not: Sanırım sözkonusu hırsızlama sayfa sonradan birmaktar düzeltildi, değiştirildi ama, bu yapılmış olan kötülüğü değüştürmez. Yine buna benzer çok olay oldu, Kürtlerle ilgili uzun yazım olduğu gibi alınıp adı değiştirilerek basıldı ama, uzun çabaların sonunda bu işi yapmış olanlar özür dileyip, gerçeği belirttiler.- Y. K.

 

HIRSIZLIK! UTANMAZLIK! 18 Kasım 2008 günü tesadüfen keşfettim...

 

“Ekim Devrimi’ne dek Gürcü halkının tarihi üzerine kısa notlar;  ‘altın post’, Ksenefon, Gürcüler, Lazlar, Osetler, diğer halklar ve büyük güçler” başlıklı göreceli uzun yazımı, Ağustos 2003’de Sinbat’a yerleştirmiştim. Gördüğüm bazı imla hatalarını ise 5 Aralık 2003 günü düzeltmiştim...

 

Bu gün (18-11-2008) tesadüfen, aşağıda adlarını ve adreslerini vereceğim ve ayrıca bütününü kendi metnimin altına yerleştireceğim hırsızlıkları keşfettim... Sözkonusu hırsızlık metinler, cümle cümle, hiç değiştirilmeden aşağıdaki yazımdan alınmışlar ve kaynak gösterilmemiş. Yani, emek vererek hazırladığım metin, cümle cümle, kelime kelime çalınmış ve bir de sonuna uydurma ırkçı bazı ekler yapılmış? Bunu hangi ahlaksız tipler yapıyorlar ve nasıl “Vikipedi, özgür ansiklopedi http://tr.wikipedia.org/wiki/Gürcistan_tarihi” adına yayınlayabiliyorlar, bilemem? Fakat araştıracağım şüphesiz...

 

Bu yapılan da yetmiyor, diğer bazı ahlaksızlar, ya da wiki adlı ansiklopediyi hazırlayan ahlaksız tiplerle ilintili diğer bazı ahlaksızlar, bu çalıntı metni alıp, “wiki asiklopedi’den alındı” yalanıyla yeniden “sözlük” olduğu iddiasındaki bir sayfada, “Genel başvuru ve bilgi sitesi” olarak tanıtılan baykuş sembollü “Türkçe Bilgi” adlı site de, “Gürcistan Tarihi hakkında bilgi http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/G%C3%BCrcistan_tarihi” başlığı ile gerçek kaynağı göstermeden basıyorlar...

 

Böyle bir işin ahlaki açıdan zimmete para geçirmekten, banka kasası boşaltmaktan ne farkı vardır? Bu işleri yapanların kişi olarak namusları, onurları, ve insan emeğine saygıları yoksa eğer, ki anlaşıldığı kadar yoktur, bu tip ahlaksızlıkları internet ortamında denetleyecek kurumlar da mı yoktur?

 

Saygılarımla

 

Yusuf Küpeli

 

18- 11- 2008  

 

çalıntı yapılan metin: Ekim Devrimi’ne dek Gürcü halkının tarihi üzerine kısa notlar;  “altın post”, Ksenefon, Gürcüler, Lazlar, Osetler, diğer halklar ve büyük güçler

 

BİRİNCİ HIRSIZLIK:

 

İKİNCİ HIRSIZLIK:

 

 

Ekim Devrimi’ne dek Gürcü halkının tarihi üzerine kısa notlar;  “altın post”, Ksenefon, Gürcüler, Lazlar, Osetler, diğer halklar ve büyük güçler

http://www.sinbad.nu/altinpost.htm  

Yusuf Küpeli

 

Doğu Karadeniz kıyılarına ve...

 

(...) Tarihin babası Halikarnaslı Herodotus’a (İ. Ö. 484- 430) özenen Ksenefon (İ. Ö. 431- 350’den kısa süre önce), Anabasis Kyrou (Yukarı Ülke Yürüyüşü) adlı yaşam deneyiminin en zengin yıllarını yansıtan kitabında, Karduk’lardan, Ermenilerden ve şimdiki Giresun, Trabzon vs. gibi Türkiye Cumhuriyeti illerini içine alan doğu Karadeniz kıyılarından sözetmektedir. Ksenefon (Xenophon) ve beraberindeki 10 bin paralı Grek askeri, İ. Ö. 401 yılında Pers Prensi Kiruş (Cyrus) tarafından taht kavgasında kullanılmak amacıyla kiralanmışlardır ama, Kiruş İ. Ö. 400 yılında Babil yakınlarındaki Cunaxa savaşında ölmüştür. Paralı Grek askerleri işlerini yapamadan geri dönmek zorunda kalmışlardır...

