’dan başkası olmayacaktı... Haydutlar, “demokrasi” yalanı ile suyun başını tutmuşlardı...(bu bölümün tamamına ulaşmak için tıkla)

           Bazı kaynaklar: (ulaşmak için tıkla)

 

 

http://www.sinbad.nu/