 

Askerler, Anadolu’nun (Anatolia; grekçe, güneşin doğduğu ülke anlamına) güneyinden geçen geldikleri yoldan değil, kuzeye doğru yürüyerek Karadeniz kıyılarından anayurtlarına, Yunanistan’a dönmeyi planlamışlardır. Bu amaçla Ksenefon ve beraberindeki 10 bin paralı asker, Mezopotamya’dan (nehirler arası, Dicle ve Frat arası) kuzeye yönelmişler, şimdi Kürt toplumunun yaşadığı dağlık coğrafyadan, ardından Ermenilerin yaşadıkları bölgeden geçerek Karadeniz kıyılarına ulaşmışlardır. Böylece yaklaşık 1.500 kilometre yolalmışlardır.

                                   

                                 HIRSIZLIĞIN BAŞLADIĞI SATIRLAR AŞAĞIDA

 

“On Binlerin Dönüşü”nde Ksenefon, yol boyunca yaşadıkları tüm serüvenleri ve karşılaştıkları değişik halkları anlatır... Karadeniz kıyıları çoktan Ionia Grekleri tarafından kolonileştirilmiştir ama, buralarda çok farklı değişik halk gurupları yaşamaktadır aynızamanda. Sözkonusu halklardan birinin Ksenefon tarafından tarifedilen dansları günümüzün doğu Karadeniz horonunu yakından çağrıştırmaktadır. Ksenefon’un anlattıkları arasında konumuz açısından burada önemli olanı, şimdi Kürt toplumunun yaşadığı bölgeden geçerlerken, Karduk olarak adlandırılan ve kendilerine uzaktan boyları büyüklüğünde yaylarla ok atıp kaçan bir halktan sözetmesidir...

 

Bazı kişiler, sadece adın benzerliğine dayanarak ve başka herhangi somut bir veri ortaya koyamadan bu Karduklar’ın Kürtler’in ataları oldukları spekülasyonunu yapmaktadırlar. Buna karşın, Kürt adının Kyrti ve Mard adlı iki Med aşiretinin adlarının birlikte söylenmelerinden türediği bellidir. Bu bağlamda, Rus dil bilimcisi Profösör Nikolay J. Mar (1865- 1934), Ksenefon’un sözettiği Karduklar’ın şimdiki Gürcülerin veya eski bir aşiret adları ile Kartveli toplumunun ataları olduklarını ve Gürcülerin o yıllarda daha güneyde yaşarlarken sonradan şimdiki topraklarına göçettiklerini iddia etmektedir (bak: Y. Küpeli, Zaman Tünelinde Kürtlerle Bir Yolculuk, www.sinbad.nu/ ; http://www.sinbad.nu/kurt.htm ; http://www.sinbad.nu/Kurt 6.htm ; http://www.immi.se/alfa/k.htm ). Profösör Mar, bu iddiasını dil araştırmalarına dayandırmaktadır ve ayrıca Encyclopedia Britanica’nın açıklamasına göre, günümüzde Gürcü toplumunun üçte ikisi kendilerini Kartveli olarak adlandırmaktadır. Gürcistan Cumhuriyeti’nin kendi dillerindeki resmi adı ise, Sakartvelo veya Sakartvelos Respublika’dır. Görüldüğü gibi, Ksenefon’un anlatımında geçen Karduk sözcüğü ile Kartveli sözcüğü arasında da bir yakınlık vardır.

 

Gürcistan’ın tarihi 2.500 yıl geriye uzanmaktadır ve Gürcüce halen yaşayan en eski diller arasındadır. Kartpostal güzelliğinde renkli bir vadiye yerleşmiş ve Mtkvari nehri tarafından bölünen ülkenin başkenti Tiflis ise, aynı kaynağa göre, 1.500 yaşındadır. İ. Ö. İlk bin yıla ait Asuri anallerinde (Kronika, günce) ilk Gürcü aşiretleri ile ilgili bilgilere rastlandığı iddia edilmektedir. Aynı yıllarda iki temel Gürcü aşiretler birliği şekillenmiştir. Güneybatı Gürcistan’da Diakhi (Taokhi, Diauhi, Diaeni, Tao) ve Karadenizin doğu ucunda (şimdiki Türkiye- Gürcistan sınırının olduğu kıyılar) Kulkha (Qolha, Colchis) birliği çok daha geniş bir araziye yayılmıştır. Bu sonuncular yukarıda özetlenen Grek mitolojisinin “Altın Post” öyküsü ile bağlantılı olanlardır. Bölge, İ. Ö. 700’lü yıllarda kuzeyden gelen Hint- Avrupai savaşçı Kimmerler tarafından istila edilmiştir. Aynı yüzyıllarda yukarıda anılan aşiretler birliği parçalanıp dağılmıştır.

 

Yukarıda anılan dönemlerdeki başlıca Gürcü aşiretleri, Kartlar, Megreller, Chanlar ve Svanlar olarak bilinmektedir (http://members.tripod.com/ggdavid/georgia/history.htm). Sözkonusu dönemle ilgili ayrıntılı bilgi veren bir araştırma okumamış veya henüz böyle birşeye rastlamamış olmakla birlikte, kişisel spekülasyonuma göre, Kimmerler’in baskıları ile bazı Gürcü aşiretleri, Kartlar vs. daha güneye, şimdi Kürtlerin yaşamakta oldukları coğrafyaya inmiş ve sözkonus baskı kalkınca tekrar geri dönmüş olabilirler. Belki’de Ksenefon, İ. Ö. 400’de bu güneye inmiş Gürcü aşireti Kartlar ile karşılaşmıştır ve dil bilimcisi Profösör Mar’ın iddiası da muhtemelen gerçeğe uygundur...

 

(METNİN TÜMÜNE ULAŞMAK İÇİN TIKLA: Yusuf Küpeli, Ekim Devrimi’ne dek Gürcü halkının tarihi üzerine kısa notlar; “altın post”, Ksenefon, Gürcüler, Lazlar, Osetler, diğer halklar ve büyük güçler  )

 

 

BİRİNCİ HIRSIZLIK:

Yukarıdaki “Ekim Devrimi’ne dek Gürcü halkının tarihi üzerine kısa notlar...” başlıklı ve Küpeli imzalı metinle karşılaştırın...

Wikipedia sizin bağışlarınıza dayanmaktadır: lütfen bugün bağış yapın.

$2.770.158

Hedef: $6,000,000

Şimdi bağış yapın »

[Göster]

Wikipedia'yi destekleyin: kâr amacı gütmeyen bir proje.

Şimdi bağış yapın »

Gürcistan tarihi

Vikipedi, özgür ansiklopedi http://tr.wikipedia.org/wiki/Gürcistan_tarihi

Git ve: kullan, ara

On Binlerin Dönüşü”nde Ksenefon, yol boyunca yaşadıkları tüm serüvenleri ve karşılaştıkları değişik halkları anlatır... Karadeniz kıyıları çoktan Ionia Grekleri tarafından kolonileştirilmiştir ama, buralarda çok farklı değişik halk gurupları yaşamaktadır aynızamanda. Sözkonusu halklardan birinin Ksenefon tarafından tarifedilen dansları günümüzün doğu Karadeniz horonunu yakından çağrıştırmaktadır. Ksenefon’un anlattıkları arasında konumuz açısından burada önemli olanı, şimdi Kürt toplumunun yaşadığı bölgeden geçerlerken, Karduk olarak adlandırılan ve kendilerine uzaktan boyları büyüklüğünde yaylarla ok atıp kaçan bir halktan sözetmesidir.

Bazı kişiler, sadece adın benzerliğine dayanarak ve başka herhangi somut bir veri ortaya koyamadan bu Karduklar’ın Kürtler’in ataları oldukları spekülasyonunu yapmaktadırlar. Buna karşın, Kürt adının Kyrti ve Mard adlı iki Med aşiretinin adlarının birlikte söylenmelerinden türediği bellidir. Bu bağlamda, Rus dil bilimcisi Profesör Nikolay J. Mar (1865 - 1934), Ksenefon’un sözettiği Karduklar’ın şimdiki Gürcülerin veya eski bir aşiret adları ile Kartveli toplumunun ataları olduklarını ve Gürcülerin o yıllarda daha güneyde yaşarlarken sonradan şimdiki topraklarına göçettiklerini iddia etmektedir. Profesör Mar, bu iddiasını dil araştırmalarına dayandırmaktadır ve ayrıca Encyclopedia Britanica’nın açıklamasına göre, günümüzde Gürcü toplumunun üçte ikisi kendilerini Kartveli olarak adlandırmaktadır. Gürcistan Cumhuriyeti’nin kendi dillerindeki resmi adı ise, Sakartvelo veya Sakartvelos Respublika’dır. Görüldüğü gibi, Ksenefon’un anlatımında geçen Karduk sözcüğü ile Kartveli sözcüğü arasında da bir yakınlık vardır.

Gürcistan’ın tarihi 2.500 yıl geriye uzanmaktadır ve Gürcüce halen yaşayan en eski diller arasındadır. Kartpostal güzelliğinde renkli bir vadiye yerleşmiş ve Mtkvari nehri tarafından bölünen ülkenin başkenti Tiflis ise, aynı kaynağa göre, 1.500 yaşındadır. İ. Ö. İlk bin yıla ait Asuri anallerinde (Kronika, günce) ilk Gürcü aşiretleri ile ilgili bilgilere rastlandığı iddia edilmektedir. Aynı yıllarda iki temel Gürcü aşiretler birliği şekillenmiştir. Güneybatı Gürcistan’da Diaohi (Taohi, Diaeni, Tao) ve Karadenizin doğu ucunda (şimdiki Türkiye- Gürcistan sınırının olduğu kıyılar) Kulha (Kolha, Kolhis) birliği çok daha geniş bir araziye yayılmıştır. Bu sonuncular yukarıda özetlenen Grek mitolojisinin “Altın Post” öyküsü ile bağlantılı olanlardır. Bölge, İ. Ö. 700’lü yıllarda kuzeyden gelen Hint- Avrupai savaşçı Kimmerler tarafından istila edilmiştir. Aynı yüzyıllarda yukarıda anılan aşiretler birliği parçalanıp dağılmıştır.

Gürcü halkının asıl ataları, İ.Ö. 2000 yıllarında Önasya'da yaşayan ve buranın ilk yerlileri olarak bilinenler Hititler ve Subarlar'dır. Önasya'nın bu iki yerli halkları, tüm eski dünyanın Gürcüce Gali (şimdi Kızılırmak) olarak bildiği bu ırmağın büyük kıvrımında, Dicle ve Fırat'ın yukarı bölgelerinde tarım ve demir-çelik alanlarında büyük kültür merkezleri kurdular. İ.Ö. birinci 1000 yılın ilk yarısında Urartu Devleti, Hitit -Subar uygarlık bayrağını eline alarak daha da geliştirdi. Bozkır fatihleri, Hald Devleti'ne son verdiler. Ama Gürcü halkı, zamanla kuzeye doğru yer değiştirerek yeni devletler ve kültür merkezleri kurdu. Böylece, yüzyıllardır sahip olduğu uygarlığın kesintisiz gelişebilmesi için gerekli yaşama gücünü kendinde buldu. Urartu Devleti'nin yerine, doğuda İberya, batıda Kolhida olmak üzere iki yeni Gürcü devleti kuruldu.

Avrupa tarihi[ Gizle ]

Abhazya 4• Almanya • Arnavutluk • Andorra • Avusturya • Azerbaycan1 • Belçika • Beyaz Rusya • Birleşik Krallık • Bosna-Hersek • Bulgaristan • Çek Cumhuriyeti • Danimarka • Ermenistan2 • Estonya • Finlandiya • Fransa • Kıbrıs Cumhuriyeti2 • Gürcistan1 • Hırvatistan • Hollanda • İrlanda • İspanya • İsveç • İsviçre • İtalya • İzlanda • Karadağ • Kazakistan1 • Kosova • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti2'3 • Letonya • Lihtenştayn • Litvanya • Lüksemburg • Macaristan • Makedonya Cumhuriyeti • Malta • Moldova • Monako • Norveç • Polonya • Portekiz • Romanya • Rusya1 • San Marino • Sırbistan • Slovakya • Slovenya • Türkiye1 • Ukrayna • Vatikan • Yunanistan
1 Bir kısmı Asya'da.2 Tamamen Asya'da. Ancak siyâsî ve tarihî nedenlerle Avrupa'da kabul edilir.3  Sadece Türkiye tarafından tanınan de facto cumhuriyet.4 Sadece Rusya ve Nikaragua tarafından tanınan de facto cumhuriyet.
 

"http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCrcistan_tarihi" adresinden alındı.

Sayfa kategorisi: Gürcistan tarihi

 

İKİNCİ HIRSIZLIK:

Yukarıdaki “Ekim Devrimi’ne dek Gürcü halkının tarihi üzerine kısa notlar...” başlıklı ve Küpeli imzalı metinle karşılaştırın...

Türkçe ansiklopedi, sözlük, genel başvuru ve bilgi sitesi 

o                                                Online Kurs

o                                                Fotoğraf

o                                                Ödev Tez

o                                                Biyografiler

o                                                İmla Kılavuzu

o                                                Mizah

o                                                Sinema

o                                                Edebiyat

o                                                Oyunlar

o                                                İndir

o                                                Dokümanlar

o                                                Dizi Filmler

o                                                Haber

o                                                Soru Bankası

o                                                Hesap Makinesi

o                                                Dizin

En yeniler bilgiler  |  Populer bilgiler  |  Güncel bilgiler  |  Yeni bilgi gönder  |  Rastgele bilgi

A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z | Q | W | X | 0 | 1 | 2 | 3 | 5 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9

Gürcistan Tarihi hakkında bilgi http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/G%C3%BCrcistan_tarihi

On Binlerin Dönüşü”nde Ksenefon, yol boyunca yaşadıkları tüm serüvenleri ve karşılaştıkları değişik halkları anlatır... Karadeniz kıyıları çoktan Ionia Grekleri tarafından kolonileştirilmiştir ama, buralarda çok farklı değişik halk gurupları yaşamaktadır aynızamanda. Sözkonusu halklardan birinin Ksenefon tarafından tarifedilen dansları günümüzün doğu Karadeniz horonunu yakından çağrıştırmaktadır. Ksenefon`un anlattıkları arasında konumuz açısından burada önemli olanı, şimdi Kürt toplumunun yaşad

O n Binlerin Dönüşü”nde Ksenefon, yol boyunca yaşadıkları tüm serüvenleri ve karşılaştıkları değişik halkları anlatır... Karadeniz kıyıları çoktan Ionia Grekleri tarafından kolonileştirilmiştir ama, buralarda çok farklı değişik halk gurupları yaşamaktadır aynızamanda. Sözkonusu halklardan birinin Ksenefon tarafından tarifedilen dansları günümüzün doğu Karadeniz horonunu yakından çağrıştırmaktadır. Ksenefon'un anlattıkları arasında konumuz açısından burada önemli olanı, şimdi Kürt toplumunun yaşadığı bölgeden geçerlerken, Karduk olarak adlandırılan ve kendilerine uzaktan boyları büyüklüğünde yaylarla ok atıp kaçan bir halktan sözetmesidir. Bazı kişiler, sadece adın benzerliğine dayanarak ve başka herhangi somut bir veri ortaya koyamadan bu Karduklar'ın Kürtler'in ataları oldukları spekülasyonunu yapmaktadırlar. Buna karşın, Kürt adının Kyrti ve Mard adlı iki Med aşiretinin adlarının birlikte söylenmelerinden türediği bellidir. Bu bağlamda, Rus dil bilimcisi Profösör Nikolay J. Mar ( 1865 - 1934), Ksenefon'un sözettiği Karduklar'ın şimdiki Gürcülerin veya eski bir aşiret adları ile Kartveli toplumunun ataları olduklarını ve Gürcülerin o yıllarda daha güneyde yaşarlarken sonradan şimdiki topraklarına göçettiklerini iddia etmektedir. Profösör Mar, bu iddiasını dil araştırmalarına dayandırmaktadır ve ayrıca Encyclopedia Britanica'nın açıklamasına göre, günümüzde Gürcü toplumunun üçte ikisi kendilerini Kartveli olarak adlandırmaktadır. Gürcistan Cumhuriyeti'nin kendi dillerindeki resmi adı ise, Sakartvelo veya Sakartvelos Respublika'dır. Görüldüğü gibi, Ksenefon'un anlatımında geçen Karduk sözcüğü ile Kartveli sözcüğü arasında da bir yakınlık vardır. Gürcistan'ın tarihi 2.500 yıl geriye uzanmaktadır ve Gürcüce halen yaşayan en eski diller arasındadır. Kartpostal güzelliğinde renkli bir vadiye yerleşmiş ve Mtkvari nehri tarafından bölünen ülkenin başkenti Tiflis ise, aynı kaynağa göre, 1.500 yaşındadır. İ. Ö. İlk bin yıla ait Asuri anallerinde (Kronika, günce) ilk Gürcü aşiretleri ile ilgili bilgilere rastlandığı iddia edilmektedir. Aynı yıllarda iki temel Gürcü aşiretler birliği şekillenmiştir. Güneybatı Gürcistan'da Diaohi (Taohi, Diaeni, Tao) ve Karadenizin doğu ucunda (şimdiki Türkiye- Gürcistan sınırının olduğu kıyılar) Kulha ( Kolha, Kolhis) birliği çok daha geniş bir araziye yayılmıştır. Bu sonuncular yukarıda özetlenen Grek mitolojisinin “Altın Post” öyküsü ile bağlantılı olanlardır. Bölge, İ. Ö. 700'lü yıllarda kuzeyden gelen Hint- Avrupai savaşçı Kimmerler tarafından istila edilmiştir. Aynı yüzyıllarda yukarıda anılan aşiretler birliği parçalanıp dağılmıştır. Gürcü halkının asıl ataları, İ.Ö. 2000 yıllarında Önasya'da yaşayan ve buranın ilk yerlileri olarak bilinenler Hititler ve Subarlar'dır. Önasya'nın bu iki yerli halkları, tüm eski dünyanın Gürcüce Gali (şimdi Kızılırmak) olarak bildiği bu ırmağın büyük kıvrımında, Dicle ve Fırat'ın yukarı bölgelerinde tarım ve demir-çelik alanlarında büyük kültür merkezleri kurdular. İ.Ö. birinci 1000 yılın ilk yarısında Urartu Devleti, Hitit -Subar uygarlık bayrağını eline alarak daha da geliştirdi. Bozkır fatihleri, Hald Devleti'ne son verdiler. Ama Gürcü halkı, zamanla kuzeye doğru yer değiştirerek yeni devletler ve kültür merkezleri kurdu. Böylece, yüzyıllardır sahip olduğu uygarlığın kesintisiz gelişebilmesi için gerekli yaşama gücünü kendinde buldu. Urartu Devleti'nin yerine, doğuda İberya, batıda Kolhida olmak üzere iki yeni Gürcü devleti kuruldu. {{Avrupa konusu|tarihi}}


Bu makale, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki Gürcistan tarihi maddesinden kopyalanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında özgürce kullanılabilir.

 

Sinbad'dan yapılmış olup ta keşfedebildiğim diğer hırsızlık metinlerle ilgili yazılara ulaşmak için başlıklara tıkla:

 

Sinbad’dan bir çalıntı, bir utanmazlık daha

"http://www.sosyalistforum.org/dunya-devrim-tarihi/20299-ilk-isyan-spartakus.html" adresinde, büyük köle ayaklanmasının önderi Spartaküs üzerine notlar  başlıklı yazımı, “ilk isyan spartaküs” başlığı altında gördüm. Buna karşın, www.sinbad.nu adresinden olduğu gibi alınıp basılmış olan 31 Ocak 2005 tarihli bu yazımda, ne adımı ve ne de metnin Sinbad’dan alındığına dair bir not görebildim.

not: sonradan,  www.sosyalistforum.org/ adresli sitede başka çalıntılar da keşfettim! (açıklamanın devamı için tıklayın)

 

DİKKAT! SİNBAD'DAN BİR ÇALINTI DAHA! SATIR SATIR, CÜMLE CÜMLE, KANITLARIYLA! LÜTFEN BAKIN, GÖRÜN VE KENDİNİZİ KURBANIN YERİNE KOYUP DAYANIŞMA GÖSTERİN. AYNI İŞ DEĞİŞİK BİÇİMLERDE SİZİNDE BAŞINIZA GELEBİLİR!

Aşağıda cümle cümle açıkça sergileyeceğim çalıntı metniniz, Sinbad’dan yapılan ilk hırsızlık değildir… Aslında yapılan bu iş, basına sık sık yansıyan kapkaççılık olaylarından daha tehlikeli ve moral dışı bir davranıştır… Bir de utanmadan,  baştan sona çalıntı olan ”yazınızın” başında, ”(…) 800 sene önce yaşamış birini tanımayacak kadar cahildi gazetecilerimiz.”, diyerek bilgiçlik taslıyor ve diğer gazeteci arkadaşlarınızı aşağılıyorsunuz.

 

http://www.sinbad.nu/